Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu davanın saflarında yer alamazlar

AA |  26 Mart 2019 Salı - 18:25 | Son Güncelleme : 26 03 2019 - 22:12

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisince Adıyaman'da düzenlenen mitingde halka hitap etti.


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep  Tayyip Erdoğan, "Bizim trenden inenler bir daha bu trene binemeyecekler. Bu  davaya ihanet edenler artık bu davanın saflarında yer alamazlar." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisince Emniyet Müdürlüğü yanında düzenlenen  mitingde halka hitap etti.

Sözlerine Adıyaman'ı ve ilçelerini selamlayarak başlayan Erdoğan,  "Muhabbeti meydanlara sığmayan sevdası" için Adıyamanlılara teşekkür etti.  Sadece meydanda 35 bin kişi olduğunu belirten Erdoğan, "Demek ki  Adıyaman yine kararını verdi. Kararlı mıyız, 31 Mart akşamı inşallah yeniden bir  tarih yazıyor muyuz, birilerine rağmen yazıyor muyuz?" diye konuştu.

Erdoğan, 9 ay önce Adıyamanlılarla yine bu meydanda 24 Haziran  seçimleri için ahitleştiklerini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Rabbim hepinizden razı olsun. Siz bizi mahcup etmediniz. Bu davayı  tümsekte koymadınız, öksüz, garip, boynu bükük bırakmadınız. Yine rekor bir oy  oranıyla bu kardeşinize partinize sahip çıktınız. Yüzde 67,4 ile şahsıma, 'durmak  yok, Cumhurbaşkanlığında göreve devam' dediniz. Yüzde 55,1 ile milletin  partisini, partinizi zirveye taşıdınız. Türkiye'nin sendelemesini, tökezlemesini  özellikle bekleyenlere Adıyamanlılar olarak sandıkta unutamayacakları bir ders  verdiniz. Adıyaman'ın ahdine vefalı olduğunu, sözüne sadık olduğunu cümle aleme  gösterdiniz. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Rabbime bana sizin gibi  dostlar, yol arkadaşları nasip ettiği için hamdediyorum."

Şimdi önlerinde yeni bir imtihan bulunduğunu, 4 gün sonra seçim  yapılacağını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"İnşallah 4 gün sonra sandıklara gidecek oylarımızı kullanacağız.  Oylarımızla bir kez daha ülkemizin, şehrimizin geleceğini tayin edeceğiz.  Belediye başkanlarımızı, meclis üyelerimizi, muhtarlarımızı seçmenin yanında çok  daha kritik kararlar vereceğiz. Adıyaman'ın Cumhuriyetimizin yüzüncü yılını nasıl  karşılayacağını da tayin edeceğiz. Şunu hiçbir zaman unutmayın kardeşlerim.  Sandık bizim namusumuzdur. Sandık, milli iradenin, aşılmaz, sarsılmaz, yıkılmaz  kalesidir. Sandık, milletimizin bedel ödeyerek, mücadeleler vererek elde ettiği  çok önemli bir kazanımdır. Serbest seçimler insanımızın CHP'nin faşist, baskıcı  zihniyetinden söke söke aldığı bir haktır. Bakmayın CHP'nin 'bu ülkeye  demokrasiyi biz getirdik' demesine, hak ve özgürlük mücadelesinin sandıkta  başarıya ulaşmasında merhum Menderes'in, Hasan Polatkan'ın, Fatin Rüştü Zorlu'nun  hakkı vardır. O sandıkta Mamak'ta tek tek tırnakları sökülen koç yiğitlerin  çığlığı vardır."

"Meşru olmayan yollara tevessül ediyorlarmış"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilerin tezahüratları üzerine ise şunları  söyledi:

"Seçimden sonra, inşallah Kahta gene rekor, ondan sonra biz  Kahta'dayız. Sincik var, Samsat var. Ama bir şeyler duyuyorum. Besni bize kırgın  mı, var mı öyle bir şey? Bir şeyler yapıyorlarmış. Meşru olmayan yollara tevessül  ediyorlarmış. Bak şunu söyleyeyim, şunu bilin, bizim trenden inenler bir daha bu  trene binemeyecekler. Bu davaya ihanet edenler artık bu davanın saflarında yer  alamazlar. Zira şurada on binler ne için duruyor, neyin mücadelesini veriyor?  Kendi makam, mevkisi için affedersin bu davayı satanlara kusura bakmasınlar, biz  Bay Kemal gibi koltuğa yerleşip, ondan sonra oradan saf dağıtanlardan değiliz.  Biraz sonra bazı şeyleri izleteceğim sizlere. Kardeşlerim, buralara durup  dururken gelmedik. Gökten zembille de buralara inmedik. Tırnaklarımızla kazıya  kazıya buralara geldik. Eğer benim milletim bugün Adıyaman'ın tüm ilçelerinde,  beldelerinde bu kardeşine sahip çıkıyorsa, bu evladına sahip çıkıyorsa, bunun bir  sebebi var. Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik."

CHP'nin ülkede zerre kadar emeği, hizmeti olmadığını vurgulayan  Erdoğan, "Hak ve özgürlük mücadelesinde aynı şekilde. Cuntacıların güya adaleti  tesis için bir sağdan bir soldan astığı delikanlıların bunlarda vebali var. Bunun  hesabını verecekler. O sandıkta daha 22 yaşında körpe fidanken darbecilerin  darağacına gönderdiği şehit Mustafa Pehlivanoğlu'nun ana hasreti var. O sandıkta  ömrünü memleketine hizmete adayan rahmetli Özal'ın, rahmetli Türkeş'in, rahmetli  Erbakan Hocamızın emeği var. O sandıkta 28 Şubat döneminde milli iradeye leke  sürdürmeyen Muhsin Yazıcıoğlu kardeşimin cesareti var. O sandıkta başörtüsünden  dolayı üniversite kapılarından çevrilen kızlarımızın gözyaşı var." ifadelerini  kullandı.

 
 

Erdoğan, konuşması sırasında geçmişteki başörtüsü yasağına değinerek,  "Bu Bay Kemal'de utanma yok. Geçen 'Başörtüsü sorununu biz çözdük' diyor. 'Ben  çözdüm' diyor. Ya sen neyi çözdün? Affedersiniz ikna odalarının sorumlusu olan  kadın, İstanbul Üniversitesinde rektör yardımcısıydı, senin partinin milletvekili  oldu. Sen kimi aldatıyorsun? O ikna odalarının sorumlusuydu. Kızlarımızın  başörtüsüyle o kadın bizzat oynadı. Sen kimi aldatıyorsun?  Artık üniversitelerde  böyle bir sorunumuz var mı? Okullarımızda böyle bir sorunumuz var mı? Devlette  böyle bir sorunumuz var mı? Çalışacaksınız, başaracaksınız. İnşallah o makamlara  siz geleceksiniz. Onun için ha gayret. Çünkü unutmayın bir kere azmettiniz mi  ondan sonra tevekkül edin evelallah neticeye git." diye konuştu.

"Bu korkaktır, ürkektir, bundan bir şey olmaz"

Seçim sandığında bir asır önce Samsun'da istiklal meşalesini ateşleyen  Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ufku, Anadolu'yu dolaşan Mehmet Akif Ersoy'un  gayreti bulunduğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"O sandıkta 104 sene önce Çanakkale'ye koşan 15'lilerin, ne demek  15'li biliyor musunuz, 15 yaşındaki gençler, fidan, fidan, bunlar tıbbiyeli  öğrenciler, gönül coğrafyamızdan yüzbinlerce şehidin fedakarlığı var. O sandıkta  15 Temmuz gecesi birileri tankların arasından kaçarken, kimdi o? Bay Kemal. Saat  23.15 Atatürk Havalimanı'na iniyor ve Feto'cular alıyor onu, tankların arasından  geçiriyor, Bakırköy Belediyesi'ne gönderiyor. 01.15'te de ben iniyorum ve bana  diyorlar ki 'Buradan işte 2 saat kadar önce Bay Kemal geçti.' Hayırlı olsun. Ama  bu adam ne diyordu? Diyordu ki 'Darbe yapılırsa tankların önüne önce ben  çıkarım.' Bu var ya bu korkaktır, ürkektir, bundan bir şey olmaz. Ama ne yazık ki  benim CHP'ye gönül veren kardeşlerim bu adamın peşine nasıl takılıyorlar anlamak  mümkün değil. Ve o çıplak elleriyle darbecilere meydan okuyan kahramanların  mücadelesi var. O sandıkta azgın azınlığın her türlü provokasyonuna rağmen, meşru  zeminden ayrılmayan sessiz çoğunluğun basireti var."

"O alçak, vicdansız Sisi ile bir araya geldiler"

Erdoğan, 31 Mart'ta herkesin böyle bir sorumlulukla hareket edeceğini,  omuzlardaki bu ağır yükün bilinciyle sandıklara gideceğini belirterek, şunları  kaydetti:

"Hafife almayacağız işi. Adıyaman sadece burası değil. İstanbul'da  Adıyamanlı yok mu? İstanbul'daki Adıyamanlı hemşehrilerimizi, akrabalarımızı  arayıp diyeceksiniz ki 'Bak İstanbul'da bizim havalimanımızdan yollarımıza kadar  emeği olan Binali Yıldırım kardeşimizi destekleyin.' Bunu söylemeniz lazım.  Ankara'da Adıyamanlı kardeşlerim için orada da 'Mehmet Özhaseki kardeşimizi  destekleyin' dememiz lazım. 'İzmir'de Nihat Zeybekci kardeşimizi destekleyin'  dememiz lazım. Çünkü bunlara 31 Mart'ta bir Osmanlı tokadını sandıkta atmamız  lazım. Çünkü 31 Mart'ta evlatlarımızın ellerinden tutacak, bizden öncekilere  minnet borcumuzu ödemek üzere hep beraber sandıklara koşacağız. İnşallah 82  milyon olarak o sandığın hakkını verecek, rekor oy oranlarıyla hep birlikte  demokrasimize sahip çıkacağız.

Unutmayın 9 kişinin idam edildiği gün darbecilerin elini sıkmak için  kuyruğa giren Avrupa'nın ikiyüzlü siyasetçilerine bir kez daha Türk demokrasisinin gücünü göstereceğiz. Unutmayın Mısır'da ne yaptı? 9 genci idam  ettiler. İdam AB'de yasak. Sonra ne oldu? O alçak, vicdansız Sisi ile bir araya  geldiler."

"Türk milletinin iradesine ipotek koymaya çalışan alçaklar"

Erdoğan, bundan dolayı 31 Mart'ın önemli olduğuna işaret ederek, şöyle  konuştu:

"Her fırsatta Türkiye'ye hak, hukuk dersi vermeye yeltenen terör  sevicilere o sandıkta yine hadlerini bildirmeye hazır mıyız? Bizi merhum  Menderes'in akıbetiyle korkutabileceğini zanneden vesayetçilere o sandıkta hep  birlikte 'Yeter söz de karar da milletindir' diyecek miyiz? Pensilvanya'dan,  Kandil'den, Avrupa'dan Türk milletinin iradesine ipotek koymaya çalışan alçaklara  sandıkta esaslı bir ders verecek miyiz?

İstanbul'un ortasında ezanımıza edepsizlik eden marjinallere,  kongrelerinde bayrağımızı asmayan bölücülere, İstiklal Marşımızı okumaktan utanan  CHP'li gafillere sandıkta gereken dersi verecek miyiz?"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bunu da kabul etmeyeceğini  belirten Erdoğan, "İspat ederim. O da var burada, hepsi kayıtlarda. CHP'nin  Adalar Belediye Başkan adayı. Bay Kemal de orada, diğerleri de orada. Onlar  İstiklal Marşı okuyor ama adayı orada İstiklal Marşı'nı okumadı." dedi.

16 bin 500 kilometre öteden tehditler savuran katillerden, 82 milyon  olarak seçim sandığında hep birlikte gereken hesabı soracaklarını vurgulayan  Erdoğan, Adıyamanlıların 31 Mart'ta sandığa, demokrasiye sahip çıkmasını istedi.

Erdoğan, 31 Mart sonuçlarının şimdiden hayırlı olması dileğinde  bulunarak, "Milletin iradesi için darağacında can veren yiğitlerin ruhu şad  olsun." diye konuştu.

Seçim çalışmaları

Son 26 günde Adıyaman ile beraber 56 il ve 24 ilçeyi ziyaret ettiğini  aktaran Erdoğan, soğuk sıcak, kar tipi demeden, ayaza, yağmura aldırmadan, iller  ve vatandaşlar arasında ayrım yapmadan, tüm Türkiye'yi dolaştıklarını belirtti.

Bir taraftan biten projelerin açılışını yaptıklarını diğer taraftan  ülkenin güvenliği, ekonomisi, dış politikasıyla ilgili meseleleri takip  ettiklerini vurgulayan Erdoğan, bu akşam İstanbul'un en büyük spor salonunda  düzenlenen Trabzonlular gecesine katılacağını bildirdi.

Erdoğan, gittikleri her yerde kardeşliği yücelttiklerini, buruk  gönülleri, kırık kalpleri tamir etmeye çalıştıklarını, milletle yüz yüze hasbihal  ederken aynı zamanda onların taleplerini, eleştirilerini, mesajlarını,  beklentilerini tek tek not aldıklarını, emekliler, işçiler, işverenler ve evine  helal rızk götürmek için güneşle beraber dükkanını açan esnafla dertleştiklerini,  teşkilatlar, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla istişareler yaptıklarını  kaydetti.

"Şunu unutmayın, sizi üzen bizi üzmüş demektir. Sizi üzen beni üzmüş  demektir. Sizin gönlünüzü kıran bizi yaralamış demektir. Sizi hürmetsizlik eden  bize, milli iradeye hürmetsizlik yapıyor demektir. Çünkü bu dava milletin  davasıdır, millete hizmet davasıdır." diyen Erdoğan, bugüne kadar milletin  rotası, çizdiği istikamet dışında asla başka yollara sapmadıklarını, bundan sonra  da sapmayacaklarını vurguladı.Erdoğan, başkaları gibi Adıyaman'ın yolunu sadece seçimden seçime  hatırlayanlardan olmadıklarını belirterek, son 10 yılda 8 kez Adıyaman'a gelerek  vatandaşlara kulak verdiğini, mitingler yaptığını, toplu açılış törenleriyle  şehre kazandırılan eserlerin gururunu Adıyamanlı vatandaşlarla birlikte  yaşadığını anlattı.

"Bu ten bu canda olduğu müddetçe rotamızı siz çizeceksiniz"

Türkiye'yi bugünkü başarılarına vatandaşların destekleriyle  taşıdıklarının altını çizen Erdoğan, vatandaşların muhabbeti, kadirşinaslığı ve  hayır dualarından daha büyük bir mutluluk tanımadığını dile getirdi.

Dün 9 genç kızdan bir mektup aldığını, bu kızların 56 hatmi şerif  indirdiğini, 150 civarında Yasin-i Şerif'i kendisi için okuduğunu anlatan  Erdoğan, "Bu nedir? Bu dertli olmak değil mi? Bu bir aşk, heyecan. Ne yapıyor,  Cumhurbaşkanı'nı manen teşvik ediyor. Elhamdülillah, sizin isteklerinizi biz  emir, talimat telakki ederiz. Boynumuzun borcu bilip ona göre davranmayı  sürdürürüz. Adıyamanlı, Manisalı, İstanbullu, Ankaralı, Artvinli kardeşlerim  müsterih olsun. Bize 17 yıldır Türkiye'ye hizmet etme, bu millete hizmetkar olma  onurunu tattıran 82 milyonun her bir ferdi gönlünü ferah tutsun. Bu ten bu canda  olduğu müddetçe bizim rotamızı siz çizeceksiniz, pusulamızı siz tayin  edeceksiniz." dedi.

Adıyaman'ı sadece aşkla sevmediklerini, bu sevdayı eserlerle,  yatırımlarla da ispat ettiklerini söyleyen Erdoğan, buna rağmen CHP Genel Başkanı  Kemal Kılıçdaroğlu'nun "17 yıldır ne yaptınız?" diye sorduğunu anımsatarak,  Adıyaman'a bugüne kadar yapılan yatırımların yer aldığı videoyu vatandaşlara  izletti.

 

"CHP'ye gönül veren kardeşlerime de sesleniyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziya Paşa'nın "Eşek ölür kalır semeri, insan  ölür kalır eseri" sözüne atıfta bulunarak, şöyle devam etti:

"Bay Kemal, sadece Adıyaman'da yaptıklarımızı dev ekranda  gösteriyorum. Senin bir defa hücrelerine sinmiş, yalan, yalan, yalan, iftira,  iftira, iftira. Bu adamın başka bir meziyeti yok zaten. Şimdi 31 Mart'ta  sandıklardan bir tokat daha yiyecek ama ben CHP'ye gönül veren kardeşlerime de  sesleniyorum; siz bu adamdan kurtulmak istemiyor musunuz? Eğer kurtulmak  istiyorsanız 31 Mart'ta gelin bu kararınızı verin.

Zira bana, aileme iftiralar attı, geldi Mecliste kağıtları salladı.  Dava açtım ve şu anda Yargıtay safhasında. İlk Derece'de davaları ailecek  kazandık. 2,5 milyon. Şimdi Yargıtay bunu onadığı takdirde Bay Kemal'den gelecek  parayı Mehmetçik Vakfına hibe edeceğim. Bu parayı ama Bay Kemal kendisi  veremiyor, yardım sandığı kurdu ve kendi milletvekilleri 5'er bin lira veriyor.  Bu yardım sandığıyla bunu hallediyor. Şimdi ben diğerleri için de aynı yola  başvurdum. Onlar da yardım sandığı kuracak. Bir tane hanımefendi var, ona da 250  bin liralık bir dava açtım. Hangisi olursa olsun, hepsine dava ve gelen parayı da  Mehmetçik Vakfına."

"Halkımız eninde sonunda bu işin hesabını soracak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adıyaman'ın her köşesini eserlerle  donattıklarına dikkati çekerek, "Niye bu yalanları söylüyorsun? Ama bu adam bakar  kör, gözü var görmez, kulağı var duymaz, dili var hakkı söylemez çünkü mühürlü."  şeklinde konuştu.

Esenboğa Havalimanı'nın bugünkü görünümünün, havalimanına giden  yollardaki değişimin, yaptıkları yatırımlar sayesinde olduğuna, İstanbul'daki  Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Marmaray, Avrasya Tüneli ile Osmangazi Köprüsü'nü  yaptıklarına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"İzmir milletvekili bu adam. İzmir milletvekili olduğu halde  yapılanları görmüyor, 'Ne yaptınız' diyor. İnsan utanır. İzmir-Manisa arasında  sadece Sabuncubeli Tüneli bile yeter. İzmir'in suyu yoktu, İzmir'e Gördes  Barajı'nı yaptık ve İzmir'e suyu da biz getirdik ama bir insan nankör oldu mu ona  ne dersen de. İnanıyorum ki halkımız eninde sonunda bu işin hesabını soracak."

Son 17 yılda Adıyaman'a 16 milyar lira yatırım yaptıklarını belirten  Erdoğan, ailelerin sıkıntı yaşamaması için okul kitaplarını ücretsiz  dağıttıklarını, çocukları zararlı alışkanlıkların, terör örgütlerinin pençesine  kaptırmamak için Türkiye'nin dört bir yanını gençlik merkezleriyle, millet  kıraathaneleriyle, spor tesisleriyle donattıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Adıyaman'da sporcu yetiştirme  merkezi, Besni Gençlik Merkezi ile Kahta Spor Kompleksi'nin yapımının, Gölbaşı  Gençlik Merkezi'nin ise ihalesinin devam ettiğini bildirdi.

Besni'ye davet edildiğini belirten Erdoğan, "Besni'de kulağıma  maalesef kirli şeyler, haberler geliyor buna üzüldüm. İnşallah Besni'de, Besnili  kardeşlerim oradaki çevrilen bu çirkin, kirli oyunları sandıkta evelallah  düzeltecek, biz de bu oyunu oynayanlara sandıkta bunun hesabını sizlerle  soracağız." ifadesini kullandı.

Seçime 4 gün kaldığını anımsatan Erdoğan, "Çok çalışacağız çünkü benim  halkımın, benim Besnili kardeşimin iradesi parayla satın alınamaz, onu parayla  satın almaya çalışanlar da bunun hesabını verecek. Ne, nedir bunları biliyoruz.  AK Parti'de yer bulamayan veya AK Parti'den aday olamayanlar malum ya İP'e  gidiyor ya SP'ye gidiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Recep Tayyip Erdoğan, bu kişilerden vatandaşın pazar günü hesabını  soracağını vurgulayarak, çünkü Adıyaman'ın özellikle ilçeleriyle birincilikleri,  ikincilikleri, üçüncülükleri kazanmış bir il olduğunu, yine bunu yapacağını  kaydetti.

300 yataklı Adıyaman Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesini  yatırım programına aldıklarını, yakında da ihalesini yapacaklarını bildiren  Erdoğan, 150 yataklı Adıyaman Devlet Hastanesi ile toplam 17 sağlık tesisinin  proje ve ihale çalışmalarının devam ettiğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, maalesef Samsat ilçesinin ard arda iki deprem  geçirdiğini ve devletin de tüm imkanlarıyla zor günlerinde Samsatlıların yanında  bulunduğunu ifade etti. Birinci etap konutların inşaatının bitmek üzere olduğuna  ve hak sahiplerine teslim edeceklerine değinen Erdoğan, "Samsat'ın tamamen  yıkılan altyapısını yeniden ayağa kaldırma çalışmalarımız hızla devam ediyor.  İkinci etap deprem konutlarının inşaatına da çok yakında başlıyoruz." diye  konuştu.

"Kahta'ya bir hükümet meydanı kazandıracağız"

Besni-Araban-Gaziantep yolunu, Kahta-Narenci-Nizip yolunu ve Besni  şehir geçişini bu yıl tamamlayacaklarını duyuran Erdoğan, sözlerini şöyle  sürdürdü:

"Adıyaman Kuzey Çevre Yolu Projesi çalışmalarını devam ettiriyoruz.  Altınşehir ve otogar civarında projesi biten köprülü kavşak çalışmasını  başlatacağız. Bugün itibarıyla Altınşehir Köprülü Kavşağı'nın ihalesini  gerçekleştiriyoruz. Ayrıca Kahta'ya bir hükümet meydanı kazandıracağız.

Gölbaşı-Adıyaman-Kahta hızlı tren hattı etüd çalışmaları devam ediyor.  Etüd çalışmalarının ardından inşası için gerekli adımları atacağız. Atatürk Baraj  Gölü'ne 30 araç ve 100 yolcu kapasiteli feribotların yanaşabileceği yerler  yapacağız. Adıyaman'da Eğriçay üzerinde Vadi Yaman Projesi'ni hayata geçireceğiz.  Burayı büyük bir millet bahçesi olarak sizin istifadenize sunacağız."

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, sulama projelerinin Adıyaman'ın adeta  hayat damarı olduğunu vurgulayarak, "187 bin dekar araziyi sulayacak Adıyaman'ın  2050 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşılayacak Koçali Barajı'nın inşası  sürüyor. Gömükan Barajı'ndan 73 bin dekar zirai arazinin sulanmasını  sağlayacağız." dedi.

Akçalı 1 ve 2 Barajları ile Çelikhan-Yeşiltepe, Gerger-Çifthisar,  Gölbaşı Çelik-Gölbaşı Balkan ve Pınar Yayla barajlarının inşaatlarının devam  ettiği bilgisini paylaşan Erdoğan, plan ve proje safhasında yer alan 28 sulama  tesisiyle 1 milyon dekar zirai arazinin sulanmasını sağlayacaklarını anlattı.

 
 

"Yönetmeliğini çıkarıp meseleyi kökten çözüme kavuşturacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi bir dedikodu var, tütün. Adıyaman'ın  tarihinde ve ticaretinde çok önemli paya sahip." diyerek, şunları söyledi:

"Bu meseleyi istismar ederek, sizleri aldatmaya çalışanlar olduğunu  duydum. Geçmişte tütünün satışı yasakken, biz kooperatifler aracılığıyla tütünün  değerinden satılabilmesine imkan sağladık. Bunu biz yaptık. Bu konuda herhangi  bir geriye gidiş söz konusu değildir, olmayacaktır, Meclisimizde gerekli yasal  düzenlemeler yapılmıştı, yakında yönetmeliğini çıkarıp bu meseleyi kökten çözüme  kavuşturacağız."

Adıyaman'ın daha önce çok kötü durumda olan bir organize sanayi  bölgesi bulunduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Son 17 yılda Adıyaman'da  Gölbaşı-Besni-Kahta Adıyaman mermer ihtisas organize sanayi bölgelerini, 2  araştırma-geliştirme merkezini faaliyete geçirdik. 5 organize sanayi bölgemizde  şu an 10 bin 530 kişi istihdam ediliyor. İnşallah tüm parsellerde üretime  geçildiğinde bu sayı 16 bin kişiyi aşacak. Organize sanayi bölgelerimizin  tamamını doğal gaza kavuşturuyoruz." ifadelerini kullandı.

Turizme 10 milyar avroluk yatırım

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihi ve doğal güzellikleriyle Adıyaman'ın  adeta bir açık hava müzesi olduğunu dile getirdi.

Şehrin bu güzelliklerini turizme kazandırmak için 10 milyar avroluk  yatırım gerçekleştireceklerini bildiren Erdoğan, panorama ve arkeoloji projesini  de programa aldıklarını, yakında ihalesini yapacaklarını söyledi.

Recep Tayyip Erdoğan, Adıyaman merkezde Kültür Merkezi Projesi'ni  hayata geçireceklerini belirterek, Terre Antik Kenti'nin turizme kazandırılması  için gayret gösterdiklerini ifade etti.

"Bölücülerin siyasi uzantılarıyla pazarlık masasına oturan  muhalefet"

Alandaki vatandaşlara "Biz bunları yaparken, peki CHP'nin başını  çektiği muhalefet ne yaptı?" sorusunu yönelten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Onlar sadece engellemenin, yokuşa sürmenin, yargı kararlarıyla  yatırımlara mani olmanın mücadelesini verdiler. Bu ülkede bunların dikili tek bir  ağaçları olmadığı gibi bir de bizim size hizmet götürmemizi sabote etmeye  kalktılar. Takoz siyasetiyle, esersizlik siyasetiyle, istismar siyasetiyle hep  pürüz çıkardılar. Türkiye'nin demokrasi hamlelerini, ülkemize çağ atlatacak ve  dünyada bizi devler ligine yükseltecek mega projelerimizi sürekli karaladılar,  kötüledir.

Millet, memleket düşmanlarıyla el ele verip, manipülasyonla, yalan ve  iftira kampanyalarıyla daima Türkiye'nin paçasından çektiler. Allah aşkına  yollardan, barajlardan, tünellerden rahatsız olan bir muhalefet dünyanın başka  hangi ülkesinde vardır? Yasakları savunan, darbecilerden medet uman, bir gecede  250 insanımızın kanını döken FETÖ'cü alçaklardan imdat bekleyen bir muhalefet  başka nerede bulunur? 3-5 oy için bölücülerin siyasi uzantılarıyla pazarlık  masasına oturan bir muhalefete başka hangi ülkede rastlanır?"

"Bu küstahlığı Kürt kardeşlerim sineye çeker mi?"

Konuşmasının bu bölümünde alana kurulan ekrandan, HDP Eş Genel Başkanı  Sezai Temelli'nin bir konuşmasını izleten Erdoğan, "Bu adam Kürt değil ama bu  adam ne idüğü belirsiz. Bu adam, benim Kürt kardeşlerimi istismar ederek oradan  rant elde ediyor." ifadesini kullandı.

"Ne diyor, 'Kürdistan.' Türkiye'de Kürdistan diye bir bölge var mı?"  diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de Kürdistan diye bir yer olmadığının  altını çizdi. Erdoğan, "Irak'ın kuzeyinde var. Eğer sen çok seviyorsan defol git  oraya." dedi.

"Siz bu ülkeyi bölemeyeceksiniz, buna gücünüz yetmeyecek." diyen  Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu tehdit dilini, bu küstahlığı benim Kürt kardeşlerim sineye çeker  mi? Bunlar kim oluyor da benim Kürt kardeşlerimin oyunu, CHP'ye, adı İYİ ama  kendisi karışık partiye pazarlayabilir. Bunlar kim oluyor da Anamuhalefet  Partisinin Ankara, İstanbul, İzmir adaylarını bu şekilde tehdit edebiliyor. Buna  rağmen ne CHP'den ne hanımdan ne de Saadet'ten, eş başkanların bu hezeyanlarına  hiçbir tepki yükselmiyor. Hiçbirisi bu eş başkanın tehditlerini, hakaretlerini  üzerine alınmıyor.

Peki, kendi izzeti nefsini dahi korumayan bir muhalefet, bu milletin  haysiyetini, onurunu koruyabilir mi? Terörist başına özgürlük isteyenleri  belediyelere sızdırmaya kalkan bir muhalefet Türkiye'nin beka meselesini  çözebilir mi? Başında bulunduğu partiyi 9 senede Kandil'in, Pensilvanya'nın  maskotuna çeviren bir siyasetçinin bu ülkeye en küçük bir faydası olabilir mi?  Soruyorum size, girdiği 9 seçimin 9'unu da kaybedenlerden Adıyaman'a hayır gelir  mi? Kalp gözü, gönül gözü kapalı olanlardan Türkiye'ye hayır gelmez. Kişisel  çıkarlarını memleketin menfaatinin üstünde tutan bir siyasetçiden partisine de  seçmenine de 82 milyona da hiçbir fayda gelmez. 'Baskı sürsün, yasaklar  kalkmasın' diye uğraşanlara dünyanın hiçbir yerinde demokrat denmez."

 
 

"Siyaset omurga işidir"

Siyasetin vizyon, kapasite ve ufuk meselesi olduğunu işaret eden  Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siyaset omurga işidir, dirayet ve cesaret işidir. Siyaset  tankların arasından kaçıp gidenlerin işi değildir. Siyaset darbecilere alkış  tutanların değil, demokrasiye canı pahasına sahip çıkanların işidir." dedi.

Recep Tayyip Erdoğan, siyasetin, beyaz kefeni giyerek millete hizmet  edenlerin işi olduğunu dile getirerek, böyle bir siyasetçi ve devlet adamı  olmanın gayreti içinde olduklarını söyledi.

"Sizlerin emanetine leke sürdürmemenin çabasındayız." diyen  Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah ömür verdikçe bu milletin hizmetkarı olmaya devam  edeceklerini bildirdi.

31 Mart için Adıyaman'dan güçlü bir destek istediğini belirten  Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandakilerden çok çalışmalarını istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Adıyaman'da bir zamanlar bizimle birlikte yol yürümüş olsa da artık  başkalarının kılıcını çalanlar olduğunu biliyorum. Unutmayın taş yerinde ağırdır.  Hem bu ülkeye ve millete hizmet etmeye talip olup, hem de bu ülkenin ve milletin  yeminli düşmanlarıyla yol yürünemez. Unutmayın terör örgütünün mensuplarıyla el  ele omuz omuza, kol kola yürüyenlerle yol yürünmez. Eğer maksat hizmetse bunun  yeri AK Parti'dir. Çünkü, yaparsa AK Parti yapar. Eğer maksat nefis tatmini ise  böyle bir anlayışın AK Parti'de zaten yeri yoktur."

ETİKETLER