Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sert tepki: Başardığı için kuduruyorlar

AA |  22 Şubat 2021 Pazartesi - 14:33 | Son Güncelleme : 22 02 2021 - 17:29

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Halkapınar Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti İzmir 7. Olağan İl Kongresi'ne katılırken, buradan Hakkari ve Nevşehir il kongrelerine de canlı bağlantıyla seslendi.
Erdoğan, "CHP eski bakanımız Albayrak'ı ve şahsımı hedef alıyor bu iş özellikle ailemize saldırı boyutuna varınca ağızlarının payını vermek bize vacip oldu.Türkiye'nin son dönemde enerji alanında attığı adımların temelinde Berat Bey'in bakanlığı döneminde yaptığı stratejiler yer alıyor. Bunu başardığı için kuduruyorlar." dedi.


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip  Erdoğan, "Biz Cudi'de varız, biz Gabar'da varız, biz Tendürek'te varız, biz  Bestler Dereler'de varız. Nerede, hangi inde terörist varsa, o inde biz de  varız." dedi. 
 
Erdoğan, partisinin Gürsel Aksel Stadı'nda düzenlenen AK Parti İzmir  7. Olağan İl Kongresi'ne katıldı.
 
Hakkari ve Nevşehir il kongrelerine de canlı bağlantının yapıldığı  kongrede konuşan Erdoğan, İzmir'in, bir dirilişin ve 2023'ün müjdesini verdiğini  belirtti.
 
Erdoğan, bugünkü kongrelerini, Anadolu'nun en batısındaki İzmir'den,  ortasındaki Nevşehir'e ve en doğusundaki Hakkari'ye uzanan bir hatta, Türkiye'nin  tüm güzelliklerini birlikte kucaklayarak gerçekleştirdiklerini söyledi.
 
 
"İzmir de bizimdir, Nevşehir de bizimdir, Hakkari de bizimdir" diyen  Erdoğan, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin bu büyük zenginliğini hazmedemeyenler, milletimizi  parçalamak, ülkemizi bölmek için Haçlı Seferleri'nden Sevr'e kadar her dönemde  bizimle uğraşmışlardır. Aynı kirli zihniyet bugün de birliğimize,  beraberliğimize, kardeşlerimize saldırmayı sürdürüyor. Bu saldırı kimi zaman  geçtiğimiz yüzyılın ilk çeyreğinde olduğu gibi ordularıyla doğrudan  topraklarımızı işgal girişimi olarak tezahür etmiştir. İstiklal Marşı'mızda ne  diyor? 'Garb'ın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi  serhaddim var. Ulusun, korkma, Nasıl böyle bir imanı boğar, Medeniyet dediğin tek  dişi kalmış canavar.' İzmir'in işgali ile başlayan Anadolu'da bizi esir almak,  hatta mümkün olursa topyekun tasfiye etme hevesi, yine İzmir Körfezi'nin  sularında hüsranla nihayet bulmuştur. İstiklal Harbi'mizle Sevr'i paçavraya  çeviren milletimiz, yeni devleti Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarak, Anadolu'daki  1000 yıllık varlığını perçinlemiştir.
 
 
"Terör, araçların en acımasızı, en kanlısı, en zalimidir"
Ordularıyla bu aziz vatanı işgal edemeyeceklerini görenlerin, sinsi  yöntemlerle yeni araçlar devreye soktuğuna dikkati çeken Erdoğan, "Terör, işte bu  araçların en acımasızı, en kanlısı, en zalimidir. Hakkari, terörün acısını en çok  çeken illerimizden biridir. İzmir'de, ülkemizin pek çok vilayetinde olduğu gibi  terör saldırıları sebebiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizden göç edip  gelen çok sayıda vatandaşlarımız yaşıyor." diye konuştu.
 
Erdoğan, bugün göçle ilgili uluslararası bir konferansı İzmir'de  yapacaklarını hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"PKK terör örgütünün ahlaksız ve vicdansız yüzünü en iyi onlar bilir.  Dünyanın hiçbir yerinde terörü, terör örgütlerini savunan, onların siyasi  uzantılarını destekleyen aydınlar, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler  göremezsiniz. Ancak ülkemizde maalesef böyle kirli bir zihniyet hep olagelmiştir,  bugün de vardır. Terör örgütü yaklaşık 40 yıldır anne karnındaki çocuktan  kundaktaki bebeğe, okula giden öğrenciden evladının üzerine kapanan annelere,  ninelere, aksakallı ihtiyarlara kadar herkesi katlediyor. Şimdi buradan  sesleniyorum, ey CHP, ey Kılıçdaroğlu, Diyarbakır annelerinin semtine hiç uğradın  mı? Diyarbakır'daki o terör mağduru anneleri hiç ziyaret ettin mi? Orada neler  oluyor, haberin var mı? Onurlu bir duruş sergileyerek terör örgütünü kınamak  yerine hep devleti suçlayan bu kirli zihniyetin, her masumun katlinde vebali  bulunuyor. Senin de vebalin var."
 
 
"Oraları onlara mezar ettik"
Terör örgütlerinin ve Türkiye üzerinde hesabı olan karanlık güçlerin  değirmenine su taşıyanlarla değil, kendi devletinin arkasında dağ gibi duranlarla  yol yürüdüklerini vurgulayan Erdoğan, "Biz Cudi'de varız, biz Gabar'da varız, biz  Tendürek'te varız, biz Bestler Dereler'de varız. Nerede, hangi inde terörist  varsa, o inde biz de varız. Oraları onlara mezar ettik. Ve onbinlerle anılan  teröristler şimdi yüzlerle anılıyor. Nereden nereye..." ifadesini kullandı.
 
"Buradan milletime sesleniyorum, sizleri, bu kutlu saflarda görmek  istiyoruz." diyen Erdoğan, gençlerin "AK gençlik seninle gurur duyuyor"  sloganları üzerine, "Biz de sizlerle gurur duyuyoruz, sizlerle iftihar ediyoruz.  Sizler elinde silahla dolaşan bir gençlik değil, bilgisayarıyla dolaşan bir  gençliksiniz. Sizler, kitapların arasında geleceği hazırlayan bir gençliksiniz.  Aynı şekilde hanım kardeşlerimi de böyle görüyorum. Tebrik ediyorum,  alkışlıyorum." karşılığını verdi.
 
"Son zamanlarda CHP ve şürekası, Hazine ve Maliye eski bakanımız Berat  Albayrak'ı ve onun nezdinde tüm ailemle birlikte şahsımı hedef alan bir kampanya  yürütüyor." diyen Erdoğan, ülkenin ve milletin hayrına en küçük sözlerine ve  duruşlarına şahit olmadıkları CHP yöneticilerinin hezeyanlarıyla uğraşmayı zül  addettikleri için önce bu kampanyayı görmezden geldiklerini belirtti.
 
 
Bu iş siyaset boyutunu aşıp, bir insan olarak sahip oldukları temel  haklara ve özgürlüklere, özellikle de aileye saldırı boyutuna varınca bu  kampanyayı yürütenlere ağızlarının payını vermenin üzerlerine vacip olduğunu  ifade eden Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, bu şehrin  milletvekili sıfatıyla Meclis'te yer almasını, "İzmir'in en büyük talihsizliği"  olarak değerlendirdi.
 
Kılıçdaroğlu'na cevapları İzmir'den vermenin daha doğru olacağına  inandığını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Böylece İzmirli kardeşlerimiz, bu zatın gerçek yüzünü doğrudan görme  imkanına kavuşacaklardır. Bu zat, bugüne kadar belgeleriyle, mahkeme  kararlarıyla, şahitleriyle yüzüne vurduğumuz onca yalanına, iftirasına, bühtanına  rağmen sürekli aynı şeyleri söylemeyi sürdürerek asıl niyetini ortaya koymuştur.  Önüne hangi hakikatler konursa konsun, kendisine önceden ezberletilen, bilmiyoruz  ama belki de dayatılan çerçeveye sadık kalarak aynı şeyleri sürekli tekrarlayıp  duruyor. Öyle ki geçen grup toplantısının hemen öncesinde kendisine gittiler.  'Başkanım, ne dersiniz' dediler. 'İsabetli olur' dedim. İçişleri Bakanım ile  Savunma Bakanımı gerek CHP Genel Başkanı'na gerekse İYİ Parti Genel Başkanı'na  gönderdim. Gitsinler, bu katliamla ilgili kendilerini bilgilendirsinler istedim.  Bakanlarım bunu bana söyleyince ben de bu CHP'nin başındakini adam zannettim,  gitsinler, anlatsınlar dedim. Hani diyor ya 'Haberimiz yok'. İşte asıl  kaynağından, bizzat gitsinler anlatsınlar istedim."
 
 
"Bu iki arkadaşıma edep dışı her şeyi yaptılar"
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile İçişleri Bakanı Süleyman  Soylu'nun ziyaretleri gerçekleştirdiklerini anımsatan Erdoğan, bakanlara,  "belgeleriyle bilgileriyle hangi soyu sorarlarsa sorsunlar cevaplayın" dediğini  aktardı.
 
"İkili görüşmelerden sonra, bunlar yapıldığı halde daha sonra  Meclis'te maalesef tamamıyla sınırı aşan bir yapıyla bu iki arkadaşıma edep dışı  her şeyi yaptılar." ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"İşte onun için biz diyoruz ki Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin başında  siyasetin kendi mecrasında oraya gelmiş genel başkan olarak değil, bir proje  olarak bulunmaktadır. Yanındakiler de o projenin diğer başlıklarıdır,  yandaşlarıdır. Nitekim Gara Operasyonu'nun milletimizde yol açtığı öfkeyi,  PKK'nın üzerinden uzaklaştırmak, uluslararası alanda PKK'nın güç durumda  kalmasını engellemek için akla ziyan yollara başvurması, bu tespiti bir kez daha  doğruluyor. Berat Bey ile ve onun üzerinden şahsımızla ilgili kampanyaya hız  verilmesinin amaçlarından biri de budur. Dertlerinin ülke ve millet olmadığını,  hakikatleri bin defa dinleseler de yine kafalarındaki senaryoyu, kendilerine  tevdi edilen misyonun gereğini yerine getirmeyi sürdüreceklerini elbette  biliyoruz."
 
 
"Bu mücadelenin ekonomik boyutunun en ön safında Berat Bey yer  almıştır"
Erdoğan, millete ve İzmir'e olan saygıları gereği, son 7-8 yıldır  ülkenin diğer alanlarla birlikte ekonomide yaşadığı saldırıları ve buna karşı  verdikleri mücadeleyi özetle anlatmak istediğini söyledi.
 
Anlatacaklarını özellikle gençlerin çok iyi bilmesi gerektiğini  vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Vicdan ve izan sahibi herkes teslim edecektir ki bu mücadelenin  ekonomik boyutunun en ön safında Berat Bey yer almıştır. Berat Bey'in önce  enerjide, ardından ekonomide ifa ettiği görevlerdeki en büyük talihsizliği,  'damat' sıfatının, bu alanlardaki birikimi, gayreti ve başarısının önüne  geçirilmiş olmasıdır. Eğer herhangi bir siyasetçi olarak bu işleri yapsaydı  kendisiyle ilgili değerlendirmeler daha objektif yapılabilirdi diye düşünüyorum.  Türkiye'nin son dönemde enerji alanında yaptığı atılımların temelinde Berat  Bey'in bakanlığı döneminde geliştirdiği strateji ve yaptığı hazırlıklar  bulunuyor. Karadeniz'deki doğal gaz rezervinin keşfini yapan sismik araştırma ve  derin sondaj gemilerimizin alınmasıyla başlanmasından, madencilik alanındaki  açılımlara kadar ülkemizin pek çok yeni kazanımının altında Berat Bey'in imzası  var. İki sismik araştırma, 3 sondaj gemisi ve şimdi bir tane daha geliyor.  Bunların fiyatlarına baktığınız zaman adeta bir otomobil fiyatı gibi. Bu nedir  bu? Bunun adı finansı, parayı yönetmektir. Bunu başardığı için kuduruyorlar,  çıldırıyorlar."
 
Daha önce bazı firmalara Karadeniz'de araştırma görevi verdiklerini  hatırlatan Erdoğan, "Üstelik para vererek değil. Gelecekler, bulurlarsa  bulduklarının yarısını bize verecekler. Yaptıkları harcamalar miktarınca parayla  cebimizden bir kuruş çıkmadan attık adımı ama şimdi baktık ki çok çok ucuza bu  gemileri alabiliyoruz ve biz bu gemileri aldık. Şimdi bizim 5 gemimiz var,  altıncı da geliyor. Türkiye ekonomisini daha da güçlü kılmak için pek çok alanda  tarihi öneme sahip uygulamaları da Berat Bey'in Hazine ve Maliye Bakanlığı  döneminde hayata geçirdik." diye konuştu.
 
Katılım şirketlerinde yeni iş modellerinin geliştirilmesini ve katılım  şirketlerinin faizsiz finansman yöntemlerinin çeşitlendirilmesini önemli  gördüğünü belirten Erdoğan, "Bilindiği gibi burada bir adım çok çok önemli.  Ekranları başında bizi izleyen milletime tekrar hatırlatıyorum. Çünkü CHP, bunlar  faizcidir. Bu CHP, bunlar IMF'cidir. IMF'nin temsilcileriyle kapalı kapılar  arkasında pazarlık yapanlar bunlardır." ifadelerini kullandı.
 
 
Göreve geldiklerinde Türkiye'nin IMF'ye 23,5 milyar dolar borcu  olduğunu, Mayıs 2013'te bu borcu sıfırladıklarını hatırlatan Erdoğan, konuşmasını  şöyle sürdürdü:
"Bay Kemal, ey Faik Öztrak, bilir misiniz şu anda bizim IMF'ye bir  Allah kuruşu borcumuz yok, bitti bu iş. Bize diyorlar ki 'IMF'den gidin borç  alın.' O sizin cibilliyetinizdir, o sizin karakterinizdir. Biz de bu yok.  Geliyorum bir başka yere. Bunlar sahtekar, 'Şu anda Merkez Bankasının döviz  rezervi sıfırlandı. Hatta daha da ileri gittiler, sıfırın altına düştü.'  diyorlar. Göreve geldiğimizde Merkez Bankasının 27,5 milyar dolar döviz rezervi  vardı. Şimdi 95 milyar dolar döviz rezervimiz var. Ancak bir rakam daha  söyleyeceğim. Başbakanlığım döneminde bu döviz rezervi, 132 milyar dolara kadar  çıktı. Ondan sonra bir düşüşle 95'e indik. Bu ne demektir? Biz yeniden 132'ye de  çıkarız 200'e de çıkarız. Çünkü biz bu işi biliyoruz. Bizim akıl hocalarımız Batı  değil. CHP'nin akıl hocaları orada, IMF. Bizim akıl hocalarımız kendi içimizde.  Biz birbirimizle dayanışma halindeyiz ve kendi işimizi kendimiz görürüz. Bu  adımları da böyle attık. Şu anda 95 milyar dolar döviz rezervimiz var."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel sağlık krizinin damgasını vurduğu  2020'nin hem arz hem de talep cephesinde eşi benzeri görülmeyen şoklar yaşayan  dünya ekonomilerinin derinden sarsıldığını dile getirerek, şöyle devam etti:
"Küresel tedarik zincirlerinin ciddi yaralar aldığı, üretimden  istihdama küresel ekonominin her alanda daraldığı bu dönemde de Berat Bey'in  sorumluluğunda aldığımız hızlı ve etkin tedbirlerle ülkemizin süreci en az  zararla geçirmesini sağladık. Berat Bey de hukuk çerçevesinde bugün itibarıyla  tabii ki yargıda hakkını arayacaktır. Aynı şekilde ben de birçok davalar açtım.  Açtığım her davayı da kazanıyorum. Ondan sonra dert yanıyor. 'Şimdi yargıya  giderler.' diye. Nereye gideceğim? Gideceğimiz tek yer var yargı. Senin paran bol  zaten. Senden o parayı alıp, onları da fakir fukaraya garip gurebaya dağıtacağız.  Yapacağımız iş bu."
 
 
"Büyük ve güçlü Türkiye'nin inşası için çalışmaya devam edeceğiz"
"Salgının ekonomik ve sosyal etkileriyle mücadelemizin sürdüğü şu  dönemde döviz rezervleri üzerinden Berat Bey aleyhinde yürütülen haksız ve  seviyesiz kampanyanın amacı kesinlikle bu konuda bilgi sahibi olmak değildir."  ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Çünkü biz bunların kendilerini en kritik konularda  bilgilendirdiğimizde, ne yaptıklarını, nasıl hareket ettiklerini de biliyoruz.  Yine burada CHP'nin tezviratları sebebiyle kafası karışmış olabilecek  vatandaşlarımız için döviz rezervi konusuna açıklık getirmek istiyorum. Bir  süredir zaten ekonomik saldırı altında olan Türkiye'nin, salgınla uluslararası  alanda ortaya çıkan finansal dalgalanmalara karşı da tedbir geliştirmesi  gerekiyordu. Bu zorlu dönemde ödemeler dengesi tarafında bir sıkıntıyla  karşılaşmamak için planlı ve kontrollü döviz işlemleri yapıldı. Yapılan bu döviz  işlemlerinin tamamı da piyasa kuralları çerçevesindedir ve hukuka uygundur. Ne  dövizin buharlaşması ne de herhangi bir istismar, haksız kazanç, hukuka ve ahlaka  aykırı işlem söz konusudur. Bu döviz işlemleri sayesinde ülkemiz uluslararası  alanda ciddi etkilere yol açan şoklara rağmen hedeflerine bağlı kalmayı başardı."
 
Partililerin "Samanyolu" şarkısını" söylemesi üzerine Erdoğan,  "İnşallah yıllarca bu yolda beraber yürüyeceğiz." karşılığını verdi.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP'nin bu izahlara rağmen aynı  teraneyi söylemeyi sürdüreceğinden hiç şüphelerinin olmadığını belirtti.
 
Muhataplarının millet olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Sözümüz de  milletedir. AK Parti olarak, Cumhurbaşkanı Kabinesi olarak, ülkemizin tüm  imkanlarını değerlendirerek, büyük ve güçlü Türkiye'nin inşası için çalışmaya  devam edeceğiz. Tayyip Erdoğan'a, ailesine, çalışma arkadaşlarına saldırarak,  vaktimizi ve enerjimizi çalarak, bizi bu hedeften uzaklaştırabileceklerini  sananlara diyoruz ki 'Size buradan ekmek çıkmaz, gidin başka kapıya.'" diye  konuştu.
 
 
Cumhuriyet tarihinde yapılanların tamamını 5'e, 10'a katlayan  yatırımların hiçbirisinde muhalefetten destek görmediklerini ve teşekkür  almadıklarını dile getiren Erdoğan, "Aka kara, karaya ak demek dışında bir  düşüncesi, fikri, projesi, feraseti, mesaisi olmayanların şu anda bulunduğumuz  İzmir'i nasıl sersefil bıraktıklarını görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
 
Havalimanından kent merkezine gelişi sırasında İzmir'in Karabağlar  ilçesinin durumunu gördüğünü belirten Erdoğan, buradaki yapılanmanın İzmir'e  yakışmadığını vurguladı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Siz ne işe yarıyorsunuz, ne iş yaparsınız? Bu gecekonduları, bu kaçak  yapıları niçin ele alıp da düzenlemiyorsunuz? Eliniz bir de oralara değsin.  Yapmazlar, yapamazlar. Çünkü bunlar bizim gibi dertli değil, biz dertliyiz,  dertli. Türkiye'nin en güzel şehri belediye hizmetlerinde ilk 10'a bile  giremiyorsa durup bir düşünmek gerekir. Hükümet kendi sorumluluğundaki tüm temel  hizmet altyapılarını en güzel şekilde yaptığı halde belediye sorumluluk  alanındaki hususlarda manzara birden tersine dönüyorsa durup bir düşünmek lazım."
 
Başka kentlerde birkaç ayda tamamlanan altyapı çalışmalarının İzmir'de  yıllarca sürmesinin sebebinin kaynak, araç ya da başka bir şey olmadığını aktaran  Erdoğan, "Tek sebep, kendi içindeki taciz, tecavüz, hırsızlık, arsızlık  dalgasıyla hesaplaşmayı reddeden zihniyettir." ifadesini kullandı.
 
Erdoğan, İzmir'de yaşanan sel felaketini hatırlatarak, "Bir  hanımefendi Bay Kemal'e ne diyor? '35 yıldır burayı siz yönetiyorsunuz, 35 yıldır  İzmir'i siz yönettiğiniz halde bu altyapı niçin yapılmadı, yapılmıyor?' diye  soruyor. Doğru, çünkü esnafın hepsinin dükkanlarını sular bastı. Aynı şeyi  depremde yaşamadık mı, yaşadık. İnşallah 6 ay sonradan itibaren teslimata  başlıyoruz, yıl sonuna kadar deprem konutlarımızı bitireceğiz. Bu söz, Bay Kemal  sözü değildir." diye konuştu.
 
Şehrine ve millete hizmet etmek yerine kaynak ve zaman önceliğini asli  vazifesi olmayan işlere ayıranların, İzmir'e yazık ettiğini söyleyen Erdoğan,  geçen yıl yaşanan depremin ardından gerekli tespitlerin yapılmasıyla 5 bin konut  inşası için kolları sıvadıklarını aktardı.
 
Konutların yapılacağı yerlerin belirlendiğini, hazırlıkların  tamamlandığını anlatan Erdoğan, yıl başından önce inşaatlara başlandığını  hatırlattı.
 
"Dert yoksa iş de yok"
Erdoğan, "Şayet bu konutları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız değil  de buradaki mahalli idare yapacak olsaydı şu anda bırakın temeli ve hatta  projeyi, henüz tespitler bile bitirilememişti. Yapamazlar, dertli olacaksın,  dertli. Dert yoksa iş de yok. Daha açık söyleyecek olursak içerideki rant  kavgasından yatırımın kendisine sıra gelmezdi." değerlendirmesinde bulundu.
 
Aynı durumun Hakkari'de de söz konusu olduğuna dikkati çeken Erdoğan,  şöyle devam etti:
"Devletin şehrimize hizmet verilsin diye gönderdiği kaynağı terör  örgütüne peşkeş çekerek Hakkarili kardeşlerimi mağdur edenlere göz mü yumacaktık?  'Kayyum, kayyum' diye ortalığı inletenlerin bir günden bir güne bu çarpıklığa  karşı tek laf ettiklerini duydunuz mu, duyamazsınız. Çünkü bunların işi  milletimizin hakkını, hukukunu, menfaatini savunmak değil, kendi karanlık  günlerine malzeme üretmektir. Üretimin durduğu, Kandil'e devletin verdiği paranın  gönderildiği, hizmetin olmadığı bu yerlere biz bugün de yarın da kayyum atamaya  devam edeceğiz. PKK'lı teröristlerin hakkını savunmak için dünyayı ayağa  kaldırmayı bilirler. FETÖ'cülere destek vermek için yollara dökülmeyi de  bilirler. Ankara'dan İstanbul'a teröristlerle yürümeyi de bilir bu Bay Kemal.  Türkiye düşmanlarının verdikleri her malzemenin üzerine atlamayı da iyi bilirler.  İş ülkenin ve milletin hakkını savunmaya geldiğinde 'Bizim işimiz karşı çıkmak'  aynen bunu söylüyor. 'Bizim işimiz karşı çıkmak, asla iyiye iyi demeyiz'  beyanıyla birden muhalefet oldukları akıllarına gelir."
 
Dünyanın her yerinde, terör, uluslararası ilişkiler, sağlık krizleri  gibi milli konularda siyasetin, iktidarıyla, muhalefetiyle tek yürek, tek bilek  olarak hareket ettiğinin altını çizen Erdoğan, muhalefetin her halde ve şart  altında kendi ülkesinin, halkının çıkarlarına saldırdığı görüntüye Türkiye'den  başka yerde rastlanamayacağını dile getirdi.
 
Erdoğan, 2023'ün yeni müjdelerin yanı sıra köhne muhalefet anlayışının  da tasfiye edildiği yıl olacağını belirtti.
 
"Her yerde Türkiye'yi zirveye çıkartalım"
Bunun için 84 milyonun her birini tarihi bir görevin beklediğini ifade  eden Erdoğan, "Yeni anayasamızla, dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme  hedefimizle, bölgesel ve küresel güç merkezi olma iddiamızla, büyük ve güçlü  Türkiye'nin inşasına hep birlikte dört elle sarılalım. Gelin denizlerden uzaya  kadar ülkelerin rekabet içerisinde olduğu her yerde Türkiye'yi zirveye  çıkartalım." çağrısında bulundu.
 
Erdoğan, Türkiye'yi güçlü, milleti müreffeh yapma hedefini hayata  geçirene kadar durmayacaklarını vurguladı.
 
İzmir'de yapılacak yatırımların temel atma törenine ve göç  konferansına katılacağını anımsatan Erdoğan, İzmir'in göçün ne demek olduğunu,  hangi acılara sebebiyet verdiğini, hangi yeni ufukların açılışına vesile teşkil  ettiğini iyi bildiğini kaydetti.
 
Bir asır önce İzmir'in yaşadıklarını son 7-8 yıldır bölgede  milyonlarca insanın tecrübe ettiğini belirten Erdoğan, konferansın göç konusunun  sağlıklı tartışılması bakımından önemli olduğuna işaret etti.
 
Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Gençlik Kolları'nın 15 Mart'ta  yapılacak 6. Olağan Büyük Kongresi'nde başkanlığa İzmir AK Parti Gençlik Kolları  Başkanı Eyüp Kadri İnan'ı aday gösterdiklerini bildirdi.
 
Notlar
Kongreye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Ticaret Bakanı Ruhsar  Pekcan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Çevre ve  Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Gençlik ve  Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, AK Parti Genel Başkan yardımcıları Mahir  Ünal ve Hamza Dağ, AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanı  Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ve partililer katıldı.
 
Erdoğan'ın konuşmasını yaptığı platformun karşısında "Aşk biterse  yorulur insan, yorulmayacağız toprağa kadar." yazılı pankart yer aldı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmaya başladığı sırada ise "Gençlik yeni  anayasa istiyor" yazılı döviz açıldı.
 
Kongrenin yapıldığı salonda, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe  girişiminde şehit olanların fotoğrafları da yer aldı.