Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sert çıkış: Artık ömrünü tamamlamıştır!

AA |  19 Aralık 2019 Perşembe - 6:36 | Son Güncelleme : 19 12 2019 - 7:57

Kuala Lumpur Zirvesi açılış oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "1,7 milyarlık İslam aleminin kaderini Güvenlik Konseyi Daimi üyesi 5 ülkenin keyfine bırakan sistem artık ömrünü tamamlamıştır" ifadesini kullandı.


Kuala Lumpur Konferans Merkezi'nde gerçekleştirilen Kuala Lumpur  Zirvesi açılış oturumunda, konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan  Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlere Türkiye'deki 82 milyon kardeşinizin her birinin  selam ve sevgilerini getirdim." diye konuştu.
 
Malezya'nın öncülüğünde bu yıl ilk kez liderler düzeyinde yapılan  Kuala Lumpur Zirvesi vesilesi ile bir arada olmaktan duyduğu heyecanı dile  getiren Erdoğan, daveti ve misafirperverliği için Malezya Başbakanı Mahathir  Muhammed'e şükranlarını sundu.
 
"ZİRVENİN ÜMMETİN VAHDETİNE KATKI SAĞLAMASINI DİLİYORUM"
 
Zirveye iştirak eden tüm katılımcılara "Hoşgeldiniz" diyen Erdoğan,  "Buradaki her bir kardeşimin tecrübesinin tespit ve eleştirilerinin şahsım ve  Türkiye'deki kardeşleriniz için çok kıymetli olduğunu belirtmek istiyorum. Kuala  Lumpur Zirvesi'nin aramızdaki dayanışmayı güçlendirerek ümmetin vahdetine katkı  sağlamasını diliyorum." şeklinde konuştu.
 
Bugün, sürdürülebilir kalkınma, güvenlik ve savunma, ticaret ve  yatırım ile teknoloji ve internet başlıklarında iş birliği imkanlarını  değerlendireceklerine işaret eden Erdoğan, "İslam düşmanlığından teröre,  tefrikadan bölgemizi kasıp kavuran iç kavgalara, mezhep ve etnik temelli  çatışmalara kadar birçok meselemizi özgürce konuşma fırsatı bulacağız. 1,7  milyarlık nüfusuyla dünya nüfusunun dörtte birini oluşturan Müslüman dünyanın  durumunu, imkanlarını, kalkınma potansiyelini ve elbette bu potansiyelin harekete  geçmesine engel olan hususları da ele alacağız. Daha güçlü, müreffeh ve ekonomik  açıdan bağımsız bir İslam dünyası için fikirlerini bizimle paylaşan ve paylaşacak  olan her bir kardeşime şimdiden şükranlarımı sunuyorum." dedi.
 
 
"Tabi burada yüreğim yandığı için hemen her vesileyle altını çizdiğim  bir hususu tekrar vurgulamakta fayda görüyorum." ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"İslam dünyasını belli aralıklarla aynı çatı altında buluşturan  platformların en büyük sıkıntısı uygulama eksikliğidir. Şayet Filistin davasında  halen hiçbir mesafe alamamışsak, kaynaklarımızın sömürülmesine mani olamıyorsak,  mezhepçilik üzerinden coğrafyamızın lime lime edilmesine 'dur' diyemiyorsak  sebebi budur. Yoksa İslam dünyası güçsüz değildir, zayıf değildir, çaresiz asla  değildir. Müslümanların kaynak, nüfus ve coğrafi konum bakımından rakipleri ile  arasında hiç bir fark yoktur. Hatta tüm bu alanlarda İslam dünyası diğer ülkelere  kıyasla çok daha iyi bir durumdadır. Allah'ın bizlere bahşettiği onca imkana,  petrole, nüfusa, doğal kaynağa rağmen hala Müslümanların önemli bölümü açlık,  kıtlık, fakirlik ve cehaletle boğuşuyorsa hatayı önce kendimizde aramamız  gerekiyor. Kur'an-ı Kerim'de bizlere onlarca defa aklımızı kullanmamız  emrediliyor. Kendi hatalarımız için başkalarını suçlamak kolaycılık olacaktır.  Müslümanlar son 2 asırda ne çekmişse meseleleri ile yüzleşmek yerine kolaycılığa  kaçtıkları için çekmiştir. Aldığımız kararları icraata dönüştürebildiğimiz ölçüde  değişime de öncülük edeceğimize inanıyorum."
 
Zirvenin bu açıdan da yeni bir çığır açmasını dilediğini vurgulayan  Erdoğan, "Asya, Avrupa ve Afrika'nın merkezinde bir ülke olarak coğrafyamızda  yaşanan hemen her hadiseden en fazla biz etkileniyoruz. Komşumuz Suriye'deki  savaştan, zulümden ve terör örgütlerinin baskısından kaçan 3 milyon 700 bin  kardeşimize sahip çıkıyoruz. Suriye'den gelenlerin yanısıra Irak'tan Afganistan'a  kadar yüzbinlerce muhacire ensarlık yapıyoruz." ifadelerini kullandı.
 
Zirveye, Birleşmiş Milletler öncülüğünde ilk kez düzenlenen Küresel  Mülteci Forumu'ndan geldiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cenevre'deki  toplantıda hem Suriye'de hem de bölgemizde yaşanan insani dramlara dikkat çektim.  Çıkar odaklı bakış açısı yerine insanı ve vicdanı merkeze alan bir anlayışla  küresel sorunlara çözüm bulunması gerektiğini ifade ettim. Son yıllarda  katıldığımız veya sorumluluk üstlendiğimiz tüm platformlarda insanların ve  Müslümanların karşılaştığı sıkıntıları gündeme taşıyoruz." dedi.
 
Dünya sisteminin adalet ve hakkaniyet eksenli yeni bir yapılanmaya  ihtiyaç duyduğunu söylediklerini anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"2. Dünya Savaşı'nın galipleri tarafından kendi çıkarlarını korumak  gayesi ile kurulan 1,7 milyarlık İslam aleminin kaderini Güvenlik Konseyi Daimi  üyesi 5 ülkenin keyfine bırakan sistem artık ömrünü tamamlamıştır. İslam  ülkelerini bir araya getiren İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformların da  etkinliğini artıracak şekilde güncellenmesi şarttır. 3 yıl boyunca yürüttüğümüz  İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanlığımız sırasında bu konulara özel önem  verdik. Sadece konuşmakla, sadece sorunlarımızı tespitle kalmadık, aldığımız  kararların bizzat takibini yaparak fiiliyata geçmesi de sağlandı. İsrail  yönetiminin hukuk tanımaz tacizleri karşısında Kudüs'ün ve Filistin'in onurunu  korumak için mücadele ettik. Türkistan'dan Arakan'a, Yemen'den Libya'ya,  Suriye'ye kadar her türlü hukuksuzluğa tepki gösterdik."
 
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuala Lumpur Konferans Merkezi'nde  gerçekleştirilen Kuala Lumpur Zirvesi açılış oturumunda yaptığı konuşmada, İslam  dünyasının potansiyelini harekete geçirecek, ticareti artıracak, ekonomik  kalkınmayı hızlandıracak, teknoloji ve finans alanında iş birliğini güçlendirecek  pek çok proje yürüttüklerini söyledi.
 
Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı tarihinde ilk defa üst düzey  Kamu ve Özel Sektör Yatırım Konferansı ile Sosyal Gelişim Bakanları Konferansı'na  ev sahipliği yaptıklarını anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:
 
 "Ancak bu dönemde İslam dünyasının sessizliğinden, Müslümanların  ataletinden, parçalanmışlığından beslenen çevreleri ise çok ciddi rahatsız ettik.  Ülkemizi terörle sokak olaylarıyla dize getirmeye çalıştılar. Besleyip  büyüklükleri FETÖ'cü taşeronları ile bizi yolunuzdan vazgeçirmek istediler.  Uluslararası medyadaki kiralık kalemleri ile ülkemize ve şahsıma iftira attılar.  Teröristlere onbinlerce tır ve uçak dolusu silah vererek, ülkemizi terör  koridoruyla kuşatmaya kalktılar. İçerde ve dışarda Türkiye'yi susturmak, sesini  kısmak için iftira, darbe, ekonomik terör dahil her türlü yolu denediler. Allah'a  hamdolsun bunların hiçbirisine boyun eğmedik. eğmiyoruz, eğmeyeceğiz."
 
Kendilerini susturmaya çalıştıkça ısrarla Filistin, Gazze, Arakan,  Libya, Somali, Suriye dediklerini vurgulayan Erdoğan, "Onlar üzerimize geldikçe  biz daha gür bir sesle 'Dünya 5'ten büyüktür' diyoruz. Onlar bizi bölmeye,  parçalamaya çalıştıkça kardeşliğimize çok daha sıkı bir şekilde sarılıyoruz.  Terörü meşrulaştırma çabalarına inat hiçbir ayrım yapmadan tüm terör örgütleriyle  mücadele ediyoruz. Nasıl Müslüman katili DEAŞ'lı canilere Suriye'yi dar etmişsek,  PKK/YPG'li teröristleri de tek tek işgal ettikleri yerlerden çıkarıyoruz."  ifadelerini kullandı.
 
Ekonomik bağımsızlığı tahkim edecek, milli paralarla ticaret gibi  stratejik projelere ağırlık verdiklerine de işaret eden Erdoğan, "İnşallah bundan  sonra da Müslümanlar kardeştir inancı ile mücadelemizi sürdüreceğiz." dedi.
 
 
"POTANSİYELİN ÇOK ALTINDA RAKAMLARLA KARŞI KARŞIYAYIZ"
 
Ticaretten siyasete, dış politikadan savunma sanayi ve teknolojiye  kadar hemen her alanda potansiyellerinin çok altında rakamlarla karşı karşıya  olduklarını vurgulayan Erdoğan, İslam ülkelerinin dünya ekonomisindeki toplam  payının yüzde 10'u dahi bulmadığını anlattı.
 
En zengin İslam ülkesi ile en yoksulu arasındaki gelir farkının 200  katı aştığına dikkati çeken Erdoğan, "İslam ülkeleri küresel petrol rezervlerinin  yüzde 59'una, doğalgaz rezervlerinin ise yüzde 58'ine sahiptir. Ancak buna rağmen  350 milyon kardeşimiz aşırı yoksulluk şartlarında hayatta kalma mücadelesi  veriyor." ifadelerini kullandı.
 
Dünya nüfusunun dörtte birini oluşturan Müslümanların küresel sağlık  harcamalarındaki payının sadece yüzde dört olduğunu belirten Erdoğan, dünya  genelinde okuryazarlık oranı yüzde 82,5 iken bu oranın İslam dünyasında yüzde 70  civarında seyrettiğini, İslam ülkelerinin milli gelirlerinin yalnızca 3,7'sini  eğitime ayrılırken diğer ülkelerin ortalama yüzde 4,8'ini tahsis ettiğini  aktardı.
 
Şu an dünya genelinde yaşanan çatışmalarda ölenlerin yüzde 94'ünü  Müslümanların oluşturduğunu, halihazırda dünyada satılan her 3 silahtan birinin  Ortadoğu'ya gittiğini ifade eden Erdoğan, Müslümanların çoğu zaman basit  sebeplerle birbirine kurşun sıkarken, kaynaklarını eğitim, sağlık,  araştırma-geliştirme yerine silahlanmaya ayırırken zenginleşenlerin Batılı silah  tüccarları olduğunu bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Az önce izledik yapay zekanın, kuantum bilgisayarlarının, robotik  teknolojilerin konuşulduğu bir dönemde ne yazık ki biz enerjimizi iç kavgalarla  heba ediyoruz. Yüz milyonlarca Müslüman'ın sorumluluğunu taşıyan liderler olarak  hiçbirimizin bu tablodan mutmain olmadığını biliyorum. Ancak biz her zorlukla  beraber muhakkak bir kolaylığın olduğunu müjdeleyen bir dinin mensuplarıyız. Biz  'Kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikin' buyuran  Peygamberimiz Aleyhissalatu Vesselam'ın ümmetiyiz. Ümitsizliğe kapılmak, yeise  düşmek, karamsar olmak bize yakışmaz. Şartlar ne olursa olsun, ne kadar zor  olursa olsun alemlerin Rabbi'nden ümit kesilmez. Zira her kriz beraberinde  mutlaka fırsatları da getirir. Şayet biz bir olursak, beraber olursak, kardeş  olursak, geçmiş yerine geleceğe odaklanırsak Allah'ın izniyle rahmet kapıları  önümüzde açılacaktır. Unutmayalım 'birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır' emrine  mütenasip şekilde saflarımızı daha da sıklaştırmalıyız. Sürekli sorunları  konuşmak yerine bunlara deva olacak çözüm önerilerine yoğunlaşmalıyız.  Potansiyelimizi harekete geçirecek, birbirimizin eksikliğini giderecek projelere  ağırlık vermeliyiz."
 
Savunma, enerji, ileri teknoloji, finans başta olmak üzere stratejik  önemi haiz alanlarda iş birliğini daha da ilerletmeleri gerektiğini belirten  Erdoğan, milli paralarla ticaretten yatırımlara, zekat müessesesinin ihyasından  israfının önlenmesine, çevreden eğitime, sağlığa, turizme kadar kısa süre  içerisinde atılabilecek pek çok adım olduğunu söyledi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah toplantımızın bundan sonraki  bölümünde bu konulardaki somut önerilerimizi sizlerle paylaşacağız. Rabbim  bizleri Kur'an-ı Kerim'in aydınlığından, Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu  Vesselam'ın kutlu yolundan ayırmasın diyorum." dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlara vesile olmasını diledi ve  ev sahipliği için Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed ve Malezya halkına teşekkür  etti.