Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan NATO toplantısında S-400 çıkışı

AA |  06 Mayıs 2019 Pazartesi - 16:12 | Son Güncelleme : 06 05 2019 - 17:48

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başkent Ankara'da düzenlenen NATO Akdeniz Diyaloğu Ortakları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Türkiye’nin farklı ülke ve bölgelerle geliştirdiği ilişkiler birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. S-400’ler meselesi yüzünden böyle tartışmanın alevlendirilmeye çalışılmasını kabul etmiyoruz. Biz NATO'daki dostlarımızdan sadece ittifak ruhuna uygun davranmalarını, ittifakın kurucu değerlerine sahip çıkmalarını bekliyoruz." dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde düzenlenen NATO Konseyi ve NATO Akdeniz Diyaloğu Ortakları Toplantısı’nda konuştu.

Erdoğan, NATO Konseyi ve NATO Akdeniz Diyaloğu Ortakları  Toplantısı'nda, 2019 yılının Akdeniz Diyaloğu'nun 25, NATO'nun kuruluşunun  70'inci ve Türkiye'nin de ittifaka katılışının 67'nci yılı olduğunu hatırlattı.
 
 
Türkiye'nin Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi bugün de NATO'ya en  kapsamlı katkıları yapan ve müttefikleriyle dayanışma içinde hareket eden bir  ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin Bosna, Kosova ve Makedonya'da NATO  misyonlarındaki rolünün yanı sıra Afganistan'da da barışın inşasında önemli bir  rol üstlendiğini kaydetti.
 
Erdoğan, Afganistan'daki NATO güçleri komutanlığının iki kez Türkiye  tarafından yürütüldüğünü hatırlatarak, şunları söyledi:
 
"Ülkemiz ayrıca NATO'nun çok yüksek hazırlıklı müşterek görev  kuvvetinin komutasını 2021'de devralacaktır. IMF anlaşmasının ortadan kalktığı  bir dönemde füze savunma sistemlerinin önemi de artacaktır. NATO içindeki güçlü  konumumuzu korurken ulusal çıkarlarımızın, bölgesel güvenlik ve istikrarın  gerektirdiği adımları da atacağız. Burada bir gerçeğin altını çizmekte fayda  görüyoruz. Türkiye'nin farklı ülke ve bölgelerle geliştirdiği ilişkiler,  birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısıdır. Türkiye'nin egemenlik haklarına  giren S-400'ler gibi bazı güncel meseleler üzerinden böyle bir tartışmanın  alevlendirilmeye çalışılmasını kesinlikle tasvip etmiyoruz. NATO ittifakı  çerçevesinde milli güvenliğimizi tahkim gayesiyle attığımız adımları yine kendi  mecrasında değerlendirmek gerekir."
 
 
Türkiye'yi dar kalıplara sokmaya çalışmanın ve spekülasyonlar  üretmenin, ülkenin tarihi ve coğrafi konumunu anlamama manasına geleceğini  vurgulayan Erdoğan, Avrupa Atlantik coğrafyasının güvenlik ve istikrarına yönelik  katkıların en güçlü şekilde sürdürülürken, Akdeniz havzasının barış içinde  olmasını aynı ölçüde önemsediklerini dile getirdi.
 
Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
 
"İttifakın Güneydoğusu'ndaki Akdenizli bir müttefik olan Türkiye için  Akdeniz Diyaloğu ortaklarımız aynı zamanda bizim komşularımızdır. Akdeniz  Diyaloğu Platformu'nu bu bakımdan özellikle önemsediğimizi söylemek isterim. Bu  yapının en önemli vasfı olan aramızdaki pratik iş birliğinin geliştirilmesine  yönelik çabaları da destekliyoruz. Bu amaçla üzerimize düşeni yapmaya devam  edecek, yeni fikirler geliştirme gayreti içinde olacağız. Dışişleri Bakanım  (Mevlüt Çavuşoğlu) sizlerle bazı fikirlerimizi paylaşacaktır. NATO içindeki  yükümlülüklerimize ve Akdeniz Diyaloğu ortaklarımızla olan iş birliğimize  verdiğimiz değerin altını bir kez daha çizmek istiyorum. Kısa vadeli hesaplardan  ziyade orta ve uzun vadeli örtüşen çıkarlarımıza odaklanarak, gittikçe  istikrarsızlaşan bir dünyada NATO'yu daha da güçlendireceğimize inanıyorum."
 
Akdeniz Diyaloğunun 25'inci yılı vesilesiyle katılımcılarla bir araya  gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade eden, ziyaretin verimli ve başarılı geçmesini  temenni eden Erdoğan, misafirlerin Türkiye'de bulundukları süre içerisinde Ankara  dışında Hatay'ı da ziyaret etme imkanı bulacaklarını dile getirdi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hatay gibi farklı dinlerin, farklı dil ve  mezheplerin asırlardır bir arada barış içerisinde yaşadığı ilimize gidecek,  inşallah ülkemizin hoşgörü iklimine bizzat şahitlik edeceksiniz." diye konuştu.
 
 
Kültürel ırkçılığın yaygınlaştığı bir dönemde tüm insanlığa umut veren  bir tabloyu Hatay'da tecrübe etme imkanı bulabileceklerini söyleyen Erdoğan,  ayrıca Türkiye'nin karşı karşıya olduğu sınamaları ve bunlarla ne şekilde  mücadele etmeye çalıştıklarını da yakından görebileceklerine değindi.
 
Ziyaretlerinin en eski NATO müttefiklerinden biri olan Türkiye'nin  yüzleştiği tehditlere bizzat şahitlik etme bakımından son derece önemli olduğunu  düşündüğünü anlatan Erdoğan, uluslararası güvenlik ortamında ciddi kırılmalar  yaşandığını, mevcut tehditlerle birlikte ittifakın güvenliğini doğrudan  ilgilendiren terör gibi asimetrik tehditlerin de arttığı bir dönemde olunduğunu  bildirdi.
 
Siber boyutu da olan hibrit savaş yöntemlerine daha fazla  başvurulduğunun görüldüğünü belirten Erdoğan, böyle bir ortamda varoluş gayesi  küresel güvenlik ve istikrarı korumak olan yapılarda ise çok ciddi tıkanıklık ve  aksamaların yaşandığına işaret etti.
 
"Türkiye'nin gösterdiği olağanüstü çabalar ortadadır"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu kurumlar sorunlara müdahale noktasında ya  karar alamıyor ya da aldığı kararları hayata geçiremiyor. Bu zafiyetin bedelini  ise her zaman masumlar ve bizim gibi kriz bölgelerine komşu müttefik ülkeler  ödüyor. Türkiye son 8 yıldır Suriye kaynaklı tehditlerle mücadelede söz konusu  tıkanıklığın acı yansımalarını bilfiil yaşamış ekonomiden güvenliğe, toplumsal  barıştan siyasete kadar iliklerine kadar hissetmiş bir devlettir. Aramızda  bulunan Ürdünlü dostumuzun bizi bu meselede çok daha iyi anlayacağına inanıyorum.  Özellikle düzensiz göç ve terör tehdidi ile mücadelede NATO müttefiki olarak  Türkiye'nin gösterdiği olağanüstü çabalar ortadadır." değerlendirmesinde bulundu.
 
Birleşmiş Milletler verilerine göre Türkiye'nin, 4 milyon sığınmacı  ile dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke  olduğunu ve Suriyeli  sığınmacılar için 35 milyar doların üstünde bir rakam harcadıklarına dikkati  çeken Erdoğan, "Aynı zamanda DEAŞ tehdidini kaynağında bertaraf etmek için Fırat  Kalkanı Harekatı'nı düzenledik. Türkiye'ye yönelik iftira furyası yapıldığı bir  dönemde Suriye sahasında DEAŞ'la göğüs göğüse savaşan ve bu terör örgütünü  hezimete uğratan tek NATO ülkesi biz olduk." diye konuştu.
 
Zeytin Dalı Harekatı ile Afrin bölgesini PKK'nın Suriye kolunun  işgalinden kurtardıklarını ve terörden arındırdıkları güvenli bölgelere 320 bin  civarında Suriyeli sığınmacının geri dönüşünü sağladıklarını aktaran Erdoğan,  şunları kaydetti:
 
"Daha birkaç yıl öncesine kadar terör örgütlerinin tasallutunda  bulunan bölgelere Türkiye'nin çabaları ve fedakarlıkları sonucu yeniden huzur  hakim oldu. Keza büyük bir insani felaketin eşiğine gelen İdlib'de de inisiyatif  alarak tekrar sükunetin sağlanmasını temin ettik. Böylece 100 binlerce Suriyeli  masumun ölümünü engellediğimiz gibi Avrupa'yı derinden sarsacak bir düzensiz göç  akınının da önüne geçtik."
 
 
NATO'nun özünün ittifak dayanışması olduğunu vurgulayan Erdoğan,  "Bizler aynı güvenlik şemsiyesinin altında bulunan devletleriz. Coğrafi olarak  farklı kıtalarda, farklı bölgelerde yer alsak da ülkelerimize yönelik tehditler  karşısında kader ortaklığı yapıyoruz. İttifak üyesi ülkelerin terör gibi ciddi  güvenlik sınamalarını tek başına çözmesini beklemek NATO'nun varoluş felsefesine  aykırıdır." ifadelerini kullandı.
 
Etrafı kriz bölgeleriyle çevrili olan Türkiye'nin terör, organize  suçlar ve düzensiz göz gibi çok boyutlu tehditlerin tam kavşağında yer aldığını  hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Ülkemiz uluslararası toplum adına bu sorunları tek başına göğüslerken  diğer taraftan da PKK onun Suriye'deki uzantısı PYD/YPG, DEAŞ ve 15 Temmuz darbe  girişiminin faili FETÖ ile mücadele etmek zorunda kalıyor. Bugüne kadar 40 binin  üzerinde sivil vatandaşımızı ve askerimizi PKK terörüne şehit verdik. Son 3 gün  içinde 6 askerimiz ve 2 sivil vatandaşımız PKK terör örgütünün Suriye ve  Irak'taki uzantıları tarafından şehit edildi. DEAŞ yayınladığı videolarla  doğrudan ülkemizi hedef alıyor. 15 Temmuz gecesi 251 vatandaşımızı şehit eden  FETÖ yurt dışında ülkemize yönelik yıkıcı faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor.  Maalesef kimi müttefiklerimiz de bu terör örgütünün elebaşlarına, darbe  girişimine bizzat katılmış örgüt mensuplarına adaletten kaçabilecekleri imkanlar  sunuyor. Batı toplumlarında bir veba salgınına dönüşen İslam düşmanlığı ve  yabancı karşıtlığı Türk vatandaşlarıyla beraber 100 milyonlarca insanın can ve  mal güvenliğini de de tehdit ediyor."
 
Terör saldırıları
 
Sri Lanka ve Yeni Zelanda'da meydana gelen terör eylemlerinin sorunun  geldiği boyutları ortaya koyduğuna dikkati çeken Erdoğan şunları kaydetti:
 
"Önlem alınmazsa, teröre karşı ortak duruş sergilenmezse terör belası  büyümeye devam edecektir. Türkiye'nin bekasına yönelik tehditlerin çoğaldığı ve  yoğunlaştığı böylesi bir dönemde müttefiklerimizden tek bir beklentimiz var, biz  NATO'daki dostlarımızdan sadece ittifak ruhuna uygun davranmalarını, ittifakın  kurucu değerlerine sahip çıkmalarını bekliyoruz. Müttefiklerimizin bizzat  kendilerinin terör örgütü olarak kabul ettikleri yapılara karşı tedbir almalarını  istiyoruz. Dost acı söyler prensibinden hareketle burada şu gerçeği ifade etmek  istiyorum, namlusunu ülkemize çeviren, vatandaşlarımızın canına ve malına  kasteden terör örgütlerinin müttefiklerimizce donatılmasının, tırlar dolusu silah  ve mühimmata boğulmasının, örgüt elebaşılarının kimi ülkelerde en üst düzeyde  kırmızı halılarla ağırlanmasının hiçbir haklı gerekçesi yoktur.
 
DEAŞ'la mücadele bahanesiyle atılan bu tür yanlış adımların  meşrulaştırılması asla mümkün değildir. Ayrıca Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk  Cumhuriyeti'nin Doğu Akdeniz enerji kaynakları üzerindeki meşru hakları da  tartışma götürmez. Ülkemiz kendi hakkını ve Kıbrıs Türklerinin hukukunu korumakta  kararlıdır. NATO'nun bu süreçte Türkiye'nin haklarına saygı göstermesini ve bize  gerilimlerin önüne geçmek için destek olmasını bekliyoruz. Ülkelerimizin bazı  alanlarda farklı yaklaşımları, farklı görüşleri olabilir ancak ortak tehditlerle  birlikte ve tutarlı şekilde mücadele etmek bu ittifakın öncelikli şartıdır.  Burada yaşanan aksaklıklar maalesef en büyük zararı ittifakımıza, ittifakın  itibarına verecektir."
 

ETİKETLER