Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar!

AA |  06 Ocak 2020 Pazartesi - 14:37 | Son Güncelleme : 06 01 2020 - 16:54

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan MİT Hizmet Binasının Açılış Töreni'nde konuştu. Erdoğan, "Türkiye, dünyanın her yerinde kendi çıkarları doğrultusunda hareket etme imkanına kavuşmuştur. MİT, Libya'da üzerine düşeni yerine getiriyor." ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) yeni hizmet binası "KALE"nin  açılış töreninde katılımcılara hitap etti.
 
Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan ve yeni hizmet  binasının hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, "Bu güzel eserin vücut bulmasında emeği geçen herkesi şahsım, milletim adına tebrik ediyorum. Kuruluşundan bugüne teşkilatımız bünyesinde ülkesine ve milletine hizmet eden tüm  isimsiz kahramanlara şükranlarımı sunuyorum. Görevleri sırasında hayatlarını  kaybeden şehitlerimize Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Özellikle son dönemde  sınırlarımız içinde ve dışında yürüttükleri çalışmalarda gazilikle şereflenen  teşkilat mensuplarımıza Rabbimden sağlık ve afiyet temenni ediyorum." diye konuştu.
 
Erdoğan, insanların bir arada yaşama, şehirler ve devletler kurma  tarihi ile istihbarat tarihinin aşağı yukarı aynı olduğuna işaret ederek, "Devlet  denilen karmaşık mekanizmanın istihbarat desteği olmadan işlemesi ve ayakta  kalması mümkün değildir. Bizim tarihimizde de istihbarata hep çok önem  verilmiştir. Mesela mirasçısı olduğumuz Osmanlı daha kuruluş yıllarından itibaren  güçlü bir istihbarat sistemi tesis etmiştir." ifadelerini kullandı.
 
İsmi değişse de bugünkü MİT'in yaptığı görevleri yürüten bir veya  birden fazla yapının daima bulunduğunu anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: Esasen Osmanlı'nın 18'inci yüzyıldan itibaren gerilemeye başlamasında  istihbarat zafiyetinin de önemli payı vardır. Son döneminde istihbarata yeniden  önem verilmeye başlanmışsa da maalesef kötü gidişin önü kesilememiştir. Sultan  Abdülhamid Han'ın bu konuya verdiği ehemmiyet ve elde ettiği başarılar özellikle  kayda değerdir. 1. Dünya Savaşı yıllarından İstiklal Harbimize kadar Osmanlı'nın  son dönemlerinde yürüttüğü tarihi mücadelelerde 1913'te kurulan Teşkilatı Mahsusa  mensuplarının çok büyük emeği ve katkısı vardır. Balkanlardan Kafkasya'ya, Orta  Asya'dan Kuzey Afrika'ya kadar geniş bir alanda mücadele yürüten  istihbaratçılarımızın gayretleri tarihin satır aralarında kalmış olsa da  milletimizin gönlünde müstesna bir yere sahiptir. Teşkilatı Mahsusa'dan Milli  Emniyet Hizmeti'ne ve oradan Milli İstihbarat Teşkilatımıza kadar uzanan  Cumhuriyetin istihbarat kurumları ve gelenekleri büyük ölçüde bu dönemden  yadigardır. Her ne kadar çok uzunca bir süre bilinçli olarak istihbarat  teşkilatımız zayıf tutulmuşsa da şartlar ve ihtiyaçlar bu kurumu yeniden  güçlendirmemizi gerektirmiştir.
 
"Bugününe hakim olamayan geleceğini şekillendiremez"
 
Erdoğan, MİT'in ilk kuruluş kanununun çıktığı 1965 ve yeniden  yapılandırıldığı 1984 yılındaki çabaların bu ihtiyacın ifadesi olduğuna dikkati  çekerek, şöyle devam etti: Son olarak 2014 yılında teşkilatımızın kanununu baştan sona  yenileyerek günümüzün beklentilerine uygun hale getirdik. Zaman zaman  tartışmaların merkezine yerleştirilmiş olsa da ülkemizin ve milletimizin  istihbarat teşkilatına olan ihtiyacı hiçbir zaman azalmamıştır çünkü istihbarat  bilgileri yalnızca savaş değil barış dönemlerinde de devletin bekası için  vazgeçilmezdir. Bugününe hakim olamayan geleceğini şekillendiremez. Ülkemizin ve  dünyanın kritik bir süreçten geçtiği şu dönemde Milli İstihbarat Teşkilatımızın  desteğine her zamankinden daha çok ihtiyaç bulunuyor. Geniş bir coğrafyada gece  gündüz fedakarca görev yapan isimsiz kahramanlarımızın her birinin başarılarıyla  gurur duyuyoruz. İnşallah bugün açılışını yaptığımız yeni hizmet binasıyla  teşkilatımızın gücü ve imkanları daha da artmıştır.
 
Dünyanın adeta yeniden yapılandığı bir dönemden geçtiklerini  vurgulayan Erdoğan, "Bu sancılı süreçte karşı karşıya bulunduğumuz tehditler hem  değişiyor hem artıyor. Yeni dönemin en önemli tehdidi hiç şüphesiz terördür.  PKK/YPG, FETÖ, DEAŞ gibi terör örgütleri adeta ülkemize karşı topyekün savaş ilan  etmiş durumdalar. Bir başka önemli tehdit de bölgemizdeki ülkelerin yaşadığı iç  karışıklıklar ve bunların yol açtığı krizlerdir. Suriye'den kaynaklı her gelişme  hem terör boyutu hem göç meselesi hem siyasi sonuçları itibarıyla ülkemizi  doğrudan ilgilendiriyor." değerlendirmesinde bulundu.
 
 
"Kendi oyun planımızı geliştirmeye ve hayata geçirmeye mecburuz"
  
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Irak'ta yaşanan her hadisenin de  doğrudan ve dolaylı olarak Türkiye'ye yansımaları olduğunu belirterek, "Doğu  Akdeniz'de ülkemiz aleyhinde oluşturulan bölgesel ittifakların ve güç  mücadelesinin sonucu yakın geleceğimiz için hayati öneme sahiptir. Bölgesel ve  küresel güçlerin coğrafyamızdaki rekabetinin yol açtığı karmaşık ve değişken  tablo karşısında elimiz kolumuz bağlı duramayız. Kendi oyun planımızı  geliştirmeye ve hayata geçirmeye mecburuz." dedi.
 
Böyle zorlu bir dönemde MİT'in yürüttüğü cansiperane çalışmalarla  kendilerine çok büyük destek sağladığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan,  şunları kaydetti: Teşkilatımız son dönemde PKK'nın lider kadrosuna yönelik olarak Kuzey  Irak'ta yaptığı operasyonlarla kendini en güvende hissettiği yerleri örgütün  adeta başına geçirmiştir. Elde edilen istihbaratlar İHA ve SİHA'lar aracılığıyla  operasyona dönüştürülerek örgüte çok büyük kayıplar verdirilmiştir. Bu tablo  ülkemizin teknoloji ile istihbaratı bir arada kullanma kabiliyetinin ulaştığı  seviyeyi göstermesi bakımından çok önemlidir. Teşkilatımız FETÖ'nün haberleşme  sistemi ByLock'u ve mahrem yapılanmasını çözerek devlet sisteminden bu büyük  belanın temizlenebilmesi için gereken alt yapıyı oluşturmuştur. FETÖ'nün yurt  dışı ayağına yönelik çalışmalarıyla da pek çok örgüt mensubunun ülkemize iadesini  sağlamıştır.
 
Cemal Kaşıkçı cinayetinin aydınlatılmasında teşkilatımızın oynadığı  rol uluslararası düzeyde ülkemizin yüzünü ağartacak mükemmelliktedir. Teşkilat  olayın başından sonuna kadar her düğümü hızlı bir şekilde çözerek hem bu kanın  üzerimize sıçramasını engellemiş hem de muhataplara Türkiye'nin ağırlığını  hissettirmiştir.
  
Çatışma bölgelerinde de çok büyük hizmetler ifa eden teşkilatın adeta  akıncı rolü oynayarak güvenlik güçleri sahaya inmeden önce zemini hazırladığını  vurgulayan Erdoğan, "Özellikle Suriye krizinin başladığı ilk günden itibaren  sahada aktif rol oynayan teşkilatımızın sınır ötesi harekatlarımızın başarıya  ulaşmasında çok büyük emeği bulunuyor. Aynı şekilde şimdi de Libya'da üzerine  düşen görevleri hakkıyla yerine getiriyor. Devletimizin ve milletimizin  çıkarlarını sınır, mesafe, engel tanımaksızın her coğrafyada savunmaya devam  edeceğinize yürekten inanıyorum." diye konuştu.
 
MİT'in uluslararası alanda hatırı sayılır, güçlü istihbarat  kuruluşları arasında yer aldığını belirten Erdoğan, "Yurt dışı temaslarımda pek  çok ülke tarafından Teşkilatımızın faaliyetlerinden sitayişle bahsedildiğini  görüyorum. Sadece bilgi toplayan ve rapor eden bir kurum olmaktan öteye geçen  Teşkilatımızın ürettiği bilgi, diplomasi masasında muhatapları karşısında  kullanılan istihbarat ile diplomasiyi yakınlaştıran bir yere gelmiştir. Türkiye,  Teşkilatımızın her alandaki başarılı çalışmaları sayesinde hiçbir ülkenin  icazetine ve yardımına ihtiyaç duymadan dünyanın her yerinde, kendi çıkarları  doğrultusunda hareket edebilme imkanına kavuşmuştur." ifadelerini kullandı.
 
Erdoğan, Teşkilatın başarılı çalışmalarını gördükçe her türlü desteği  verdiklerini, mevzuatını güçlendirdiklerini, ihtiyaç duyduğu teknolojik  donanımlar için gerekli bütçeyi ayırdıklarını, bunun yanı sıra operasyonel  kapasitesini artırmak amacıyla İHA, SİHA, istihbarat gemisi ve istihbarat uçağı  gibi donanımları MİT'e kazandırdıklarını kaydetti.
 
"Sürekli yeniliklerin peşinde koşmaya devam edeceğiz"
 
Klasik tehditlerin, teknolojinin sağladığı imkanlarla giderek karmaşık hale geldiği süreçte istihbarat ile teknik kapasitenin birleştirilmesinin  kaçınılmaz bir mecburiyet olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan,  "Teşkilatımız, bu bilinçte istihbarat toplama tecrübesini teknolojiyle  harmanlanmış ve Suriye örneğinde olduğu gibi sahada fiiliyata dökmüştür. Hiç  durmadan ilerleyen ve sonu olmayan bir derya haline gelen teknoloji konusunda  diğer alanlarla birlikte istihbaratta da sürekli yeniliklerin peşinde koşmaya  devam edeceğiz." diye konuştu.
 
Erdoğan, veri temini ve görüntü istihbaratı başta olmak üzere teknik  istihbaratta gelinen noktayı görüntü uydularıyla bir adım daha öteye taşımakta  kararlı olduklarının altını çizerek, görüntü istihbaratında daha yüksek mesafeden  daha fazla alanı kapsayan, sürekli izleme imkanı sunan, hava koşullarından  bağımsız çalışabilen bir kapasiteye ihtiyaç olduğunun anlaşıldığını, bunun için  gereken teknolojinin geliştirilmesi ve yeni bir uydunun bir an önce üretilerek  faal hale getirilmesi konusunda TÜBİTAK başta olmak üzere ilgili kurumlara önemli  sorumluluklar düştüğünü bildirdi.
 
"İstihbarat dağınıklığı ortadan kalkmış olacak"
 
Veri analizinin kritik bir başka mesele olduğunu belirten  Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: Özellikte teröristlerin ve casusların tespitinde büyük verinin analiz  edilmesi, profilleme çalışmalarına ihtiyaç duyuluyor. İstihbarat toplamada hukuki  olarak tek yetkili merci durumundaki Milli İstihbarat Teşkilatımızın, veri  analizi için ihtiyaç duyduğu tüm kaynaklara ulaşabilmesi milli güvenliğimizin bir  gereğidir. Bunun için de devlete ait verilerin tek yerde toplanmasını sağlamak  durumundayız. Milli İstihbarat Teşkilatımız bu şekilde topladığı ve analiz ettiği  verileri Türk Silahlı Kuvvetleri, Dışişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü  gibi kurumlarımızla paylaşacaktır. Böylece istihbarat dağınıklığı ve koordinasyon  sorunu da kendiliğinden ortadan kalkmış olacaktır.
 
Bunun önemini son yıllarda ard arda yaşadığımız krizlerde birçok kez  müşahede ettik. En somut örnek olarak FETÖ'nün kurumlarımızdan temizlenmesiyle  birlikte güvenlik alanındaki başarılarımız arka arkaya gelmeye başlamıştır.  Güvenlik bürokrasimiz tek bir vücut halinde hareket ederek, ülkemize yönelik  tehditlerle mücadele edebilme imkanına kavuşmuştur. Daha da önemlisi güvenlik  kurumlarımız yeteneklerini, kapasitelerini hatta personellerini milli güvenlik  ihtiyaçlarımız için paylaşılabilir bir noktaya eriştirmiştir. Bu tablo kurumlar  arasında güvenin tesis edildiğine, devletin ve milletin çıkarlarını her şeyin  üzerinde tutulduğuna işaret ediyor."
 
"Milli İstihbarat Koordinasyon Kurulunu oluşturduk"
 
Erdoğan, Milli Savunma, İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları ile MİT'in  başını çektiği güvenlik kurumları arasındaki koordinasyonun geliştirilmesinin iç  ve dış güvenlik açısından gerekli olduğuna dikkati çekti.
 
Amaçlarının kurumlar arasındaki istihbarat iş birliğini, şahıslar  üzerinden yürütülür olmaktan çıkartıp sağlıklı bir mekanizmaya kavuşturmak  olduğunu kaydeden Erdoğan, "Bunun için önümüzdeki günlerde başkanlık edeceğimiz  Milli İstihbarat Koordinasyon Kurulunu oluşturduk. İnşallah bu kurulumuzun  faaliyete geçmesiyle koordinasyon meselesi tümüyle çözülmüş olacaktır." dedi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin ve milletin MİT'ten beklentisinin  yüksek olduğuna işaret ederek, "Karşı karşıya kaldığımız ve her geçen gün artan  tehditlerin büyüklüğü, bu beklentiyi daha da artırıyor. Bugün olduğu gibi  gelecekte de sınırlarımız içinden ve dışından ülkemize yönelik tehditlerin  süreceği açıktır. Öyleyse bizim de diğer alanlarla birlikte ve hatta öncelikli  olarak istihbaratımızı bu gerçeğe uygun şekilde geliştirmemiz şarttır."  değerlendirmesini yaptı.
 
MİT'in başarılarını yakından takip ettiklerini dile getiren Erdoğan,  şunları söyledi: Ancak kat etmemiz gereken daha çok yolumuzun olduğunu da biliyoruz.  Bunların başında yeni teknolojileri ve yeni operasyonel yöntemleri geliştirmek  geliyor. Milli İstihbarat Teşkilatımızın ülke içindeki görevlerini azaltarak yurt  dışı operasyon kabiliyetini artırmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde yurt  dışında daha fazla örtülü faaliyet yürüten, teknik ve siber istihbaratta daha  etkin bir istihbarat yapısı hedefliyoruz.
 
Karşı karşıya bulunduğumuz sorunların üstesinden gelebilmek,  devletimizin bekasını ve milletimizin geleceğini güvence altına alabilmek için  orta ve uzun vadede bu kabiliyete sahip olmaya mecburuz. Üstelik bu mücadeleyi  sadece sahada değil sanal ortamda da yürütmemiz gerekiyor. İnternetin,  teröristlerce ve casuslarca oldukça etkin şekilde kullanıldığı bir dönemde  Teşkilatın siber alana daha fazla eğilmesi kaçınılmazdır."
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sahip olduğu nitelikli insan gücü ve çalışma  azmiyle MİT'in Türkiye'nin karşısındaki sorunların çözümü konusunda kendisinden  beklenen katkıları vermeye devam edeceğine inandığını ifade ederek, şunları  kaydetti: Milli İstihbarat Teşkilatımızın isimsiz kahramanları gerektiğinde  'Derviş' ve gerektiğinde 'Akıncı' misali herhangi bir karşılık beklemeksizin  görevlerini yerine getirmeyi sürdüreceklerdir. Bugün aynı zamanda 93'üncü kuruluş  yıl dönümünü kutladığımız Milli İstihbarat Teşkilatımız inşallah daha büyük  başarılara burada imza atacaktır. Açılışını yaptığımız hizmet binasının  Teşkilatımıza layık bir eser olduğunu ümit ediyorum. Teşkilat Başkanımızın 'KALE'  olarak isimlendirdiği bu yeni karargahın özellikle de adına yakışır şekilde  devletimizin ve milletimizin koruyucu kalelerinden biri olarak hizmet  vereceğinden şüphe duymuyorum. Yeni hizmet binamızın bir kez daha hayırlı  olmasını diliyorum.