Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan flaş kıdem tazminatı açıklaması

AA |  27 Haziran 2020 Cumartesi - 14:46 | Son Güncelleme : 27 06 2020 - 18:10

Recep Tayyip Erdoğan, Ergene Çevre Projesi Işık Göründü törenine videokonferans ile katıldı.
Erdoğan, "Biz ülkemizin ihracatı, ticaretini artırmak için çalışırken, çalışanların sorunlarına da kökten çözüm üretmek istiyoruz. Kıdem tazminatı çalışmaları da bundandır. Amacımız işçilerimizin kıdem tazminatı hakkını birilerinin insafına bırakmadan korumaktır." dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ergene  Havzası'nın korunmasıyla ilgili yatırımların öncelikle yerel yönetimlerin  sorumluluğunda olduğunu belirterek, "Bölgedeki yerel yönetimler maalesef  senelerce bu havzanın korunması konusunda gereken hassasiyeti göstermedi." dedi. 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tekirdağ'da düzenlenen ''Ergene Çevre Koruma  Projesi, Derin Deşarj Hattı B Tüneli Işık Göründü Merasimi''ne Vahdettin  Köşkü'nden canlı bağlantıyla katıldı.
 
Tünelin Trakya bölgesine ve ülkeye hayırlı olmasını dileyen Erdoğan,  projenin ülkeye kazandırılmasında emeği geçen bakanlıkları, kurumları, yüklenici  firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik etti.
 
 
 
Erdoğan, Türkiye'nin 25 nehir havzasından biri olan Ergene Havzası'nın  1,5 milyon vatandaşa ev sahipliği yaptığını dile getirerek, bu havzada pek çok  tarım ürünü yetiştiğini kaydetti.
 
Bölgenin çok sayıda sanayi tesisini barındırdığını belirten Erdoğan,  şöyle devam etti:
"Havzanın korunmasıyla ilgili yatırımlar öncelikle yerel yönetimlerin  sorumluluğudur. Bölgedeki yerel yönetimler maalesef senelerce bu havzanın  korunması konusunda gereken hassasiyeti göstermedi. Plansız şehirleşme ve  sanayileşmenin sonucu olan yetersiz altyapı ve endüstriyel atık suların  arıtılmadan nehre verilmesi gibi sıkıntılar sebebiyle Ergene'nin su kalitesi  bozuldu. 2003'e gelindiğinde nehirdeki kirlenme artık çok ciddi boyutlara ulaştı.  Sonuçta karşımıza insan sağlığı başta olmak üzere bütün canlılar için tehlike  oluşturan vahim bir tablo çıktı. Biz bu kötü gidişatı durdurmak için Ergene  Hazası Eylem Planı'nı devreye aldık. İlgili tüm kamu kurumlarının dahil olduğu bu  planı yaklaşık 2,5 milyar liralık bir harcamayla ve kararlılıkla hayata  geçirdik."
 
 
Plan kapsamında bugüne kadar 395 kilometrelik dere yatağının  temizlendiğini anlatan Erdoğan, nüfusu 10 binin üzerindeki 12 yerleşim yerinde  ileri biyolojik atık su arıtma tesisi, 38 yerleşim yerinde ise kanalizasyon  sistemi inşa edildiğini kaydetti.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, taşkınlara yönelik tedbirlerin de alındığını  belirterek, "Toplam 1 milyon 238 bin dekar alanı sulayacak, 25 sulama projesinden  24'ü hizmete girdi." dedi.
 
Sanayicilerin de üzerlerine düşen görevlerini yerine getirmesinin  planın başarısı için kritik öneme sahip olduğunu ifade eden Erdoğan, ıslah  organize sanayi bölgelerinin yapılması ve organize sanayi bölgelerine ortak atık  su arıtma tesisi kurulması için harekete geçildiğini anlattı.
 
 
"Ergene 2 Organize Sanayi Bölgesi Arıtma Tesisi de tamamlanacak"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevreyi kirleten sanayi tesislerinin, inşa  edilen 10 ıslah sanayi bölgesi çatısı altında toplandığını belirterek,  konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Tekirdağ'da yer alan 5 adet müşterek arıtma tesisinden Muratlı  Organize Sanayi Bölgesi'ndekini devreye aldık. Ergene 1 ve Çorlu 1 Organize  Sanayi Bölgesi arıtma tesisleri de önümüzdeki ağustos ayında faaliyete  başlayacak. Ergene 2 Organize Sanayi Bölgesi Arıtma Tesisi'ni de inşallah bu sene  içinde tamamlayacağız. Önümüzdeki yıl ise Velimeşe'yi hizmete alacak ve böylece  350'e yakın münferit su arıtma tesisini devre dışı bırakmış olacağız. Arıtılarak  temiz hale gelmiş suların Marama Denizi'ne deşarj edilmesi için Derin Deşarj  Projesi'ni başlattık. Projenin deniz kısmı için denizin 4,5 kilometre tabanına  döşenen hattı tamamladık. Kara boru hattı mevcut organize sanayi bölgelerinin yer  altı tünelleriyle bağlantısını sağlıyor ve arıtılmış sanayi suyunu denize  taşıyor. Ağustos ayında arıtılmış suların bu hattan denize ilk deşarjı  yapılacak."
 
 
Derin Deniz Deşarjı Projesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Derin Deniz Deşarjı Projesi'nin  bir diğer önemli ayağının da tünel kısmı olduğunu ifade ederek, hattın geçtiği  şehirlerde yaşayan vatandaşlara rahatsızlık vermemek için yerin altından tüneller  kazıldığını anlattı.
 
Vadileri ve tepeleri, her biri 10 kilometrelik 2 tünel hattıyla aşarak  atık su hatlarını denizle buluşturduklarını belirten Erdoğan, bugün de bu  tünellerden birinin tamamlandığını kaydetti.
 
Erdoğan, tünelin içinde yerli ve milli tünel açma makinesi "Lale"nin  olduğunu dile getirerek, birazdan tünelde gün ışığının görüneceğini söyledi.
 
Türkiye'nin dünyada bu makineleri üretebilen 8 ülkeden biri olduğunu  vurgulayan Erdoğan, rakiplerin hepsinin de gelişmiş ülkeler olduğunu anlattı.  Erdoğan, çapı 3,25 metre olan 12 bin parçalık bu devasa makineyi de Türk  mühendislerinin tasarladığını ve Türk firmasının ürettiğini dile getirdi.
 
Devletin sunduğu desteklerle firmanın yanında yer aldığını belirten  Erdoğan, "Eğer biz bu makineye geçmişte sahip olsaydık Bolu Tüneli belki de  birkaç yıl içinde tamamlanmış olacaktı." diye konuştu.
 
 
Bugün inşasını bitirdikleri tünele atık suyu aralık ayında  vereceklerini, projenin diğer tünelinin de ekim ortası gibi tamamlanacağını ifade  eden Erdoğan, bu tünele de Mart 2021'de su verileceğini, böylece ülkenin ve  Avrupa'nın en büyük çevre projelerinden birini hayata geçireceklerini söyledi.
 
Erdoğan, projeyi bitirdiklerinde 1300'ün üzerinde fabrikanın sisteme  dahil olacağını aktararak, yapılan bu yatırımlarla Ergene Nehri'nin su  kalitesinin önemli ölçüde iyileştirileceğini ve suyun temiz akmasının  sağlanacağını vurguladı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sanayicilerimiz de arıtma tesisi işletmenin  yükünden kurtulacak ve sadece üretime odaklanabilecek. Hepsinden önemlisi Ergene  hayata dönecek. Burada edindiğimiz tecrübe ve birikimi diğer havzalarda da  kullanacağımıza inanıyorum." diye konuştu.
 
"Türkiye'nin önü açık görünüyor"
Türkiye'nin salgın döneminde sağlık alanında mücadele verirken,  kalkınma altyapısının önemli yatırımlarını da ihmal etmediğini aktaran Erdoğan,  konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Barajlardan tünellere, atık su arıtma tesislerinden havalimanı  pistlerine kadar pek çok yatırımı salgına rağmen tamamladık. Sanayi  tesislerimizin önemli bir kısmı salgın döneminde de üretimini sürdürdü. Şimdi tüm  sanayi tesislerimiz hem yurt içi talebe hem ihracata yönelik ciddi bir atılım  hazırlığı içindedir. Türkiye, 2018 yılında maruz kaldığı kur, faiz, enflasyon  saldırısını püskürtüp, yeniden yükselişe geçtiği bir dönemde salgına yakalandı.  Mart ayında başlayan, nisanda tüm ağırlığıyla süren, mayıstan itibaren yavaşlayan  bu salgın sürecindeki kayıplarımızı kısa sürede telafi edebileceğimize  inanıyorum. Nitekim tüm öncü göstergeler ülkemizin çok ciddi bir sıçramanın  eşiğinde olduğuna işaret ediyor. Yatırımdan, üretimden, büyümeden, istihdamdan  asla taviz vermeden hedeflerimize doğru yürümekte kararlıyız. Ülkesini ve  milletini seven herkesi bu büyük yatırım ve istihdam seferberliğine katkıda  bulunmaya davet ediyorum. Devletimiz tüm imkanlarıyla bu seferberliği  destekleyecektir. Salgın sonrası yeniden şekilleneceği anlaşılan siyasi ve  ekonomik düzende Türkiye'nin önü açık görünüyor."
 
 
"İlk 5 ayda sadece organize sanayi bölgelerinde 520 yeni fabrika  açıldı"
Salgına rağmen ilk 5 ayda sadece organize sanayi bölgelerinde 520 yeni  fabrikanın açıldığını, gıdadan kimyaya, mobilyadan makine imalatına varıncaya dek  farklı sektörlere odaklanan bu fabrikalar için özel sektörün 8 milyar liralık  yatırım yaptığını aktaran Erdoğan, "Yine ilk 5 ayda özel sektörü, yatırımlarını  desteklemek üzere 67 milyar liralık yatırım teşvik belgesi düzenledik. Bu  yatırımların hayata geçmesiyle 110 bin vatandaşımıza yeni iş imkanları  doğacaktır." şeklinde konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, haziranın ilk üç haftasında organize sanayi  bölgelerindeki elektrik tüketiminin mayıs ayına göre yüzde 26 arttığını dile  getirerek, şöyle devam etti:
"İmalat sanayinde siparişler ve kapasite kullanım oranları da günden  güne yükseliyor. Yine haziranın ilk üç haftalık ihracat verileri, mayısa göre  yüzde 25 daha fazladır. Yurt dışı piyasaların da toparlanmaya başladığını  görüyoruz. Avrupa'dan ve başlıca ihracat piyasalarımızdan gelen veriler olumlu  yöndedir. Dış piyasalardaki toparlanma inşallah bize sipariş artışı ve talep  artışı olarak dönecektir. Dış konjonktürdeki toparlanmayla ekonomik canlanmanın  daha da hızlanmasını ve yılın son iki çeyreğinde güçlü büyüme oranlarına ulaşmayı  bekliyoruz."
 
Kıdem tazminatı
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, fırsatların şimşek gibi olduğunu  belirterek, "Çakar ve kaybolur derler. Ayağımıza gelen fırsatı değerlendirmek  için ülkemizin potansiyelinin tamamını harekete geçirmek mecburiyetindeyiz."  dedi.
 
Bunun yolunun ise birliğe, beraberliğe, kardeşliğe sahip çıkmaktan  geçtiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin özellikle son 7 yılında yaşadığı tüm saldırıların,  birliğini, beraberliğini, kardeşliğini hedef alması bu yüzdendir. Bugünlerde yine  birileri çeşitli bahanelerle aynı senaryoyu tedavüle sokmaya çalışıyor. Mesela  son dönemde işçiden işverene tüm kesimleri huzursuz edecek, asılsız dedikodular  yayılıyor. Biz ülkemizin sanayisini, ticaretini, üretimini, ihracatını artırma  çabası içindeyken, aynı zamanda işverenlerin ve çalışanların sorunlarına köklü  çözümler getirmeye çalışıyoruz. Kıdem tazminatı konusu da bunlardan biridir. Her  bir işçimizin kazanılmış hakkını korumak bu ülkenin Cumhurbaşkanı ve kendisi de  işçilikten gelen bir ferdi olarak en başta gelen görevimizdir. Amacımız  işçilerimizin kıdem tazminatı haklarını birilerinin insafına bırakmadan kalıcı ve  garantili bir sisteme bağlamaktır.
 
 
Hep söylerim, işveren sendikaları, işçi sendikaları gelin bir araya bu  konuyu kendi aranızda halledin. Kendi aranızda halledemeyip bunu eğer 'Kabine  halletsin.' diyorsanız ha burada art niyet vardır. Kusura bakmayın, böyle bir art  niyete ne Cumhurbaşkanı olarak şahsım ne de kabinemiz alet olamayız. Niye kendi  aranızda bu işi çözmüyorsunuz? Niye kendi aranızda bunu halledemiyorsunuz? Kendi  aranızda halledemeyip ondan sonra bizleri işçimizin ve işverenin karşısında zor  duruma düşürmek veya kötü durumda bırakmak mı istiyorsunuz? Bugüne kadar  attığımız her adımda nasıl emekçi kardeşlerimizin yanında yer almışsak, bu konuda  da aynı anlayışla hareket edeceğiz."
 
 
Avrupa ve Asya arasındaki stratejik konuma sahip olan Türkiye'yi  küresel düzeyde bir üretim üssü haline dönüştürmek istediklerini söyleyen  Erdoğan, sanayicilerin üretim çarklarını daha hızlı döndürmelerini sağlamak  amacıyla krediden, teşvike kadar tüm mekanizmaları devreye aldıklarını belirtti.  Erdoğan, çiftçilerin emeğinin ve alın terinin karşılığını almasını temin edecek  destekleme politikalarını da genişleterek sürdürdüklerini kaydetti.
 
Teknolojinin küresel boyuttaki önemine değinen Erdoğan, konuşmasını  şöyle sürdürdü:
"Yüksek teknolojili ürünler geliştirmekte, yazılıma ve yapay zekaya  kadar dünyanın geleceği olarak bakılan her alanda en ileri ülkeler arasında yer  almak amacındayız. Hiç kimsenin ve hiçbir engelin bizi bu hedeflerden  uzaklaştırmasına izin vermeyeceğiz. Yıllarca çevreciliği ülkemizin kalkınmasını  engellemenin bir aracı olarak kullandılar. Halbuki dünyayı ve çevreyi Allah'ın  emaneti olarak gören anlayışımız sebebiyle bizim Batı'nın vahşi kalkınma  yöntemlerini kullanmamız zaten mümkün değildir. Yaptığımız yatırımların  meyvelerini aldıkça çevreyi gerçekten koruyanların kimler olduğunu artık herkes  görmeye başladı. Bugün açılışını yaptığımız Ergene Havzası Tüneli de işte bu  hassasiyetin tezahürlerinden biridir."
 
Ergene Havzası projesini ve tünelin inşasında emeği geçen herkesi  tebrik eden Erdoğan, sözlerinin ardından Tekirdağ'daki tünelin olduğu yerde  bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Gıda Tarım ve Hayvancılık  Bakanı Bekir Pakdemirli'ye telekonferans sistemiyle bağlandı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli ve milli dev tünel açma makinesini övdü
Erdoğan, Varank ve Pakdemirli'nin projeye ilişkin açıklamalarının  ardından yaptığı konuşmada, tünel açma makinesinin halk arasında "Köstebek"  olarak adlandırıldığını söyledi.
 
Erdoğan, sektörde "TBM" olarak ifade edilen bu makinenin 3 metre 25  santim boyutunda olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:
"Dev tünel açma makinesini yerli ve milli olarak üretmiş olmak,  hakikaten bizler için her türlü takdirin üstünde bir başarıdır. Ben üretici  firmamızı şahsım, milletim adına tebrik ediyorum, kutluyorum. Sadece ülkemiz için  değil, inanıyorum ki dünyanın değişik ülkelerinde de bu TBM, artık kendisi için  alıcı bulacaktır. Bundan sonraki süreçte gerek ayçiçeği, gerek buğday, çeltik  gibi birçok tarım ürünü noktasında çok daha sağlıklı ve yoğun bir şekilde bu  tarım ürünlerimizi üretme imkanını da Trakya Ovası'nda yakalayacağız. Bu da bizim  için ayrı bir fırsat. Ergene'nin de nehrin dört dörtlük kullanılabilir hale  gelmesi, bizi ayrıca mutlu edecektir. Bundan dolayı tüm emeği geçen geçmiş  dönemdeki bakanlarımızdan şu andaki bakanlarımıza kadar bütün teknokrat,  bürokratlarımıza kadar hepsini kutluyorum, tebrik ediyorum. 12 bin parçalık  devasa makineyle yolumuza devam edeceğiz. Çünkü bugün işimiz bitmiş değil, yola  devam ediyoruz."
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla Bakan Varank ve  Bakan Pakdemirli birlikte kazıyı başlatacak butona bastı. İki bakanın butona  basmasının ardından makinenin çalışmasıyla tünelde ilk ışık görüldü.