Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan F-35 resti

AA |  19 Kasım 2019 Salı - 12:12 | Son Güncelleme : 19 11 2019 - 14:33

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan konuşmasında, "Milletvekili arkadaşlarımızın büyük gayret ve fedakarlıkla yürüttüğü Meclis çalışmaları, bizim için hayati öneme sahiptir. Yeni yönetim sistemimizde güçler ayrılığının keskinleştirilmesi, yasamanın, dolayısıyla milletvekillerimizin üzerindeki yükü artırmıştır." ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ak Parti Grup Toplantısı'nda konuştu.  Erdoğan, Meclis'teki milletvekileriyle ilgili açıklamalarda bulunarak, "Yeni yönetim sistemimizde güçler ayrılığının keskinleştirilmesi, yasamanın, dolayısıyla milletvekillerimizin üzerindeki yükü artırmıştır. Artık kanun tekliflerini hazırlama ve tüm safhalarıyla takip ederek yasalaştırma sorumluluğu tamamen milletvekillerimize aittir." dedi.

 
"ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI BİRLİĞİ KURULDU"
 
Erdoğan, ithalatçı ve ihracatçıların mali yüklerini azaltacak  düzenlemeleri içeren Gümrük Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi  görüşmelerinin de tamamlandığını belirterek sözlerine şöyle devam etti: Bunların yanında çok sayıda uluslararası sözleşme Genel Kurul'da  görüşüldü. Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisi'nin aldığı sözde  soykırım kararını kınayan Türkiye Millet Meclisi Başkanlık Tezkeresi, HDP hariç  tüm partilerin ortak katılımıyla kabul edildi. Su ürünlerinin sürdürülebilir  yönetimini sağlayan, balıkçılığı ve balıkçılık kaynaklarımızı koruyan  biyoçeşitliliği muhafaza eden, kaçak avcılığın önüne geçen önemli bir düzenleme  yasalaştı. Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu'ndaki ödeme alanına ilişkin  yetkilerin Merkez Bankası'na devredilmesinin önü açıldı. Bu amaçla meslek  mensuplarının birbirleriyle ve ödeme hizmeti kullanıcılarıyla ilişkilerini  düzenleyecek olan Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği kurulmuş oldu.
 
"DİJİTAL HİZMET VERGİSİ GÖRÜŞMELERİ DEVAM EDİYOR"
 
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, geçtiğimiz hafta  Genel Kurul'a gelen Dijital Hizmet Vergisi ile ilgili kanun teklifi  görüşmelerinin devam ettiğini belirterek, "Teklif, bilgi teknolojisinde yaşanan  gelişmelere paralel olarak, dijital hizmet sunan çok uluslu şirketlerin  vergilendirilebilmelerini sağlıyor. Bu teklif ayrıca vergide adalet, vergi  rekabeti, basitlik, etkinlik ve verimlilik ilkeleri çerçevesinde mükelleflerin  vergi sistemine gönüllü uyumunu gözeten düzenlemeler içeriyor." ifadelerini  kullandı.
 
 
"HAYATİ ÖNEME SAHİP"
 
Gece geç saatlere  kadar yoğun mesai harcayarak, yasama  faaliyetlerinde bulunan milletvekillerine şahsı ve Türk milleti adına teşekkür  eden Erdoğan, şunları söyledi: Bütçenin Genel Kurul görüşmeleri 9 Aralık'ta başlayacak, 20 Aralık'a  kadar sürecek. Görüşmeler tatil günleri dahil, her gün saat 11.00'de başlayacak  ve çalışmalar programın bitimine kadar devam edecek. Her bakanımız kendi  bütçesinin görüşüldüğü günlerde ekibi ile birlikte tam mesai Meclis'te bulunacak. Milletvekili arkadaşlarımızın büyük gayret ve fedakarlıkla yürüttüğü Meclis  çalışmaları bizim için hayati öneme sahiptir.
 
"ÇOK FAZLA GAYRET BEKLİYORUZ"
 
Yeni yönetim sistemindeki güçler ayrılığının keskinleştirilmesinin, yasamanın, dolayısıyla milletvekillerinin üzerindeki yükü artırdığına işaret eden  Erdoğan, kanun teklifi hazırlamanın ve bu teklifleri tüm sayfalarıyla takip  ederek yasalaştırma sorumluluğunun artık tamamen milletvekillerine ait olduğuna dikkati çekti. Genel Merkez'de ve Cumhurbaşkanlığı'nda bu konuda çalışma yürüten  birimler olsa da asıl işin milletvekillerine düştüğünü kaydeden Erdoğan, şöyle  devam etti: Grup yönetimimizin ve Meclis idaresinin de bu konuda sizlere gereken  desteği sağladığına inanıyorum. Kanun tekliflerinin en mükemmel şekilde  hazırlanması ve yasalaştırılması süreçlerinde milletvekillerimizden çok daha  fazla gayret bekliyoruz. Meclis aşamasındaki çalışmaları ne kadar verimli  yürütürsek, yürütme tarafında o kadar etkin hareket etme imkanına kavuşuruz.
 
"SEÇİM BÖLGELERİNİ TERK ETMEYİN"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde milletvekillerinin seçim  bölgelerini kesinlikle ihmal etmemeleri gerektiğini de vurguladı. "AK Parti grubundaki her bir arkadaşımın bu iki ağır vazifeyi hakkıyla  yerine getirebilecek kapasiteye, dirayete ve beceriye sahip olduğuna yürekten  inanıyorum." diyen Erdoğan, şunları kaydetti: Bundan böyle kesinlikle her milletvekilimiz kendi seçim bölgesini  ihmal etmemeli. Bölgesine gidecek ve bölgesinde sadece her zamanki uğrak  yerlerine değil, bölgesinin tüm ilçelerine, mahalle veya köylerine kadar gidip,  oralardaki vatandaşlarımızın hal ve hatırını soracak, muhtarlarla görüşmeleri  yapacak ve ondan sonra da bize ulaşması gerekenleri bize ulaştıracak. Bakan  yardımcılarımıza ulaştırılması gerekenleri de bakan yardımcılarımıza ulaştırmak  suretiyle bu çalışmalarımızı çok daha zinde olarak yürüteceğiz. Yani AK Parti  milletvekili olmak demek, sadece salı, çarşamba, perşembe Ankara'ya gelmek değil, Ankara'daki çalışmaları takip edip, ondan sonra da bunu kendi il ve ilçeleriyle  sağlıklı bir şekilde koordine etmektedir. Erdoğan, Genel Başkan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm milletvekillerinin  daima yanlarında olmaya devam edeceklerini vurgulayarak, gayretleri ve fedakarlıkları için her birine ayrı ayrı teşekkürlerini iletti.
 
 
"KÜRT KARDEŞLERİMİZE SAYGISILIKTIR"
 
Erdoğan "Dünyanın dört bir yanında, zira öyle bir yere bu işi bulaştırıyorlar ki, bizim  Kürtlere karşı olduğumuzu anlatıyorlar. Parlamentodaki HDP gibi. Arkasında PKK  terör örgütünün olduğu HDP gibi. Biz de dedik ki lütfen bunu birbirine  karıştırmayın. Biz Kürt kardeşlerimize değil, terör örgütü olan PKK'ya, PYD'ye,  YPG'ye karşıyız. Sizin bu ifadeleriniz Kürt kardeşlerimize saygısızlıktır. Lütfen  bunu yapmayın. Bunu onlara söyledik." ifadesine yer verdi.
 
"TÜRKİYE'Yİ GÜNEYDEN KUŞATMA GAYRETİ İÇERİSİNDELERDİ"
 
Bütün bunlarla beraber, meselenin, Türkiye'nin sınırları boyunca bir  terör koridoru oluşturarak, Türkiye'yi güneyden kuşatma gayreti olduğuna dikkati  çeken Erdoğan, "Biz ne yaptık? Bu kuşatmayı bozduk. Bunların sıkıntısı burada."  diye konuştu. Erdoğan, güneyden kuşatma bozulunca, bunların çılgına döndüğünü  belirtti. 32-33 bin tır silah, araç, gereç, mühimmatın Suriye'nin kuzeyine  geldiğine dikkati çeken Erdoğan, "Bütün bunlar gelmesine rağmen bunlar, bu  operasyonu başarılı bir şekilde yürütemediler. Niye? Çünkü Mehmet'imiz ve Suriye  Mili Ordusu el ele, omuz omuza bütün bu oyunları, ölümü korkutarak üzerlerine  giderek bozdu." dedi. Barış Pınarı Harekatı kapsamında asker ve sivillerden, Suriye Milli  Ordusundan şehitlerin de verildiğini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: Bakıyorsunuz ana muhalefetin başındaki zat, Suriye Milli Ordusu'nu  terör örgütü olarak tanımlıyor. Suriye Milli Ordusu orada niye var? Suriye Milli  Ordusu orada, bizim ülkemizi taciz eden, bizim ülkemize saldırıda bulunanlara  karşı hem kendi topraklarını savunan hem de Mehmetçiğimizle beraber bu mücadeleyi  sürdüren oradaki yiğitlerdir, mücahitlerdir ama ne yazık ki bu CHP, teröristlere  terörist diyemiyor. Hiç PKK'ya, HDP'ye, PYD'ye, YPG'ye terörist dediğini duydunuz  mu? Demez. Niye? Ortaklar ya, beraber yürüyorlar ya... Daha çok beraber  yürüyecekler ama benim milletim teröre omuz veren, onlarla beraber yürüyenlere  gereken dersi inşallah 2023'te de 2024'te de verecek.
 
"ALÇAK PLANA İZİN VERMİYORUZ"
 
Erdoğan, ne pahasına olursa olsun bu alçak plana izin vermediklerini  ve vermeyeceklerini belirterek, tüm bu gerçekleri Amerika seyahatinde görüştüğü  herkese anlattığını belirtti. Amerika'da muhatap alınan PKK/YPG'nin yönetici kadrosundaki kimi  isimlerin gerisindeki kanlı geçmişinin belgeleriyle, fotoğraflarıyla, filmiyle  ABD Başkanı Donald Trump'a ve senatörlere gösterdiklerini anlatan Erdoğan,  sözlerini şöyle sürdürdü: Ortaya koyduğumuz tablonun, muhataplarımız nezdinde karşılık  bulduğunu müşahede ettik ancak Amerika'nın terör örgütüyle Suriye'de girdiği  angajmanın bir anda bitmeyeceğinin de ne yazık ki farkındayız. Bununla birlikte  terör örgütünün Suriye'deki işinin giderek zorlaştığı bir gerçektir. Buradan bir  kez daha tekrarlamak istiyorum, Suriye ve Kuzey Irak başta olmak üzere ülkemize  yönelik terör tehditlerinin tamamı sona erene, son terörist etkisiz hale  getirilene kadar bu mücadelemiz devam edecektir. Aynı şekilde Amerika'da faaliyetlerini yürüten FETÖ elebaşı ve  mensuplarıyla ilgili taleplerimizi bu ziyaretimizde bir kez daha tekrarladık. Bu  konudaki kararlılığımızdan en küçük bir taviz vermiyoruz, vermeyeceğiz. Ülkemize  ve milletimize yapılan ihanetin hesabını sormak için son nefeslerine kadar bu  hainlerin peşinde olacağız. Teröristler kimin arkasına saklanırlarsa saklansınlar  hangi kisveye bürünürlerse bürünsünler bu akıbetten kurtulamayacaklardır.  Türkiye'yi bu haklı davasından tehditle, şantajla, yaptırımla, yalan yanlış  argümanlarla döndüremeyeceklerini aklı selim sahibi herkesin anlamaya başladığını  umuyoruz. Bölgemizdeki hiçbir hesabın Türkiye'nin rızası ve desteği olmadan hayata geçirilemeyeceği gerçeğini herkese anlatmaya devam edeceğiz.
 
"TÜM SENARYOLARI PARÇALIYORUZ"
 
"Bu mücadelede, gücümüzü önce Rabb'imizden sonra aziz milletimizden alıyoruz. Milletimizin desteği, 17 yıldır olduğu gibi bugün de elhamdülillah  yanımızdadır." ifadesini kullanan Erdoğan, "Tek millet, tek bayrak, tek vatan,  tek devlet yolunda verdiğimiz mücadelenin her adımını, 82 milyon vatandaşımız ve  duası bizimle olan yüzlerce milyon kardeşimizle birlikte atıyoruz. Bir olarak,  iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak, önümüze kurulan tüm tuzakları bozuyor, tüm senaryoları parçalıyoruz." diye konuştu.
 
"ERDOĞAN GİTSİN TÜRKİYE NE OLURSA OLSUN' ANLAYIŞI ÜRÜNÜ"
 
Türkiye'yi hedef alanların, önceliklerinin en başına millet ile aralarındaki bağı koparmayı koymalarının sebebinin bu olduğunu belirten Erdoğan, "Dışarıdan gelen her saldırıya, yöneltilen her türlü iftiraya karşı biz ülkemizin ve milletimizin hakkını, hukukunu, menfaatlerini sonuna kadar savunuruz. Bu  konuda en küçük bir sıkıntımız yok. Üzüntü verici olan, içimizdeki bazı  kesimlerin de Türkiye düşmanlarıyla aynı kafayı taşıyor olmalarıdır. 'Tayyip  Erdoğan gitsin, AK Parti yıkılsın da Türkiye'ye ne olursa olsun...' Bu anlayışın ürünü söylemler adeta birilerinin var oluş gayesi haline dönüşmüştür." değerlendirmesini yaptı.
 
"YALANIN SONU YOK Kİ"
 
CHP Genel Başkanı'nın yalancılığı, yanlışlığı, eksikliği, çarpıklığı  defalarca ortaya konan hususları tekrar tekrar gündeme getirmesinin "artık  siyasetle izah edilemeyecek bir garabet halini aldığını" dile getiren Erdoğan,  CHP Genel Başkanı'nın diline doladığı konulardan birinin, Sakarya'daki Tank Palet  Fabrikası olduğunu anımsattı. Bu konuyu defalarca izah ettiklerini söyleyen  Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"50 MİYON DOLARLIK YATIRIM"
  
"Ben izah ettim, parti sözcüm de izah etti. Arkadaşlarımız defalarca bilgileri, belgeleri kamuoyuyla paylaştılar. Savunma Bakanlığımız detaylı bir  açıklama yaptı. Bugün buradan tekrar açıklıyorum, bu adamın nasıl bir yalancı  olduğunu, hakikatleri nasıl saptırmaya çalıştığını, bugün bir kez daha  anlatıyorum. Fabrikanın mülkiyetinin devlette olduğu, sadece işletme hakkının  belli bir süreyle Katar ve Türk iş birliğinden oluşan BMC'ye devredildiği; yapılacak yatırımlarla fabrikanın daha etkin ve verimli şekilde çalışacağı tekrar  tekrar anlatıldı. Bu süreçte 50 milyon dolarlık yeni bir yatırımla da buranın çok daha işlevsel hale gelebileceği, bu anlaşmanın kayıtları içerisinde de ayrıca  vardır.
 
"YALANCININ MUMU YATSIYA KADAR YANIYOR"
 
Tabii CHP Genel Başkanı hala Tank Palet Fabrikası'nın Katar ordusuna satıldığına kadar vardırdığı yalanlarını tekrarlamakta ısrar ediyor. Yalanın sonu  yok ki ama yalancının mumu da malum yatsıya kadar yanıyor. Geçmişte bilinen tek  icrai faaliyeti SSK'yi batırmak olan birisinin böyle bir işlemi anlamasını  beklemenin zor olduğunun elbette farkındayız. Onun için dün Merkez Yürütme Kurulu  toplantımızda arkadaşlarıma şu talimatı verdim: Bu konuyu sayın Genel Başkana,  ilkokul bile değil tıpkı anaokul öğrencisine anlatır gibi tane tane yeniden izah  edecekler. Ta ki anlayana kadar, bu izahı sürdüreceğiz. Hatta görüntülü olarak,  görüntüsüz anlamayabilir."
 
"İSTİHDAM ARTIYOR"
 
"Bu zatın diline doladığı bir başka mesele de istihdam rakamlarıdır. 'İstihdam artıyor' diyoruz, bu kişi rahatsız oluyor. Bir şahıs, insanların iş  bulmasından, çalışmasından, evine ekmek götürmesinden niye rahatsız olur, anlamak  mümkün değildir." diyen Erdoğan, ülkedeki her bir işsizin kendileri için de üzüntü kaynağı olduğunu ifade etti.
 
"BOYNUMUZUN BORCU"
 
Çalışabilir yaştaki herkese iş oluşturmanın "boyunlarının borcu" olduğunu belirten Erdoğan, "Ancak 'bal bal' denilerek ağız tatlanmıyor. Yani 'iş  iş' denilerek istihdam artmıyor. İstihdamı artırmanın yolu ülkeyi büyütmekten  geçiyor. Bunun için yatırımı, üretimi ihracatı artırmanın, turizmi geliştirmenin  mücadelesini veriyoruz." diye konuştu.
 
"İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 14"
  
AK Parti döneminde istihdam yaklaşık 9 milyon kişi artmasına rağmen işsizlik oranının hala yüzde 14 gibi yüksek bir seviyede olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: Bu yüksek işsizlik oranının, geçtiğimiz yıl yaşadığımız ekonomik  saldırının yol açtığı sıkıntıların ötesinde sebepleri vardır. Eskiden ülkemizde  çalışma çağına gelen nüfusun bir kısmı iş aramadığı veya aile işinde çalıştığı  için istihdam istatistiklerine girmiyordu. Şimdi eğitim düzeyinin yükselmiş  olmasının da etkisiyle çalışma çağına gelen hemen her kadın ve erkek vatandaşımız  iş arıyor. Mesela, 2002 yılına göre 2018'e kadar olan dönemde iş gücüne katılma  oranında 3,6 puanlık bir artış yaşandı. Bu oran kadınlarda 6,3 puanı buluyor.  Toplam istihdam oranında artış 3 puanı bulmasına rağmen iş gücüne katılımdaki bu  yükseliş sebebiyle işsizlik rakamlarımız nispeten yüksek çıkıyor. Bunun sebebi  bizim istihdam oluşturamamış olmamız değildir. Mesele işgücüne katılım oranının  eskisine göre fevkalade yükselmiş olmasıdır. Bizim buradan çıkardığımız ders, ülkemizi çok daha fazla büyütmemiz, çok daha fazla üretmemiz, çok daha fazla istihdam alanı oluşturmamız  gerektiğidir. Bu polemiği yapılacak değil hep birlikte seferberlik anlayışıyla  çalışılarak üstesinden gelinecek bir meseledir. Geçtiğimiz 17 yıl boyunca  neredeyse yaptığımız her yatırımı engellemek için davalar açan, nümayişler yapan,  kürsülerde nutuklar atan kimdi? Bunlardı. Aynı CHP'nin şimdi işsizlikten  yakınıyor olmasının takdirini biz milletimize bırakıyoruz.
 
"BAY KEMAL SEN HALA ORADASIN"
 
Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun bir başka yalanının da  "Türkiye'de hala bin liranın altında emekli maaşı alan 847 bin kişinin bulunduğu"  şeklinde olduğunu ifade ederek, "Buradan, tıpkı bir ana sınıfı öğrencisine  anlatır gibi tekrarlıyorum, Türkiye'de bin liranın altında emekli maaşı alan  yoktur Bay Kemal. Kılıçdaroğlu, kendi SSK Genel Müdürlüğü döneminde takılıp  kalmış olabilir. Kendi döneminde bırakınız bin lirayı, 60 lira emekli maaşı  alanlar bulunuyordu. Bay Kemal, sen hala oradasın. Gel, gel buralara bir gel."  dedi.
 
"ŞARK KURNAZLIĞI YAPIYOR"
 
Bugünkü Türkiye'de durumun farklı olduğunu, aslında bunun böyle  olmadığını Kılıçdaroğlu'nun da bildiğini dile getiren Erdoğan, "Güya şark  kurnazlığı yaparak hak sahipleri arasında paylaştırılan ölüm aylıklarını, her  biri ayrı emekli maaşıymış gibi anlatıyor. Halbuki ortada, tek bir emekli  maaşının birden fazla hak sahibi arasında paylaştırılması vardır. Maalesef  bunların her işi böyle. Hakikatleri anlatmak yerine, eğerek, bükerek, çarpıtarak,  hatta çoğu defa yalan ve iftiradan da kaçınmayarak, gözünün içine baka baka  milleti kandırmaya çalışıyorlar. Milletimiz de işte bunun için, ne yaparlarsa  yapsınlar, hangi taklayı atarlarsa atsınlar, kendilerini yüzde 25'in üzerine  çıkarmıyor. Buna rağmen ders çıkartıp dürüstçe, delikanlıca, mertçe siyaset  yapmaya yönelmiyorlar. Biz, Allah ömür verdikçe milletimize hizmet etmeye, eser  ortaya koymaya, mücadeleye devam edeceğiz." diye konuştu.