Cumhurbaşkanı Erdoğan: Trump'ın talimatına uymadılar!

AA |  06 Ekim 2019 Pazar - 14:14 | Son Güncelleme : 06 10 2019 - 16:31

Cumhurbaşkanı Erdoğan; "Trump, dediğimiz noktaya geldi ve Fırat'ın doğusundan çekilmeyi gündeme getirdi. Ama Sayın Trump'ın yanındakiler talimata uymuş değiller." dedi.


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kızılcahamam Eliz Otel'de yapılan AK Parti 29'uncu İstişare  ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanış konuşmasında, dünkü açılış konuşmasının  ardından partisinin genel merkez yöneticilerinin 7'nci Olağan Kongre hazırlıkları  konusunda bilgilendirme yaptığını belirterek, ardından AK Parti TBMM Grup Başkanı  Naci Bostancı'nın yeni yasama döneminin gündemini aktardığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın Cumhurbaşkanlığı Hükümet  Sistemi'nin birinci yılı ile ilgili değerlendirme ve kapsamlı bir sunum  yaptığını, daha sonra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, İçişleri Bakanı Süleyman  Soylu ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da değerlendirmelerde bulunduğunu  anlatan Erdoğan, her sunumun ardından müzakere bölümünde ilgili isimlerin  kendilerine yöneltilen soruları cevaplandırdığını dile getirdi.

Erdoğan, bu sabah Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın ekonomiyle  ilgili sunumu olduğunu ardından müzakere bölümüne geçildiğini aktardı.

Toplantının genel istişare ve değerlendirme bölümünde talep edenlerin  görüşlerini dile getirdiklerini belirten Erdoğan, tartışılan konularla ilgili  düşüncelerini ifade ettiğini bildirdi.

Milletvekillerinden ve teşkilattan toplantının açık ve kapalı  bölümlerinde konuşulan hususlardaki tüm mesajları her platformda anlatmalarını  beklediğini ifade eden Erdoğan, "Sürekli sizlerle bir arada olamadım ama ben de  kendi çalışma odamda 31 arkadaşımla birebir görüşmeler yaptım. Onların  şehirleriyle ilgili bazı sorunlarını orada cevaplama imkanı buldum. Notlarımı  özellikle Özel Kalemimle birlikte kaydetmek suretiyle inşallah onlara yönelik  çalışmalarımızı da sürdüreceğiz. Tecrübeyle sabit ki biz milletimize sürekli  olarak hakikatleri anlatmaz, doğruları göstermez, hizmetlerimizi kayıtlara  geçirmezsek, yalan ve iftira dalgaları her tarafı işgal ediyor. Buradaki  çalışmalarımızda şunu gördüm; fitne bayağı egemen. Fitnenin egemen olduğu yerden  de ne hayır ne bereket çıkar." diye konuştu.

"AK Parti ne kadar güçlü olursa ülkemiz de o kadar güçlüdür"

"Yapmamız gereken şey; işimize bakacağız, yolumuza devam edeceğiz."  diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Çünkü bizim yapacağımız çok şey var. Bunun için de fitneyle fesatla  uğraşmaktansa hayra tevessül ederek işlerimizi yapalım. Ülkemizde bizden  beklenenlerin de cevabını vermiş olalım. Bunu üzüntüyle belirtmek durumundayım ki  ülkemizde AK Parti ve şahsım söz konusu olduğunda her türlü yalanı, iftirayı  üreten bir mekanizma ile bunun alıcısı bir kesim mevcuttur. Şüphesiz ki yalanın  müşterisi var ama doğrunun da müşterisi var. Biz burada doğruya müşteri bulmaya  çalışacağız. Bu düşmanlığın asıl sebebinin dünkü konuşmamda ifade ettiğim  medeniyet davamız, asıl hedefinin de milletimizin tarihi, kültürü, değerleri  olduğunu biliyoruz. AK Parti'ye saldıranların gayesi, yerine bir başka partiyi  ikame etmek değil, temsil ettiği değerleri tümden yıkmaktır. Bu bakımdan  verdiğimiz mücadele kendimiz için değil milletimiz adınadır. İçinden geçtiğimiz  dönemin gerçeği şudur; AK Parti ne kadar güçlü olursa ülkemiz de o kadar  güçlüdür. Buna karşılık AK Parti'nin zayıflaması demek, Allah göstermesin,  Türkiye'nin savunmasının zayıflaması demektir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kaderi ülkesiyle bu derece bütünleşmiş bir  başka siyasi kadro var mıydı, bilmiyorum. Bizim ülkemiz ve milletimiz için daha  yapacak çok işimiz var. Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşması, 2053 ve 2071  vizyonlarını hayata geçirebilmesi, bu dönemde verdiğimiz mücadelenin başarısına  bağlıdır. Sizlerden attığınız her adımı, söylediğiniz her sözü, gösterdiğiniz her  tutumu bu bilinçle ölçüp tartmanızı ona göre hareket etmenizi istiyorum.  Milletimiz de bizden böylesi bir duruş bekliyor." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti'ye yakışanın da bu olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan,  "Biz bu millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Her bir kardeşimin  bu konuda ferasetine, dirayetine, samimiyetine, gayretine tüm kalbimle  inanıyorum, güveniyorum." dedi.

 

"Partimiz daha da büyüdü, daha da güçlendi"

AK Parti'nin sıradan bir parti olmadığının altını çizen Erdoğan,  "Bizler dava arkadaşları olarak bir aradayız. Türkiye'de çok partili hayat  döneminde bizim kadar kesintisiz ve uzun süre iktidarda kalan başka bir parti  yoktur. Yıllar geçtikçe yorulmak, yılmak, gerilemek, dağılmak yerine mücadele  azmimiz daha da arttı. Partimiz daha da büyüdü, daha da güçlendi." yorumunda  bulundu.

Son yıllardaki seçim sonuçlarına bakıldığında bu gerçeğin  görülebileceğine dikkati çeken Recep Tayyip Erdoğan, "Tespitlerimizde bir  yanlışımız var. Bu yanlışla beraber kamuoyunu bilgilendirmede eksiğimiz var."  dedi.

Erdoğan, 3 Kasım 2002 milletvekili seçimlerinden başlayarak,  girdikleri bütün seçimlerin oy oranlarına dikkati çekerek, "2017 Nisan ayında  Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi halk oylamasında yüzde 51,5 oy oranıyla  milletimizin takdirini kazandık. Şimdi birileri 'bunu değiştirelim.' diyor. Neyi  değiştiriyorsun? Millet yüzde 51,5 ile yeni sistemi onaylamış, kabul etmiş. Neyi,  kime soruyoruz? Biz millete sorduk. Arkada 'Egemenlik kayıtsız şartsız  milletindir' yazacak. Sen egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu kabul  etmiyorsun ki. Senin dünyanda senin kitabında egemenlik kayıtsız, şartsız malum  çevrelere, dağdakilere aittir. Onlarla omuz omuza gezersin ondan sonra da aldığın  oyla 'Bak seçim kazandık' dersin. Yok, bunu kimse yutmaz." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde de  Cumhur İttifakı olarak 51,6 oy oranına, AK Parti olarak da yüzde 44,3 oy oranına  ulaştıklarına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu seçimlerin en çok tartışılan yerleri hiç şüphesiz Ankara ve  İstanbul seçimleriydi. İstanbul'da büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde 31  Mart'ta biz yüzde 48,6 oy alırken, CHP yüzde 48,8 oy oranına ulaşmıştı.  Tekrarlama seçimde ise biz 45'te kaldık, CHP yüzde 54,2 oy oranıyla seçimi  kazanan parti oldu, bu tabii belediye başkanlığında. Burayı birbirinden  ayıracağız. Başkanlıkta aldıkları oy bu. Büyükşehir Belediye Meclisi Seçiminde,  AK Parti 45,6 ile açık ara birinci parti çıktı. CHP yüzde 38,5 oy oranına  ulaşabildi. HDP yüzde 4, İYİ Parti yüzde 3,4 ve Saadet Partisi yüzde 2,1 oy oranı  elde etti. Şu anda belediye meclisinde AK Parti'nin 176, MHP'nin 4, CHP 127 ve  İYİ Parti'nin 4 üyesi bulunuyor. Bunların konuştuğu ne? Hep işlerine geleni  konuşuyorlar. Meclisi neden konuşmuyorsun? Meclisteki tablo açık ara önde, bunu  konuşmamız gerekiyor, yani belediye meclisini Cumhur İttifakı yönetiyor.  İstanbul'da da Ankara'da da açık ara yönetiyor."

"Genel seviyesinin gerisine düşmedik"

İstanbul'un 39 ilçesinin 24'ünde AK Parti, birinde MHP, 14'ünde ise  CHP'nin seçimi kazandığını belirten Erdoğan, "Bunları neden konuşmuyorsunuz?  Arkadaşlar, bunu gündemde tutmamız gerekiyor, bunu gündeme getirmemiz gerekiyor  ve milletimizin bunları görmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Ankara'da benzer bir durumun söz konusu olduğunu, büyükşehir  belediye başkanlığında CHP adayı yüzde 50,9 oy alırken AK Parti'nin yüzde 43,8'de  kaldığını, belediye meclisinde ise AK Parti'nin yüzde 41, CHP'nin yüzde 37,9'luk  oy oranıyla seçimi tamamladığını hatırlattı.

Tabloya göre belediye meclisinde AK Parti'nin 88, MHP'nin 19, CHP'nin  29 ve İYİ Parti'nin 11 üyeyle temsil edildiğine dikkati çeken Erdoğan, " Fark  devasa ortada. Peki bunu konuşuyorlar mı? Konuşmuyorlar. AK Parti'nin girdiği tüm  milletvekili ve mahali idareler seçimlerindeki genel seviyesinin gerisine  düşmedik. Elbette milletvekilliği ve belediye başkanlığı olarak kaybettiğimiz her  yerin muhasebesini yapacak, gereken tedbirleri alacağız. Fakat evvela ortada bir  başarısızlık, telafi edilemeyecek bir yıkım olmadığını önce kendimiz kabul  edeceğiz sonra da bunu milletimize anlatacağız." diye konuştu.

Rakamlar ve tablo aşikarken sürekli aksi yönde şikayetlerle ortada  dolaşmanın iyi niyetle ilgisinin olmadığının altını çizen Erdoğan, AK Parti'nin  her zaman geleceğe bakan bir parti olduğunu, bugün de yapılması gerekenin  geçmişten alınan dersler ışığında geleceğe bakmak, geleceğe doğru yürümek  olduğunu söyledi.

Erdoğan şöyle devam etti:

"Geçmişe ders almak niyetiyle değil de hesaplaşma gayesiyle bakmak  bize de ülkemize de hiçbir şey kazandırmaz. Böyle bir tavır sadece enerjimizin ve  zamanımızın boşa harcanmasına yol açar. Sizlerden ve tüm arkadaşlarımdan ricam  artık bu tartışmaları bir kenara bırakıp 7. Olağan Kongre sürecimizle partimizi  daha da güçlendirmeye, 2023'e hazırlanmaya odaklanmamızdır. Milletimiz AK  Parti'den kendi iç meseleleriyle uğraşmasını değil ülkemize daha büyük hizmetler  kazandırmasını bekliyor. İnşallah milletimizin bu beklentisine en ileri düzeyde  cevap vereceğimiz bir döneme geliyoruz."

"Milletimizden cevaplarını alıyor"

Türkiye'nin gelecek çeyrek asrın, yarım asrın belirleyicisi olacak bir  dönemden geçtiğini ifade eden Erdoğan, "Yaklaşık 6 yıldır ülkemize yönelen gizli,  açık saldırılar milletimizi belki yıkamadı ama yordu. Buna karşılık üstesinden  geldiğimiz her sorun, göğüsleyip boşa çıkardığımız her saldırı ülkemizi daha da  güçlü hale getirmiştir. Bugün Türkiye'ye herhangi bir alanda zarar vermeye  çalışmanın maliyeti düne göre katbekat fazladır. Eski Türkiye'yi diledikleri gibi  yönlendirmeyi, diledikleri gibi hırpalamayı alışkanlık haline getirenler, hala  aynı heveslere kapılmıyor değiller. Hamdolsun her defasında milletimizden  cevaplarını alıyor, kös kös geri dönüp gidiyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

"Bu sürecin hem ülkemize hem bizlere ciddi bir maliyeti olmuştur."  ifadelerini kullanan Erdoğan "Yaşadığımız sıkıntıları, acıları, ödediğimiz  bedelleri unutmadık. Ama bunlar, bizim moralimizi bozmak yerine azmimizi  kamçıladı. Ne vesayetçilere ne darbecilere ne terör örgütlerine ne de iç, dış  siyasi ve ekonomik tetikçilere eyvallah etmedik." dedi.

Türkiye'nin içinden geçtiği kritik dönemde mümkün olduğunca yapıcı,  kucaklayıcı ve pozitif gündemli bir siyaset izlemeye çalıştıklarını vurgulayan  Erdoğan, "Her ne kadar birileri sürekli yalanlarıyla, iftiralarıyla ve  hezeyanlarıyla bu iklimi zehirlemeye çalışsa da mecbur kalmadıkça kendilerini  muhatap almadık, almıyoruz ve almayacağız. Tabii bu duruşumuz hakkımıza,  hukukumuza ve haysiyetimize bütün bunlara yönelik saldırılara cevapsız  kalacağımız anlamına gelmez, gelmiyor. En büyük cevabın da icraatımız olduğunu  biliyoruz. Bugüne kadar laf üstüne laf koymak yerine, eser üstüne biz eser  koyduk. Bunların en övündükleri işleri dahi AK Parti'nin her birinin ardında çok  büyük emek, alın teri, gayret ve mücadele olan başarı hikayelerinin sadakası  olmayacak düzeydedir." diye konuştu.

Millete karşı daima açık yürekli ve açık sözlü olmaya gayret  ettiklerine değinen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kin ve nefret kokan söylemlerle değil yaptıklarımızla,  başardıklarımızla ve eserlerimizle bu kifayetsiz muhterislerin çaplarını gerçek  yüzlerini milletimize gösterme yoluna gittik. Kerameti kendinden menkul bu  zihniyet eninde sonunda duvara toslamaya mahkumdur. Biz 17 yıldır her başarımızın  gerisinde milletimizin feraseti ve desteği olduğunu bilerek bugünlere böyle  geldik. Daha bismillah bile demeden kendini dev aynasında görerek milleti  aşağılamaya, milletin iradesini küçük görmeye, milleti hiçe saymaya çalışanların  günleri sayılıdır. Şayet önümüzdeki dönemi en iyi şekilde değerlendirir, millete  hizmetkarlık olan siyaset amacımıza sıkı sıkıya sahip çıkarsak inşallah gelecekte  bizi çok daha büyük başarılar bekliyor. AK Parti milletimizin tek umudu olma  vasfını koruyor, bundan hiçbir endişeniz olmasın."

"5-10 seneyi bile okumaktan aciz zavallılar"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'ye en büyük hizmetleri AK Parti'nin  getirdiğini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bundan sonra yapılacakları da yine AK Parti yapacaktır. Milletimiz AK  Parti'nin demokraside ve ekonomide gerçekleştireceği yeni hizmetlerin  sabırsızlığı içindedir. İşte dün, baktım bir televizyonda çıkmış bir ukala bir  şeyler söylüyor. Neymiş 'Güvenli bölgeyi Amerika kendisi planlamış, güvenli bölge  olayının Erdoğan ile bir alakası yokmuş' ya bunlar geçmişi, şurada yani kısa 5-10  seneyi bile okumaktan aciz zavallılar. Bu ana muhalefetin atıkları böyle. Bunlara  da televizyonlarda bu imkanları veriyorlar. Bir defa Sayın Obama döneminde  bunları masalarda nasıl konuştuk, onlara güvenli bölgeyi nasıl teklif ettik,  nerelerinin güvenli bölge olabileceğini söyleyen şahsım.

Sayın Trump döneminde aynı şekil ve daha sonra Trump bizim dediğimiz  noktaya geldi ve ardından da Fırat'ın doğusundan çekilmeyi gündeme getirdi ama  gündeme getirmeye rağmen Sayın Trump'ın yanındakiler bu talimata hala uymuş  değiller. Ne yazık ki PKK, PYD ve YPG gibi terör örgütleri burada cirit  atıyorlar. Irak üzerinden buralara gelen 30 bin tır silah yüklü, mühimmat, araç  yüklü bütün bu araçlar kime geliyor? Niçin geliyor? Bunun hesabını herhalde  sormak bizim hakkımızdır. Zira burada 911 kilometre sınır boyu bize ait. Biz  burada sınırız ona göre de bütün hesabımızı yapmak durumundayız. Tedbirimizi buna  göre almak durumundayız. Güvenli bölge olarak söylediğimiz ve harita da çizip  gösterdiğimiz yerler, Sayın Trump'ın '20 mil' diyerek ifade ettiği o 30-32  kilometrelik derinlik, onun üzerinde yaptığımız çalışmalar ve hizmetler hepsi bu  bölgede durumumuzun ne olduğunu göstermesi bakımından çok önemli. Bunu bilmeyecek  kadar bunlar aciz ve zavallı."

"Kalpleri kararmış, dilleri çatallaşmış ve yüzleri kalınlaşmış  olanları önce Allah'a sonra milletimize havale ediyoruz." diyen Erdoğan,  konuşmasını şöyle tamamladı:

"Biz işimize bakacağız, Türkiye için ne yapabiliriz ona bakacağız.  Milletimizin gönlündeki yerimizi nasıl güçlendiririz ona bakacağız. Gözlerini ve  kalplerini bize yöneltmiş kardeşlerimize, dostlarımıza, mazlumlara ve mahsunlara  nasıl yardımcı oluruz ona bakacağız. Ülkemizi, bölgemizi ve dünyayı daha güvenli,  daha huzurlu ve daha müreffeh hale nasıl getirebiliriz ona bakacağız. Yolumuzun  hak yolu olduğundan, yolumuzun milletimizin yolu olduğundan ve istikametimizin  doğru olduğundan en küçük bir şüphemiz yoktur. Zaferle değil seferle mükellefiz  eyvallah ama inşallah zaferlerimizden de şüphe duymuyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda Erzurumlu İbrahim  Hakkı'nın tefvizname şiirini de okudu.