Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan flaş dolar çağrısı

10 Ağustos 2018 Cuma - 13:42 | Son Güncelleme : 10 08 2018 - 18:13

Cumhurbaşkanı Erdoğan Bayburt'ta halka seslendi. Cumhurbaşkanı tüm vatandaşlara çağrı yaparak, " Yastığının altında doları, avrosu altını olan varsa gitsin TL ile bankalarımızda bozdursun bu bir yerli mili mücadeledir. Bu bir, bize karşı ekonomik savaş ilan edenlere benim milletimin cevabı olacaktır" ifadelerini kullandı.

Gümüşhane çevre yolunun açılışında ise yaptığı konuşmada meydan okuyan Erdoğan, "Saldırılara rağmen büyüyeceğiz"dedi.ABD'ye de sert mesaj veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Koyunlarında büyüttükleri, malikanelerde ağırladıkları FETÖ'cü alçaklarla ilgili hiçbir adım atmayanlar, bize hukuk dersi veremez.Bu millete tehdit dili, şantaj dili kullanamaz. Hele hele bu millete kabadayılık hiç sökmez" diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, teşekkür ziyaretlerine 24 Haziran seçimlerinde yüzde 82 ile en yüksek oyu aldığı Bayburt'tan başladı. Baksı Müzesi ziyaretinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler cuma namazı için Ulu Cami’ye gitti. Camide yükselen döviz kuru ile ilgili konuşan Erdoğan, "Ekonomik savaşı kaybetmeyeceğiz" dedi.  Bayburt'ta vatandaşlara seslenen Erdoğan, herkese"Rolar ve altınları TL'ye verin" çağrısı yaptı. Erdoğan daha sonra ise 'Gümüşhane Geçişi Çevre Yolu Açılış Töreni'ne katıldı. 
 
Törendeki konuşmasında ABD'ye meydan okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yüzlerce insanımızı hunharca katledenlerle  ilgili en temel hukuk ilkelerini rafa kaldıranlar bize demokrasiden bahsedemez.  Bu millete tehdit dili, şantaj dili kullanamaz. Hele hele bu millete kabadayılık  hiç sökmez" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle: 24 Haziran seçimlerinde yüzde 77 oy oranıyla şahsımı cumhurbaşkanlığına layık gören tüm kardeşlerime sevgilerimi şükranlarımı ifade ediyorum. Hiçbir anımızı boş geçirmeden Gümüşhane ile beraber ülkemize hizmete devam edeceğiz. Kardeşlerim, şu yapılanları görüyorsunuz değil mi? Yani biz size hizmetkâr olarak bu adımları attık. Buraya gelmeden önce Bayburt’a uğradık. Oradaki kardeşlerimize de teşekkürlerimizi ifade ettik. Tıpkı Gümüşhane’de olduğu gibi Bayburt’ta da muhteşem bir coşku vardı. Nasipse yarın Ordu’ya geçeceğiz. Sel felaketi sebebiyle oraya uğrayacağız.
 
"ELİMİZ BOŞ GELMEDİK"
 
Tabi biz Gümüşhane’ye sadece kuru bir teşekkür için gelmedik. Elimiz boş gelmedik. Ayrıca bugün şehrimiz değil, tüm Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesi için önemli bir yatırımın açılışını yapmaya geldik. 
 
Bünyesinde 17 km uzunluğunda 9 tünelin, 13 köprünün ve 4 tane viyadüğün olduğu Gümüşhane çevre yolunu sizlerin hizmetine sunuyoruz. Ve bugün resmi açılışını yaptık. Ben size hep ne diyordum? Biz Ferhatız, siz Şirinsiniz. Yahu biz dağları dele dele geliyoruz. Bunu belki birileri görmüyor. Şimdi resmi açılışı da yaptık, bundan sonra sürekli oralardan gidip geleceksiniz. 
 
Zigana filan da bitsin, buradan Trabzon 20 dakika. Şimdi bir saate indi, Zigana’dan sonra 20 dakika. Zaman zaman Zigana sütlacını yemeye gidersiniz. Bunlar aşk işi aşk. Eğer aşıksanız, dertliyseniz olur. Biz dertliyiz, biz bu millete aşığız aşık.
 
"OTELLERİN SAYISI ARTACAK"

Neymiş? Dövizmiş. Neymiş? Kurmuş. Geçin o işi. Böylece daha önce tek yol olarak hizmet veren mevcut yoldaki transit trafiği şehir dışına alarak çift gidiş çift geliş şeklinde Gümüşhanemize kazandırıyoruz.

Artık buraya bir tane otel yetmez. Otellerin sayısı da artacak.  Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızı tebrik ediyorum. Yüklenici firmanın yöneticilerine, bu projenin hayata geçmesinde emeği katkısı olan herkese kalpten teşekkür ediyorum. 
 
 
"TEK BİR KURUŞ DAHİ İSRAF EDİLEMEZ"

Biz sizi seviyoruz. Bu para pul meselesi değil, makam mevki meselesi değil.  Ülkemiz 24 Haziran’da sıradan bir seçim yaşamadı. Ülkemiz 24 Haziran’da ne yaşadı? Bir yönetim sistemini değiştirdi. Parlamenter demokrasiden, artık biz başkanlık sistemine geçtik mi? Bununla inkılabi bir değişim dönüşüm yaşıyoruz. 16 Nisan halk oylamasında milletimizin takdiriyle kabul edilen cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi tüm kurum ve unsurlarıyla beraber ilk kez uygulanmaya başlandı.
 
Devletimizin işleyişinde en ufak bir zafiyetin oluşmaması için büyük bir gayret gösteriyoruz. Bu ülkenin kaybeden tek bir anı yok, tek bir kuruşu dahi asla israf edilemez. Ana muhalefet partisi tüm enerjisini nerye harcıyor? Koltuğa. Partililer de genel merkezin önüne getirmişler bir tane koltuk koymuşlar. Bizim öyle bir derdimiz var mı?
 
"DÜNYA DEMOKRASİSİNDE ÖRNEĞİZ"

Önümüzdeki haftanın sonunda biz de büyük kongremizi yapacağız. Ayın 4’ünde genel merkez kadın kollarımızın kongresini yaptık. Var mı bir sıkıntı? Yok. MKYK’sı MYK’sı her şeyi oluştu. Zaten diğer partilerin yok. 
 
Allah’ın izniyle hep birlikte o kongreyi, tüm Türkiye, tüm dünya izleyecek. Niye? Biz dünya demokrasisinde örneğiz örnek. Başka ülkelerde bunun örneği yok. Benzeri yok, iddialı konuşuyorum yok. Birileri yaşadıkları onca hezimete rağmen koltuklarını korumak için her türlü siyasi cambazlığa başvurabilir.
 
Birileri sandıklar kapanır kapanmaz, makam kavgasına, rant ve çıkar kavgasına tutuşabilir. Ama biz asla böyle bir hareket değiliz ve olamayız.

Biz aldığımız yüksek oy oranına rağmen gece rahat bir uyku çeken değil. Tam tersine uykuları kaçan bir anlayışa sahibiz. Bizim için her paye mesuliyettir, sorumluluktur. 81 milyonun emanetidir. Bunun için nasıl olsa Gümüşhane’de yüzde 77 oy aldık, nasıl olsa Türkiye’de yüzde 52,5 oy aldık… Asla rehavete kapılamayız. Yapmamız gereken çok şey var. 
 
 
ANA MUHALEFETE ELEŞTİRİ

Ana muhalefet partisi daha düne kadar ‘cumhurbaşkanı adayımız’ dedikleri şahsa hakaret etme yarışı yaparken biz geçen hafta 100 günlük icraat programımızı açıkladık. Toplam 46 milyarlık bütçeyle hayata geçirmeyi planladığımız 400 projeyi milletimize tanıttık. Şimdi bakan arkadaşlarımız bu projeleri adım adım hayata geçiriyor. 
 
Bizler de 100 günlük programda yer alan diğer projelerin takipçisi olacağız. Hesabı millete vereceğiz. Birilerine değil, Corç’a ve Hans’a değil, biz halka ve halka veririz hesabımızı. Ne söz verdiysek onu yerine getirmeye çalıştık. Yapamayacağımızı söz olarak vermedik. Türk siyasetinin tekrar popülizm bataklığına düşmesine izin vermedik. Popülizm tuzağına düşmeden can borcumuz olan bu millete en güzel şekilde hizmet etmenin mücadelesini veriyoruz.
 
Turist sayısında da rekora doğru koşuyoruz. Az önce Putin ile görüşmem vardı. Bu sene Rusya’dan yoğun bir turist akını var. Ve öyle zannediyorum ki 6 milyon gibi bir turist herhalde Rusya’dan gelecek. Aramızdaki tabi bu ilişkiler bu irtibatlar bizleri daha güçlü hale getiriyor.
 
 
MİMARİ UYARISI

Karadeniz kaynıyor zaten şimdi. Onun için Gümüşhane, Bayburt, Rize, Trabzon, Artvin bütün buralar iş adamlarına hep bağırıyorum. Gelin otelleri yapın durmayın. Hele hele benim bir ricam var. Şu yaylalara böyle dikey mimariyle binalar dikmeyin. Yazık ediyorsunuz yazık. Yatay mimari yatay. Bizim geleneksel mimarimizi yapın, onun tadı başkadır. Böyle 10 kat bina olmaz. Ercan kardeşim hele Gümüşhane’de hiç olmaz. Şöyle yatay mimari ile çok güzel mimari ve tam da Gümüşhane’ye yakışır bunları yapmamız lazım.
 
Biliyorum Gümüşhane zor bir yer. Olduğu gibi hep kayalık. Ama burada da işi oturttun mu sağlam olur. Onun için buraya farklı bir mimari üslubu taşımamız lazım. Sayın Balta sen yer bilimlerini iyi bilirsin. Buralarda oturup bunları konuşmanız lazım. Adımları da iyi atmamız lazım. 
 
Tutturmuşlar kur mur filan falan. Bırakın geçin bu işleri. Biz işimize bakalım işimize, daha iyi olacak. Haklarımızdan taviz vermeyiz.  Özellikle döviz kuru üzerinden ülkemize yönelik gerçekleştirilen tüm saldırılara rağmen inşallah ikinci çeyrekte de büyümeye devam edeceğiz. Hiç kimsenin bizi hedeflerimizden alı koymasına hedeflerimizle aramıza girmesine izin vermeyeceğiz.

"HÜRRİYETİMİZDEN TAVİZ VERMEDİK"

Geçmişimizde ne haysiyetimizden ne de şahsiyetimizden taviz verdik. Dik durduk, diklenmedik. Tehditler karşısında sinen, pusan, eğilip bükülenlerden olmadık. Milli onurumuzun çiğnenmesine, bizi biz kılan kadim değerlerimize el uzatılmasına hiçbir zaman müsaade etmedik. Hele hele bağımsızlığımıza kast edenlere asla müsaade etmedik. Devletimizin ‘hasta adam’ olarak tanımlandığı dönemde Çanakkale’de on binlerce şehit verdik ama hürriyetimizden taviz vermedik. Tüm yokluk ve yoksulluğumuza rağmen ‘ya istiklal ya ölüm’ parolasıyla kurtuluş zaferimizi kazandık. İstiklal Marşımızın her mısrası bu milletin karakterinin izdüşümüdür. 
 
Yastıkları altında doları, eurosu, altınları olan varsa bunları bankalarda bozdurup Türk lirasına çevirsinler. Ki bunlara gelin bir ders daha verelim. Bu dersi daha önce verdiniz ama gelin bir daha verelim. Hazır mıyız?
 
Geçenlerde millet kongre merkezinde bunu söyledim, oradan birisi dedi ki “yastık altında var mı” dedi. Ben de dedim ‘varolanlara söylüyorum’ Şüphesiz herkesde olmayabilir ama olanlar var. Onu da biliyorum, ben de olanlara sesleniyorum zaten; kayıt dışı. Bunu yapmamız lazım. Birileri maddi menfaati uğruna haysiyetinden vazgeçebilir. Kimi ülkeler kısa vadeli çıkarları için şahsiyetini tezgaha koyabilir. Birilerinin insanların kanını emen müstemlekecilere diyet borcu olabilir. Ama Türk milleti asla böyle bir yanlışın, böyle bir hatanın içine düşmez, düşürülemez. Çünkü haysiyetini ve şahsiyetini kaybeden milletin varacağı yer zillet çukurudur.
 
ABD'YE SERT ELEŞTİRİ

Ekonomik manipülasyonlar üzerinden bize diz çöktüreceğini zannedenler anlaşılan bu milleti hiç tanımıyorlar. Koyunlarında büyüttükleri, malikanede ağırladıkları FETÖ’cü alçaklarla ilgili hiçbir adım atmayanlar kusura bakmasınlar bize hukuk dersi veremez.  Yüzlerce insanımızı hunharca katledenlerle ilgili en temel hukuk ilkelerini rafa kaldıranlar bize demokrasiden bahsedemez. Bu millete tehdit dili, şantaj dili kullanamaz. Hele hele bu millete kabadayılık hiç sökmez. Biz bugüne kadar adı, sanı, cüssesi ne olursa olsun eşitliği ve karşılıklı saygıyı esas alan göz hizasında bir ilişki kurduk.
 
TÜM TÜRKİYE'YE DOLAR VE ALTIN ÇAĞRISI YAPTI 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan 24 Haziran seçimlerinde yüzde 82 ile en yüksek oyu aldığı Bayburt'ta miting düzenledi
 
Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları:
 
İlk fırsatta hemen çıktık ve Bayburt’a geldik. Turlarımıza Bayburt’tan başladık. Bayburt 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçiminde şahsıma verdiği yüzde 82,1 oranındaki destekle yine ilk sırada yer aldı. Şahsıma gösterdiğiniz bu sevgi için güven için, verdiğiniz destek için, her birinizi ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Sözlerimin hemen başında Ordu’da yaşanan sel felaketinden etkilenen kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi ifade etmek istiyorum. Rabbim ülkemizi bu tür felaketlerden muhafaza eylesin. Devletimiz bütün imkanlarıyla sel felaketinde evleri, iş yerleri, mahsülleri zarar gören vatandaşlarımızın yanındadır. Hiç endişe etmesinler. Yarın inşallah Ordu’dayım. Hem çalışmaları yerinde inceleyecek hem de vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyeceğim. Pazar günü Trabzon’da programlarımız var. Buradan Gümüşhane’ye geçecek ve yaklaşık 1 katrilyon liralık bir yatırım olan Gümüşhane Çevre Yolu’nun resmi açılışını yapacağız.
 
 
DOLAR MOLAR BİZİM YOLLARIMIZI KESMEZ
 
Dolar molar bizim yollarımızı kesmez. Hiç endişe etmeyin. Yastığının altında doları, avrosu altını olan varsa gitsin TL ile bankalarımızda bozdursun bu bir yerli mili mücadeledir. Bu bir, bize karşı ekonomik savaş ilan edenlere benim milletimin cevabı olacaktır.
 
‘TÜM KURCULAR, DÖVİZCİLER CEVABI ALSIN’
 
Bugün için değil de ne zaman? Onun için yerli paramızda bunlara cevabımızı verelim. Yastık altındaki dövizleri, dolarları, avroları, varsa altınlarınızı gelin yerli parayla değiştirin ve bunlara karşı en önemli cevabı milletçe hepimiz verelim. Hazır mıyız buna?
 
24 Haziran sandığa gidip tercihini Recep Tayyip Erdoğan’dan yana kullanan 26 milyon 330 bin vatandaşımızın bize mesajı çok açık ve nettir. Hatta diğer adaylara oy vermiş olsa da 81 milyon vatandaşımızın mesajının aynı olduğunu biliyorum.
 
Tüm kurcular, dövizciler cevabı alsın.
 
Buraya gelirken Cuma’dan önce bir Bayburtlu kardeşimiz, hocamız şurada tepede güzel bir müze yapmış. Şimdi biz o müzeyi bir gezdik, gördük. Ve benim Bayburtlu bibilerimiz neler yaparmış? O çömlekleri gördük… Ya siz neler yapmışsınız neler? Onları gördük. 
 
 
‘HER TÜRLÜ SENARYO BİZE VIZ GELİR’
 
Biz sadece ve sadece hakka ve halka karşı sorumlu olduğumuzu biliyoruz. Bizim sorumluluğumuz size. Corç’a Hans’a değil, Ahmet’e Mehmet’e Ayşe’ye Fatma’ya sorumluluğumuz var. Biz bu yola hizmetkar olmak için çıktık. Bunun dışındaki her türlü tehdit, her türlü baskı, her türlü oyun, her türlü senaryo bize vız gelir.
 
Bir gün sıkıntımız olabilir, iki gün sıkıntımız olabilir. Bunların hepsi aşılır. Ülkemize diz çöktürmek için yapmadıklarını bugüne kadar bırakmadılar. Koskoca Osmanlı çınarını binbir türlü ittifakla, hileyle yıktılar. Milletimiz büyük fedakarlıklarla yeniden hayat verdiği o cumhuriyet fidanını, son dönemde ulu bir çınar olma yoluna girdi. Milletimiz demokrasiye güç verdi, hayat verdi.
 
'MİLLETİMİZ EKONOMİSİNE DE SAHİP ÇIKTI'
 
Onlar koalisyonlarla, ekonomik krizlerle siyaseti etkisiz hale getirerek gövdemizi baltalamaya kalktılar. Milletimiz ekonomisine de sahip çıktı. Alın teriyle emeğiyle Türkiye’yi yeniden ayağa kaldırdı. Bayburtlular ne der? “Sürü ters dönmüş aksak önde gider.” Biz bu işlerle uğraşırken bazen aksakların öne çıkmadığı da olmadığı değil. Hamd olsun bu tür arizi durumları da hal yoluna koyduk, yine koyacağız.
 
Ülkemizin geleceğinden umutluyuz. Türkiye olarak 24 Haziran’da gerçekten çok büyük sadece kendi tarihimize değil. Dünyada parmakla gösterilecek bir demokrasi şöleni yaşadık. 
 
‘BİZİM HİÇBİR ÜLKEYE YÖNELİK ÖZEL HUSUMETİMİZ YOKTUR’
 
Bazı ülkeler Türkiye’nin taraf olduğu tüm meselelerde darbecileri koruyan, teröristleri bağrına basan tavır içine girdiler. Ekonomimizde son günlerde yaşanan olumsuzluklar da bu çarpıklığın farklı bir boyutudur. Türkiye’nin ne makro ekonomik verilerinde, ne üretim gücünde, ne istihdam düzeyinde, ne bankacılık sisteminde en küçük bir sıkıntı olmadığı halde suni finansal istikrarsızlık dalgalarına maruz kalıyoruz. Gerçekten çok basit bir takım görüş ayrılıkları üzerine bina edilen bu saldırıların sebeplerinin çok başka olduğu açıkça ortadadır. Bu tarz yaklaşım sergileyen ülkelerle aramızdaki ilişkiler telafisi mümkün olmayacak zararlar görme noktasına gelmiştir. Bizim hiçbir ülkeye yönelik özel husumetimiz yoktur. Tüm ülkelerle, çıkarlarımızın uyuştuğu noktalarda işbirliği yapıyor, ayrıştığı noktalarda da müzakereler yoluyla çözmeye çalışıyoruz.
 
 
‘KİMSEYE EYVALLAHIMIZ OLMAZ, OLAMAZ’
 
Ama Türkiye’yi köşeye sıkıştırıp egemenlik haklarımıza halel getirecek birtakım tavizler vermeye geldiğinde iş değişir. Kusura bakmasınlar. Bizim bu noktada kimseye eyvallahımız olmaz, olamaz.
 
Tanktan, toptan korkmayan bu millet bu tarz tehditlerden mi korkacak? Böyle düşünenler bu ülkeyi hiç tanımamış demektir.
 
‘FAİZ LOBİLERİNE SESLENİYORUM, BOŞUNA HEVESLENMEYİN’
 
Bize karşı uzatılan her dost eline, açılan her dost yüreğine samimiyetle karşılık vermeye devam edeceğiz. Ülkemize karşı atılan her iyi niyetli adıma misliyle mukabele ettik. Tüm olumsuz ihtimallere karşı da hazırlıklarımız var. Döviz kuruna bakıp, faizlere bakıp ve tehditlere bakıp el ovuşturanlar hiç boşuna sevinmesinler. Faiz lobilerine sesleniyorum, boşuna heveslenmeyin. Bu milletin sırtından kazanamayacaksınız.
 
Şimdiden İran’dan Rusya’ya Çin’den kimi Avrupa ülkelerine kadar pek çok yerle farklı alternatifler konusunda önemli mesafeler kat etmiş durumdayız.
 
'KÜÇÜK HESAPLARIN PEŞİNE DÜŞENLER PİŞMAN OLACAKLAR'
 
Türkiye’yi kaybetme pahasına küçük hesapların peşine düşenler emin olun yarın çok pişman olacaktır. Milletimize de çok önemli görevler düşüyor. Anneler, bacılar, kardeşlerim; 15 Temmuz gecesi bağımsızlığımızı nasıl canımız pahasına savunduysak bugün ekonomi saldırılarına karşı da ülkemizi aynı kararlılıkla müdafaa etmemiz gerekiyor. TBMM’nin savaş uçaklarıyla bombalanması neyse, ekonomimizin kur faiz sarmalıyla kuşatılması da odur. Çıplak ellerimizle tankların karşısına dikildiğimiz gibi ekonomi tetiklerine teslim olmayacak.
 
Bu haramzadelere vereceğimiz en büyük cevap, daha çok çalışarak üretimi artırmak, ihracatı artırmak, istihdamı artırmak olacaktır. Milletimizin tüm fertlerini ellerindeki imkanları üretim yolunda, ihracat yolunda, istihdam yolunda seferber etmeye davet ediyorum. Darbecilere karşı demokrasi nöbetlerine çıkıp meydanları doldurduğumuz gibi, iş yerlerimizi fabrikalarımızı, bürolarımızı dolduralım. Türkiye’yi içine hapsedilmeye çalışıldığı cendereden çıkarmanın yolu kenara çekilmek değil, ileriye atılmaktır. Buna var mıyız?
 
Gelin bu oyunu hep beraber bozalım. Hiç kimse sanmasın ki bu tekerlek tümsekte kalacak. Dünyada ve bölgemizde yaşanan hadiseyle uğraşırken, asıl gündemimize ülkemizi geliştirme hedeflerimize de sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. Geçen hafta 100 günlük icraat programımızı açıkladık. Orta vadeli programın hazırlıklarını inşallah Eylül başına yetiştiriyoruz. 2019 – 2023 dönemi stratejik planımızı Kasım ayı sonuna kadar tamamlamayı hedefliyoruz. Hiç kimsenin gözü kur tablosunda, faiz tablosunda olmaz. Herkesin daha ileriye bakmasını, asıl o büyük fotoğrafa bakmasını özellikle istiyorum.
 
Yeni dönemde diğer hususlar yanında 81 ilimizin her birinin kalkınmasına yönelik çalışmaları bizzat cumhurbaşkanlığı bünyesinde takip edecek bir sistem kuruyoruz.

ETİKETLER