Cumhurbaşkanı Erdoğan: 150 saat geçti teröristler o bölgeden çıkmadı

AA |  07 Kasım 2019 Perşembe - 10:03 | Son Güncelleme : 07 11 2019 - 11:50

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan ziyareti öncesi Esenboğa Havalimanında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Fırat'ın doğusunda terör örgütüne karşı başlatılan Barış Pınarı Harekatı'yla ilgili son gelişmeleri aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemiz, Barış Pınarı Harekatı'yla 8 yıllık kirli planları sadece 8-9 günde paramparça etmiştir" ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasının devamında, "Ülkemizi yurt dışında temsil eden sporcular, Barış Pınarı Harekatı'ndan beri sistematik bir linç kampanyasıyla karşı karşıyadır" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Macaristan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği  Konseyi'nin dördüncü toplantısı kapsamında, resmi ziyaret gerçekleştireceği  Macaristan'a hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda basın toplantısı  düzenledi.
 
Toplantı için Macaristan Başbakanı Victor Orban'ın davetine icabetle  Budapeşte'ye hareket edeceğini belirten Erdoğan, kendisine bakanlar,  milletvekilleri, ilgili bürokratlar ve basın mensuplarının da eşlik edeceğini  aktardı.
 
Budapeşte'de önce Macaristan Cumhurbaşkanı Janos Ader ile bir görüşme  gerçekleştireceğini daha sonra  Başbakan Victor Orban'la konsey toplantısına  başkanlık edeceklerini belirten  Erdoğan, "Toplantıda ikili ilişkilerimizi tüm  boyutlarıyla ele alacağız. Kısa bir süre önce zaten Bakü'de bir araya gelmiştik  ve Bakü'deki bir araya gelişimizden sonra bu ikinci bir araya gelişimiz, kısa  süre içerisinde olacak. Türkiye ve Macaristan arasındaki stratejik iş birliğinin  ilerletilmesine yönelik atılabilecek adımları değerlendireceğiz. Bölgesel ve  uluslararası konularda güncel gelişmelere dair görüş alışverişinde de bu vesile  ile bulunma fırsatını yakalayacağız." diye konuştu.
 
Macaristan ile başta NATO ve Avrupa Konseyi olmak üzere uluslararası  örgütler bünyesinde yakın iş birliği bulunduğunu anlatan Erdoğan, Macaristan'ın  aynı zamanda Türk Konseyi'nin gözlemci üyesi konumunda olduğunu söyledi.
 
10 ANLAŞMA İMZALANACAK
 
Konsey toplantısında uluslararası platformlardaki ilişkilerin  geliştirilmesi üzerinde duracaklarını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
 
"Temaslarımız çerçevesinde, Macaristan ile kara yolu taşımacılığı,  kültür eğitim, sosyal hizmetler ve uzay alanlarında iş birliği ile dışişleri  bakanlıkları ve Devlet Arşivleri arasında iş birliğini öngören 10 anlaşma  imzalanacak. Bu anlaşmalar, ilişkilerin kapsam ve çeşitliliğini yansıtan adeta  birer ayna niteliğinde olacak. Başbakan Sayın Orban ile Türk ve Macar iş  adamlarını bir araya getirecek bir yuvarlak masa toplantısına da başkanlık  edeceğiz. Böylece hem ekonomik ve ticari ilişkilerimizin geliştirilmesi ne dair  fikir teatisinde bulunacak hem de iş adamlarımızın bu konudaki düşüncelerini  dinleme fırsatını elde edeceğiz."
 
Erdoğan, Macaristan ile ortak tarih mirası olan eserlerin, TİKA ile  Macaristan Milli Varlıklar İdaresi'nin iş birliğinde restore edildiğini  aktararak, geçen yıl restorasyonu tamamlanan Gül Baba Türbesi'nin açılışını  Başbakan Orban ile yaptıklarını hatırlattı.
 
Erdoğan, bugünkü ziyareti sırasında da Türkiye Okçular Vakfı ile Gül  Baba Türbesi Mirası Koruma Vakfı tarafından düzenlenen "Minyatürlerle Osmanlı  Devri Türk Okçuluğu" sergisini Orban ile açacaklarına işaret etti.
 
Barış Pınarı Harekatı'nın Türkiye'nin gerçek dostlarını görme  bakımından önemli bir fırsat oluşturduğuna değinen Erdoğan, şöyle konuştu:
 
"Geride bıraktığımız yaklaşık bir aylık dönemde hem bizi sevindiren,  gururlandıran hem de üzüntüye sevk eden pek çok hadise yaşadık. Harekatın ilk  anlarından itibaren Türkiye ile güçlü bir dayanışma sergileyen tüm dost  devletlere buradan teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Tıpkı 15 Temmuz ihaneti  sonrasında verilen destekler gibi bu süreçte de ülkemizin yanında duran tüm  ülkeleri tabii ki hayırla şükranla yad edeceğiz. Aynı şekilde Türkiye'yi  karşısına almak pahasına teröristlerin hamiliğini yapanları, kiralık katillere  kol kanat gerenleri de unutmayacağız. Tarihte bunları bu şekilde kayda  geçecektir. Ülkemiz Barış Pınarı Harekatı ile 8 yıllık kirli planları, sadece 8-9  günde paramparça etmiştir."
 
Erdoğan, parlamentoları da devreye alarak, Türkiye ve Türk tarihi ile  hesaplaşmaya çalışılmasının gerisinde Türkiye'nin bu büyük başarısı olduğunu  vurgulayarak, şunları kaydetti:
 
"Harekatla ilgili siyasetin, siyasetçilerin ve siyasi kurumların çoğu  haksız ve hukuksuz da olsa eleştirilerini bir nebzeye kadar alıyoruz. Ancak  görevi sporu ve sporcuyu desteklemek, spor müsabakaları düzenlemek olan  uluslararası kurumların bu sürece aynı hoyratlıkla dahil olmasının hiçbir makul  sebebi yoktur. Ülkemizi yurt dışında temsil eden sporcular, Barış Pınarı  Harekatı'ndan beri sistematik bir linç kampanyasıyla karşı karşıyadır. Gol  attıktan veya maç kazandıktan sonra mutluluklarını göstermek için asker selamı  veren sporcularımızla ilgili akla hayale gelmedik eleştiriler, hatta disiplin  kovuşturmaları yapılıyor. Türk sporcuların Mehmetçik'le dayanışma sergilemesini  provokatif politik davranış olarak nitelemek, çifte standarttan öte aleni bir  hukuksuzluktur. UEFA provokatif politik davranış görmek istiyorsa öncelikle  sporcularımıza yönelik aldığı kararlara bakmalıdır. Türkiye olarak, UEFA'nın  Milli Takımımıza ve kulüplerimize yönelik ayrımcı, haksız ve siyasi tavrını  reddediyoruz."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kulüpler Birliğinin bu konudaki açıklamasının  sadece süper ligdeki 18 kulübün tavrını değil, 82 milyonun her bir ferdinin  hissiyatını yansıttığını belirterek, "Biz, sizleri zaten tanıyoruz. Sizler,  bugüne kadar ne zaman Türkiye'ye karşı dürüst bir tavır takındınız? Uluslararası  bütün müsabakalarla alakalı daha önce bir kez diyelim ki bir organizasyon  vermişsiniz, ardından bir  ikinci organizasyonu da aynı ülkeye verdiniz ve bu  ülkelerin alt yapıları, vesaireleri Türkiye kadar güçlü olmamasına rağmen onlara  verdiniz ama Türkiye'ye bunu vermediniz. Her zaman Türkiye'nin önünden bunu  kaçırdınız. Vakti saati geldiğinde biz bunları da açıklamaya başlarız."  ifadelerini kullandı.
 
 
"TÜRKİYE'NİN SPORCULARI OLUNCA HAVA DEĞİŞİYOR"
 
Siyasetle sporu iç içe getirdikleri takdirde bunun affedilir yanı  olamayacağına işaret eden Erdoğan, şu görüşlerini paylaştı:
 
"Bizim sporcularımızın, kalkıp da Mehmetçiğe selam durması belli bir  başarıdan sonra onun en doğal, en tabii hakkıdır. Bunu Macron'un bir sporcusu  Macron'un karşısında yaptığı zaman herhangi bir müeyyide işletmiyorsunuz, aynı  şekilde dünyanın değişik yerlerinde bu şekilde selam duranlarla alakalı herhangi  bir şu ana kadar devreye soktuğunuz bir işlem yoktur ama olay Türkiye olunca,  Türkiye'nin sporcuları olunca hava değişiyor. Bu da UEFA'nın bir an önce bu  yanlıştan dönmesini gerektiriyor. Yanlış kararlarıyla sporun daha fazla  siyasallaşmasına fırsat vermemeleri gerekiyor."
 
Erdoğan, Macaristan ziyaretinin ülke ve millet için hayırlı sonuçlara  vesile olmasını temenni etti.
 
ABD BAŞKANI TRUMP İLE GÖRÜŞME
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, 13 Kasım'daki ABD ziyaretine  ilişkin destek açıklamaları ile CHP ve İYİ Parti'nin ziyaretin gerçekleşmemesine  yönelik çağrılarına yönelik değerlendirmesi sorulan Erdoğan, "Muhalefette ben  başından itibaren Sayın Bahçeli'nin duruşunu, attığımız adımlara verdiği desteği  burada da şükranla yad etmek durumundayım. Gerek şahsım gerek milletim adına  özellikle teşekkür ediyorum. Çünkü gün bir ve beraber olma günüdür. Gün,  dayanışma günüdür." ifadelerini kullandı.
 
"Amerika seyahatimin iptal edilmesi konusuna yönelik, biz müsaade  etsinler de 'Gidilmesi mi gidilmemesi mi faydalı',  bu konuları çok geniş  kapsamlı bir değerlendirme yapma fırsatını ekibimle beraber bulduk." diyen  Erdoğan, "Nitekim de en son dün akşamki telefon görüşmesini bekledim. Dün akşamki  telefon görüşmesinden sonra da gitme kararını verdik." açıklamasında bulundu.
 
Siyasette istişareye önem verdiklerinin altını çizen Erdoğan, bütün bu  istişarelerde gerek diplomasi gerek uluslararası hukukun inceliklerinin önemine  dikkati çekti.
 
Siyaset biliminde de her türlü adımı atmış, bu noktada her türlü  operasyonlara girmiş ekiplerle çalışmalarını yaptıklarını anlatan Erdoğan, daha  önce ABD'nin eski Başkanları George Bush, Barack Obama ve şu anda da ABD Başkanı  Donald Trump'la çalışma fırsatı bulduğunu anımsattı.
 
Erdoğan, Cumhuriyetçi Bush'tan, daha başbakan olmadan önce davet  aldığını, kendisiyle etraflı görüşmeler yaptıklarını, 8 yıl görev yapan Obama'yla  ise hem telefonla hem de uluslararası toplantılarda bir araya geldiklerini dile  getirdi.
 
"ŞU AN İTİBARIYLA O BÖLGELERDEN TERÖRİSTLER ÇIKMIŞ DEĞİL"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda iyi bir tecrübeye sahip olduklarını  vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Şu anda yaptığımız ziyareti ise çok farklı bir dönemde yapıyoruz.  Barış Pınarı Harekatı'nın olduğu bir dönemde... Burada Amerika'nın etkinliği var  mı, var. Üstelik de Amerika 32, 33 bin tır buraya ne yazık ki araç, gereç, silah,  mühimmat vesaire gönderdi. Bunları yüz yüze görüşmek başka bir şey, telefonla  bunu yapmak başka bir şey. Nitekim akşam telefon görüşmemizde bu  değerlendirmeleri yüz yüze yapmamızın çok daha isabetli olacağı fikrinde mutabık  kaldık.
 
Bu görüşmeleri yaparken bir taraftan malum YPG/PYD, DEAŞ, PKK bütün  bunların buradan çekildiği veya çekileceği sözünü 120 saat içerisinde bize  verenler şu anda bunu gerçekleştirmiş değil. Aynı şekilde Rusya ile yaptığımız  mutabakatta da 150 saat içerisinde onların ağırlıklı kontrolünde olan bölgelerde  rejim güçleriyle beraber, ne yazık ki 150 saat geçti şu an itibarıyla o  bölgelerden de teröristler çıkmış değil."
 
"TERÖRİSTLER SURİYE MİLLİ ORDUSU'NA SALDIRIYOR"
 
Bunu salı günü Meclis'teki grup toplantısında söylediğini anımsatan  Erdoğan, "Biz bütün bu teröristlerin çıkılması kaydına bağlı olarak bir mutabakat  metnini görüşmüş ve onun üzerinde anlaşmıştık. Şu an durum tabii ne yazık ki  böyle değil. Şu anda hala teröristler Suriye Milli Ordusu'na saldırıyor. Suriye  Milli Ordusu da onlara misliyle cevap veriyor. Bu sabah Suriye Milli Ordusu'ndan  11 şehit var. Tabii karşı tarafta da ondan çok daha fazlası öldürüldü." diye  konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu mücadele sürmesin mi? Onlar bu saldırıları  yaparken Suriye Milli Ordusu veya bizim askerimiz sessiz mi kalsın? Tabii ki  misliyle bunun cevabını hatta daha fazlasıyla vermek durumundayız ki bu  mücadeleden başarıyla çıkalım." değerlendirmesinde bulundu.
 
 
"EN ZOR ŞARTLARDA BİLE BU GÖRÜŞMELERİ YAPMAK DURUMUNDAYIZ"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in  açıklamalarına yönelik de şunları söyledi:
 
 "Şu anda Sayın Akşener'in bu talebini doğru bulmuyorum. Biz bu adımı  atmak durumundayız ve bu görüşmeleri asla kesemeyiz. En zor şartlarda bile bu  görüşmeleri yapmak durumundayız. Şahsımla olmasa bile, burada Amerika dışı bazı  ülkeleri konuşuyorum, bunlara da ilgili bazı birimlerimizin elemanlarını  göndermek suretiyle, onlarla bile iplik inceliğinde dahi olsa, biz bu  görüşmelerimizi yapmak durumundayız."
 
BAĞDADİ'NİN YAKALANAN AİLE ÜYELERİ
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ'ın öldürülen elebaşı Bağdadi'nin yakalanan  aile üyelerinin nerede yargılanacakları, yasal prosedürün nasıl işleyeceğine  yönelik soruya karşılık şu bilgileri paylaştı:
 
"Şu anda gerçekten olay ciddi boyutlara doğru gidiyor. Yani  Bağdadi'nin tüm yakın çevresi daha çok ülkemizi hedef aldı ve bunlar ülkemize  yerleşmenin veya ülkemizde gelip bulunmanın gayreti içerisinde. En son Azez'de  ablasının, eşinin ve çocuğunun yakalanması vardı.
 
Biz tabii bu yakaladıklarımızı, yakaladıktan sonra kendi geri gönderme  merkezlerimize alıyoruz. Bu geri gönderme merkezlerinde duracaklar. Ondan sonra  Adalet Bakanlığımız bu konuda ne karar verecek bunu göreceğiz. Eşi yaklaşık bir,  bir buçuk yıldır elimizdeydi. Elimizde olan eşinin de aynı şekilde bu süreçte  yeri olacak. Fakat şimdi olay daha da genişledi, gelişti. Sayı, çift haneli  rakama doğru gidiyor. Bu çift haneli rakama doğru giderken, bakıyorsunuz bunun  içinde tüm yakınlarının olduğunu görüyoruz. Bunları da şu anda açıklamayı doğru  bulmuyorum. Her şey çok daha net hale gelsin, net hale geldikten sonra da  bunların açıklamasını yapacağız. Bağdadi'nin eşinin yanında DNA'sı doğrulanmış  çocuğunun da olması bizim için önemli. Sorgulama işlemleri de kararlılıkla devam  ediyor. Bunları derinleştirmek durumundayız ki yanlışa düşmeyelim ve Türkiye  olarak bu yanlışların içerisinde kıvranmayı doğru bulmuyoruz."
 
"TÜRKİYE'YE GİRİŞ YASAĞI KONULAN DEAŞ'LILARIN SAYISI 76 BİN"
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun son grup toplantısında  "Türkiye'nin DEAŞ ile etkin mücadele etmediğine" ilişkin ifadelerini  değerlendirmesi istenen Erdoğan, "Bay Kemal'in bugüne kadar doğru söylediğine  hiçbir zaman şahit olduğunuz mu? Hayatı yalanlar üzerine bina edilmiş birisi."  dedi.
 
Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Bugüne kadar Türkiye'ye giriş yasağı konulan DEAŞ'lıların sayısı 76  bin. Bunu Bay Kemal bilmez. Sınır dışı edilen DEAŞ'lıların sayısı 7 bin 550,  hapishanelerimizde şu anda bin 149 DEAŞ'lı militan var. Bunlar mücadele değil mi?  Attığımız kararlı adımlar değil mi? Ama o bunları da kabul etmez. Niye? Hayatı bu  tür yalanlarla dolu. Suriye'deki DEAŞ kamplarından kaçıp ülkemiz tarafından  yakalanan ve hapishanelere konulan DEAŞ'lı sayısı da 270. Hani son YPG'nin  cezaevlerinden bıraktıkları vardı, bunlar ağırlıklı kadın ve çocuk. Bunları da  biz tekrar yakalayıp cezaevlerine oralarda koyduk."
 
Fırat Kalkanı Harekatı'nda da El-Bab'da 3 bin 500 DEAŞ'lının etkisiz  hale getirildiğine işaret eden Erdoğan, "Bunlar DEAŞ'la mücadele değil mi?  Dünyada DEAŞ'la mücadeleyi Türkiye kadar güçlü bir şekilde veren bir ikinci ülke  yoktur. Sayın Kılıçdaroğlu, dürüst ol, adil ol ve şu anda Türkiye'nin vermiş  olduğu bu mücadeleyi de takdir etmesini de bil. Marifet iltifata tabidir. Sen  böyle bir şeyi yapmaktan acizsen sana söyleyecek zaten hiçbir lafımız da yok."  ifadelerini kullandı.
 
"MUTABAKATTAN GERİ ADIM ATMAYIZ"
 
"Açıklamalarınızda iki ülke ile verilen sözlerin tutulmadığını ve  teröristlerin çekilmediğini söylediniz. Rusya ile devriyeler devam edecek mi?  Belli bir takvim belirlendi mi?" sorusunu yanıtlayan Erdoğan, mutabakatın gereği  neyse bunu Türkiye olarak sonuna kadar yerine getirmeye devam edeceklerini  bildirdi.
 
Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Biz bu mutabakattan geri adım atmayız. Dün gece Sayın Trump ile  görüştük, bu ara Sayın Putin'le de tekrar bir durum değerlendirmesi için  görüşeceğim. Bu görüşmelerden sonra da tabii ki ABD seyahatinde de bütün  aldığımız mesafeyi sayın Trump'la da bir değerlendirme fırsatını bulacağız.  Temennim odur ki bir an önce neticeye kavuşalım. Artık biz önümüzdeki harekat  tablosunu adeta ülkemizin haritası neyse o şekilde bilir hale geldik ve nerde ne  var bunu bilir hale geldik. Dolayısıyla da çalışmalarımızı gerek silahlı  kuvvetlerimiz, gerek siyasi noktada bakanlıklarımız, hepimiz tablo üzerinde  sürekli çalışıyor ve buna göre de attığımız, atacağımız adımları da  belirliyoruz."
 
 
 
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN MACARİSTAN'A GİTTİ
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  Türkiye-Macaristan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin dördüncü  toplantısı kapsamında resmi ziyarette bulunmak üzere Macaristan'a gitti. Erdoğan, Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısının  ardından "TC-TUR" uçağı ile saat 10.37'de Macaristan'a hareket etti.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve  İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile diğer ilgililer uğurladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler  Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ulaştırma ve  Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ticaret  Bakanı Ruhsar Pekcan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AK Parti Genel  Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İletişim Başkanı Fahrettin Altun,  Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da Macaristan'a gitti.