Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ayasofya'yı cami ismiyle müsemma hale getiririz

AA |  26 Mart 2019 Salı - 22:24 | Son Güncelleme : 27 03 2019 - 0:17

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen 'Büyük Trabzonlular Buluşması'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Seçimlerden sonra Ayasofya'yı tekrar aslına rücu ettiririz. Bu ne demektir? Yani Ayasofya'yı müze olmaktan çıkarıp Ayasofya'yı cami ismiyle müsemma hale getiririz." dedi.


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip  Erdoğan, Büyük Trabzonlular Buluşması'ndaki konuşmasında, Van'da  siyasi tarihinin en büyük mitingini yaptığını, Adıyaman mitingininin de çok büyük  olduğunu söyledi.

Etkinliğin yapıldığı Sinan Erdem Spor Salonu'nda da bugün Trabzon'dan  bir mesaj verildiğini ifade eden Erdoğan, "Ülkemizin ve dünyanın farklı  köşelerini 'Bize her yer Trabzon' diyerek sılaya çeviren kardeşlerime selam  gönderiyorum." diye konuştu.

Ölümünün 10. yılında Muhsin Yazıcıoğlu'nu da rahmetle yad eden  Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin Yazıcıoğlu'nu cesaretiyle, yiğitliğiyle,  samimiyetiyle ve vesayetçiler karşısındaki dik duruşuyla hatırlayacağını  kaydetti.

Erdoğan, mitingler yaptığı Ağrı, Muş, Van ve Adıyaman'ın selamlarını  getirdiğini söyleyerek, 4 şehirdeki mitinglerinin muhteşem olduğunu, Muş'ta  yağmur olmasına rağmen katılımcıların dağılmadığını dile getirdi.

Alan ve yollardakilerle yaklaşık 30 bin kişinin katıldığını ifade eden  Erdoğan, şöyle devam etti:

"Her dört şehrimizde de bin yıllık kardeşliğimizi tekrar perçinledik.  Milletimizi kamplara ayıranlara inat birliğimizi daha sıkı sıkıya tescil ettik.  İnsanımızı kutuplaştıranlara inat muhabbetimizi tekrar yeniledik. Bizi bölmek  isteyenlere, parçalamak isteyenlere gerçekten bu dört vilayetten çok farklı  cevaplar verdik. İradesini terör örgütüne ipotekleyen zavallılara bir kez de bu  şehirlerimizden mesajlarımızı verdik. Nasıl Ankara'da, İstanbul'da, İzmir'de  rabiamızı haykırmışsak, Muş'ta, Ağrı'da, Van'da, Adıyaman'da da hep birlikte  rabiamızı tekrarladık." şeklinde konuştu.

Kalabalıkla beraber rabiayı tekrarlayan Erdoğan, "Burada bir soru  işareti var mı? Ama Bay Kemal bizim bu işaretimizden çok rahatsız olmuş. 'O  birilerinin işareti' diyor. Bay Kemal, bak dikkat et. Tek millet, tek bayrak, tek  vatan, tek devlet. Buna  söyleyecek lafın varsa çık bunu  açıkça söyle. Ülkemizi  tökezletmek isteyenlerin, milletimizin sendelemesini bekleyenlere hem Muş'tan hem  de Ağrı'dan esaslı bir ders verdik." diye konuştu.

Recep Tayyip Erdoğan, 8 Şubat'ta Sivas'ta başladıkları il ve ilçe  ziyaretlerinde bugüne kadar 80'in üzerinde miting yaptıklarını, doğu, batı  ayırmadan kendi belediyeleri olup olmadığına bakmadan 56 ili ziyaret ettiklerini  anlattı.

"Yalan yanlış konuşuyorlar"

Gittikleri her yerde büyük bir teveccühle karşılandıklarını dile  getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"İnsanlarımıza Türkiye'nin ve şehirlerinin son 17 yılda nereden nereye  geldiğini rakamlarla, videolarla, tablolarla tek tek anlattık. Hamasete,  popülizme asla tevessül etmedik. Hiç kimseye iftira atmadık, kara çalmadık.  Muhalefet, meydanları çamur siyasetiyle yalan, bühtan siyasetiyle kirletirken biz  yaptıklarımızdan ve yapacaklarımızdan bahsettik. Önce milletimize 17 yılın  karnesini gösterdik, sonra desteklerini talep ettik. Önce vatandaşımıza 5 yılın  hesabını verdik, sonra gelecek 5 sene için icazet istedik. Biten yatırımlarımızla  beraber devam eden projelerimizi, bunların ne aşamada olduğunu, ne zaman  biteceğini de insanımıza izah ettik. Şehirlerimize önümüzdeki dönemde hangi  yatırımları kazandıracağımızı yine milletimizle tek tek paylaştık. Biz böyle bir  seçim kampanyası yürütürken muhalefetin neler yaptığını, neyle meşgul olduğunu  sizler de bizzat gördünüz. Biz Sivas'tayken, Rize'deyken, Trabzon'dayken onlar   hala Ankara'da bölücü örgütün uzantılarıyla pazarlık yapıyorlardı. Bu pazarlıkta  kim nerede, kiminle omuz omuza olacak, bunu konuşuyorlardı. Bugün Adıyaman'da da  bunu gördük. Bunları anlamak mümkün değil. Nasıl oluyor da hiçbir zaman bir araya  gelmelerinin mümkün olmayacağı bu siyasi partiler şimdi bir araya geliyor. Burası  çok anlamlı. Düşünün CHP, HDP bir araya geliyor. Fakat açıklayabiliyorlar mı?  Hepsi de inkar ediyor. Artık belgeler elde. Bütün bunlara rağmen yalan yanlış  konuşuyorlar. Biz milletimizle kucaklaşırken onlar Ankara'da hala liste kavgası,  isim, rant kavgası veriyordu. Seçmeni ancak sandık günü iyice yaklaşınca  hatırladılar. Bu dönemi de 3-5 salon toplantısıyla 2-3 gazete röportajıyla  atlatmaya çalışıyorlar."

Erdoğan, Millet İttifakı'nın İstanbul'da doğru dürüst miting  yapmadığını, buna cesaret dahi edemediğini ifade ederek, gittikleri yerlerde  Hatay'da olduğu gibi millete ya da Denizli ve Aydın'daki gibi şahsına hakaret  ettiklerini söyledi.

Hiçbir şey bulamadıklarında da Yeni Zelanda saldırısında olduğu gibi  tüm Müslümanlara hakaret ettiklerini söyleyen Erdoğan, "Türk ve Müslüman düşmanı  bir caninin suçunu bile size, bize ve İslam dünyasına yüklemekten çekinmediler.  51 kişinin şehit edildiği terör eylemi sonrasında 'İslam dünyasından kaynaklanan  terör' demek sadece neonaziler ile Bay Kemal'in aklına geldi. Yeni Zelanda  başbakanının ve halkının gösterdiği empatiyi, dayanışmayı, vicdanlı tavrı  maalesef Bay Kemal gösteremedi. Biz bu süreçte gerçekten kararlı bir duruş  sergiledik."  ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde 15  Mart'ta cuma namazı sırasında iki camiye düzenlenen terör saldırısı ve CHP Genel  Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun söylemlerine ait görüntüleri izletti.

Kılıçdaroğlu'nun saldırı sonrası söylemlerini eleştiren Erdoğan, şöyle  konuştu:

"Bir şey söylememe gerek var mı? Şu adamın söylediğine bak. 'İslam  dünyasından kaynaklanan terör.' diyor. Bu adam bu ülkenin yeri geldiği zaman 'Bu  ülkenin yüzde 99'unu Müslüman.' demiyor mu? Diyor. Peki sen 'İslam dünyasından  kaynaklanan terör.' nasıl dersin? Sen niye çalışıyorsun? Sen bu ülkenin herhalde  Müslüman olduğunu unuttun. Önce kendini bir aynanın karşısına geç, bir gözden  geçir. Sen nesin? Bu ülkede birisinin kalkıp da 'İslam dünyasından kaynaklanan  terör dediği' zaman bizden alacağı cevap bellidir. Sen bir defa kantara çık.  Nesin, ortaya çıksın. Bay Kemal'in ortaya koyduğu adayın da herhalde ondan  farkının olmadığını göreceksiniz. Böyle bir genel başkanın böyle bir adayının  faydası olabilir mi? Burasını Konstantinopol yapmak isteyenlerin aynen bu da  kovasına su taşıyor. Burası Konstantinopol, Allah'ın izniyle olmayacak. Burasının  adı İslambol, bunu böyle bilesiniz. Böyle de yürüyecek."

"Ayasofya'yı cami ismiyle müsemma hale getiririz"

Erdoğan, yakın zamanda katıldığı bir televizyon programında Ayasofya  ile ilgili ücretsiz giriş konusunda değerlendirmelerde bulunduğunu anımsatarak,  şöyle devam etti:

"Dediler ki Ayasofya ile ilgili olarak, hala ücretli olarak mı  girilecek?' Ben de kendilerine dedim ki... Hayır Ayasofya'ya girişi ücretsiz hale  getirebiliriz. Ve sadece ücretsiz hale getirmek değil. Seçimlerden sonra  Ayasofya'yı tekrar aslına rücu ettiririz. Bu ne demektir? Yani Ayasofya'yı müze  olmaktan çıkarıp Ayasofya'yı cami ismiyle müsemma hale getiririz. Şimdi, Trump  Kudüs'ü kalkıyor başkent ilan ediyor. Öyle mi? Golan Tepeleri'ni işgalci İsrail'e  çekiyor öyle mi? Siz de Türkiye'den bir cevap alacaksınız tabii... Alacaksınız.  Biz şu anda her şeyden önce İslam İşbirliği Teşkilatı'nın dönem başkanı olarak  bunlara bir cevap vermemiz gerekmiyor mu? Biz de şimdi mesuliyetimizin gereği  olan bu cevabı verdik, veriyoruz ve vereceğiz. Onun için 31 Mart bir beka  meselesidir. Bunu böyle biliniz. Onun için çok çalışacağız. Hele hele Ankara,  İstanbul, İzmir buralar bizim için büyük önem arz ediyor."

"Trabzonluluk"

Erdoğan, CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem  İmamoğlu hakkında "Trabzonluluk" üzerinden kampanya yapıldığını ifade ederek,  "Bunun istismarını yapanlar var. Ben de diyorum ki, bakın bu akşam burada 3 bakan  konuştu. Bunların içinde içişleri bakanı var, Trabzonlu. hazine ve maliye var,  Trabzonlu. Sanayi ve teknoloji var, Trabzonlu. Bir de grup başkanvekili var, o da  Trabzonlu. İl başkanım o da Trabzonlu. Bunlar bizim uşaklarımız değil mi? Bunlara  en güzel cevabı inşallah pazar günü sandıkta verelim. Yalan yanlış konuşanlar  bunu görsün. Evelallah ben hemşehrilerime güveniyorum. Zaten Cumhurbaşkanınız da  Rizeli. El ele vereceğiz, bu işi bitireceğiz." diye konuştu.

Yeni Zelanda'daki son terör eyleminin sıradan bir hadise olmadığına  vurgu yapan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bizim için bölücü örgütün, DEAŞ'ın saldırıları kadar hayati bir  meseledir. Bu sorun muhalefetin yaptığı gibi kınama mesajıyla, birkaç utangaç  telin cümlesiyle geçiştirilemeyecek kadar önemlidir. Bizim yurt dışında 6,5  milyon civarında vatandaşımız var. Trabzon dahil, her ilimizden dünyanın 195  ülkesinde kendilerine hayat kuran bizim gurbetçilerimiz var. Yurt dışında okuyan,  hocalık yapan, yatırım yapan, rızkının peşinde koşan 100 binlerce insanımız,  işçimiz, gencimiz, kamu görevlimiz var. Bu tehlikeli gidiş eninde sonunda okları  onlara da çevirecektir. Neo-nazi terörü en çok bu kardeşlerimizin can  güvenliğini, mal güvenliğini, hak ve hürriyetlerini tehdit ediyor. Bunun için  herkes boşverse de biz boş veremeyiz. Herkes sessiz, tepkisiz kalsa da biz sessiz  kalamayız. Herkes görmezden, duymazdan gelse de biz görmezden gelemeyiz. Varsın  İslam düşmanları rahatsız olsun. Varsın Batılı siyasetçiler gerçekleri işitmek  istemesin. Netanyahu'nun kendisinin, oğlunun açıklamalarını duymadınız mı?  Bunları duymayacak mıyız?"

"Suriye'nin toprağını İsrail'e peşkeş çekiyorsun"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika'nın Golan Tepeleri kararına ilişkin de  şunları söyledi:

"Ayın 9'unda seçim var. Seçim var diye Netanyahu'yu Trump Amerika'ya  çağırıyor. Orada Golan Tepeleri'yle ilgili imza atıyor. Sen kimin arazisini  kalkıp da orada hemen bir imzayla Netanyahu'ya veriyorsun? 1967 BM kararı var.  BM'nin kararında buranın tamamıyla Suriye'ye ait olduğu söylenirken, sen nasıl  oluyor da bunu İsrail'e peşkeş çekiyorsun? Böyle bir yetkin, hakkın yok. Nitekim  AB bunu kabul etmiyor, İslam İşbirliği Teşkilatı olarak bizler etmiyoruz, Rusya  kabul etmiyor, Çin kabul etmiyor, BM Güvenlik Konseyi'nden böyle bir şey çıkarman  mümkün değil. Ali kıran başkesen... Var mı böyle bir şey? Biz hangi dünyada  yaşıyoruz? Hakkı haykırmak, hakikatleri cesaretle dillendirmek bizim  görevimizdir: Nasıl 82 milyonun üzerine titriyorsak, yurt dışındaki 6,5 milyon  kardeşimize sahip çıkmak boynumuz borcudur. Nasıl işgalcilere karşı Kudüs'ün  hakkını savunuyorsak, neo-nazi terörüne karşı insanımızın hakkını, hukukunu  savunmak da bizim görevimizdir. Muhalefet anlamasa da Bay Kemal ırkçıların  ağzıyla konuşsa da bu meseleyi sonuna kadar takip edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra HDP Eş Genel Başkanı Sezai  Temelli'nin yerel seçimlere dair söylemlerinin yer aldığı videoyu izleterek,  "Sizlere soruyorum. Tüm Türkiye'ye, dünyaya sesleniyorum. Türkiye'de Kürdistan  diye bir bölge var mı? Türkiye'de Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, Karadeniz,  Akdeniz, İç Anadolu, Ege, Marmara var. Ama Kürdistan diye bir bölge Türkiye'de  yok. Ey Sezai, eğer sen böyle bir yer arıyorsan. Irak'ın kuzeyinde var, defol  ortaya git. Bu adam aynı zamanda Kürt değil." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli'nin Kürtleri istismar ettiğini  ve onların üzerinden prim yapmaya çalıştığını söyledi.

Bu oyunu Trabzonlu hemşehrilerinin bozacağını aktaran Erdoğan,  "Beraber bozacağız. 'Çünkü Doğu'da kazanacağız, Batı'da AK Parti ve MHP'ye  kaybettireceğiz.' diyor. Yahu sanki Türkiye'de bütün seçmenlerin iradesi bununu  elinde. İstanbul'da 3 milyon Kürt kardeşimiz var. Onların oylarının hepsi   İmamoğlu'na gidecekmiş, böyle bir şeyi kabul ediyor musunuz? Öyleyse Kürt  kardeşlerimizle el ele verip, Pazar günü bir Osmanlı tokadını bunlara  yapıştırmamız lazım. Gayretimiz çok önemli. Kardeşlerim biz sadece Kudüs,  Türkistan, Balkanlar, Afrika'nın imdadına koşmuyoruz, aynı zamanda 81  vilayetimizin her birine, 82 milyonun her bir ferdine de sahip çıkıyoruz." diye  konuştu.

"Türkiye'de 600'e yakın baraj yaptık"

Şehirleri yatırımlarla, bir birinden önemli eserlerle adeta ilmek  ilmek dokuduklarını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yollar, tüneller, hastaneler, banliyö hatlarıyla insanımızın hayatını  kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Onun için ne diyoruz? Önce millet, önce memleket  diyerek, gece gündüz koşturuyoruz. Niye biliyor musunuz? Biz Türkiye'de 600'e  yakın baraj yaptık. Adam kalktı diyor ki 'Hatay'a gittim, belediye başkanına  sordum, Burada baraj var mı?' Bakınız  bu adamın hayatı yalan. Akşam yalan, sabah  yalan. Buyurun ben size delillerle konuşuyorum. Hatay'daki barajları bizzat  sizlere tevsik ediyorum. Ama bu adam utanmıyor, yalanı bu kadar kolay kullanan  birisi yok. Şimdi bir tanesini İstanbul'a adaya gösteriyor. O da herhalde  eğitimini almıştır. Yalan malan her şey var. Kardeşlerim, çok ciddi bir yola  gidiyoruz, sıradan bir yol değil. Burası İstanbul. Bir ilçe değil, İstanbul'da  büyükşehir belediye başkanlığı yapmak her babayiğidin karı değil. Belediye  başkanlığım döneminde deniz otobüslerinde genel müdürlük yapan, daha sonra  ulaştırma bakanlığı yapan, daha sonra başbakanlık, daha sonra meclis başkanlığı  yapan Binali Yıldırım kardeşimizi layık gördüğümüz için İstanbul'a belediye  başkan adayı yaptık. Çünkü İstanbul bir ilçe belediyesi değil, bu bakımdan buraya  gelecek bir belediye başkanıyla bizim İstanbul'u ayağa kaldırmamız lazım. Çünkü  İstanbul sevdamızın adıdır. Türkiye sevdamızın adıdır. İstanbul aşkımızın  timsalidir. Trabzon bizim göz bebeğimizdir. Tıpkı şarkımızda olduğu gibi  bizimkisi bir aşk hikayesidir. Biz, duasını bizden hiçbir zaman esirgemeyen  milletimize aşığız. Biz, her seçimde bu davaya eşsiz zaferler yaşatan bu  insanımıza aşığız."

Erdoğan, HDP'nin işinin gücünün hala heykel dikmek olduğunu dile  getirerek, "Kimin heykelini dikeceklermiş? Terörist başının heykelini  dikeceklermiş. Sırtını nereye dayamış? Sırtını PYD, YPG ve PKK'ya dayamış. Biz de  kendimizi milletimize ve Allah'ımıza dayadık, farkımız bu. '1 Temmuz'a kadar  terörle mücadele yasasını kaldırmazsanız, savaş kapıdadır' diyor. 1 Temmuz geldi  geçti neredesiniz? Sizi Cudi'de inlerinizde vurduk. Gabar'da vurduk, Tendürek'te  vurduk, Kandil'de vuruyoruz ve vurmaya devam edeceğiz. Milletimizin huzurunu  bozamayacaksınız, bizi bölemeyeceksiniz. 25 yıldır şahsımı bağrına basan bu güzel  şehre, İstanbul'a biz aşığız, bu aşkımızı da asla ortadan kaldıramayacaksınız.  'Mesele vatansa gerisi teferruattır' diyen Karadenizli uşaklara biz aşığız. Biz  her karışı aziz şehitlerimizin kanlarıyla mühürlenmiş bu vatana aşığız. Size ve  İstanbul'a olan aşkımızı da icraatlarımızla ispat ediyoruz. Sizlerin desteği ve  duası sayesinde." ifadelerini kullandı.

"İnşallah Trabzon'u raylı sistemle tanıştırıyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Trabzon'a, İstanbul'a olan aşkımızı da  icraatlarımızla ispat ediyoruz." diyerek, vatandaşların desteği ve duası  sayesinde son 17 yılda birçok başarıya imza attıklarını söyledi.

"İstanbul'a yaptığımız toplam yatırım ne biliyor musunuz? 255  katrilyon İstanbul'a yatırım yaptık. Aynı dönemde Trabzon'a ne yaptık biliyor  musunuz? 30 katrilyon Trabzon'a yatırım gerçekleştirdik." ifadelerini kullanan  Erdoğan, Trabzon'da ulaşımda 73 kilometreden devraldıkları bölünmüş yol  uzunluğunu 152 kilometre ilaveyle, 225 kilometreye çıkardıklarını anlattı.

Erdoğan, yaklaşık 3 kilometre uzunluğundaki Maçka Tüneli'ni, Sukenarı  Tüneli'ni, Kiremitli Tüneli'ni tamamladıklarını, Zigana Tüneli'ni de bu yıl  içinde bitireceklerini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"İnşallah Trabzon'u raylı sistemle tanıştırıyoruz. Trabzon-Erzincan  arasında hızlı tren projemizi hayata geçirerek Trabzon'u da hızlı tren ağına  ekleyeceğiz. Trabzon Havalimanı'mızı son 17 yılda yaptığımız yatırımlarla  modernize ederek büyüktük, yeni bir terminal binasını da yaptık. İkinci devlet  üniversite olarak Trabzon'umuza Trabzon Üniversitesi'ni kazandırdık. Trabzon  yıllardır hasretini çektiği 41 bin seyirci kapasiteli Şenol Güneş Stadyumu'nu  Trabzonluların istifadesine sunduk. 900 yataklı Trabzon Şehir Hastanemizin ihale  süreci yapımı devam ediyor. 

Aynı şekilde İstanbul'da da tarihinin en büyük yatırım hamlesini  gerçekleştirdik. Atalarımızın hayali olan asrın projesi Marmaray'ı hayata  geçirdik. Avrasya Tüneli ile iki kıtayı birbiriyle denizin altından buluşturduk.  İstanbul'un Ankara, Eskişehir, Konya, Bilecik, Kocaeli ve Sakarya ile olan  bağlantılarını Yüksek Hızlı Tren ile sağladık. Dünyanın en büyüklerinden olacak  İstanbul Havalimanı'nın ilk etabını 29 Ekim'de hizmete açtık. Ne diyor '17 yılda  ne yaptınız?' Eline, diline dursun. Daha ne yapacağız? Hala devam ediyoruz,  istesen de istemesen de biz yapmaya devam edeceğiz. Bizim sevdamız var. Şimdi üç  katlı Büyük İstanbul Tüneli'ni gelecek yıllarda hayata geçireceğiz." 

"Gebze-Halkalı Banliyö Hattı'nı 4 milyon İstanbullu kullandı"

Hizmete alınan Gebze-Halkalı Banliyö Hattı ile İstanbul'un raylı  sistem uzunluğunu 233 kilometreye yükselttiklerini dile getiren Erdoğan, bugüne  kadar 4 milyonun üzerinde İstanbullunun bu hattı kullandığına dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu ile Avrupa yakaları arasında seyahat  etmenin böylece daha da kolaylaştığını vurgulayarak, "CHP'li belediyeler  İstanbulluyu günlerce çöp, çukur, çamura boğdu. Biz ise İstanbul'un güzelliğine  güzellik katıyoruz." dedi.  

Başakşehir, Hoşdere, Baruthane, Çırpıcı millet bahçelerini ve  Kayaşehir Millet Bahçesi'nin birinci etabını İstanbul'a kazandırdıklarını ifade  eden Erdoğan, Atatürk Havalimanı, Ayazma, Pendik, Küçükçekmece, Halkalı,  Zeytinburnu Beştelsiz, Yıldız Teknik Üniversitesi, Esenler 15 Temmuz millet  bahçelerinin ve Kayaşehir Millet Bahçesi'nin kalan etaplarıyla ilgili sürecin de  devam ettiğini aktardı.

"11 hastanenin yapımı devam ediyor"

Erdoğan, sağlıkta 2 bin 682 yataklı Başakşehir İkitelli Şehir  Hastanesi'ni gelecek yıl hizmete alacaklarını, Sancaktepe Şehir Hastanesi'nin ise  şu anda ihale aşamasında olduğunu hatırlatarak, "Toplamda 7 bin 589 yatak  kapasiteli 11 hastanenin yapımı devam ediyor. Arife tarif gerekmez. Sizler bu  yatırımların, eserlerin, projelerin zaten bizatihi içindesiniz. İstanbul'dan  Trabzon'a her gidişinizde ilçelerimizi, köylerimizi ziyaret ettiğinizde zaten  şehrimizin ne kadar geliştiğini görüyorsunuz. Trabzon ile beraber tüm  Karadeniz'in nereden nereye geldiğine şahitlik ediyorsunuz. Muhalefetin hayalini  dahi kuramadığı Ordu-Giresun Havalimanı gibi dev eserlerin nasıl gerçeğe  dönüştüğünü, sizler çok yakından biliyorsunuz. Muhalefetin ufkunun bile  yetişemediği Ovit Tüneli gibi projelerin nasıl gerçeğe dönüştüğünü, bizzat  tecrübe ediyorsunuz. 17 yıl öncesinin Trabzon'u, 25 yıl öncesinin İstanbul'u ile  2019'un Trabzon'u, 2019 İstanbul'u arasındaki fark aşikardır. İnşallah daha çok  çalışacağız, inşallah çok daha güzel eserler ortaya getireceğiz." ifadelerini  kullandı.

Yarın, Düzce, Bolu, Uşak'ta miting gerçekleştireceğini kaydeden  Erdoğan, "Bu saate kadar beklediniz, kaldınız. Hakkınızı bize tekrar helal edin.  Diyorum ki şu 4 gün içerisinde durmak yok, yola devam. Allah yar ve yardımcımız  olsun." diyerek sözlerini tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan salona "Bizimkisi bir aşk hikayesi" adlı  şarkıyla girdi. Erdoğan, şarkıyı vatandaşlarla birlikte söyledi.

Erdoğan’ın Ayasofya ile ilgili sözleri salondaki vatandaşlar  tarafından ayakta alkışlandı.

Etkinlikte, Yeni Zelanda’daki terör saldırısına ait görüntüler  izletilirken, salondakiler ıslık ve yuhalamalarla saldırıyı protesto etti.

Programın sonunda, Trabzon Dernekleri Federasyonu Başkanı İsmail  Şatıroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bir tablo takdim etti.

ETİKETLER