• Haberler »
  • Siyaset Haberleri »
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan canlı yayında müjdeyi duyurdu: 20 bin öğretmenimizin atamasını yapacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan canlı yayında müjdeyi duyurdu: 20 bin öğretmenimizin atamasını yapacağız

AA |  23 Şubat 2021 Salı - 14:30 | Son Güncelleme : 23 02 2021 - 16:37

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Ankara Valiliği Eğitim Tesisleri Toplu Açılış Töreni'nde konuştu.
Erdoğan, "Hizmete aldığımız 7 bin 541 yeni derslikle, Ankara'daki toplam derslik sayımızı 49 bin 700'e ulaştırmış bulunuyoruz. Önümüzdeki aylarda 20 bin öğretmen atamasını daha yapacağız. 20 bin öğretmen atamamızın milletimize ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum." dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gelecek  aylarda 20 bin öğretmenin daha atamasını yapacaklarını söyledi. 
 
Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Ankara  Valiliği Eğitim Tesisleri Toplu Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada,  buluşmalarının iki ana ekseni bulunduğunu, bunlardan birincisinin muallim,  ikincisinin talebe olduğunu belirtti.
 
Öğrencilik yıllarında bir talebenin hocasına yazdığı mektubun eline  geçtiğini, mektubun girişinin çok çok enteresan olduğunu ifade eden Erdoğan,  "Hocasına mektubunda 'Membaı, feyzü, ilmü bereketlü hocam' diye sesleniyordu.  Ondan sonra saygı ifadeleriyle devam ediyordu. Tabii öğrenci o zaman talebe  olarak yerini alıyor. Çünkü talep eden. Hoca da muallim, ilmi bizzat veren. Kime?  Talebelere. Okullarımızın, mekteplerimizin açılış törenini anlamlı buluyorum."  diye konuştu.
 
 
Erdoğan; hocaları, muallimleri, öğretmenleri, talebeleri tören  vesilesiyle gazi mekanda, milletin evinde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu  dile getirerek açılışı yapılan eğitim-öğretim tesislerinin hayırlı olmasını  diledi. Erdoğan, "Bugün tek bir açılış töreniyle 326 eğitim öğretim tesisini  Ankaralı kardeşlerimizin hizmetine sunuyoruz. Dikkat ederseniz sadece eğitim  demiyorum. Çünkü bu işin içinde bir de öğretim var. Laboratuvar deyince akla  eğitim gelir ama şöyle kitabi olarak baktığımız zaman da öğretim." ifadelerini  kullandı.
 
 
Erdoğan, eğitim-öğretim tesisleri arasında anaokulundan ilk ve  ortaokula, güzel sanatlar lisesinden imam hatip lisesine, halk eğitim merkezinden  bilim ve sanat merkezine kadar her türlü kurumun mevcut olduğunu aktardı. Bu  okulların bir kısmının yeni ihtiyaçlara göre sıfırdan inşa edilirken bir kısmının  da ömrünü tamamladığı için yıkılarak yeniden yapıldığını söyleyen Erdoğan,  sözlerine şöyle devam etti:
"Mesela depreme dayanıksız olduğu tespit edilen toplam 1116 derslikli  88 okulumuzu yıkarak yerlerine 2 bin 593 derslikli yeni okullar yaptık. Bugünkü  hizmete aldığımız 7 bin 541 yeni derslikle Ankara'daki toplam derslik sayımızı 49  bin 700'e ulaştırmış buluyoruz. Açılışını yaptığımız yatırımlarla birlikte 184  okulumuz Ankara'da tekli eğitime geçecektir. Böylece şehrimizde tekli  eğitim-öğretim yapan okullarımızın oranı yüzde 95'e yükselecektir. Halihazırda  yatırım süreçleri süren okullarımızın da hizmete girmesiyle inşallah bu oranı  yüzde 100'e çıkaracağız. İnşallah bu şekilde başkentimizde ikili eğitim-öğretim  meselesini tamamen kaldırarak eğitim-öğretimle ilgili hedeflerimizde bir eşiği  daha aşmış olacağız."
 
 
"Derslik sayısını 343 binden 600 bine taşıdık"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin iradesiyle Türkiye'yi yönetme  vazifesini üstlendiklerinde ülkeyi dört temel sütun üzerinde yükselteceklerinin  sözünü verdiklerini anımsattı. Bu dört sütunun adalet, sağlık, eğitim ve emniyet  olduğunun altını çizen Erdoğan, şunları söyledi:
"Şöyle geriye dönüp bir muhasebe yaptığımızda sadece bu 4 alanda  değil, savunmadan ulaştırmaya, ticaretten dış politikaya, enerjiye her alanda  milletimize verdiğimiz sözleri yerine getirdiğimizin hamdolsun iftiharı  içerisindeyiz. Son 18 yılda hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitim  öğretime ayırdık. 2002 yılında milli eğitim bütçesi sadece 7,5 milyar lirayken  2021 yılında bu rakam 147 milyar liraya yükseldi. Yükseköğrenimi dahil  ettiğimizde, eğitim-öğretim bütçemiz 211 milyar lirayı aşıyor. Yine 18 yıl önce  resmi, özel dahil okul ve kurum sayımız 50 bin 877 iken bugün bu sayı 87 bin  640'a çıktı. Ülkemiz genelindeki derslik sayısını da 343 binden 600 bine  taşıdık."
 
 
Kadro tahsislerinde de en büyük payı eğitim-öğretime ayırdıklarını  anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"2002 yılından bugüne kadar toplam 693 bin öğretmenimizin atamasını  gerçekleştirdik. Bu vesileyle öğretmen adaylarımızla bir müjdeyi paylaşmak  istiyorum. Önümüzdeki aylarda 20 bin öğretmenimizin daha atamasını yapacağız. Bu  öğretmenlerimizin de katılımıyla yolumuza çok daha güçlü bir şekilde devam  edeceğiz. Yeni yapacağımız 20 bin öğretmen atamasının şimdiden eğitim öğretim  camiamıza, milletimize ve öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum."
 
 
Tacik asıllı Afganistanlı yazar Halit Hüseyni'nin "Çocuklar boyama  kitabı değildir, onları en sevdiğin renge boyayamazsın." ifadelerini aktaran  Erdoğan, "Bizden önce maalesef Türk eğitim öğretim sistemi öğrencilerin  yeteneklerini keşfetmekten ziyade onları formatlamak üzerine kuruluydu. Kılık  kıyafetten müfredata kadar hemen her alanda vesayetçi, tek tipçi zihniyetin  renkleri hakimdi. Yeni öğretmenlerle kadrolarımızı yenilerken eğitim öğretim  sistemimizi de bu jakoben bakış açısının tasallutundan kurtarmaya çalıştık." diye  konuştu.
 
Erdoğan, 28 Şubat ürünü 8 yıllık kesintisiz eğitim öğretim dayatmasına  son verdiklerini, 4 4 4 ile eğitim öğretimi kademelere bölerek, zorunlu eğitimi  12 yıla çıkardıklarını söyledi.
 
 
Ortaokullarda lise eğitimini destekleyecek şekilde öğrencilerin  yetenek, gelişim ve tercihlerine göre seçmeli dersler oluşturduklarını hatırlatan  Erdoğan, öğrencilerin oldukça geniş bir yelpazede ilgi alanları ve  kabiliyetlerine göre seçmeli dersler alabildiğini bildirdi. Erdoğan, "Ülkemizde  bir dönem gizli saklı yürütülen Kur'an-ı Kerim ve Siyer-i Nebi eğitimini tüm  öğrencilerimiz için erişilebilir hale getirdik. Üniversiteye girişteki okul katkı  puanlarını, katsayı farklılıklarını, yıllarca marjinal örgütler tarafından  istismar edilen üniversite harçlarını biz kaldırdık. Böylece eğitim öğretim  sistemimizin tüm gücünü ve enerjisini başka şeyler yerine sadece çocuklarımızın  gelişimine odaklamasını temin etmenin gayreti içinde olduk." dedi.
 
 
"Gençlik yıllarımızda Türkiye yasakların, yoklukların, korkuların,  kuyrukların ülkesiydi." ifadelerini kullanan Erdoğan, "Eskilerin deyimiyle bu  ülke delikli kuruşa muhtaç olduğu kötü günler yaşadı." diye konuştu.
 
Gençlerin birçoğunun delikli kuruşları tanımadığını, kendilerinin ise  onlarla büyüdüğünü anımsatan Erdoğan, eğitim hayatların 80-90 kişilik sınıflarda  devam ettiğini, bazı okullarda ise 100-120 kişilik sınıfların bulunduğunu  söyledi.
 
Boyası, badanası olmayan derme çatma okul binalarında hayatlarını  geçirdiklerini, aynı sırada en az 3 öğrencinin oturduğu sınıflarda, kara tahta  önünde, tebeşir tozları içinde ders işlemeye çalıştıklarını anlatan Erdoğan,  öğrencilerin çoğunun abisinin, ablasının kitaplarıyla veya komşudan ödünç alınan  kitaplarla okulunu bitirdiğini belirtti.
 
 
Teksir kağıtlarından yapılan kitapların satıldığını anlatan Erdoğan,  kitap almak için kırtasiye önlerinde bir hafta nöbet beklendiğini anımsattı.  Teksir notlarını bile elde etmekte güçlük çekildiğini dile getiren Erdoğan,  "Şimdi ise biz kuşe kağıtta kitapları sıraların üzerine koyuyor ve  öğrencilerimize teslim ediyoruz, eğitim öğretim sezonu başlarken." dedi.
 
Erdoğan, taşradaki okulların durumunun o zamanlar çok daha vahim  olduğunu, çoğu zaman birkaç sınıfın bir arada eğitim öğretim gördüğü köy  okullarında öğrencilerin ısınmak için yanlarında çantalarıyla beraber yakacak  getirdiklerini söyledi.
 
Servis hizmeti olmadığı için öğrencilerin okullarına saatlerce yürümek  zorunda kaldığını anlatan Erdoğan, kendisinin de yarım saatlik mesafeyi  yürüdüğünü söyledi.
 
Kütüphane, laboratuvar, spor salonu gibi imkanların ise büyük  şehirlerdeki okullarda bile lüks kabul edildiğine dikkati çeken Erdoğan, şimdi  artık yeni okul inşa ederken spor salonlarının yapılmasını özellikle  istediklerini ifade etti.
 
 
"Eğitim öğretim altyapımızı tamamen yeniledik"
Erdoğan, "Bunlar şimdi birçok okullarımızda hamdolsun yapılıyor.  Anlatıldığı zaman evlatlarımızın zihninde canlandırmakta bile zorlandığı bu tablo  İstanbul, Ankara dahil ülkemizin birçok şehrinde maalesef olumsuzu yaşanıyordu  ama biz bunları şimdi olumluya çevirdik. 18 yılda eğitim öğretime yaptığımız  devasa yatırımlarla ülkemize ve milletimize yakışmayan o utanç tablolarına biz  son verdik. Lider ülke Türkiye idealimize uygun şekilde eğitim öğretim  altyapımızı tamamen yeniledik." dedi.
 
Bugün artık öğrencilerin ders kitaplarını bulma konusunda bir endişe  yaşamadıklarını belirten Erdoğan, ilk ders zilinin çalmasıyla tüm okul  kitaplarının sıralarında öğrencileri beklediğini dile getirdi.
 
Erdoğan, "Köylerdeki 667 bin evladımız okullarına saatlerce yürüyerek  değil, kapısının önüne kadar gelen servis araçlarına, istisnalar dışında, binerek  okuluna gidiyor. Okula gidemeyen öğrencilerimize verdiğimiz desteklerle,  burslarla, kredilerle onların eğitim öğretim özlemlerini, okul hasretlerini sona  erdirdik." diye konuştu.
 
 
Büyükşehirlerden ilçelere kadar okullara kütüphane ve laboratuvar  kazandırmak için var güçleriyle çalıştıklarını söyleyen Erdoğan, şunları  kaydetti:
"Ülke genelindeki toplam 29 bin adet kütüphanemizle, 2 bin 750 dijital  kütüphanemizle öğrencilerimize hizmet sunuyoruz. Spor salonundan mescidine,  laboratuvarından atölyelerine kadar ihtiyaç duyulan her şeyin olduğu  okullarımızın sayısı giderek artıyor. Kara tahtalar yerini etkileşimli tahtalara,  90 kişilik sınıflar yerini en fazla 25-30 kişinin olduğu sınıflara bırakıyor.  Aynı anda birkaç sınıfın birden eğitim gördüğü okul manzaraları hamdolsun artık  tamamen tarihe kavuşmuştur. Türkiye son 18 yılda eğitim öğretim altyapısını  dünyada en hızlı geliştiren, en hızlı yenileyen ülkelerin başında geliyor. Daha  önce biz başka ülkelerin eğitim öğretim şartlarına gıptayla bakarken şimdi birçok  ülke bizim eğitim öğretim imkanlarını örnek alıyor."
 
 
"Zamana karşı durmak ve değişime direnmek, yel değirmenlerine meydan  okumaktan farksızdır. Buraya nereden, hangi şartlardan geldiğimizi elbette  unutmayacağız. Anne ve babalarımızın bugün bize gayet tabii gelen imkanlar için  neler çektiğini, ne tür bedelleri ödediğini de aklımızdan çıkartmayacağız.  Nereden geldiğimizi bilmek, bize sunulan imkanların kıymetini takdir etmek  bakımından önemlidir ama hedeflerimiz açısından yeterli değildir. Geçmişten ders  alarak ama geçmişe de takılıp kalmadan kararlı adımlarla geleceğe yürümemiz  gerekiyor. Nasıl dünün güneşiyle bugünün çamaşırı kurumazsa geçmişin zihniyetiyle  de yarının Türkiye'sini inşa edemeyiz."
 
"Rehavet çökerse bedelini ödeyemeyiz"
Eğitim başta olmak üzere her alanda politikalar belirlerken maziden  atiye uzanan geniş bir vizyonla hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan,  "Koronavirüs salgınıyla beraber eğitim ve öğretimde dijitalleşme hiç olmadığı  kadar öne çıktı. Bir tarafta kaybederken öbür tarafta da bana göre  dijitalleşmeyle çok farklı bir mesafeyi aldık." dedi.
 
Zamanında teknolojiye ve iletişim alt yapısına yatırım yapan ülkelerin  salgın sürecini diğer ülkelere nazaran daha kolay atlattığına dikkati çeken  Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Dünya Sağlık Örgütü, koronavirüsün 2022'nin başında sona ereceği  yönünde açıklama yaptı. İnşallah dedikleri gibi olur. Bizim buna da hazırlığımızı  yapmamız lazım ama rehavete kapılamayız. Şu anda dünyada aşılamayı en başarılı  şekilde yürüten ülke Türkiye. Dün itibarıyla hamdolsun 7,5 milyonu bulduk. Bu  süreci kararlı ve ciddi bir şekilde sürdürüyoruz. Gevşeme yok. Yeni yeni  takviyeler yine alıyoruz. Çünkü herhangi bir rehavet bize çökerse Allah  göstermesin, bir aksilik altından kalkamayız, bedelini de ödeyemeyiz."
 
"2 milyon tablet bilgisayarı öğrencilerimize ulaştırdık"
Erdoğan, Türkiye'nin sağlık gibi eğitim öğretime yaptığı yatırımların  meyvelerini de bu süreçte toplama imkanı bulduğunu belirterek şu bilgileri verdi:
"Salgının sebep olduğu sıkıntılara rağmen eğitim öğretim  faaliyetlerini ülke çapında kesintisiz sürdürebilen birkaç devletten biriyiz. 657  bini salgın döneminde olmak üzere bugüne kadar toplam 2 milyon tablet bilgisayarı  öğrencilerimize ulaştırdık. Yine bu dönemde, Eğitim Bilişim Ağı, yani kısa adıyla  EBA televizyon ve internet platformlarıyla da uzaktan eğitimi başarıyla yürüttük.  TRT EBA Ortaokul ve TRT EBA Lise kanallarında eğitimin devamını sağladık. 13 ayrı  stüdyoda binin üzerindeki öğretmenimizle yaptığımız çekimlerle 10 binden fazla  televizyon ders içeriği oluşturduk. 12 bin 500 saat yayın yaptık. Uzak eğitimde  çocuklarımızın kendi öğretmeleriyle aynı sınıftaymış gibi ders yapabilmesi için  EBA canlı dersleri devreye aldık. EBA Canlı Sınıf uygulamamızda günlük 3 milyon  canlı ders kapasitesini yakaladık. Uzaktan eğitime başladığımız 23 Mart 2020'den  bugüne kadar 180 milyona yakın canlı ders yapılmıştır. EBA internet  platformumuzda öğrenci ve öğretmenlerimize 1900'den fazla ders ve yüz binlerce  içerik sunuyoruz. Bu platform 2020 yılında dünyada en çok ziyaret edilen eğitim  sitesi olmuştur. Türkiye'deki tüm cep telefonu abonelerine aylık 8 GB'ye kadar  EBA'ya ücretsiz erişim sağlandık. EBA'ya erişimi olmayan öğrencilerimiz için 14  bin 700 EBA destek noktası ve 176 EBA mobil destek aracı oluşturduk."
 
"Önümüzdeki dönemde yeni adımlar atmaya devam edeceğiz"
Hiçbir şeyin yüz yüze eğitimin yerini tutmayacağını gayet iyi  bildiklerini, vaka ve hasta sayılarının azalmasına bağlı olarak peyderpey  okullarda yüz yüze eğitimi başlattıklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Köy okullarımızda ve bağımsız anaokullarında 15 Şubat itibarıyla yüz  yüze eğitime başladık. İnşallah 1 Mart'tan itibaren de ilkokullarda haftada iki  gün, özel eğitim okul ve sınıflarında ise hafta beş gün yüz yüze eğitime  geçiyoruz. Yine 1 Mart'tan itibaren 8. ve 12. sınıflarda seyreltilmiş sınıf  uygulamasıyla yüz yüze eğitime başlıyoruz. Vaka sayılarındaki düşüşle orantılı  bir şekilde, önümüzdeki dönemde yeni adımlar atmaya devam edeceğiz. Hem  öğretmenlerimizin öğrencilerini hem de öğrencilerimizin öğretmen ve arkadaşlarını  özlediğinin farkındayız. İnşallah en kısa zamanda öğretmen ile öğrencilerimizi  buluşturmak için yoğun gayret sarf ediyoruz. O güne kadar sizden temizlik, maske  ve mesafe kurallarına riayet etmenizi özellikle bekliyorum."
 
Notlar
Program "Çanakkale Türküsü", "Beraber Yürüdük" ve "Nazende Sevgilim"  eserlerinin icra edildiği müzik dinletisiyle başladı.
 
Ankara Valisi Vasip Şahin ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un  hitaplarının ardından açılışı yapılan eğitim tesislerine ilişkin bilgilerin yer  aldığı film gösterildi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk açılışı yapmak üzere Kahramankazan Atatürk  İlkokuluna bağlanarak orada eğitim görecek tüm öğrencilere başarılar diledi.
 
Buradaki açılışın ardından, Gölbaşı Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik  Anadolu Lisesindeki açılışa bağlanan Erdoğan, Vali Yardımcısı Abdullah Dölek'e  okulun çevre düzenlemesinin de hemen bitirilmesi gerektiğini söyleyerek "Çevre  düzenlemesi çok çok önemli. Öğrencilerimiz bu ara gidip gelmiyorsa bile şimdi  bütün o güzellikleri inşallah dört dörtlük görelim istiyoruz." dedi.
 
Erdoğan, daha sonra Keçiören Bağlum Eğitim Kampüsünün açılışına  bağlandı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bağlantıların ardından, okulların yapımını  katkıda bulunan hayırseverlerle kurdele keserek 326 eğitim tesisinin açılışını  gerçekleştirdi.