Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hiçbir bağlayıcılığı yok

AA |  16 Mart 2019 Cumartesi - 21:08 | Son Güncelleme : 17 03 2019 - 1:18

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Samsun Buluşması'nda konuştu. Erdoğan yaptığı açıklamada, "Avrupa Parlementosu hangi kararı alırsa alsın hiçbir bağlayıcılığı yok" ifadelerini kullandı.


Sinan Erdem Spor Salonu'nda gerçekleştirilen "Büyük Samsunlular  Buluşması"ndaki konuşmasına, "Buradan Kuvayı Milliye'nin, milli iradenin şehri  Samsun'un tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki, köylerindeki, kardeşlerimi  selamlıyorum. Orhan Gencebay'ın ifadesiyle 'Cennet gözlü, tatlı dilli Samsunlu'  kardeşlerime en kalbi sevgilerimi gönderiyorum." diye başlayan Erdoğan,  cumhurbaşkanlığı döneminde 6 kez Samsun'a gittiğini anımsattı.

Kentte, her defasında büyük bir sevgi ve muhabbetle karşılaştığını  dile getiren Erdoğan, "31 Mart için Samsun'dan bir kez daha söz aldık. Buradan  sizlerin vasıtasıyla her ziyarette şahsımı bağrına basan Samsunlu kardeşlerime,  hemşehrilerime tekrar teşekkür ediyorum. CHP ve HDP bundan da rahatsız oluyor.  Hiçbir şey bulamamışlar bizim milletimizle buluşmamıza, dertleşmemize tepki  gösteriyorlar." dedi.

Erdoğan, Orhan Gencebay'ın güftesini yaptığı yeni esere dikkati  çekerek, "Hele hele bir bestesi çıkınca ondan sonra sen seyret bunun feveranını.  Çünkü bu eser çok milli ve yerli bir eser. Tabii müsaade ederseniz ben de  kullanırım. Berhudar olun." ifadelerini kullandı.

Samsun'dan Artvin'e, Hatay'dan Hakkari'ye, Şırnak'a kadar 780 bin  kilometrekarelik vatan toprağının bir gergef gibi, kardeş toprağı gibi  dokunmasından rahatsızlık duyanlar olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"82 milyonun her bir ferdini kucaklamamızdan eş başkanlar rahatsızlık  duyuyor. Oyunlarını bozduğumuz ve fitne siyasetine geçit vermediğimiz için bize  saldırıyorlar, mitinglerimize saldırıyorlar. 300-500 kişilik salon  toplantılarıyla seçim dönemini atlatmanın hesabını yapanlar, bizim meydanlara ve  kapalı spor salonlarına sığmayan heyecanımızı bir türlü içlerine sindiremiyorlar.  Oy deposu olarak gördükleri 5-10 ilden başka yol iz bilmeyenler, bizim 81  vilayetimizde kurduğumuz gönül köprülerine tahammül edemiyorlar. Bunu da her  seçimde ısıtıp ısıtıp piyasaya sürdükleri argümanlarla yapıyorlar. 'Taşıma,  bindirilmiş kıta.' diyerek şu dayanışmamıza çamur atıyorlar. 'Kömürcü, makarnacı,  patatesçi' diyerek miting meydanlarına koşan on binlere hakaret ediyorlar. Bugün  Tekirdağ'daydım. Orada 10 binler vardı. Ama dün de beyefendi oradaydı. 'Bunun  dörtte biri anca.' dediler. Şimdi bu onu rahatsız ediyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Cemal Safi'nin "Ey bahri  siyahım şehirler şahım. Seni terk ederken zerre günahım. Varsa, affetmesin  şairler şahım. Miladımsın, miadımsın, sonumsun. Yetmiş dört yıl evvel doğduğum  Samsun. Doğusu batısı al yeşil nehir. Dahili gül kokar sahili yosun. Yetmiş dört  yıl evvel doğduğum şehir. Elli dört yıl hasret kaldığım Samsun." dizelerini  okuyarak, bazılarının millete hakaret etmek yerine Samsun türküsü ve Orhan  Gencebay şarkısı dinleyerek bu muhabbetin kaynağını anlayabileceğini vurguladı.

Erdoğan, şöyle konuştu:

"Nasıl seven sevdiğinden ayrı kalamazsa biz de milletimizden, Samsunlu  kardeşlerimizden ayrı kalamıyoruz. Çünkü biz milletimizi gönülden seviyoruz.  Samsun'u kalpten, yürekten seviyoruz. Her karışı şehir kanlarıyla mühürlenmiş bu  vatanı aşkla seviyoruz. Sevdası millet olmayanlar elbette bizi anlayamazlar.  Kulağını Kandil'den gelecek emirlere dikenler elbette bizim aşkımızın kaynağını  öğrenemezler. Gözü çıkarlarından, menfaatlerinden, Ataşehir'de kurdukları  rezidans düzeninden başkasını görmeyenler, milletimizle aramızdaki gönül  köprüsünü, kalpten kalbe giden o gizli yolu göremezler."

"Gazi Mustafa Kemal'in 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basmasıyla  kurtuluş mücadelemizin ilk adımı atılmış, Sivas ve Erzurum kongreleriyle bu  mücadelenin şiarı, esasları ve hedefi çizilmiştir. 23 Nisan 1920'de Ankara'da  dualarla kuruluşu ilan edilen Büyük Millet Meclisi'yle de Kurtuluş Savaşı'mız ana  karargahına kavuşmuştur. Gazinin ve silah arkadaşlarının önderliğinde yürütülen  istiklal harbimiz, cumhuriyetimizin ilanıyla da kesin ve kalıcı bir zaferle  taçlanmıştır." diyen Erdoğan, yıl dönümlerinin şüphesiz her millet için önem  taşıdığını belirtti.

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Yıl dönümleri bir milletin maziden atiye yolculuğunun köşe  taşlarıdır. Yıl dönümleri sadece bir hafıza tazeleme vesilesi değildir, aynı  zamanda kapsamlı muhasebe, murakabe günleridir. Bilhassa genç kuşaklar  yaşadıkları ülkenin nasıl kurulduğunu, hangi mücadeleler, hangi fedakarlıklar  neticesinde vatan kılındığını, yıl dönümleri münasebetiyle daha iyi anlarlar.  İnşallah biz de 2019 senesini dolu dolu geçirecek, etkinlikler, programlar,  konferanslarla manasına uygun şekilde değerlendirmesini yapacağız. İstikbalimizin  teminatı olan evlatlarımıza bu toprakların hürriyetine nasıl kavuşturulduğunu,  bir kez daha hatırlatacağız. Şerife Bacı'dan Nene Hatun'a, Şahinbey'den  Karayılan'a, Sütçü İmam'dan Mehmet Akif'e kadar canlarıyla, kanlarıyla, destansı  mücadeleleriyle bu vatanı bize emanet eden direniş önderlerini, tekrar saygıyla  yad edeceğiz. Gazi'nin ve silah arkadaşlarının her türlü imkansızlığa rağmen  istiklal harbimizi nasıl zafere taşıdıklarını bir kez daha zihnimize  nakşedeceğiz. Çünkü geçmiş geleceğin pusulasıdır. Maziyi bilmeden Türk milletinin  kimlere meydan okuduğunu, nasıl var olduğunu, nasıl ayakta kaldığını öğrenmeden  özgürlüğümüzün kıymetini de kavrayamayız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy'un "Kıssadan  Hisse" şiirinden alıntı yaparak, "İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif ne diyor?  'Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey! Beş bin senelik kıssa yarım hisse  mi eder? Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü  ederdi?' Evet, bizim de millet olarak bir daha benzer acılar, benzer işgaller  yaşamamamız için tarihten ders çıkarmamız lazım. Bir daha bu ülkenin üzerine  namahrem eli değdirmemek için tarihimizi iyi öğrenmemiz, iyi öğretmemiz  gerekiyor." diye konuştu.

"Bunlar savaş çığırtkanı"

Terör örgütü temsilcilerinin Türkiye'de halen bir şeyler estirme  gayreti içerisinde bulunduğuna vurgu yapan Erdoğan, "Türkiye'nin üzerinde neler  esti neler. Bakıyorsunuz bölücü terör örgütünün adına nam salanlar, ülkeyi  bölmenin gayreti içerisine girenler, bunlar bizim için önem arz ediyor. Şu anda  bölücü terör örgütünün başının, özellikle de heykelini dikme yarışına girenlerle  kol kola olanlar, saf tutanlar, bu ülkede dikkat edin seçime giriyorlar. Ve şimdi  burada bir dörtlü çete söz konusu. CHP'si, HDP'si, sözde İYİ Parti'si, dördüncüsü  de Saadet Partisi. Bunlar, bölücü terör örgütünün başının heykelini dikmek  isteyenler aynı safta birleşiyorlar." dedi.

Erdoğan, HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli'nin "Kürdistan'da oylar  HDP'ye" söylemine ve HDP'lilerin tehdit içeren konuşmalarına değinerek, sözlerini  şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de Kürdistan diye bir bölge var mı? Bizim 7 bölgemiz var.  Güneydoğu Anadolu bölgemiz, Doğu Anadolu bölgemiz, Karadenizimiz, Akdenizimiz,  Orta Anadolu bölgemiz, Egemiz, Marmaramız. Bunun dışında bir bölge söz konusu  değil. Ha, Kürdistan var. Nerede var? Irak'ın kuzeyinde var, çok seviyorsan defol  Kuzey Irak'a git, orada yaşamını sürdür. Sana kimse zorla 'burada kal' demiyor  ama bizim ülkemizi biz size böldürtmeyiz. Bölemezsiniz, buna fırsat vermedik,  vermeyiz. Ne diyor kadın? 'Biz sırtımızı YPG'ye dayadık, PYD'ye dayadık.' Biz  sırtımızı nereye dayadık? Biz sırtımızı milletimize ve Allah'ımıza dayadık,  farkımız bu. Ve ne diyor? '1 Temmuz'a kadar terörle mücadele yasasını  kaldırmazsanız savaş kapıda' diyor. Bunlar savaş çığırtkanı. Ülkede savaş  çığırtkanlığı yapanların yeri tamamen malum, bellidir. Bedelini ödeyecekler.  Bunların takibini biz kesinlikle adım adım yaparız. Nasıl biz bunları Gabar'da,  Cudi'de, Tendürek'te, Kandil'de inlerine girdiysek bundan sonra da aynı şekilde  inlerine gireceğiz."

Terörle mücadele kapsamında çok sayıda teröristin etkisiz hale  getirildiğini aktaran Erdoğan, "Ülkemizin huzuru için ne gerekiyorsa yapacağız.  Bunlara biz bu fırsatı vermeyiz." değerlendirmesini yaptı.

"HDP kiminle omuz omuza, CHP ile. Yanlarında kim var? Sözde İYİ Parti  var, bir de kim var Saadet. Dörtlü bir çete. Gerçekten başımızı iki elimizin  arasına alıp iyi düşünmek durumundayız. Bu gerçekleri görmek durumundayız." diyen  Erdoğan, ikinci bir Türkiye'nin olmadığına işaret etti.

"31 Mart'tan sonra farklı adımları atacağız"

Yeni Zelanda'daki terör saldırısına değinen Erdoğan, "Bir Türkiye var,  ikinci bir Türkiye yok. Bakın Yeni Zelanda'da 49 kişi, 49 Müslüman öldürülüyor,  hedefte neresi var? Türkiye var, bir de bu kardeşiniz var. Utanmadan sıkılmadan  ahlaksız ne diyor? Türkiye'yi Kostantinapol yapacaklarmış. Sen daha çok bu  noktada okursun. Bu Türkiye eski Türkiye değil. Artık farklı bir Türkiye var ama  dert başka. İsrail, Netanyahu'nun oğlu, o da aynı şeyi söylüyor. O da  Kostantinapol, diyor. O da aynısını söylüyor. Biz İstanbul'umuzu asla bunlara  kaptırmayız. Neymiş, Ayasofya'da minareleri kaldıracaklarmış. Bunların hepsi  tahrik ama biz bu oyunlara da gelecek kadar ferasetimizi kaybetmedik. Bizim  onlara vereceğimiz ders çok daha ağır olacak. Sabırla... Şu 31 Mart'ı bir  geçelim. 31 Mart'tan sonra farklı adımları atacağız. Onun için 31 Mart önem  taşıyor." ifadelerini kullandı.

31 Mart'ın aynı zamanda Avrupa Parlamentosu'na da bir cevap olacağına  dikkati çeken Erdoğan, "Karar alıyorlar, Avrupa Parlamentosu hangi kararı alırsa  alsın bunun bir kıymeti harbiyesi yok ki hiçbir bağlayıcılığı yok ki. Avrupa  Parlamentosu şöyle bir karar almış, neymiş; Avrupa Birliği ile ilgili müzakereler  durdurulsun. Durdursanız ne yazar, durdurmasanız ne yazar. Ah, keşke öyle bir  karar alsalar, o kararı bir verseler ama vermezler, veremezler."  değerlendirmesinde bulundu.

"Bize bu ifadeleri kullananlar birer kabile devletidir"

Tarihi bilmek ne kadar önemliyse tarih bilincine ve tarih şuuruna  sahip olmanın da önemli olduğunu anlatan Erdoğan, tarihe şaşı bakılamayacağını,  seçici bir anlayışla yaklaşılamayacağını ifade etti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hele hele tarih ideolojinin at gözlüğünden kesinlikle okunmaz.  Çarpıtılan tarih asla tarih değildir. İşine geldiğini kabul eden, işine gelmeyen  ne varsa hepsini de görmezden gelen bir bakış açısının millete vereceği hiçbir  şey yoktur. Maalesef Türkiye uzun yıllar böyle bir tarih okumasının mağduru  olmuştur. Bunun bedelini ağır ödedi. Kendini 'aydın' diye tanımlayan küçük bir  kesim, kendi kalıplarına, kendi sığ görüşlerine uymayan her hadiseyi yok  saymıştır. Bunlar ısrarla, inatla bu milletin tarihi 1923'den başlatmak gibi bir  yanlışın içine düşmüşlerdir. Bizim tarihimiz 1923'de mi başlıyor? Oysa biz  kurduğu devletlerin geçmişi 2 bin 200 yılı aşan büyük bir milletiz. Biz  Selçuklu'yu yok mu farz edeceğiz, Osmanlı'yı yok mu farz edeceğiz? Cumhuriyet  ondan sonra geliyor. Onların temel taşında bunlar var, bizi biz yapan değerler  var. Biz sadece bu topraklardaki varlığı 10 asrı bulan köklü bir milletiz. Biz  Malazgirt'ten İstanbul'un fethine, Mohaç'tan Plevne'ye kadar, tarihi zaferlerle  dolu şanlı bir milletiz. Bize bu ifadeleri kullananlar, birer kabile devletidir.  Bizim farkımız var."

"Şehitlerimizin aziz  hatıralarının incitilmesine müsaade etmeyiz"

Erdoğan, milletin en zor dönemlerinde  dahi Kut'ül Amare'ye, Medine Müdafaası'na, Kudüs'ün savunmasına imza atan, 17-18  yaşındaki kınalı kuzularla dünyanın en güçlü donanmalarına Çanakkale'yi geçilmez  kılan yiğit bir millet olduğunu söyledi.

Kurtuluş Savaşı'nın Çanakkale Destanı'nın aşıladığı öz güvenle  başlatılıp, aynı ruhla zafere ulaştırıldığını anlatan Erdoğan, "İstiklal Harbi,  bizim bağımsızlık sevdamızın ilki değil, bu tarihi silsilenin en önemli  halkalarından biridir." ifadesini kullandı.

15 Temmuz Destanı'nı da bu zincirin halkalarından biri olarak  gördüklerini aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bizim gözümüzde Çanakkale'de 250 kiloluk top mermisini 'ya Allah'  diyerek namluya süren Seyit Onbaşı neyse, 15 Temmuz gecesi gözünü kırpmadan  şehadete yürüyen Ömer Halisdemir de odur. İstanbul'un burçlarına zafer sancağını  diken Ulubatlı Hasan ne kadar hürmete layıksa tabancasındaki son kurşuna kadar  teröristlerle mücadele eden Fethi Sekin de aynı hürmete layıktır. Bu toprakların  bağımsızlığı için Çanakkale'ye koşan 15'liler, Tıbbiyeliler ne kadar cesursa 15  Temmuz'da çıplak elleriyle tanklara meydan okuyan kahramanların hepsi de birer  cesaret abidesidir. Bizim nazarımızda İstiklal şehitlerimizle, Kıbrıs Barış  Harekatı şehitlerimiz, terörle mücadele şehitlerimizle 15 Temmuz gecesi bir gül  gibi toprağa düşen 251 şehidimiz arasında hiçbir fark yoktur. Ne şehitlerimiz  arasında bir ayrım yapılmasına ne de bu vatan için can veren şehitlerimizin aziz  hatıralarının incitilmesine müsaade etmeyiz."

Şanlı tarihin yok sayılmasına da kontrollü darbe iftiralarıyla  bedelini kanla ödenen zaferlerin değersizleştirilmesine de göz yummayacaklarını  vurgulayan Erdoğan, "Hele hele cumhuriyeti övme kılıfı altında ecdadımıza hakaret  edilmesine asla izin vermeyiz. Üç beş köksüzün keyfi için Osmanlı'ya, Selçuklu'ya  bühtan edilmesine kesinlikle rıza göstermeyiz. Cumhuriyetimize nasıl sahip  çıkıyorsak Osmanlı'ya, Selçuklu'ya tarihimizdeki diğer devletlerimize de sahip  çıkmak boynumuzun borcudur. 16 devlet kurduk biz. Sıradan bir millet değiliz."  diye konuştu.

"Söyleyecek  hiçbir şey yok"

"Yeni Zelanda'da olduğu gibi elin oğlu medeniyet ve devlet tarihimizin  tüm mirasını bize zaten mal ediyor." ifadelerini kullanan Erdoğan, "Bu vesileyle  bir kez daha Yeni Zelanda'da terör saldırısında şehit edilen kardeşlerimize  Allah'tan rahmet, yaralılara şifalar diliyorum. Yeni Zelanda'da bir senatör  edepsizce, ahlaksızca ifadeler kullanıyor ama benzerini ben ülkede dinleyince  tabii o zaman da şoke oluyorum. Şimdi bakın ben onu da dinleteceğim." dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "İslam coğrafyasına da  bakmamız gerekiyor. İslamiyet üzerinden insanların birbirlerini nasıl  katlettiklerini görüyoruz. İslam dünyasından kaynaklanan terör, bütün dünyada  farklı yorumlara yol açtı. İslam dünyasının da oturup düşünmesi gerekiyor."  şeklindeki sözlerini konuklara izleten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bakın terörün kaynağını nereye getiriyor? İslam dünyasına getiriyor.  Yani 'İslam dünyasından kaynaklanan terör ifadesini' kullanan bir kişi yüzde 99'u  Müslüman olan Türkiye'de ana muhalefetin başında. Ben şimdi CHP'ye gönül veren  kardeşlerime sesleniyorum, 'Ah benim kardeşlerim, bu adamın peşinden daha ne  kadar gideceksiniz? Yani şu 31 Mart'ta biz sizi de bundan kurtarmak istiyoruz.  Şuraya bak, terörü geliyor, bu topraklara, İslam dünyasına dayıyor. Söyleyecek  hiçbir şey yok. Kimlerle uğraştığımızı bilmeniz bakımından bu çok önemli. Türkiye  olarak hem de İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı olarak bu meseleyi sonuna  kadar takip edeceğiz. Dünyanın bir başka yerinde benzer katliamların yaşanmaması  için elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Başkan Yardımcımı, Dışişleri Bakanımı  geniş bir heyetle, basın heyetiyle aynı zamanda Yeni Zelanda'ya gönderdim.  Herhalde birkaç saat içerisinde Yeni Zelanda'ya inecekler. Orada  Cumhurbaşkanıyla, Dışişleri Bakanlarıyla, ilgililerle görüşmeleri yapacaklar."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu vatan bize şehitlerimizin ve gelecek  nesillerin bir emanetidir. Biz de emanetin bilincinde olarak gecemizi gündüzümüze  katıyor her alanda Türkiye'yi yüceltmeye, güçlendirmeye çalışıyoruz. Her bir  karışında şehitlerimizin mübarek kanı olan bu ülkeyi muasır medeniyetler  seviyesinin de üzerine taşımak için mücadele ediyoruz." diye konuştu.

"Daha güçlü olacağız"

İstanbul'da son 25 senede, ülkenin genelindeyse 17 yılda birçok  başarıya imza attıklarını aktaran Erdoğan, "İstanbul'a yaptığımız yatırımların  toplam tutarı ne biliyor musunuz? 255 katrilyon. Aynı dönemde Samsun'a ne kadar  yatırım yaptık biliyor musunuz? 29 katrilyon ve 36 milyar dolardan devraldığımız  ihracatımızı 170 milyar dolara, IMF'ye olan borç 23,5 milyar dolardı, sıfırladık.  Ne zaman? Mayıs 2013. Merkez Bankasının rezervi 27 buçuktu, şimdi 100 milyar  dolar ve Savunma Sanayinde yüzde 20 ile aldık yerli üretimi, şimdi yüzde 65,  devamlı tırmanıyoruz. Daha güçlü olacağız, daha iyi olacağız. Nasıl insansız hava  araçlarını silahlı, silahsız üretiyorsak inşallah tankımızı ürettik ve seri  üretime de geçiyoruz. Milli ve yerli teknolojiyi kardeşlerimizle, dostlarımızla  paylaşıyoruz. Geçen yıl 2,5 milyar dolarlık savunma ürünü ihracatı  gerçekleştirdik. Bu rakam şimdi daha da artacak." değerlendirmesini yaptı.

"Bu vesileyle bizim bir şeye ihtiyacımız var; Rabia... Tek millet, tek  bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş  olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız." diyen Erdoğan, katılımcılardan  Samsun'daki yakınlarını 31 Mart seçimi için aramalarını istedi.

Sözlerini yerel seçimlerin ülke ve millet için hayırlara vesile  olmasını dileyerek tamamlayan Erdoğan'a, tablo ve kispet hediye edildi.

Etkinliğe AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK  Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, AK Parti  İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, eski Gençlik ve Spor  Bakanı Çağatay Kılıç, Sanatçı Orhan Gencebay, Şair Ahmet Selçuk İlkan, eski  futbolcu Tanju Çolak, Samsunlu STK temsilcileri ve çok sayıda Samsunlu katıldı.

ETİKETLER