Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Fahreddin Paşa' yanıtı

20 Aralık 2017 Çarşamba - 12:18 | Son Güncelleme : 20 12 2017 - 12:55

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı'nın, Fahrettin Paşa'ya yönelik skandal tweeti alıntılamasıyla ilgili olarak çok sert tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Medine korumasını yaparken Fahreddin Paşa, ey bize bühtanda bulunan zavallı, senin ceddin neredeydi?" dedi.


Erdoğan'ın konuşmasından satır başları: 
 
Daha düne kadar 'muhtar bile olamaz' manşetleri ile siyasi hayatımızın sona erdirdiğini ima edenler, muhtarlık kurumunu aşağılayanlar, bu buluşmamızın ardından da şunu gördüler ki muhtarlar böyle aşağılanacak kurumlar, kişiler değil. Muhtarlarımızı üzenler beni de üzerler, o zaman ben de onları üzerim. Arkasında milletin olmadığı devlet adamı ayakta kalamaz. Milletin tam desteğini almış devlet adamının ise önünde duracak hiçbir beşeri engel yoktur. 
 
FAHRETTİN PAŞA AÇIKLAMASI
 
Ecdadımız 1000 yıl boyunca Kudüs'ü ve tüm İslam coğrafyasını korumuştu. 1. Dünya Savaşı bir kez daha yüzleşmemizin, Kurtuluş Savaşı ise önümüzde yeni bir dönem açışımızın adıdır. 1. Dünya Savaşı'nın üzerine hala yeteri kadar çalışılmamış pek çok destanı vardır. Bunlardan biri İngilizlerin Kut'ül Amare'de büyük hezimete uğratılmış olmasıdır. Bugünlerde birilerinin büyük bühtanı ile hatırladığımız bir başka destanımız da bizim Medine müdafaamızdır. Zalimlerin safında yer almayı maharet sananların Medine müdafaasını ve onun büyük kahramanı Fahrettin Paşa'yı hedef almaları boşuna değildir. Medine müdafaası İslam'ın ve onun büyük Peygamberinin, adının, sembollerinin nasıl korunması gerektiğini gösteren ibretlik bir hadisedir.
 
Fahrettin Paşa, bugün Bulgaristan sınırları içinde yer alan Rusçuk'ta doğmuştur. İstanbul'a gelmiş, harp okulunu bitirdikten sonra odruya katılmıştır. Musul'da, Urfa'da Ermeni isyanlarının bastırılmasında görevler üstlenmiştir. 1916'da Medine'ye tayin edilen Fahrettin Paşa 1919'a kadar korunmasını üstenmiştir. Ey bize bühtanda bulunan zavallı senin ceddin neredeydi. Fahrettin Paşa'nın 2 yıl 7 ay süre ile müdafaa ettiği Medine'de yaptığı işler, direniş takdire şayandır. Utanmadan, sıkılmadan Erdoğan'ın ecdadının mukaddes emanetleri oıradan çalarak İstanbul'a getirdiklerini söyleyecek kadar hezayan içinde olan zavallılar, oradaki işgale gelenlerden onları korumaktır, şehit olmak adına. Paşa, mukaddes emanetleri 2 bin kişilik koruma gücü ile İstanbul'a göndermiştir. İşgalci güçlerin eline geçmesini, görkemli müzelerde sergi malzemesi haline dönüşmesini engellemiştir. Bu emanetler İstanbul Topkapı Müzesi'nde. Batıdaki o malum yerlerde akıbeti belli olmayan yerlere mi gitseydi. Çünkü bunların kafası batıcı da onun için bu saldırıyı başlattılar. Fahrettin Paşa tüm enerjisini Medine'nin korunmasına vermiştir. Fahrettin Paşa Medine'yi 2 yıl 7 ay savunmuştur. 
 
"ÖNCE HADDİNİ BİL"
 
Önce haddini bil ya. Sen demek ki bu milleti tanımamışsın. Sen Erdoğan'ı da tanımamışsın Erdoğan'ın ceddini ise hiç tanımamışsın. Sizin şu anda ne tür yanlışlar içerisinde olduğunu biz gayet iyi biliyoruz.
 
Bizim ecdadımız şartların zorlaştığı, ilacın, yiyeceğin kalmadığı dönemde Medine'yi büyük bir çekirge sürüsü basmıştı. Fahrettin Paşa, "Çekirgenin serçeden ne farkı var. Temizdir, tazedir" diyerek aylarca onları şehri basan çekirgelerle besliyor. Bu arada hem İstanbul hükümeti hem de çevresindekilerce teslim olması yönünde telkinler gelen Paşa teslim etmek zorunda kalıyor. Şehir günlerce yağmalanıyordu. Karışıklıklardan dolayı şehri terk eden Medine sakinlerinin evlerinin kapıları kırılık talan ediliyor. Tarihimizin bu mümtaz şahsiyetine dil uzatanların bugün kimlerle, nerelerde, ne işler çevirdiğini biz gayet iyi biliyoruz. Yeri gelecek bunları da açıklayacağız. FAhrettin Paşa Medine'nin tek taşına el uzatmamış, adaletten uzaklaşmamış bir komutandır. Kutsal emanetler ticari meta haline dönüştürülmemiştir. Bugün de titizlikle korunmaya devam edilmektedir. Batıya giden o emanetler acaba ne durumda? Onları geri almak için çabanız, gayretiniz var mı? Yok. Kendi acziyetlerini, hatta ihanetlerini örtme amacı olduğu açıkça ortadadır. 
 
"STRATEJİ İÇİN "HER ŞEY AMERİKA İÇİN" DEMEK MÜMKÜNDÜR" 
 
ABD geçtiğimiz günlerde kendi güvenlik stratejisini açıkladı. Bu strateji için "Her şey Amerika için" demek mümkündür. Biz kendi stratejimizi şöyle açıklayabiliriz.  Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, bizim güvenlik stratejimiz de bu. 
 
Milli birliğimize, egemenliğimize, haklarımıza saygı duyan herkesle birlikte yol yürümeye hazırız. Bu değerlerimizden herhangi birine el uzatanın elini kırmak da bizim boynumuzun borcudur. Türkiye hiçbir zaman terör örgütleri üzerinden başka ülkeleri hedef almadığı gibi tevessül edenlere de asla teslimiyet göstermez. Biz kendi özgürlüğümüz, kendi onurumuz için ne kadar hassasiyet gösteriyorsak, kardeşimiz kabul ettiğimiz toplumlar konusunda da aynı hassasiyeti gösteriyoruz. Suriye ağladığında biz de ağlıyoruz. Filistin'de mazlumlara eziyet edildiğinde bizim de içimiz acıyor.
 
"BU HAFTA SONU AFRİKA'YA GEÇECEĞİZ"
 
Bu hafta sonu bir Afrika'ya geçeceğiz. Bir Sudan yapacağız. Sonra Çad'a, oradan Tunus'a gitmek suretiyle 3 Afrika ülkesini dolaşmış olacağız. Görelim, edelim, onlarla dertleşelim, neler yapabiliriz, bunun da gayreti içinde olalım. Bugün 3. gün. Başbakanımız Bangladeş'te, oradaki kampları ziyaret etti, Arakanlı Müslümanların halin gördü. Biz onların halini görüp halimize hamdedeceğiz. Ya onlar bizim başımıza gelseydi. Bunun için Akdeniz'de batan her teknenin haber ile bizim de kalbimizin bir kısmı sulara gömülüyor. 

ETİKETLER