Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan müjde: Yerli elektrikli traktör üreteceğiz

AA |  14 Mayıs 2019 Salı - 21:32 | Son Güncelleme : 14 05 2019 - 23:18

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çiftçiler ile iftar programı sonrası açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem milli hem yerli elektrikli traktörünün prototipini tamamladıklarını ifade ederek yakın dönemde seri üretime geçileceğini belirtti.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sergi Salonu'nda çiftçilerle  iftarda bir araya geldi.

Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan,  "Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne, milletin evine hoşgeldiniz." ifadesini kullandı.

Davetliler aracılığıyla Türkiye'nin dört bir köşesindeki tüm  çiftçilere sevgi ve saygı dileklerini ilettiğini söyleyen Erdoğan, "Bu vesileyle  Türkiye'nin gelişmesi, kalkınması, 2023 hedeflerine ulaşması için kışın soğuğuna,  yazın kavurucu sıcağına aldırmadan çaba gösteren her bir kardeşime ülkem ve  milletim adına şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.

"Tarladaki bir yıllık hasadını ateşe verme pahasına iradesine sahip  çıkan, 15 Temmuz destanının tüm kahramanlarını buradan bir kez daha saygıyla  selamlıyorum." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"15 Temmuz tarihimizde ak koyun ile kara koyunun belli olduğu,  safların netleştiği bir gündür. 15 Temmuz bu ülkede gerçek demokratlar ile  demokrasiden geçinenler arasındaki farkın ortaya çıktığı bir test günüdür.  Hamdolsun milletimiz bu sınavdan da alnının akıyla çıkmıştır. Çiftçilerimiz,  demokrasinin varlık yokluk mücadelesi verdiği o meşum gece, cesaretleriyle  mücadeleleriyle gerçekten asil bir duruş sergilediler. Birileri tankları  alkışlarken, darbecilerle anlaşıp tankların arasından kaçarken bizim çiftçimiz  nasırlı elleriyle o gece tanklara meydan okudu. Birileri üç kuruşluk menfaatleri  için ATM'lere koşarken bizim çiftçimiz darbeyi engellemek için meydanlara,  kışlalara koştu.

Birileri hainleri meşrulaştırma yarışına girerken bizim çiftçimiz o  gece tıpkı Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi istikbal ve istiklaline sahip çıktı.  Darbe girişimini duyunca kendi deyimleriyle 'Ankara'ya saldıran gavura karşı  savaşmak' için Toroslar'ın zirvesindeki köyünden kalkıp yola düşen  çiftçilerimizin hakkını ödeyemeyiz. Rabbim o gece iradesini Pensilvanya'nın gözü  dönmüş militanlarına çiğnetmeyen milletimizden, özellikle de çiftçilerimizden  razı olsun."

"Dik durduğunuz sürece ülkenin ufku darbelerle karartılamayacaktır"

Türkiye Cumhurbaşkanı sıfatıyla ve 82 milyonun emanetini sırtında  taşıyan bir devlet adamı olarak böyle bir milletin evladı olduğu için daima gurur  duyduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"40 sene önce çıktığımız millete ve memlekete hizmet yolculuğumuzda  şahsıma sizler gibi yol arkadaşları, sizler gibi kara gün dostları verdiği için  Rabbime hamdüsenalar ediyorum. Milletiyle yürüyen, halkıyla sırt sırta veren bir  siyasetçiyi Allah'ın izniyle esir alabilecek hiçbir vesayet odağı yoktur. İşte bu  salonda olduğu gibi cumhur ile başkanının aynı yöne baktığı, aynı hedefe  kilitlendiği bir devletin evvelallah üstesinden gelemeyeceği zorluk,  atlatamayacağı hiçbir sıkıntı yoktur. Sizler dik durduğunuz, sağlam durduğunuz  sürece bir daha asla bu ülkenin ufku darbelerle karartılamayacaktır. Sizler  birlik ve beraberliğinizi yücelttiğiniz müddetçe Türkiye büyümeye, güçlenmeye,  bölgesinde ve dünyada itibarını artırmaya devam edecektir. İşte bunun için biz  her fırsatta kardeşliğe, dayanışmaya çağırıyoruz."

"Bizim dünyamızda kardeşlik var, muhabbet var"

Bunun için 82 milyonun her bir ferdini kucaklaştırmanın, Türkiye ortak  paydasında buluşturmanın mücadelesini verdiklerini vurgulayan Erdoğan, "Hırsları  için Türkiye gemisinin altını oyanlara inat, hangi siyasi görüşe mensup olursa  olsun teröre ve şiddete tavır alan tüm vatandaşlarımızı asgari müştereklerde bir  araya getirmeye çalışıyoruz. Ataların dediği gibi 'Aynı gökte uçarlar ama  karganın dünyası başkadır, şahinin dünyası başkadır'. Bizim dünyamızda kardeşlik  var, muhabbet var, insanımızın gönül sarayını mamur etmek var." dedi.

Yanına gelen çiftçi hanımlarla aralarında geçen sohbeti aktaran  Erdoğan, "Azmin elinden hiçbir şey kurtulamaz. Buna inanacağız, inandığımız zaman  evvelallah bu yolculuk bereketlenerek devam eder." diye konuştu.

"Bizim dünyamızda hiç kimseyi dış görünüşünden, düşüncesinden veya  inancından dolayı ötekileştirmemek var." ifadesini kullanan Erdoğan, şunları  kaydetti:

"Biz şuna inanacağız, 'Türkiye İttifakı' diyorum, neden? Çünkü  yaratılanı Yaradan'dan ötürü seviyoruz da onun için. Bizde Türk, Kürt, Laz,  Çerkez, Gürcü, Abaza, Arnavut, Boşnak, Roman ayrımı olabilir mi? Hayır, bizim  dinimizde böyle bir şey yok, bizim inancımızda böyle bir şey yok çünkü biz  ezelden ebede yaratılanı Yaradan'dan ötürü sevdik, onun için bizde ayrım asla  olamaz. Ülkemizi bölmeye çalışıyorlar ama biz bunu  böldürtmeyeceğiz. Ben Kürt'ü  de seviyorum, Türk'ü de seviyorum, Laz'ı da seviyorum, Çerkez'i de Gürcü'yü de  Abaza'yı da Roman'ı da Arnavut'u da 32 değil, dikkat edin 82 milyonu aynı şekilde  seviyorum.

Karşımızdakilerin dünyası ise sadece gerilimden, kavgadan... İşte  geçenlerde bir tane milletvekili çıkmış, ne diyor? Kazanı kaynatarak darbelere  ortam hazırlamaktan bahsediyor. Meclis kürsüsünden yaptıkları kışkırtmalarda da  ülkeyi kendi seviyelerine doğru çekmeye çalışıyorlar. Bu topraklardan darbe  çıkmaz, bu topraklardan bereket çıkar, bereket. Biz bu kifayetsizlerin sığ  dünyalarına hapsolmayacağız. Milli irade düşmanları istemese de demokrasimizin  kalitesini, kalibresini yükseltmeyi sürdüreceğiz."

Konuşmasında, Mevlana'nın "Çalılar, otlar çabuk gelişir ama gül bir  yılda gelişir." sözünü hatırlatan Erdoğan, çiftçileri güller olarak gördüğünü  söyledi.

Bir ağacın kök salması, yetişmesinin de yıllar süreceğine işaret eden  Erdoğan, Mersin'in Mut ilçesinde bin 200'ün üzerinde yaşı olan zeytin ağaçları  bulunduğunu hatırlattı.

Türkiye'nin ekonomiden eğitime, terörle mücadeleden güvenliğe,  sağlıktan tarıma hemen her alanda bugün bulunduğu yere kolay gelmediğine dikkati  çeken Erdoğan, son 17 yılda elde edilen tüm başarıların gerisinde çok ciddi emek  ve alın teri olduğunu söyledi.

Millete hizmet vasıtası olarak gördükleri siyasetin kendileri için  hiçbir zaman "dikensiz bir gül bahçesi" olmadığını dile getiren Erdoğan,  başardıkları ve hayata geçirdikleri reformları görünen ve görünmeyen pek çok  engellere, engellemelere rağmen gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.

Erdoğan, Türkiye'yi hangi alanda ileriye taşımışlarsa bunu da çok  çetin mücadeleler neticesinde başardıklarını vurgulayarak şöyle devam etti:

"Demokrasimizi darbe tehditlerine rağmen güçlendirdik. Ekonomimizi  çalışmadan zenginleşmeye alışmış bir avuç elitin sabotajlarına rağmen 3 kattan  fazla büyüttük. Diplomasimizi, bürokratik oligarşinin engelleme teşebbüslerine  rağmen millileştirdik. Savunma sanayimizi bizi kendilerine bağımlı kılan silah  tüccarlarına rağmen ilerlettik. Üretimimizi, milletin sırtından geçinmeye alışmış  tufeylilere rağmen artırdık. 'Sen doğru olursan, eğri müstahakını bulur'  inancıyla doğruluktan, samimiyetten taviz vermeden, gecemizi gündüzümüze kattık.  Bu çabalar sonunda hamdolsun son 17 yılda ülkemizi, cumhuriyet tarihimizin en  büyük kalkınma hamleleriyle tanıştırdık. Sadece seçkinlere, sadece İstanbul ve  Ankara'nın lüks gettolarında yaşayanlara değil, emekçilerimize, emeklilerimize,  topraklarımızı alınteriyle bereketlendiren çiftçilerimize hizmet ettik."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milli gelir arttıkça, 82 milyonun huzur ve  refahının artığını, üretim katlandıkça milletin her bir ferdinin gelirinin  yükseldiğini belirterek, "Türkiye güçlendikçe gözünü ve gönlünü bize çevirmiş  kardeşlerimizin umudu, cesareti, özgüveni de yükseldi. Son 17 yılda ortaya çıkan  katma değerden vatandaşlarımızın tamamı hak ettikleri payı aldı." dedi.

"YSK üyelerine 'çete' demek, demokrasiden nasibini almamaktır"

Bugün birilerinin dışarıdan, birilerinin de içeriden Türkiye'ye diz  çöktürmek ve kazanımlarını heba etmek için çalışırken milletin her zamanki  ferasetiyle bu oyunu da bozacak iradeyi ortaya koyduğunu anlatan Erdoğan, şunları  söyledi:

"Milletimizin söz söylediği en büyük arena sandıklardır. Sandık  demokrasinin namusu, milletin onurudur. Biz bugüne kadarki mücadelelerimizin  hepsini sandıktan çıkan iradeden aldığımız güçle kazandık. Mesele bu, çok  basit... Çaldılar. Hiç kimsenin sandığın mahremiyetine el uzatmasına, tıpkı tek  parti döneminde olduğu gibi sandık sonucunu kendi keyfine göre dizayn etmesine  izin vermedik, bugün de vermeyeceğiz. Sandığa gölge düşmüşse en doğru yol yeniden  milletin hakemliğine başvurmaktır. Hiç kimsenin milletin hakemliğinden kaçmaya,  sabah akşam mızıkçılık yapmaya, bu yol açıldığı için karşısındakileri ve yargıyı  suçlamaya hakkı yoktur. Hukuka uygun karar aldıkları içi Yüksek Seçim Kurulu  üyelerine 'çete' demek, demokrasiden nasibini almamaktır. Türk demokrasisinin tüm  kurul, kural ve teamülleriyle işlemesinden kimse korkmamalıdır. İnşallah  milletimiz, ülkemiz ve şehirlerimiz için en doğru kararı verecektir. Toprağın  canlandığı, işlendiği, ürünlerin boy verdiği şu günlerde seçiminde demokrasimizi  bereketlendireceğine inanıyorum."

"Tarımın stratejik önemi daha da artacak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, güçlü ülkenin kendini tarım, hayvancılık ve  gıda alanlarında ispatlamış ülke olduğunu belirterek, 21'inci yüzyılda da tarım  ve gıda alanının su, enerji ve teknolojiyle beraber stratejik sektör olma  konumunu sürdürdüğüne işaret etti.

Gelecekte tarımın stratejik öneminin daha da artacağını vurgulayan  Erdoğan, bu anlayışla yapılan barajlar, sulama tesisleri, tohum ve gübre  konusunda attıkları adımlarla uygulanan destek politikalarıyla son 17 yılda tarım  alanında Türkiye'ye yeni bir vizyon kazandırdıklarını söyledi.

Erdoğan, üreticilere bugüne kadar yaklaşık 130 katrilyon liralık nakit  hibe desteği verdiklerini belirterek, "Bu sene destek miktarını, eski rakamla  söylüyorum 16 katrilyon liranın üzerine çıkartıyoruz. Gübre ve yemden alınan  KDV'yi tamamen kaldırmanın yanında 'mazotun yarısı sizden yarısı bizden' diyerek  çiftçilerimizin üretim maliyetlerini ciddi oranda düşürüyoruz. Hayvancılık  destekleri kapsamında 2003 yılından bugüne kadar toplam 32 katrilyon lira,  ormancılık alanında ise 16,3 katrilyon lira destek verdik." ifadelerini kullandı.

Üreticilerin uygun koşullarda finansmana ulaşmasını temin ettiklerine  vurgu yapan Erdoğan, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından 2019  yılının ilk 3 ayında 11,5 katrilyon lira tarımsal kredi kullandırıldığını  söyledi.

Erdoğan, IPARD programı kaynaklarıyla  25 binden fazla projeye de 9  milyar liralık hibe sağladıklarını aktararak, bu hibelerle kırsalda 20 milyar  lira yatırım yapıldığını ve 200 bin yeni istihdam oluştuğunu söyledi.

IPARD kapsamında bu yıl 2 milyar liralık yeni kırsal kalkınma  başvurusuna çıktıklarını ve şu anda proje alma sürecinin devam ettiğini bildiren  Erdoğan, "Tüm çiftçilerimizi bu imkandan faydalanmaya davet ediyorum." dedi.

"Orman varlığını artıran nadir ülkelerden biriyiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, orman köylülerinin hem ferdi hem de  kooperatifler yoluyla kredilerden yararlanmalarına imkan tanıdıklarını da  belirterek, "3-5 ağacın taşınması bahanesiyle sokakları yakan vandallara inat  orman varlığını artıran nadir ülkelerden biriyiz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002'de yaklaşık 21 milyon hektar olan orman  alanını 2023'te 23 milyon hektara getirmeyi planladıklarını vurgulayarak, "2002  yılında hiç olmayan bal ormanı sayısını 2019 yılında 514 adete çıkardık. 2023  yılında 730'a taşımayı hedefliyoruz. Bugün Türkiye 17 yıl öncesine göre daha  yeşil bir ülke haline geldiyse bunda hayata geçirdiğimiz politikaların çok ciddi  katkısı var." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, bitkisel üretimde başta buğday,  mısır, çeltik ve ayçiçeği olmak üzere birçok üründe cumhuriyet tarihinin üretim  rekorlarını kırdıklarını belirterek, 2002'de 97 milyon ton olan bitkisel üretimi  2019'da 122 milyon tona çıkardıklarını, 2023'te bu rakamı 140 milyon tona  getirmeyi ümit ettiklerini söyledi.

2023'te buğday üretimini 22 milyon tona, baklagiller üretimini 1,5  milyon tona, pamuk üretimini ise 3 milyon tona ulaştırmakta kararlı olduklarını  ifade eden Erdoğan, "Büyükbaş hayvan sayısını 2019'da 17,5 milyon başa, 2023'te  ise 19 milyon başa çıkarmayı hedefliyoruz. Aynı şekilde 2002 yılında 32 milyon  baş olan küçükbaş hayvan sayısını, 2019 yılında 53 milyon başa, 2023 yılında ise  sürü büyütme projemizle 100 milyon başa yükseltmeyi planlıyoruz." dedi.

Süt üretimini 2023'te 24 milyon tona, kırmızı et üretimini ise 1,7  milyon tona taşıyacaklarının altını çizen Erdoğan, üretimdeki artışlar sayesinde  kişi başı süt tüketiminin 122 litreden 258 litreye yükseldiğine dikkati çekti.

Erdoğan, aynı şekilde kırmızı et tüketiminin 6,1 kilodan 15 kiloya  çıktığını belirterek, "Halen et fiyatlarının arzu ettiğimiz seviyelerde  olmadığını biliyorum. İnsanımıza eti uygun fiyattan yedirmekte kararlıyız.  Bununla ilgili üreticilerimizin taleplerini de dikkate alarak maliyetlerinizi  düşürecek, üretimi teşvik edecek politikalara daha fazla ağırlık vereceğiz." diye  konuştu.

"Rakamlar dünya fiyatlarının üzerindedir"

Bu sene buğday ve arpa alım fiyatını erkenden açıkladıklarını  anımsatan Erdoğan, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından geçen yıl ton başına bin 50  liradan alınan sert ekmeklik buğdayın fiyatının bu yıl yüzde 29 artışla ton  başına bin 350 lira olduğunu söyledi.

Erdoğan, "Kaliteli ürüne verilen yüzde 4'e varan prim ve ton başına  200 lirayı geçen desteklerle üreticimiz ton başına bin 600 lira gelir elde  edebilecektir. Her ne kadar muhalefet bilmeden konuşsa da bu rakamlar dünya  fiyatlarının üzerindedir." dedi.

Arpa alım fiyatının da yüzde 33 artışla ton başına bin 100 lira olarak  belirlendiğini, çiftçi kayıt sistemine kayıtlı üreticilere buğday ve arpa için  yaklaşık 200 lira prim, mazot, gübre desteği ödemesi yapılacağını bildirdi.

Tarım Şurası eylülde toplanacak

Bayrama kadar yapılacak desteklerin müjdesini de veren Erdoğan,  şunları söyledi:

"İnşallah bayrama kadar 2,4 katrilyon kütlü pamuk desteği, 662 trilyon  yağlık ayçiçeği desteği ve 385 trilyon çiğ süt desteği ödemelerini yapıyoruz.  Böylece toplamda 3 milyar 447 milyon lira destek ödemesi yapmış olacağız. Bunun  yanında Türk çiftçisini teknolojik bakımdan daha avantajlı konuma getirecek  projeleri de tek tek hayata geçiriyoruz.

Ülkemizin ilk ve hem milli hem yerli elektrikli traktörünün  prototipini tamamladık. Daha neler olacak neler, yakın zamanda tanıtımını  yapacak, akabinde seri üretime geçeceğiz.

Ayrıca 2004 yılından bu yana gerçekleştirilmeyen Tarım Şurasını da  eylül ayında topluyoruz. Tüm paydaşların katılacağı şurada hem son 10 yılın  kapsamlı bir değerlendirmesini yapacak hem de gelecek döneme dair yol haritamızı  çıkaracağız."

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni hasat döneminin ülkeye ve millete  hayırlı ve bereketli olması dileğinde bulunarak, üreticilere bereketli bir yıl,  hayırlı bol kazanç diledi.

ETİKETLER