Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bugün tarih yazıyoruz!

AA |  04 Ağustos 2019 Pazar - 15:56 | Son Güncelleme : 04 08 2019 - 19:09

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir'deki açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Bugün başka bir gün. Bugün bir tarih yazıyoruz. Bugün İstanbul'u İzmir'e farklı bir şekilde bağlıyoruz." dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa-İzmir Otoyolu Badırga Mevkii'nde  gerçekleştirilen, "Bursa Şehir Hastanesi ve İstanbul-İzmir Otoyolu Ortak Açılış  Töreni'ne katılarak vatandaşlara hitap etti.
 
31 Mart seçimlerinde Cumhur İttifakı adayı Alinur Aktaş'ı yüzde  49,6'lık oyla Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçtikleri için Bursa  halkına teşekkür ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu oran  2014'ün üzerindedir ancak bizim gönlümüz Bursa'da çok daha yüksek oy oranlarıyla  belediyeyi yönetmektir. İnşallah önümüzdeki seçimlerde hep birlikte bunu da  başaracağımıza inanıyorum." dedi.
 
Bugün Bursa'ya hem vatandaşlarla hasret gidermek hem de iki önemli  yatırımın açılış sevincini paylaşmak üzere geldiklerini belirten Erdoğan,  sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Bugün bir tarih yazıyoruz ve öyle bir tarih yazıyoruz ki İstanbul'u  İzmir'e farklı bir şekilde bağlıyoruz. Bir diğer taraftan da Bursa'ya muhteşem  bir şehir hastanesini kazandırıyoruz. İstanbul-Bursa-Balıkesir-Manisa-İzmir  Otoyolu ülkemizin son dönemdeki en önemli yatırımlarından biri. Türkiye'nin ilk  yap-işlet-devret otoyolu projesini başlattığımızda bu her konu gibi, bu işi de  eleştirenler, olmayacağını söyleyenler, kendilerince dalgasını geçenler oldu.  Bunların kim olduğunu biliyorsunuz değil mi? Ama bunların her zaman işi bu,  diyorlar ki 'Nasıl yapıyorlar bunu söylesinler...' Ya ben kasamdan para çıkmadan  bunu yapıyorum işte.
 
Bunun adı da BOT, yap-işlet-devret, senin aklın buna ermez Bay Kemal,  anlamazsın bu işlerden. Sana SGK'yı verdiler batırdın ve hastaneleri yönetemedin.  O merhum Savaş Ay'ın programını hatırlıyorsunuz değil mi? Ah, ah, ölülerimizi  rehin aldılar bunun genel müdür olduğu dönemde. Şimdi böyle bir şey var mı? Biz  her işimizde olduğu gibi bu hususta da kimin ne dediğine değil, milletimizin neye  ihtiyacı olduğuna bakarak bismillah deyip yola çıktık ve işte bugün son noktayı  koyuyoruz."
 
 
"Dünyada sayılı köprülerden biri..."
 
Proje içerisinde yer alan Osmangazi Köprüsü'nün dünyada sayılı  köprülerden biri olduğunu hatırlatan Erdoğan, projenin pek çok etabını  tamamlandıkça hizmete açtıklarını, bugün de kalan 192 kilometrelik bölümü açarak  toplamda 426 kilometrelik İstanbul-Bursa-İzmir Otoyolunun tamamını hizmete sunmuş  olacaklarını ifade etti.
 
Ziya Paşa'nın "Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri"  ifadelerini aktaran Erdoğan, "Biz eserlerimizle anılacağız." dedi.
 
Projenin Anadolu Otoyolunun Gebze ayrımından başlayıp, Dilovası-Hersek  Burnu arasındaki Osmangazi Köprüsüyle Körfez'in diğer yakasına geçtiğini,  Yalova'dan Bursa Çevre Yolu'na, oradan Balıkesir ve Manisa'ya bağlandığını ve son  olarak İzmir Çevre Yolu'nda hedefine vardığını anlatan Erdoğan, otoyolun buradan  da İzmir-Aydın ve İzmir-Çeşme otoyollarına ulaştığını bildirdi.
 
Erdoğan, "Bu viyadükler, bu tüneller öyle kolay yapılmadı, dağları  kolay aşmadık, ama biz Ferhat olduk Ferhat. Dağları deldik Şirin'e ulaştık.  Böylece İstanbul ile İzmir arasındaki seyahati hızlı, güvenli ve konforlu hale  getirmenin yanında, yolu da 100 kilometre kısaltıyoruz. İleride inşallah 1915  Çanakkale Köprüsü'nün de içinde yer aldığı Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir otobanını  da bu yolla birleştireceğiz." dedi.
 
Açılışını yaptıkları otobanın güzergahındaki İstanbul, Kocaeli, Bursa,  Balıkesir, Manisa ve İzmir'in aynı zamanda Türkiye'nin dünyaya açılan en önemli  ihracat kapılarına da ev sahipliği yaptığını vurgulayan Erdoğan, konuşmasını  şöyle sürdürdü:
 
"Bu bölgemiz, ülkemizin milli gelirinin yüzde 64'ünü üretiyor, dile  kolay. Maliyeti 11 milyar dolar olan bu projenin ülkemiz ekonomisine sadece yakıt  ve zaman katkısı yıllık 3,5 milyar liradır. İş bilenin kılıç kuşananın. Laf ola  beri gele yok, iş üretiyoruz. Bu yol sayesinde turizm hızlanacak, sanayi  hızlanacak, ticari faaliyetler de aynen hızlanacak, ülkemize çok daha fazla katkı  sağlayacağı açıkça ortadadır. Ayrıca bu otoyolu inşa eden ve sözleşme tarihinden  itibaren 22 yıl 4 ay süreyle işletecek olan ortak girişim grubunun devlete  ödeyeceği tutar da ne biliyor musunuz? 6,3 milyar lira Bay Kemal, işte bu işin  maliyeti bu öğren, öğren. Netice olarak bu otoyol Türkiye için her bakımdan  kazançlı, karlı bir projedir. Peki devletin kasasından bir şeyi çıkıyor mu?  Hayır, mesele bu, eğer bu çalışıyorsa işi bitiririz."
 
İstanbul ile İzmir arasındaki mesafeyi 3,5 saate düşüren projenin  hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, projenin hayata geçirilmesinde emeği olan  herkesi tebrik etti.
 
Erdoğan, AK Parti'nin 17 yıllık iktidarının alametifarikalarından  birinin de "ulaşım meselesi" olduğunu söyledi.
 
Yol ve suyun medeniyet olduğuna işaret eden Erdoğan, "Yolunuz yoksa,  suyunuz yoksa siz gayri medenisiniz ama nerede CHP varsa orada susuzluk var,  orada çöp var. İşte şu anda CHP'nin belediyelerinin olduğu yerlerde maalesef atık  su, susuzluk almış başını gidiyor." ifadelerini kullandı.
 
Yaptıkları bölünmüş yollara ilişkin de bilgi veren Erdoğan, "6 bin 100  kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğumuzu bugün 26 bin 764 kilometreye  ulaştırdık. Farkımız bu." şeklinde konuştu.
 
Erdoğan, iktidara geldiklerinde bin 714 kilometre olan otoyol  uzunluğunu, 2 bin 875 kilometreye çıkardıklarını dile getirerek, "Bölünmüş yol  ile bağlı il sayısını 6'dan 77'ye, karayolu tünel sayısını 83'ten 367'ye,  karayolu tünel uzunluğunu da 50 kilometreden 473 kilometreye yükselttik. Böylece  vatandaşlarımızın hem mal hem can güvenliğinde çok önemli iyileştirmeler  gerçekleştirdik. Bu vesileyle vatandaşlarımızın yol konforunu artırdık, kaza  riskini minimize ettik."  değerlendirmesinde bulundu.
 
 
"Yolların kuralları vardır, bu kurallara uyalım"
 
Vatandaşlardan yaz tatilinde ve Kurban Bayramı'nda yapacakları  seyahatlerde trafik kurallarına uymalarını özellikle rica eden Erdoğan, şöyle  devam etti:
 
"Tüm Türkiye'ye sesleniyorum; ne olur, bu hafta Kurban Bayramı'na  giriyoruz, Bakın, acele giden Allah göstermesin ecele gider. Yollarda aman ha  bastırıp, hele hele gece yolculuğu... Bunlara çok dikkat edelim. Sizi bekleyen  büyüklerinize, yavrularınıza kötü haber ulaştırmayın. Onun için de biliyorsunuz  yolların kuralları vardır, bu kurallara uyalım. Bu kurallara uyarak seyahatimizi  yapalım ki bayramlarımızı acıya döndürmeyelim, bunu özellikle sizlerden rica  ediyorum."
 
"Yolculuk konforu arttı"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölünmüş yollar, otoyollar, ilk defa inşa  ettikleri hızlı tren hatları, sayılarını ve seferlerini artırdıkları  havalimanları, geliştirdikleri deniz yolu taşımacılığı ve diğer ulaşım  alternatifleriyle seyahatleri "kolay ve güvenli" hale getirdiklerine dikkati  çekerek, "Ülkemizdeki motorlu araç sayısı 2002 yılında 8 milyon 655 bin iken  bugün bu sayı 23 milyonu geçti. Buna karşılık hem yolculuk süreleri kısaldı hem  yolculuk konforu arttı hem de trafik kazalarıyla yaralanma ve ölüm oranları  azaldı." dedi.
 
Alt yapıyı güçlendirmek ve güvenli trafik anlayışını yerleştirmek  suretiyle Türkiye'deki trafik kazalarının azaltılması yolunda çok önemli mesafe  kat ettiklerini anlatan Erdoğan, "Bu yılın ilk 7 ayında trafik kazalarında yüzde  12'lik, ölümlü kazalarda yüzde 30'luk, yaralanmalı kazalarda yüzde 12'lik azalma  meydana geldi. Bu güzel gelişmeleri sürdürmenin yolu vatandaşlarımızın kurallara  uymasından geçiyor. Emniyet kemeriniz ses getirsin ki huzur ve güvenle yolculuk  yapabilesiniz. Yollarımız zaten gayet rahat, konforlu, bayram sıkışıklığı  sebebiyle varsın seyahat süresi biraz uzasın ama geride gözü yaşlı, gönlü kırık  kimseyi bırakmayalım." tavsiyesinde bulundu.
 
Erdoğan, Türkiye'nin her şehrinde olduğu gibi  Bursa'da da ulaştırma  yatırımlarını kesintisiz sürdürdüklerinin altını çizerek, kentte toplamda  maliyeti 1,5 milyar lira olan 18 kara yolu projesinin yapımının devam ettiğini,  tamamını 2 yıla kadar bitireceklerini" söyledi.
 
Bursa-Bilecik Hızlı Tren Projesi'nin tamamlanmasının çeşitli  aksaklıklar sebebiyle biraz geciktiğini ifade eden Erdoğan, "Sıkıntıları çözüp,  hem Ankara-Bursa hem de Bursa-İstanbul arasını 2 saat 15 dakikaya düşürecek bu  hattı mutlaka sizlerin hizmetine sunacağız." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Olmaya devlet, cihanda bir nefes sıhhat gibi"  sözünü anımsatarak, hükümetleri döneminde sağlığı önceliklerinin ilk sıralarına  yerleştirdiklerinin altını çizdi.
 
Millete, Türkiye'yi eğitim, sağlık, emniyet ve adalet üzerinde  yükselteceklerinin sözünü verdiklerini anımsatan Erdoğan, bu sözlerini  tuttuklarını belirtti. Bugün Bursa'da hizmete açacakları bin 355 yataklı şehir  hastanesinin de bunun emarelerinden biri olduğunu aktardı.
 
Şehir hastanesinin Bursa'ya yakıştığını, kentin güzelliğine güzellik,  zenginliğine zenginlik kattığını vurgulayan Erdoğan, "Bursa Şehir Hastanemizin  bugün resmi açılışını yapıyoruz. Kendi içinde 6 ihtisas hastanesi ve diğer  birimleriyle sağlık alanında yüksek standartlara sahip bir şaheser. Yaklaşık bir  aydır hasta kabulü yapan şehir hastanemizin, bir veya iki kişilik odalarının her  biri vatandaşlarımıza içindeki tuvaleti, banyosu, buzdolabı, refakatçi  kanepesiyle adeta otel standartında hizmet veriyor." ifadelerini kullandı.
 
Erdoğan, şehir içindeki raylı sistemi 5,5 kilometre uzatıp hastaneye  kadar getireceklerini de belirterek, şunları kaydetti:
 
"Bursa ile birlikte ülkemizdeki şehir hastanesi sayısını 10'a ve  toplamdaki yatak kapasitesini de 13 bin 417'ye çıkarmış olduk. Halen toplamda 17  bin 800 yatak kapasiteli 10 adet şehir hastanesinin inşaatı sürüyor. İhale ve  planlama aşamasındakilerle birlikte 44 bin 846 yatak kapasiteli 31 adet sağlık  tesisini milletimizin hizmetine sunmayı hedefliyoruz. Son 17 yılda sadece  Bursa'ya 27'si hastane olmak üzere toplam 68 adet sağlık tesisi kazandırdık.  Ayrıca 750 yataklı Osmangazi Çekirge Devlet Hastanesi'yle birlikte 7 sağlık  tesisinin yapımına devam ediyoruz."
 
AK Parti'nin ülkeye ve şehirlere yaptığı yatırımlarla çağ atlatırken,  birilerinin bu icraatlara çamur atarak siyasi menfaat devşirmenin peşinde  koştuğunu söyleyen Erdoğan, hizmet yarışında esamesi okunmayanların çamur atma,  karalama, yalanlama ve çarpıtma işine gelince en önde olmalarının takdirini  millete bıraktığını kaydetti.
 
Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun şehir hastanelerine  yönelik ifadelerini hatırlatarak, "Bu eleştiriyi başkaları yapsa belki hoş görür,  cehaletine veririz ama bu işi ömrü hayatında bırakınız şehir hastaneleri gibi bir  projeye imza atmayı, kendisine teslim edilen SSK hastanelerinde milleti rezil  rüsva eden bir kişi yapınca ister istemez insanın canı sıkılıyor." diye konuştu.
 
Şehir hastanelerinin yap-işlet-devret modeliyle yapıldığını aktaran  Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Kardeşlerim neymiş, şehir hastanelerinin maliyetini kimse  bilmiyormuş. Biz zaten kendi cebimizden para vererek bunu yaptırmıyoruz. Biz  buraya yıl, ay, gün koyuyoruz. Bu kadar gün, ay, yıl çalıştırmak suretiyle bu  hastaneyi şu, şu, şu evsafta yapacaksın diyoruz. Onlar bunu yapıyor. Buna  'yap-işlet-devret' denir Bay Kemal. Anlaşılan o ki bu zatın her şeyden önce şehir  hastanelerinin nasıl bir modelle yapıldığından haberi yok. Bu hastaneler şayet  devlet bütçesiyle yapılmış olsaydı elbette ihale rakamı inşaatın dışındaki  tabelada yazıyor olacaktı ama bu hastaneleri devlet kendisi inşa etmiyor. Zaten  bu işi devlet bütçesinden yapmaya kalksak şu ana kadar değil 10 tanesini bitirip,  10'unun da inşaatını veya hazırlığını bitirme aşamasına getirmeyi, belki 2-3'ünü  bile tamamlayamazdık. Çünkü devletin sağlık yatırımlarına ayırabildiği rakam  belli. Bu bütçeyle yılda ne kadarlık inşaat yapılabileceği de ortada. Bu kaynak  da ancak klasik devlet hastaneleri ve diğer sağlık hastanelerinin yapımına yeter.  Böylesine dev projeler için alternatif finansman modelleri geliştirmemiz  gerekiyor, işte biz bunu yaptık."
 
 
"Şehir hastanelerinin yapımına para ödemedik"
 
Erdoğan, şehir hastaneleri, İstanbul-İzmir Otoyolu, İstanbul  Havalimanı ve diğer devlet yatırımlarının da kamu-özel ortaklığıyla yapıldığına  işaret ederek, İstanbul Havalimanı'nın büyüklüğü bakımından dünyanın sayılı  havalimanları arasında yer aldığını vurguladı.
 
"Yap-işlet-devret" modelinde özel sektör tarafından yatırımın  yapıldığını, kamunun da belirlenen sürede hem hizmet alıcı olarak projede yer  aldığını hem de sürenin sonunda malın sahibi olduğunu anlatan Erdoğan, şunları  söyledi:
 
"Katıldığımız pek çok uluslararası toplantıda ve yaptığımız dış  ziyaretlerde ne diyorlar bize biliyor musunuz? 'Ya şunu bize bir anlatsanıza, siz  bunu nasıl yaptınız? Bu yolları nasıl yaptırıyorsunuz? Bu hastaneleri nasıl  yapıyorsunuz, yaptırıyorsunuz?' İşte bu G-20 toplantılarında ağırlıklı olarak  Türkiye hep bunu anlattı, anlatıyor. Türkiye dünyada bu modeli en etkin ve  başarılı şekilde uygulayan ülke durumundadır. Dolayısıyla burada önemli olan  Bursa Şehir Hastanesi'ni veya diğer eserleri inşa eden diğer firmaların ne  harcadığı değil, bizim buradan aldığımız hizmet için ne ödediğimizdir. Biz bir  şey ödemedik."
 
Erdoğan, hastanenin kapalı alanın 475 bin metrekare, yatırım bedelinin  2 milyar 286 milyon lira ve işletme süresinin ise 25 yıl olduğunu aktararak,  şunları kaydetti:
 
"Yani 25 yıl burayı işletecekler ve biz de her yıl belli bir bedeli  ödeyeceğiz. Hastanemizde 356 hekim, binin üzerinde yardımcı sağlık personeli,  1288 de destek personeli görev yapmaktadır. Burada önemli olan devletin kendi  bütçesinden yapmasının çok uzun zaman alacağı işleri özel sektörün finans ve  organizasyon kabiliyetiyle kısa sürede milletimizin hizmetine sunuyor olmasıdır.  Üstelik burada sadece bir inşaat yapılmıyor aynı zamanda teknoloji transferinden  bilgi birikimine, yeni finansman modellerinden ekonomimize can katacak açılımlara  kadar pek çok kazanç elde ediliyor."
 
"Bu yolla ülkemizi pek çok eserin sahibi yaptık"
 
Hastanede bulunan tıbbi cihazların hepsinin yeni model olduğunu ve  Türk halkının bunlara layık olduğunu vurgulayan Erdoğan, eskiden röntgen çekimi  için 7-8 ay sonrasına sıra verildiğini, şimdi ise bu işlerin daha hızlı bir  şekilde yapıldığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
 
"Şu ana kadar hizmete giren projelerdeki gerçekleşmeler, bu eserlerin  kullanım süreleri bitip kamuya devri yapıldığında herkes için memnuniyet verici  bir tabloyla karşılacağımıza işaret ediyor. Biz düşündük araştırdık, denedik,  başardık ve bu yolla ülkemizi pek çok eserin sahibi yaptık. Tabii önüne 3 koyun  verseniz akşama 2'sini kaybedecek bir kişiye bu incelikleri anlatmak zor.  Atalarımız ne güzel söylemiş; 'Görmeye göz gerek/Sezmeye öz gerek' diyor. Hazreti  Mevlana da 'İki parmağınla iki gözünü kapat, şu dünyada hiçbir şey görmezsin/Sen  göremiyorsun diye alem yok değil.' diyerek aynı mesajı veriyor.
 
CHP Genel Başkanı göremiyor diye bu modelin ülkemizin kalkınmasına,  gelişmesine katkılarını yok sayamayız. İnanıyoruz ki işte görenler burada. Biz,  bu modeli tüm dünyada anlattık ve herkes tarafından beğenildiğini, uyarlandığını,  uygulanmaya başlandığını gördük. CHP Genel Başkanı şayet bizden öğrendiklerinden  memnun olmadıysa gidip dünyadaki diğer örneklerine de bakabilir veya Ankara  Bilkent'teki şehir hastanesine de bir uğrayıverir yani. Oraya bir uğrarsa nelerin  olduğunu görür."
 
Erdoğan, Bursa'nın medeniyetin gözbebeği, sadece Osmanlı hakanlarının  değil aynı zamanda "Gönül Sultanları"nın da şehri olduğunu ifade etti. Eşrefoğlu  Rumi'nin "Adı Aşk" şiirini okuyan Erdoğan, Türkiye'nin her alanda yepyeni bir  yola girmeye hazırlandığı süreçte Bursa'nın, AK Parti'nin yanında olmasının  güçlerine güç ve morallerine moral kattığını sözlerine ekledi.
 Geçen 17 yılda yaptıkları hizmetler, yatırımlar, gerçekleştirdikleri  reformlarla Türkiye'yi egemenliğini gerçek anlamda kullanabilen bir ülke haline  getirdiklerini belirten Erdoğan, bugün maruz kalınan onca saldırıya, tuzağa,  tehdide, şantaja rağmen Türkiye'nin dimdik ayakta olmasını, geçen 17 yılda  yapılanlara borçlu olduğunu söyledi.
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kalkınma planını eleştirmek  adına "milli gelirin 10 yıldır artmadığını" iddia ettiğini aktaran Erdoğan,  "Türkiye'nin milli geliri, biz iktidara geldiğimizde Bay Kemal 236 milyar  dolardı. Biz, bu rakamı hamdolsun 2013 yılında 950 milyar dolara kadar çıkardık.  Peki 2013 yılından sonra ne oldu da bu yükseliş süreci durdu, hatta kurdaki  oynaklık sebebiyle kağıt üzerinde de olsa geriledi? Bu ülkede yaşayan herkes,  Türkiye'nin 2013 yılından bugüne kadar hangi badirelerden geçerek geldiğini iyi  bilir." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Anlaşılan o ki sadece CHP Genel Başkanı bunun  farkında değil. Daha doğrusu, CHP Genel Başkanı tüm bu badirelerde ülkemizin ve  milletimizin çıkarlarının değil, karşı tarafın safında yer aldığı için meseleyi  kavrayamıyor." ifadelerini kullanarak, şöyle devam etti:
 
"Şöyle bir kısa hafıza tazelemesi yaparsak karşımıza çıkan manzara  şudur; bu zat, Gezi olaylarında sokakları terörize edenlerin yanındaydı. Bu zat,  PKK terör örgütünün siyasi temsilcileriyle beraber Ankara'dan İstanbul'a yol  yürüyordu. Ve 15 Temmuz gecesi, ben daha henüz havalimanına inmemiştim saat  23.15, bu zat havalimanında tankların koruması altında Bakırköy Belediyesi'ne  gidiyordu. Olay bu. Bölücü terör örgütü çukur eylemleriyle ülkemizin birliğine,  milletimizin beraberliğine saldırdığında, bu teröristlere 'barikatları kuran  arkadaşlar' diye sesleniyordu ve bunların hep yanında yer aldılar. Hiçbir zaman  milletin yanında olmadılar. Türkiye DEAŞ'a ve onun üzerinden ülkemize karşı  kurulan kumpasa direnirken, bizi ısrarla bu oyunun içinde göstermeye çalışıyordu.  FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimini başlattığı saatlerde o tankların açtığı  yoldan güvenli bir eve gitmekle kalmayıp bir de utanmadan, sıkılmadın 'oteller o  akşam müşteri almıyor' diyordu. Böyle yalan olur mu? Hayatı yalan. Uzunca bir  süre 'tiyatro, mizansen' diyerek darbecileri koruyordu. Suriye topraklarından  ülkemize yönelik tehditleri kaynağında engellemek için harekete geçtiğimizde  'sakın ha Afrin şehir merkezine girmeyin' diye bize gözdağı vermenin peşindeydi.  Biz dinlemedik, Afrin'e, Cerablus'a, El-Bab'a girdik. Şimdi de Fırat'ın doğusuna  gireceğiz. Biz, bunu Rusya ile de Amerika ile de paylaştık. Çünkü oralardan bize  bu taciz atışları devam ettikçe bizim sessiz kalmamız mümkün değildir."
 
"Teröre karşı büyük mücadele veriyoruz"
 
"Biz, bir yere kadar sabrederiz. O sabrın bir sonu var." diyen  Erdoğan, muhalefetin, Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemini alma sürecinde  maruz kaldığı onca tehdide karşı sessiz kalarak alenen karşı tarafın yanında yer  aldığını söyledi.
 
Erdoğan, muhalefetin, ekonomiye yönelik tuzakları bozmak için  yürüttükleri hiçbir mücadelede yanlarında yer almayıp, kur ve faiz oyunlarını bir  silah olarak kullanmaya kalktığına dikkati çekerek, "Şimdi geçmişi böylesine  utanç verici duruşlarla dolu böyle birisinin bugün sanki hiçbir şey olmamış gibi  karşımıza geçip 'milli gelir 10 yıldır hep aynı yerde' demesi, arsızlıktan öte  bir sinsiliktir." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Köroğlu'nun "Mert dayanır, namert kaçar" sözünü  anımsatarak, ülkenin ve milletin hakkının, hukukunun, geleceğinin söz konusu  olduğu yerde aslanlar gibi mücadele ettiklerini ve mücadeleyi sürdüreceklerini  belirtti. Teröre karşı büyük bir mücadele verildiğini dile getiren Erdoğan,  şunları söyledi:
 
"Teröre karşı leblebi, çekirdek mi kullanıyoruz? Ne kullandığımızı  anlıyorsunuz değil mi? Bunun bir maliyeti yok mu? Ama bunu yapmak zorundayız.  Niye? Milletimizin huzuru için yapmak zorundayız. PKK karşı, PYD'ye karşı, YPG'ye  karşı, DEAŞ'e karşı, FETÖ'ye karşı, bütün bunlara karşı bu mücadeleyi veriyoruz,  vereceğiz. Ama bütün bunlara karşı CHP Genel Başkanı kimi zaman terör  örgütlerinin, kimi zaman darbecilerin, kimi zaman şu veya bu dış gücün arkasına  saklanarak bize zehirli oklar yağdırmaya devam edecek. Milletimiz her şeyi  görüyor. Türkiye'nin 2013'ten bugüne kadar yaşadığı hadiselerin tek bir tanesi  bile, bırakınız geri kalmış olanları, Batılı ülkelerden herhangi birinin başına  gelseydi, düştüğü yerden kalkamazdı. Rabbimizin takdiri, her türlü tuzağın, her  türlü oyunun üzerindedir."
 
"Türkiye önemli bir destinasyon oldu"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah'ın yardımı, milletin desteğiyle tüm  badirelerin üstesinden birer birer geldiklerini, PKK, DEAŞ, FETÖ gibi Türkiye'yi  kuşatmaya çalışan terör örgütlerini yerle yeksan ettiklerini anlattı.
 
Vatandaşlara Pençe-1 ve Pençe-2 harekatlarını takip edip etmediklerini  soran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Demokrasimizi hedef alan saldırıları birer birer etkisiz hale  getiriyoruz. Ekonomimize kurulan tuzakları tek tek bozuyoruz. İşte en son Merkez  Bankası faizleri indirdi, daha da inecek. Müjdeyi veriyorum, enflasyon da  düşecek, bunu da göreceksiniz. Yatırımcı kardeşlerime buradan sesleniyorum.  Yatırımcıların şehri Bursa, artık mevcut yatırımlarınızı geliştirin, genişletin.  Yatırıma girecek olanlar aynı şekilde ama istihdamı da artırın ki bir an önce  bizler üretimi artıralım, rekabeti artıralım. Bunun yanında da inşallah büyümeyi  artıralım. Döviz kuru artık belirli bir seviyenin üzerine çıkamıyor. Bankalar  ardı ardına faiz indirimi açıklıyor. Turizmde tüm dönemlerin en başarılı sezonunu  yaşıyoruz. 50 milyonun üzerine çıktık turistte. Artık Türkiye öyle önemli bir  destinasyon oldu ki buraya gelmeden kimse yapamıyor. İşte bunu Bursa'da zaten siz  görüyorsunuz."
 
Sanayi üretiminden istihdama kadar tüm göstergelerde olumlu yönde bir  yükseliş olduğunu kaydeden Erdoğan, ihracatın yıllık 170 milyar dolar sınırını  geçtiğini, düzenli şekilde yükselmeyi sürdürdüğünü belirtti.
 
"Türkiye ancak üretmekle, ihracatla, istihdamla büyür"
 
Recep Tayyip Erdoğan, cari açığın gerilediğini belirterek, Türkiye'nin  üzerine atılmak istenen ekonomi bombasının, bu tuzakları kuranların elinde  patladığını söyledi. Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Tüm vatandaşlarıma çağrıda bulunuyorum, sanayicisinden esnafına,  ücretli çalışanından girişimcisine kadar herkes artık ekonomimizle ilgili  spekülasyonlara kulaklarını tıkayıp, işine gücüne bakmalıdır. Yeni bir yatırım mı  yapacaksınız, yapın. Hemen başlayın. İşinizi mi büyüteceksiniz, hemen kolları  sıvayın. Tezgahlarınız boş mu duruyor? Kapasitenizi düşük mü kullanıyorsunuz?  Hemen start düğmelerine basın. Projeniz, planınız, girişim niyetiniz mi var? Hiç  durmayın. Hemen yarın sabah işe koyulun. Türkiye ancak üretmekle, ihracatla,  istihdamla büyür, gelişir ve zenginleşir. Bekleme dönemi sona erdi. Artık  çalışmak zamanı. Suriye'den Doğu Akdeniz'e kadar her yerde ülkemizin ve  milletimizin hakkını, hukukunu korumak için gece, gündüz mücadeleye devam  edeceğiz. Meclisimiz bir yandan, Cumhurbaşkanlığı olarak biz bakanlarımızla,  kurumlarımız da diğer yandan Türkiye'yi hedeflerine ulaştırmak için gereken  adımları kararlıklıkla atmayı sürdüreceğiz. Önümüzdeki bir yılı kazasız belasız  geri de bıraktığımızda Rabbimin inayetiyle Türkiye'ye yeni ve çok daha büyük bir  şahlanış dönemine inşallah hep birlikte gireceğiz."
 
Otoyolun ve Bursa Şehir Hastanesinin Türkiye'ye ve millete hayırlı  olmasını Allah'tan temenni eden Erdoğan, yapımında ve ülkeye kazandırılmasında  emeği  geçen bakanlara ve herkese millet adına şükranlarını sundu.
 
TÖRENDEN NOTLAR
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından AK Parti İzmir  Milletvekili Binali Yıldırım'ın hazır bulunduğu İstanbul-İzmir Otoyolu'nun  Balıkesir kuzey kavşağına telekonferans yoluyla canlı bağlantı yapıldı.  Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler daha sonra kurdela keserek toplu  açılışı gerçekleştirdi.
 
Törenin ardından makam aracının şoför koltuğuna geçen ve hizmete  alınan yolda bir süre test sürüşü yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra kara  yoluyla bölgeden ayrıldı.
 
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül,  Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Sağlık Bakanı  Fahrettin Koca, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı  Bakanı Mehmet Cahit Turhan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Vedat Demiröz, AK  Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, milletvekilleri,  Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Bursa Valisi Yakup Canbolat ve  Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da törene katıldı.
 

ETİKETLER