Cumhurbaşkanı Erdoğan: Asıl önemli işimiz yeni başlıyor!

AA |  09 Eylül 2019 Pazartesi - 13:13 | Son Güncelleme : 09 09 2019 - 16:05

Cumhurbaşkanı Erdoğan; "Kız çocuklarının okullaşma oranında önemli ilerleme kaydettik. Asıl önemli işimiz yeni başlıyor. Eğitimde kalite artışı gibi daha fazla zaman ve emek isteyen konulara ağırlık vermeliyiz." dedi.


Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milli  Eğitim Bakanlığımızın bütçesi göreve geldiğim zaman 7,5 milyar idi, şimdi ise 114  milyar liraya yükselttik. Aslan payını eğitim öğretime verdik." dedi.
 
Erdoğan, Kadıköy'deki Atatürk Fen Lisesi'nde düzenlenen Yapımı  Tamamlanan Okulların Ortak Açılışı ve 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılının Açılış  Töreni'ne katıldı.
 
Yeni eğitim öğretim yılının açılışında şehit öğretmenleri de anan  Erdoğan, öğrenci, öğretmen ve ailelere başarılar diledi.
 
Erdoğan, yeni eğitim öğretim yılıyla 81 ilde inşası tamamlanan 716  okulun da resmi açılışlarının yapıldığını dile getirerek, "Böylece anaokulundan  ilkokula, ortaokuldan liseye kadar eğitimin tüm kademelerinde toplamda 12 bin 640  yeni dersliği ülkemize kazandırıyoruz. Toplam yatırım bedeli 4 milyar 638 milyon  lirayı bulan bu okullarımızın da milletimize ve eğitim öğretim camiamıza hayırlı  olmasını diliyorum. Bu okullarda okuyacak öğrencilerimizin hepsine Mevla'dan  zihin açıklığı niyaz ediyorum." diye konuştu.
 
Türkiye'nin son 17 yılının reform ve kalkınma odaklı bir anlayışla  çehresinin değiştiği bir dönem olduğunu vurgulayan Erdoğan, sadece İstanbul'a  yapılan yatırımların bile tek başına bir başarı hikayesi olduğunu söyledi.
 
2013'te hizmete açılan Marmaray'ı bugüne kadar 355 milyon yolcunun  kullandığını hatırlatan Erdoğan, 2016'da hizmete giren Avrasya Tüneli ve Yavuz  Sultan Selim Köprüsü'nün her birinden 45 milyona yakın araç geçtiğini dile  getirdi.
 
İstanbul-İzmir Otoyolu içerisinde yer alan Osman Gazi Köprüsü'nün son  3 yılda 25 milyona yakın aracın konforla Körfez'in karşısına geçmesine vesile  olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Dünyanın en büyükleri arasında yer alan İstanbul Havalimanımızın  yolcu sayısı tam olarak nisan ayında hizmete girmiş olmasına 30 milyonu aştı.  Diğer şehirlerimizde de benzer yatırımları milletimizin hizmetine sunduk.  Demokrasiden ekonomiye, altyapıdan turizm ve sanayiye uzanan geniş bir yelpazede  son 17 senede birçok başarıya imza attık. Yılların ihmallerini gidererek  milletimizi hak ettiği hizmetlerle buluşturduk. Sorunlarımızı halının altına  süpürme, problemlerimizi görmezden gelme gibi bir hatanın içine asla düşmedik. Ne  kadar büyük olursa olsun meselelerimizle cesaretle yüzleşmeyi tercih ettik.  'Böyle gelmiş, böyle gider' yerine, 'Şimdiye kadar böyle gelmiş ama artık böyle  gitmeyecek' dedik ve her alanda kararlı adımlar attık."
 
 
"Aslan payını eğitim öğretime ayırdık"
 
Erdoğan, sorunlar yumağı içinde boğuşan bir ülkeden, en zor  sıkıntılarına bile kendi gücüyle çözüm üreten bir ülkeye ulaşıldığını  vurgulayarak, eğitim öğretim konusunda tarihin en kapsamlı dönüşüm hamlesine imza  atarak, eğitimin altyapısını adeta yeni baştan inşa ettiklerini belirtti.
 
Her sene bütçede aslan payının eğitim öğretime ayrıldığını vurgulayan  Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Milli Eğitim Bakanlığımızın bütçesi göreve geldiğim zaman 7,5 milyar  idi, şimdi ise 114 milyar liraya yükselttik. Aslan payını eğitim öğretime verdik.  Ülkemize kazandırdığımız 309 bin yeni derslikle milletimizin en önemli  dertlerinden birisi olan kalabalık sınıfları tamamen ortadan kaldırdık. Ben 75  kişilik sınıfta okudum. O dönemde 100 kişiyi aşan öğrencilerin okuduğu sınıflar  vardı. Ama şimdi az önce kız evladımıza sordum, 'Sınıfınıza kaç öğrenci var?',  '30' dedi. Şu anda Türkiye genelinde de zaten ortalama 30 ve altı. Çok nadirdir  bunun dışında olan. Çünkü eğer keyfiyet arıyorsak öğrenci sayısını sınıflarda  azaltmamız gerekiyordu. Şimdi 20 kişilik sınıfların olduğu okullarımız da var,  buralara ulaştık. Çünkü başarıyı yakalamaya mecburuz. Eğitimin fiziki altyapısını  geliştirmenin yanında önceki dönemlerin o yasakçı, baskıcı zihniyetlerinin  izlerini silmek için de çok çaba harcadık. Meslek liselerine adeta 2. sınıf, üvey  evlat muamelesi yapan katsayı sistemine son verdik."
 
 
Erdoğan, 8 yıllık kesintisiz eğitim yerine, 4 4 4 olmak üzere zorunlu  eğitimi 12 yıla çıkardıklarını hatırlatarak, "Eğitimde fırsat eşitliğini ve  adaleti sağlamak için özellikle maddi durumu yerinde olmayan öğrencilerimizin  burs imkanlarını genişlettik. Ders kitaplarını ücretsiz bir şekilde bütün  okullarımızda dağıtıyoruz. Hamdolsun artık ne öğrencilerimiz ne de velilerimiz  ders kitabı peşinde koşmuyor. İşte bunların acısını biz yaşadık. Bizler ders  kitabı bulmak için, kırtasiyeci dükkanına giderdik, kitap alacağız ve kırtasiyeci  bize bir hafta sonraya, 10 gün sonraya gün verirdi. Artık bunları kaldırdık,  şimdi okullarımız açılırken sıraların üzerinde tüm kitapların görüldüğü bir  dönemi yaşıyoruz. Çünkü eğitim öğretimde böyle bir yanlışa müsaade etmemiz mümkün  değildi, bunu başardık. Okul öncesi eğitimi de süratle yaygınlaştırıyoruz.  İlkokula başlama yaşını 69 aya düşürdük. Ders müfredatlarını özgürlükçü,  demokratik, şeffaf ve objektif bir anlayışla yeni baştan hazırladık. Milletimizin  inancını, insanımızın medeniyet ve kültür değerlerini hor gören ideolojik  unsurları ders kitaplarımızdan tamamen temizledik." değerlendirmesini yaptı.
 
 
İsteyen öğrencilerin Türkiye'deki tüm okullarda mukaddes kitap Kuran'ı  Kerim'i ve Hz. Peygamber'in hayatını öğrenme imkanına kavuştuğunu belirten  Erdoğan, okulların teknolojik alt yapısını baştan aşağı yenileyerek 432 bin 288  sınıfın tamamına etkileşimli tahta yerleştirdiklerini, 45 bin 653 çok fonksiyonlu  yazıcının kurulumunu yaptıklarını, toplam 1,5 milyon tablet bilgisayarı  liselerdeki öğrenci ve öğretmenler dağıttıklarını kaydetti.
 
Tüm bunları yaparken eğitimin temel direği olan öğretmenleri de asla  ikinci plana atmadıklarını dile getiren Erdoğan, "Son 17 yılda 632 bin yeni  öğretmenimizin atamasını gerçekleştirdik. Bir ay önce yüreği kıpır kıpır,  idealist 20 bin genç öğretmenimizi görevlerine başlatmanın gururunu yaşadık."  diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 70-80 kişilik sınıflarda okuduğunu anımsatarak,  şöyle devam etti:
 
"2002 yılında İstanbul'da ilköğretimde derse özellikle başlarken her  derslikte derslik başına 56 öğrenci düşüyordu. Açtığımız yeni dersliklerle bu  sayıyı da 30 ve altına indirdik. Şu anda 22 kişilik sınıflarımız da var. Buraya  ulaştık. Türkiye genelinde derslik başına düşen öğrenci sayımız ilköğretimde  24'e, ortaöğretimde 20'ye, genel ortaöğretimde 21'e, mesleki ve teknik  ortaöğretimde ise 19'a kadar geriledi. Kız çocuklarımızın okullaşma oranlarında  ve devamsızlık konusunda da önemli ilerlemeler kaydettik. Eğitim kurumlarımızı,  spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlarla donatarak alt yapı  problemlerini önemli ölçüde çözdük. Ayını şekilde öğretmenlerimizin mali ve  sosyal haklarında da gözle görülür iyileştirmeler gerçekleştirdik. İnşallah  önümüzdeki dönemde ülkemizin imkanları geliştikçe bunlardan öğretmenlerimizin de  faydalanmasını temin edeceğiz."
 
 
"Eğitimde kalite artışına yoğunlaşmamız gerekiyor"
 
Bunların hepsinin çok değerli ve önemli olduğunu ifade eden Erdoğan,  "Asıl önemli işimiz, bundan sonra başlıyor. Artık hep birlikte eğitimde kalite  artışı gibi daha fazla emek ve zaman isteyen meselelere yoğunlaşmamız gerekiyor.  Eğitimde niteliği yakalamanın günübirlik bir konu olmadığını hepimiz gayet iyi  biliyoruz. 'Alışkanlıklar değiştirmek atomu parçalamaktan daha zordur' diye malum  biz söz var. Eğitimde cumhuriyet tarihimiz boyunca bize özgü bir gelenek  oluşturamadık. Böyle bir sistemi maalesef kuramadık. Hukukta, idari düzende,  bürokrasi de olduğu gibi eğitimde de Batı'yı kopyalamayı tercih ettik. Açıkçası  ne kendi kadim değerlerimizi ne Batı kültürünü öğrencilerimize layıkıyla  aktarabildik. Sonuçta kendi değerlerine bigane kalan, aslını inkar eden, Batı  kültürüne hayranlık duymanın ötesinde katkısı olmayan kayıp nesiller  yetiştirdik." değerlendirmesini yaptı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim sisteminin daha çok ezbere dayalı ve  sınav odaklı olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:
 
"Sınavlardaki başarıya odaklı dar bir bakış açısı eğitim sistemimizin  en büyük handikaplarından birisi oldu. Düşünmeye, soru sormaya, sorgulamaya,  öğrencilerimizin sanat, spor, bilim, edebiyat gibi farklı alanlardaki  yeteneklerini keşfetmeye yeterince önem verilmedi. Uzun yıllar eğitim sadece  insan formatlama, tektipleştirme, dikte aracı olarak görüldü. Eğitimde yaptığımız  reformların gayelerinden biri de bu sakat anlayışı tümüyle ortadan kaldırmaktır."
 
Erdoğan, insana bir makine olarak değil, yaratılmışların en şereflisi  sıfatıyla yaklaştıklarını, her insanın özel ve biricik olduğuna inandıklarını,  çünkü Allah'ın yarattığı kullarının her birine ayrı ayrı kabiliyetler verdiğini  söyledi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimi insanın sanata, kimisinin de spora yatkınlığı bulunduğu, bir başkasının da resim, müzik, şiir ve edebiyatta yeteneği olduğunu söyledi.
 
 
Eğitimin, bu kabiliyetleri ortaya çıkarma sanatı olduğunu, akademik  başarı yanında akıl, kalp ve ruh bütünlüğü olan nesiller yetiştirme çabası  olduğunu dile getiren Erdoğan, bunu yapacak olanların da eğitim öğretim  sisteminin mihveri ve temel taşı konumundaki öğretmenler olduğunu kaydetti.
 
Öğretmenin sadece öğreten değil aynı zamanda öğrencilerinin içindeki  cevheri keşfeden bir yetenek avcısı olduğunu vurgulayan Erdoğan, öğretmenin  yalnızca maişet peşinde koşan değil peygamber mesleğini icra etmenin  hassasiyetini yüreğinde hisseden kişi olduğunu ifade etti.
 
Erdoğan, tüm öğretmenlere bu nazarla baktıklarını ve onlardan önemli  görevler beklediklerini dile getirerek, "Evlatlarımızın içinde cevheri  çıkarabildiğimiz, hayallerini gerçekleştirme imkanı verdiğimiz ölçüde kendimizi  başarılı saymalıyız. Çocuklarımızı ahlak, erdem, marifet ve karakter sahibi iyi  bir insan olarak yetiştirmek için çalışıyoruz. Bugünün öğrencilerini dünün  öğrencileri gibi eğitmeye, yetiştirmeye kalkarsak istikbalimizin avuçlarımızdan  kaymasına engel olamayız." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen yıl kamuoyuyla paylaşılan  2023 eğitim vizyonu belgesinin bu hedefleri gerçekleştirme yolunda değerli bir  adım olarak gördüğünü anlattı.
 
Vizyon belgesinin hayata geçmesinin, eğitimin tüm paydaşlarının el ele  vermesine, aynı ideal uğrunda güç birliği yapmasına bağlı olduğunu vurgulayan  Erdoğan, öğretmenlerin, ailelerin ve idarecilerin de sahiplenmesiyle hedeflere  ulaşacaklarına inandığını kaydetti.
 
Öğrencilere nasihatler
 
Konuşmasında çocuklara ve gençlere seslenen Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Bugün kiminiz ilk defa okula başlıyor. Bazılarınız ise 3 aylık  tatilin ardından öğretmenlerinize ve arkadaşlarınıza kavuşmanın mutluluğunu  yaşıyor. Bu mutlu, heyecanlı gününüzde sizlere bazı hatırlatmalarda bulunmak  istiyorum. Unutmayın, merak ilmin anahtarıdır. Merakınız ne kadar büyükse  bilginiz o kadar derin olacaktır. Bunun için soru sormaktan, sorgulamaktan asla  çekinmeyin. Vicdan hayatta bize doğru yolu gösteren bir pusuladır. Vicdan  eleğinizden geçmeyen hiçbir şeye itibar etmeyin. Arkadaşlarınıza, okulunuza,  sizin için ter döken büyüklerinize değer verin. Öğretmenlerinize saygıyı hiçbir  zaman elden bırakmayın. Hayallerinizle aranıza kimsenin girmesine müsaade  etmeyin. Yaptığınız işi en güzel, en başarılı şekilde yapmaya çalışın. Unutmayın,  her zorlukla beraber muhakkak bir kolaylık vardır. Bunun için kitapla, okumakla,  kalemle bağınızı daima güçlü tutun. İnterneti en etkin şekilde kullanın ama bu  teknolojinin sizi hayattan, baharın açan çiçeklerin güzelliğinden koparmasına  müsaade etmeyin. Anne babalarınız sizin en değerli varlıklarınızdır. Paylaşmak en  büyük erdemlerden biridir. İyi bir kariyere sahip olmak elbette önemlidir. Ama  iyi bir doktor, iyi bir mühendis, bürokrat, bilim insanı, sanatçı, sporcu olmanın  yanı sıra hatta onlardan  önce iyi bir insan olmayı hedefleyin."
 
Öğrencilerin, tarihi şanlı zaferlerle dolu necip bir milletin  evlatları olduğunu unutmaması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, "Sizler 15  Temmuz gecesindeki direnişiyle dünya ekonomisi ve dünya demokrasi tarihine geçmiş  cesur bir milletin mensuplarısınız. Üzerinde özgürce yaşadığınız bu ülke size  şehitlerimizin emanetidir. Tarihinizden, değerlerinizden kopmadan bu emaneti  geleceğe taşıyacak olan da yine sizlersiniz. Sizi bu muhteşem mirastan  uzaklaştırmak, geçmişinize ve özünüze yabancılaştırmak isteyenlere kesinlikle  itibar etmeyin. Ben her birinize güveniyorum. Her birinizin ışıldayan gözlerinde  ülkemizin aydınlık yarınlarını görüyorum. Burada geleceğin Alparslanlarını,  Fatihlerini, Yavuzlarını, Gazi Mustafa Kemallerini, Mehmet Akiflerini, Fuat  Sezginlerini, Aziz Sancarlarını, bayrağımızı gururla dalgalandıracak  sporcularını, dünyaya yön verecek sanatçılarını, bilim adamlarını görüyorum."  ifadelerini kullandı.
 
Erdoğan,  öğrencilere başarı dileyerek, Mehmet Akif Ersoy'un,  nasihatin yer aldığı bir şiirindeki "İhtiyar amcanı dinler misin, oğlum,  Nevruz/Ne büyük söyle, ne çok söyle; yiğit işde gerek/Lafı bol, karnı geniş  soyları taklit etme/Sözü sağlam, özü sağlam, adam ol, ırkına çek" dizelerini  seslendirdi.
 
Gençliğe bunun yakışacağını, bunun yapılması gerektiğini belirten  Erdoğan, Allah ömür, millete imkan verdikçe gençlerin istikbali ve hayallerinin  önündeki engelleri kaldırmak için koşmaya, koşturmaya, geceyi gündüze katarak  çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
 
Erdoğan, 2019-2020 eğitim öğretim yılının eğitim camiasına, ülkeye ve  millete hayırlı olması temennisinde bulundu.
 
NOTLAR
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının öncesinde okul bahçesinde  kendisini bekleyen öğrenci, öğretmen ve velilerle selamlaştı, onlarla sohbet  etti.
 
Erdoğan, protokol üyeleri ile 2019-2020 eğitim öğretim yılının açılışı  ile yapımı tamamlanan okulların ortak açılışını kurdele keserek yaptı. Erdoğan  daha sonra öğrencilerin ellerindeki okul zillerini çalmasını isteyerek, yeni  eğitim öğretim dönemini başlattı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler daha sonra okula girerek  sınıfları gezdi.
 
Programda, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, günün anısına Erdoğan'a  bir tablo hediye etti.
 
Törene, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Milli Eğitim Bakanı Ziya  Selçuk, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın,  İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul  Milletvekili Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak,  İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, İstanbul Atatürk Fen Lisesi Müdürü Muzaffer  Güneş ve çok sayıda milletvekili katıldı.