Son dakika: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

AA |  23 Mayıs 2018 Çarşamba - 23:32 | Son Güncelleme : 24 05 2018 - 10:28

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT ortak yayınındaki "Cumhurbaşkanı Özel" programında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Yarın seçim beyannamemizi açıklamak suretiyle, beyanname içerisinde ne var ne yok, tüm vatandaşlarımıza anlatacağız." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, beyannamedeki en büyük müjdenin Atatürk Havalimanı’nın yerine yapılacak dev bir millet bahçesi olduğunu söyledi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT canlı yayınında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.
 
"Artık 25 bakanlı bir bakanlar kurulu yok"
 
Daha yeni AK Parti'nin kongrelerini bitirdiklerini ve çoğuna katıldığını dile getiren Erdoğan, kongrelerle hücreleri tazelediklerini söyledi. 
 
 
Erdoğan, hemen arkasından da büyük şehirler çoğunlukta olmak üzere mitinglere devam edeceklerini anlatarak, "Bazı yerlerde çift dikiş, bazı yerlerde de gitmediğimiz yerlere gitmek suretiyle oraları gezmiş olacağız. Bu arada da Sayın Başbakan'ın, birçok bakan arkadaşın gideceği yerler olacak. Hepsinin planlaması yapıldı ve onlar da yarın seçim beyannamesinden ve aday tanıtımlarından sonra hepsi yola devam." diye konuştu.
 
Son milletvekili aday listelerine bakıldığında 21 bakanın da seçilebilecek çok iyi yerlerde aday olarak gösterildiği belirtilerek, "Biz bu sistemde seçilen bir milletvekilinin bakan olamayacağını, olması için de istifa etmesi gerektiğini biliyoruz. Yeni sistemde kabinede tamamen hücreler yenilenecek mi?" sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:
 
"Buradaki durum biraz farklı olacak. Biz, adeta yeniden doğmuş gibiyiz. Artık böyle 25 bakanlı bir bakanlar kurulu yok. Şu anda sayı ciddi manada düşecektir. Kaldı ki parlamentodaki sayı ne olacak? Bunları tabi görmemiz lazım ve parlamentodaki sayı size güç katması lazım. Onun için biz burada güçlü Meclisi de özellikle kullandık. Bunu başarmamız için de adımı çok kararlı bir şekilde atmamız gerekiyor. 
 
Yarın bunların hepsini açıklayacağız. Onun için de burada biz, parlamentonun gücünü eğer cumhurbaşkanı yanına alırsa devlet güçlü olacak. Güçlü devlete de burada ihtiyacımız var. Bir diğer yönüyle de oluşturulacak kabinenin, ülkede en seçkin hakikaten yürütme kabiliyeti de güçlü olan insanlarla cumhurbaşkanı böyle bir ekip oluşturacak."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çırak ve kalfa olarak değil usta olarak girdiklerini vurgulayarak, "Ben' anlayışıyla bu yolda değiliz, 'biz' anlayışıyla bu yoldayız. 20 yıllık bir tecrübeyle buradayız." dedi.
 
Bunun dört buçuk yılını İstanbul gibi bir şehrin belediye başkanlığı, ardından 11 buçuk yıl başbakanlık ve 4 yıl da cumhurbaşkanlığı görevlerini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Bu gerçeklere baktığımız zaman sıfırdan yola çıkmak başka bir şey ama bir de şu anda yola devam dediğimiz başka bir şey. Belli bir deneyim, tecrübe öyle kolay kolay satın alınacak bir şey değil. Ve biz ülkeyi tanımışız, şu anda Türkiye'yi tanıyoruz, biliyoruz, bu vatanın neresinde ne eksik, bunu biliyoruz. Dolayısıyla biz o kalınan noktadan devam edeceğiz, sıfırdan başlamıyoruz.
 
Bu, ülkemizde, hele hele bu sistem değişikliğiyle, başkanlık sistemine geçişle atacağımız adımları çok daha hızlandıracak. Bürokratik oligarşinin o ayağımızdaki prangalarını şimdi rahatlıkla atacağız."
 
"Hızla mesafe alacağız"
 
Erdoğan, bugüne kadar ne dedilerse yaptıklarını, icraatlarının ortada olduğunu dile getirdi. 
 
Birilerinin "ben şunu, bunu yapacağım" sözlerini anımsatan Erdoğan, "Senin yapacağını ben nereden bileyim, burada yapmış olanlar var. Laf değil bu iş, icraat." ifadesini kullandı.
 
Erdoğan, yeni sistemde bakan sayısı azaldığında bürokraside işlemlerin daha hızlı olup olmayacağının sorulması üzerine, "Şüphesiz. Mesafeyi hızlı alacağız ve siyasetçiyle dışarıdan hakikaten kalitesi yüksek ekipleri oluşturmak..." diye konuştu.
 
Kendisinin "Ülkeyi bir anonim şirket gibi yönetmek" sözünü hatırlatan Erdoğan, "Aksi takdirde bürokratın, teknokratın eline avucuna düşersin, ülkeyi de doğru yönetemezsin. Onun için buradaki kararlılığımız bizim çok çok önemli. Hızla mesafe alacağız." değerlendirmesinde bulundu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 16 yılda yaptıkları Avrasya Tüneli, Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Körfez Köprüsü gibi büyük projelerin önemini anlattı.
 
Siyasetin gücünü, başkanlık sistemiyle daha dinamik hale getireceklerinin altını çizen Erdoğan, şunları söyledi:
 
"Bu sistemin bize kazandıracakları var. Onun için ben bu yola çıktığımızda arkadaşlarıma hep 'Biz bir şeyi gerçekleştireceğiz. Nedir? Eğitim, sağlık, adalet, emniyet. Bu dört sütun üzerinde yükselen bir Türkiye.' dedim. Bunu yükseltirken de ulaşımda, enerjide, tarımda, dış politikada bizim çok ciddi adımlar atmamız lazım. Bunları şu anda yaptık mı? Yaptık."
 
"Bazı illerimizde 'Millet Bahçeleri' kuracağız"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, beyannameye yönelik bazı ipuçlarının sorulması üzerine, "Manifesto, işin çerçevesini ortaya koyuyor. Seçim beyannamesi artık detaya giriyor. Beyannamede bir sunuşum var. Sunuşumun arkasından da bizler bugüne kadar nasıl geldik, ne yaptık, ne vaat ettik, neleri yaptık, neleri yapamadık, bu yeni sistem kendini nasıl anlatacak. Bütün bunların hepsini bu beyanname içerisinde göreceğiz." diye konuştu.
 
Burada önemli bir şeyin bulunduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Şimdi bizim somut, müşahhas yapacaklarımız neler olacak? Burada önemli bir ipucu vereyim çünkü bunu kimseden duymamışsınızdır. Biz, çevreciyiz ve bugüne kadar biz diktiğimiz ağaçlarla, milyarlarca ağaçlarla nam salmış bir iktidarız. Şimdi yeni bir adım daha atacağız, o da şu; bazı illerimizde 'Millet Bahçeleri' kuracağız.
 
Örneğin, Konya'da 'Konya Stadı' vardı. Yeni stat yaptığımız için, Konya Stadı'nın yerine bir Millet Bahçesi yapacağız. Aynı şekilde Eskişehir'de eski stadın olduğu yere biz şimdi bir Millet Bahçesi kuracağız."
 
"Atatürk Havalimanı, Millet Bahçesi olacak"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, en büyük müjdenin de İstanbul olduğuna dikkati çekerek, "Belki acele ettim ama söylemem lazım. İnşallah İstanbul'da havalimanının olduğu yere biz 'Millet Bahçesi' yapacağız. Atatürk Havalimanı, Millet Bahçesi olacak. 29 Ekim'de İstanbul'daki o dünyanın sayılı havalimanını açıyoruz ama mevcut Atatürk Havalimanı'nı da inşallah dev bir Millet Bahçesi haline getirmek suretiyle, artık şehrin merkezinde istiyoruz ki böyle bir Millet Bahçesi olsun." dedi.
 
Şu anda animasyon çalışmalarının devam ettiğini belirten Erdoğan, 29 Ekim'deki açılışla hemen yoğun bir şekilde çalışmaların başlayacağını söyledi.
 
Erdoğan, aynı şekilde Ankara, Gaziantep ve birçok ildeki eski statları Millet Bahçesi'ne dönüştüreceklerini, yemyeşil ve halkın gidip geleceği yerlerin olmasını istediklerini vurguladı.
 
İstanbul'da yine ilginç olan yerlerden bir tanesinin de Maslak'ta bir alan olduğuna değinen Erdoğan, "Dev bir alan, orasını da yine buna çevirme, bir dönüşüm yaparak orayı da bir Millet Bahçesine dönüştürelim istiyoruz. Yani halkım bu tür yerlere rahatlıkla çocuklarıyla gitsin gelsin. Bunlara ihtiyaç var. Hep beton, beton, beton...Belediyecilikten de geldik ya bunlar artık bizim işimiz. Bunları da yapacağız." ifadesini kullandı.
 
"Halkım görevi güçlü bir parlamentoyla beraber verecektir"
 
"Kamuoyunda sizin Cumhurbaşkanı olarak çıkacağınız yönünde bir tereddüt olmadığı ancak AK Parti'nin parlamentoda çoğunluğu sağlayamayabileceği iddialarını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Erdoğan, bunların sağlıklı haberler olmadığını ifade etti.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz bir defa şuna inanıyoruz; Allah'ın izniyle halkım bu noktada gerek şahsımda gerek partimde bize üst düzeyde desteği verecektir." değerlendirmesini yaptı.
 
Partisinin kurulduğu ve çalışmalara başladığı günden bugüne kadar girdikleri her seçimi aldıklarına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Halkım, hiçbir zaman bizi yalnız koymadı. Burada da halkım Cumhurbaşkanlığı görevini ikinci defa şahsıma verirse ben inanıyorum ki güçlü bir parlamentoyla beraber verecektir. Çünkü güçlü bir parlamento olması, güçlü bir Meclis olması demek bizim cumhurbaşkanı olarak vereceğimiz hizmetleri çok daha başarılı bir şekilde vermemiz anlamına da gelir. Onun için de biz ne yaptık? Bir Cumhur İttifakı kurduk. Cumhur İttifakı'nın bir özelliği var ve Cumhur İttifakı'nın içinde MHP var, BBP var. Beraberce bunu oluşturduk. Aynı zamanda bu ittifak ayrılığa değil birliğe, beraberliğe davet eden bir yaklaşım tarzıdır ve burada da azami müşterekleri olan anlayışlar bir araya gelmiştir. Siyah-beyaz gibi değil, birbirine çok yakın, azami müşterekleri olan, asgari müşterekleri olan değil. Bu da tabii diğerlerinden çok farklı. Burada hem millisin hem yerlisin. Milli ve yerli olan anlayışlar burada bir arada. Aksi takdirde zaten uyum olmaz. Şu anda da hamdolsun uyumlu bir şekilde sürece doğru çalışmalarımızı başlatıyoruz. Yarın (bugün) beyanname, hemen arkasından cumartesi günü ya Allah Bismillah Erzurum. Erzurum ile beraber yola. Şöyle Erzurum Kongresi gibi bir heyecan meydana getireceğiz."
 
"Biz kendi işimize bakalım"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, CHP'nin aday listesiyle ilgili yorumlar anımsatılarak, "Muharrem İnce'nin ekibinin tasfiye edildiği ve özellikle sağ seçmene göz kırpmak için bazı isimlerin aday olarak konulduğu söylendi. Bununla ilgili bir değerlendirme yapacak mısınız?" sorusu da yöneltildi.
 
Bu soruya karşılık Erdoğan, "Ben, hiç onunla ilgili bir değerlendirme yapmayacağım. Buna hiç gerek yok. Biz kendi işimize bakalım. Onun için de biz kendi ekibimizle beraber yolumuza inşallah koyulacağız. Onların kendi iç meseleleri, onlarla ilgili. Elalemin derdi bizi mi gerdi? Ne gerek var? Biz işimize bakalım." diye konuştu.
 
"Kamuoyunda çok konuşulan, 'Türkiye kutuplaşıyor.' Ama bugün özellikle muhalefette bir araya gelmeyecek kişilerin bir araya gelmesi sizi şaşırtıyor mu? Sanki Recep Tayyip Erdoğan herkesi bir araya çekiyor gibi bir algı oluşturmuyor mu?" sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:
 
"Ne kadar güzel işte. Bir araya gelemeyenler eğer bu fakirin sayesinde bir araya gelebiliyorlarsa demek ki Erdoğan ayrıştırıcı değil, birleştiriciymiş. Bunların hepsi şimdi bir araya geliyorlar. Şimdi ne dediler? İşte böyle, böyle... İşte bağırıp çağıran değil, şu değil, bu değil filan, falan. Buyurun işte biz de meydandayız, diğerleri de meydanda. Ama görüldüğü gibi arada sırada belki nüktelerimiz olabilir ama biz bunlarla hiçbir zaman uğraşmayacağız. Biz ne yapacağız? Nasıl yapacağız? Ne kadar zamanda yapacağız? Bunların peşinde olacağız? Zaman zaman ne yaptık, bunları da tabii söyleyeceğiz. Çünkü hafıza-i beşer nisyan ile maluldür. Yani biz yaptıklarımızı söylemezsek ya zaten bunlar biliniyor. Yok, hafıza-i beşer nisyan ile malul. Unuturlar. Onun için anlatacaksın. Şimdi inanın Yüksek Hızlı Treni (YHT) sorun bilmezler birçoğu. Niye? Binmemiştir. Binmiş olsa belki. YHT ile artık yolculuklar başladı ve her geçen gün yeni yeni illeri birbirine bağlıyoruz. Bundan daha güzel yatırımlar, adımlar olabilir mi?"
 
"Batının bile erişemediği sağlık sistemi"
 
Şehir hastanelerine de değinen Erdoğan, "İnanın birçoğu bu şehir hastanelerini bilmez." ifadesini kullandı.
 
İstanbul'da Başakşehir'de dev bir hastane yapıldığını belirten Erdoğan, Sancaktepe'de de inşa edileceğini, onun da ihale hazırlıklarının tamamlandığını aktardı. Erdoğan, "Bilkent, orada şu anda bitti gibi. Bir de Etlik'te yapılan var şu anda. Bunlar yaklaşık 3 bin 500 yatak kapasiteli hastaneler. Bu hastanelerin içine girdiğiniz zaman bir taraftan girip, bir taraftan evelallah çıkıyorsunuz. Öyle sedyeler şunlar, bunlar değil. Gayet güzel bir şekilde modern araçlarla hastane koridorlarında taşınıyorsunuz. Bu artık Batının bile erişemediği sağlık sistemi." değerlendirmesinde bulundu.
 
Mersin, Isparta, Yozgat'ta da şehir hastanesi açtıklarını belirten Erdoğan, diğerlerinin de inşasının devam ettiğini söyledi.
 
Hemen hemen her büyükşehire bir şehir hastanesi yapacaklarını bildiren Erdoğan, bunların çekim alanı oluşturacağını vurguladı.
 
Kanuni Sultan Süleyman'ın "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi." sözünü anımsatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Biz sağlıklı nefese devlet-i aliyye-i Osmaniye'ye feda etmeyi göze alan bir ecdadın torunlarıyız ya. Şimdi aynısını biz yapacağız ve yapıyoruz. Projeler de güzel. Bir tane Kayseri'ye açtık, muhteşem. Oradaki hastanede tedavi olan yaşlı amcalar, nineler nasıl dua ediyorlar. Bunlardan tabii para almıyorsun, bir şey almıyorsun. Niye? İşte güçlü devlet bu. Bu güçlü devletin göstergesi olarak halkından aldığını halkına bu şekilde döndüren bir anlayış. İşte biz bunları hamdolsun yaptık, yapmaya devam ediyoruz."
 
"Bu imkanı yakaladık"
 
Eğitim alanında yapılanlara da değinen Erdoğan, "Okulları, üniversiteleri evlatlarımızın ayağına götürdük." dedi. Erdoğan, 75 üniversiteden şu anda yeni açılanlarla beraber sayının 200'ün üzerine çıktığını belirterek, "Öyle bir noktaya geldik. İsterse kendi vilayetinde herhangi bir üniversiteye gidebilir, isterse farklı vilayetlerde gidebilir. Bu imkanı yakaladık." diye konuştu.
 
Derslik sayısını da Türkiye genelinde ciddi manada artırdıklarını vurgulayan Erdoğan, bunun eğitimde attıkları adımların ne denli büyük olduğunu gösterdiğini anlattı.
 
Erdoğan, "Hatırlayın kitap bulamazdık, kitap. Kuyruğa girerdik. Kitap, kırtasiyecide o kitap yok. Ama şimdi biz ilköğretimde, ortaöğretimde kitapları sıraların üzerine okullar açılırken koyuyoruz. Benim sınıfımda 75 kişi vardı. Ama şimdi 30'u aşan sınıf yok, altı var. 25, 20, 18 buralara kadar iniyor. Bu neyi artırıyor? Kaliteyi artırıyor." ifadelerini kullandı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 300 bine yakın öğretmen aldıklarını, öğretmen başına düşen öğrenci sayısını azalttıklarını kaydetti.
 
 
"Kanal İstanbul maalesef gecikti"
 
AK Parti'nin seçim beyannamesinde yer alacak vaatlere ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kanal İstanbul, maalesef gecikti. Verilmiş sözümüzdü, gecikti. Kanal İstanbul muhteşem." diye konuştu.
 
Kanal İstanbul ile birlikte her iki yanda yeni şehirler kuracaklarını söyleyen Erdoğan, "İstanbul onlarla da ayrı bir güzel olacak. Yeni havalimanının yakın bir mesafesine yaklaşık 10 bin konutluk bir yer kuruyoruz ki oranın personelinin gidiş gelişini zora sokmayalım ve orada da zemin artı 4 konutları yapalım. Oradan icabında bisikletiyle, icabında otomobiliyle hemen 3'üncü Havalimanı'na rahat rahat gitsin gelsin. Şehircilik anlayışı budur, öyle herkesin anlayacağı iş değil bu iş. Öyle kuru kuruya da konuşmakla bu işler olmuyor, icraat, icraat." ifadelerini kullandı.
 
"Muhalefetin, ÖTV'yi düşüreceğiz, asgari ücreti artıracağız, benzin fiyatlarını düşüreceğiz." yönündeki vaatlerini gerçekçi buluyor musunuz?" sorusuna yanıt veren Recep Tayyip Erdoğan, şunları söyledi:
 
"Benim ayaklarım yere basıyor, sağlamdayım. Ayaklar yere basmadan bu iş olmaz. Kaç tane ağaç diktin diye sormak lazım. ÖTV'yi kaldıracaksın, neyi kaldırıyorsun? Onun yerine neyi koyacaksın? Böyle saçmalık olur mu? Dünyada vergisi olmayan bir devlet mi var? KDV'si olmayan bir devlet mi var? Bunu azaltırsın, o ayrı mesele ama 'Kaldıracağım' dediğin zaman şu anda tabii sırtında küfe yok, atıyorsun. Yerine koyacağını söyle. Benim vatandaşım bunlardan iyi bu hesabı biliyor. Böyle bir şey olur mu olmaz mı? Kaldı ki onun geçmişindeki zihniyet böyle bir şey yapamadı, o nasıl yapacak? Onların önündeki o büyükleri, CHP'nin o eski temsilcileri bize karneyle ekmek veriyorlardı. Bize sana yağını, gaz yağını karnede mühürlerle veriyorlardı. Kim bu? Eski CHP. Kime yutturacaklar bunu? 'Ben o değilim'. İster ol, ister olma ama sizin cemaziyelevveliniz bu. Şimdi nasıl olsa sırtınızda küfe yok, kurusıkı at. Önce ispatı vücut etmeden bu işler olmaz."
 
"Geleceğin Türkiye'sini hem inşa hem de ihya edeceğiz"
 
Seçimin ikinci tura kalacağına ilişkin öngörüler olduğu hatırlatılarak "Muhalefetin, planlarını ikinci tura göre planladığı dile getiriliyor. Sizin önünüze anketler geliyordur, bizimle bu noktada paylaşabileceğiniz var mı?" sorusu üzerine Erdoğan, 10 Ağustos 2014'te yapılan Cumhurbaşkanlığı Seçimi'nde yüzde 52 oranla ilk turda seçildiğini hatırlattı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin kendisini 10 Ağustos seçimlerinden tanıdığını söyleyerek, "O günden bugüne de yapılanları biliyor. Ben inanıyorum ki benim milletim bu evladına, yanıltmadığı için yine sahip çıkacaktır. Çünkü bu defa yeni bir sistemle geleceğin Türkiye'sini çok daha farklı bir şekilde hem inşa hem de ihya edeceğiz." şeklinde konuştu.
 
Seçimlere ilişkin son yapılan anketler hatırlatılarak, "Son rakamlar ne diyor?" sorusuna ise Erdoğan, "Durmak yok, yola devam diyor." karşılığını verdi.
 
Enerji alanına ilişkin projeler
 
Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığının giderilmesiyle ilgili çalışmalar anımsatılarak, "Yeni dönemde bu tür projeler de hız kazanacak mı?" sorusu yöneltilen Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Hakkari'de yeni sondaj kuyularının açılması, sadece o değil, bu basiti, şu anda mesela bizim nükleer enerjiyle ilgili Mersin Akkuyu adımı var. Şu anda yoğun şekilde Mersin Akkuyu çalışılıyor. Bununla birlikte hemen arkasından yeni Akkuyu adımlarını atacağız ama bir diğer olay, biz şimdi temiz enerjiyi kovalıyoruz. TANAP'la temiz enerji, yenilenebilir enerji, bunun peşindeyiz. Bir diğer adım, aynı şekilde rüzgar enerjisinde çok iyi noktadayız. Gayet güzel gelişmeler var. Bir diğer adım, güneş enerjisinde yani bin megavatlık çok ciddi bir adımı Konya'da attık. O başlıyor."
 
Yenilenebilir enerjinin kirliliği davet etmediğini, tam aksine tertemiz bir enerji olarak öne çıktığını dile getiren Erdoğan, bu gelişmelerin Türkiye'nin geleceğe yönelik gücünü artırdığını vurguladı.
 
Çin ve Japonya ile yeni projeler
 
Enerji alanına ilişkin Çin ve Japonya ile görüşmeler olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu ülkelerle 2'nci ve 3'üncü paket nükleer enerji çalışmaları yapılacağını, görüşmelerin sürdüğünü bildirdi.
 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın bir süre önce Çin ziyaretinde gerçekleştirdiği görüşmeleri hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
 
"O görüşmelerin neticelerini de peyderpey alıyoruz, alacağız. Bizim devamlılığımızın önemi biraz da buradan geliyor. Çünkü uluslararası bir marjınız var. Bu noktadaki uluslararası o marj, o güç sizi kabullenmiş. Kabullendiği için de sizinle öyle bir anlaşmalara giriyor ki. Mesela 'BOT (yap-işlet-devret) sistemiyle ben sizle girerim bu işe'. Niye giriyor? İnandığı, güvendiği için giriyor. İnanmadığı, güvenmediği bir ülkeyle Rusya, Çin, Japonya böyle bir işe girer mi? Biz bu güveni onlara vermişiz. Bu güveni verdiğimiz için onlar bizimle bu işe giriyor. Her şey cebinizdeki parayla olmuyor, karşı tarafa vereceğiniz güvenle de oluyor."
 
Göreve geldiklerinde bütçeyi çeşitlendirdiklerini, bunun için bugünlere başarılı şekilde geldiklerini dile getiren Recep Tayyip Erdoğan, "Şimdi diyelim ki 18 Mart Çanakkale Köprüsü'nü yapıyoruz. 18 Mart Çanakkale Köprüsü de yine aynı sistemle yapılıyor. İnşallah 2023'e, belki 2022'ye de çekeceğiz onu. Orasını da bitireceğiz. Orada da Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlıyoruz. Başlanmamış değil, bunlar başlanmış projeler. Bunları bu şekilde yürütüyoruz. Çünkü biz yapamayacağımızı vadetmedik, hep yaptıklarımızı konuşuyoruz. Yine aynı şekilde yaptıklarımızı konuşacağız. Er veya geç bunları bitireceğiz." ifadelerini kullandı.
 
Balkanlar ziyareti öncesindeki suikast ihbarı
 
Recep Tayyip Erdoğan, Balkanlar ziyareti öncesindeki suikast iddiaları hatırlatılarak, "Bu mevzunun arkasında terör örgütleri mi yoksa daha büyük organizasyonlar mı düşünmemiz gerekiyor?" sorusu üzerine şunları ifade etti:
 
"Biz bunlara alışığız. Bu, ilk aldığımız suikast ihbarı değil. Bundan önce de yine birçok yerlerle ilgili bu tür ihbarlar hep bize gelmiştir, gelir. Biz de tabii böyle bir ihbar olduğu zaman ihbar geldi, burayı iptal et, yok. Biz bir defa kader planına inanmışız, dolayısıyla verdiler, 'Gitmezseniz iyi olur' falan filan yok, gideceğiz dedim. Avrupa'nın dört bir yanından binler oraya gelecek, ben gitmezsem olmaz. 'Bir arkadaş...' Yok, gitmem lazım. Sağ olsun Cumhurbaşkanıyla da görüşmelerimizi yaptık, tedbirlerimizi aldık, gittik. Böyle ufak tefek bazı çatlaklar olabilir o ayrı mesele ama muhteşem bir ilgi, alaka. 
 
Sadece salonun içini konuşmuyorum, tabii salonun dışında da Bosna Hersek o gün bambaşka bir hareket yaşadı. Cumhurbaşkanı Sayın Bakir İzetbegovic, 'Bugün otellerimizin tamamı full dolu'. Saraybosna'nın dışındaki otellere de akın etmişler. Gideceğiz, kader, gereği neyse bu olacak. Nitekim sağ olsun Sayın Bakir İzzetbegovic, muhteşem bir konuşma yaptı. Biz konuşmamızı yaptık ve orada yaklaşık verilen rakamla 12 bin kişi salonda vardı. Yine gerek o çarşıdan geçerken ilgi, alaka, teveccüh falan hepsi bir başkaydı. Bunlar tabii hakikaten bizleri duygulandırıyor, gururlandırıyor. Bilge insan Aliya İzetbegovic'in kabrine giderken yine oralardaki ilgi, alaka hepsi Allah rahmet etsin bambaşkaydı. Yine bunlarla beraber hakikaten güzel bir gün orada geçirdik."
 
"İnce'nin bu işin ispatını yapması lazım"
 
İnce'nin FETÖ elebaşı ile ilgili iddiası hakkında, "Adalet Bakanlığı'na veya Milli İstihbarat'a bu işin ispatını yapması lazım." ifadelerini kullanan Erdoğan şunları kaydetti:
 
Ben, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak, onu davet ediyorum. Dürüstsen, samimiysen ya MİT'e sana Amerika'dan bunu kim söylemiş veya Adalet Bakanlığı'na bunu belgesiyle vermen lazım. Bunu vermesi lazım ki MİT'e cevap hakkı doğsun. Ben kendisini ispata davet ediyorum."
 
"Amerika itibarını tamamen sıfırlamıştır"
 
Amerika ile İsrail'in aldığı kararın kıymeti olmadığı vurgusunda bulunan Erdoğan, "Amerika bir defa itibarını tamamen adeta sıfırlamıştır." dedi.
 
Seçim güvenliği
 
Seçim güvenliği ile ilgili açıklamalarda bulunan Erdoğan, "Seçimle ilgili olarak İçişleri Bakanlığımız, A'dan Z'ye her türlü tedbiri almış vaziyette. YSK ile koordineli bir çalışmaları da var." şeklinde konuştu.