Cumhurbaşkanı Erdoğan: Aile yapımızı sarsmaya yönelik saldırılar altındayız

AA |  08 Mart 2019 Cuma - 22:42 | Son Güncelleme : 09 03 2019 - 5:40

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kadına yönelik şiddetin, haksızlığın ve kötü muamelenin doğrudan doğruya insanı hedef aldığına inandık ve mücadelemizi de buna göre yürüttük." dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kadına  yönelik şiddetin, haksızlığın ve kötü muamelenin doğrudan doğruya insanı hedef  aldığına inandık ve mücadelemizi de buna göre yürüttük." dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Genel Merkez Kadın Kolları  Başkanlığı'nca 11 Nisan Spor Salonu'nda düzenlenen "Aynı Gök Kubbe Altında Gönül  Dilimiz Türkiye 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Buluşması"na katıldı.

Konuşmasına, tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan,  "Ülkemizin ve dünyanın tüm kadınlarının, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü tebrik  ediyorum. Kadın veya erkek olarak dünyaya gelmek bizim elimizde değil. Hayata  hangi cinsiyetle başlayacağımız Yaradan'ın takdiridir. Bize düşen, kadın da erkek  de olsak hayatımızı fıtratımıza uygun şekilde, ilahi nizam çerçevesinde en güzel  şekilde sürdürmektir." ifadelerini kullandı.

İnsanların rengi, sosyal statüsü, eğitimi ve gelir seviyesinden dolayı  tasnife tutulamayacağı gibi cinsiyetinden dolayı da böyle bir yola  başvurulamayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çünkü her insan, eşref-i  mahlukattır, yani yaratılmışların en şereflisidir. Esasen insan dediğimiz  varlığın bir yanı kadın, bir yanı erkektir. Bunlar ancak yan yana geldiklerinde  mana kazanırlar." diye konuştu.

Kadına sırf cinsiyetinden dolayı ayrımcılık yapanların her şeyden önce  Allah'ın takdirine aykırı davranmış olacağını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de kadınlara çok  haksızlık, çok adaletsizlik yapılmıştır. Daha da kötüsü kadınlara yapılan  adaletsizliklerin kimi zaman dini, kimi zaman kültürel kılıflara  büründürülmesidir. Kadınları bu tür haksızlıktan kurtarmak için yola çıktıklarını  söyleyenler ise onları çok daha büyük bir felaketin eşiğine getirmişlerdir. Bunun  için hayatımız boyunca hep kadınlara hak ettikleri şekilde, yani insan gibi  davranılmasının mücadelesini verdik.

Kadına yönelik şiddetin, haksızlığın ve kötü muamelenin doğrudan  doğruya insanı hedef aldığına inandık ve mücadelemizi de buna göre yürüttük. Kimi  zaman en yakınımızdakilerle dahi anlaşmazlıklara düşme pahasına hep  kadınlarımızın yanında yer aldık."

Hayatın her alanında kadınları hak ettikleri yere getirmenin gayreti  içinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları belirtti:

"Özellikle siyasetteki kadın ağırlığının bugün bulunduğu seviyeye  gelmesinde şahsen çok büyük emeğimiz, katkımız vardır. İstanbul İl Başkanlığı ve  1989 Beyoğlu Belediye Başkan Adaylığından başlayarak siyasette sorumluluk  üstlendiğim her yerde kadınlarımızla birlikte yol yürüdük. İstanbul Büyükşehir  Belediye Başkanlığı görevimde sadece siyasi değil, tüm sosyal faaliyetlerde  kadınlarımız en başta yer alıyordu. Başbakanlığım dönemimde kadınların  meselelerinin çözümü daima önceliklerimin ilk sırasında yer almıştır.  Cumhurbaşkanlığımız dönemimizde de aynı hassasiyetle hareket ettik. Bugün AK  Parti, Türkiye'nin en büyük ve en etkili kadın kolları teşkilatına sahip partisi  haline gelmişse işte bu çabalar sayesindedir. Yaklaşık 40 yıldır her mücadelemde  yanımda bulunan, her başarımda katkıları bulunan tüm hanım kardeşlerime  şükranlarımı sunuyorum."

"Anadolu kadını, tıpkı bu topraklar gibi..."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta merhum annesi, eşi ve kızları olmak  üzere, aile hayatındaki kadınların daima en büyük motivasyon ve ilham kaynağı ile  destekçisi olduğunu söyleyerek, "Hep, 'Kadın eli değmesi' diyoruz ya, Tayyip  Erdoğan da bu kadın ellerinin değmesi sayesinde bu günlere gelmiştir." diye  konuştu.

"Anadolu" sözünün "Anadolu kadını" demek olduğuna işaret eden Erdoğan,  "Çünkü Anadolu kadını, tıpkı bu topraklar gibi çilekeştir, kurucudur, yapıcıdır,  hep ayakta kalandır. Her zor dönemde evinin ocağının bacasını tüttürmeye devam  eden, çocuklarını yetiştiren, dişini tırnağına takarak üreten, umudumuzu hep taze  tutmamızı sağlayan işte kadınlardır." ifadelerini kullandı.

Hayatın, kadınların zorluklar karşısında, erkeklerden daha güçlü  olabileceğini gösterdiğine dikkati çeken Erdoğan, "tarhana"nın "dar hane"den  geldiğine işaret etti.

"Tarhana" ve "ezogelin"in, kadınların yokluk içinde pratik zekalarıyla  ortaya çıkardıkları çözümler olduğunu ifade eden Erdoğan, "Şartlar ne olursa  olsun kadın, ailesi için o tencereyi mutlaka kaynatması gerektiğini bilir ve ona  göre de hareket eder. Gerektiğinde kan kusar ama 'Kızılcık şerbeti içtim' deyip,  ailesini korur, bir arada tutar." dedi.

"Osmanlı kadını" deyimini hatırlatan Erdoğan, bu deyimin dirayeti,  bilgisi, yönetme ve çözüm bulma kabiliyetiyle ailesinin lokomotifi olan kadınlar  için kullanıldığını anlattı.

Bir Afrika atasözünde ise "Aslanlar kendi tarihçilerine sahip olana  dek av hikayeleri hep avcıyı yüceltecektir" denildiğine dikkati çeken Erdoğan,  "Kadınlar, kendi başarılarına sahip çıkana kadar başarı hikayeleri hep erkekleri  yüceltecektir. Halbuki hayatta ne varsa ve her ne başarılıyorsa bir tarafında  erkek, bir tarafında da kadın vardır. Başka türlüsü yaradılışa aykırıdır."  değerlendirmesini yaptı.

Türk tarihinde "sembol" kadınların olduğunu anlatan Erdoğan, şunları  kaydetti:

"Terken Hatunları bilmeden Selçuklu'yu anlayamayız. Osmanlı cihan  devleti kuruluşunda Hayme Ana'nın rolünü görmezden gelemeyiz. Bacıyan-ı Rumları  incelemeden Anadolu'yu nasıl vatan haline getirdiğimizi kavrayamayız. Erzurum'da  Nene Hatun'u, Adana'da Rahmiye Ana'yı, Kütahya'da Nezahat Onbaşı'yı, Kastamonu'da  Şerife Onbaşı'yı hatırlatmadan, kurtuluş mücadelemizi anlatamayız."

"AK Parti'nin kadın kollarında 4,5 milyon kadın üyemiz var"

Terörle mücadelede sivil ve kamu görevlisi nice kadınların  sergiledikleri kahramanlıkların asla unutulamayacağını vurgulayan Erdoğan, "15  Temmuz gecesi darbecilerin karşısına aslanlar gibi dikilen kadınlarımızı ömrümüz  boyunca şükranla yad edeceğiz. Bunlar kadınlarımızı niçin toplumsal hayatta,  siyasette, ticarette, eğitimde hak ettikleri yere ulaştırmamız gerektiğinin en  somut örnekleridir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinde kadınlara her kademede öncelik  verdiklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"AK Parti'nin kadın kollarında 4,5 milyon kadın üyemiz var. Pek çok  siyasi partinin bırakınız üye sayısını, toplam oy sayısından daha büyük bir  tabana sahibiz. Gençlik kollarımızın 1,5 milyonu bulan üyesi var. Bunların içinde  kızlarımız gerçekten çok aktif ve heyecanlı bir şekilde görev yapıyorlar.  Üniversite öğretim elemanlığından yargı kadrolarına, öğretmenlikten diplomatlığa,  mimarlıktan bankacılığa kadar her yerde kadınlarımız çok yüksek oranlarla temsil  ediliyor. Son seçimlerde Mecliste kadın temsili 104 milletvekili oldu ve yüzde  17,5 temsil oranıyla tarihimizin en yüksek seviyesine çıktık. Kabinede iki kadın  bakanımız, 4 kadın bakan yardımcımız var. Bunların hepsi de önemli ama yeterli  değil. İnşallah önümüzdeki dönemde de kadınlarımızı hayatın her alanında hak  ettikleri imkanlara kavuşturmanın gayreti içinde olacağız."

Konuşmasında kadınlardan 31 Mart'a kadar girilmedik ev bırakmamalarını  isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Her ne kadar dijitalleşme siyaseti etkiliyor olsa da ruberu, yüz yüze  ilişkinin, iletişimin, gönül bağının yerini asla tutmaz. Hanımlar, 31 Mart'a  kadar girmedik ev, dokunmadık gönül bırakmamaya hazır mıyız? Hanımlar, hizmet  siyasetini zafere taşımaya hazır mıyız? Hanımlar, sandıktan gönül  belediyeciliğini zaferle başarıyla çıkarmaya hazır mıyız? Hanımlar, geleceğimize,  sandığa, demokrasiye sahip çıkıyor muyuz? Hanımlar, 31 Mart'ta barışa, huzura,  istikrara sahip çıkıyor muyuz? Hanımlar, 31 Mart'ta sandıklara sahip çıkıyor  muyuz?"

"Aile kurumumuz bizim en çok sahip çıkmamız gereken değerimiz "

Erdoğan, Türkiye'yi bugünlere kadınların desteği ile getirdiklerine  işaret ederek, Türkiye'nin geleceğini de kadınlarla birlikte inşa edeceklerini  söyledi.

Aile kurumunun en çok sahip çıkılması, üzerinde en çok titizlenilmesi  gereken değer olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

"Batı dünyası aile kurumunu yıktı. Şimdi toplumlarının temelleri  çatırdıyor. Dün aileyi değersiz hale getirdikleri için bugün bağımlılık, alkol,  uyuşturucu gibi birçok sosyal sorunla etkili şekilde mücadele edemiyorlar. Ülke  ve millet olarak bugüne kadar yaşadığımız onca badireyi sapa sağlam  atmatabilmemizin en önemli sebeplerinden biri de aile yapımızın gücüdür. Bunun  için aile yapımızı sarsmaya yönelik saldırılar altındayız."

Üstelik bu saldırılar hep dolaylı yollarla yapılıyor. Bu amaçla  milletimize örnek olarak gösterilen medya yoluyla adeta dayatılan çarpık  toplumsal ilişki biçimlerine baktığımızda hepsinin de önce aileyi hedef aldığını  görüyoruz. Bireyi ailesinden kopardığınızda onu istediğiniz gibi savurmanız,  biçimlendirmeniz, korkutmanız yönlendirmeniz, kullanmanız kolaylaşır. Güya  'tabuları yıkıyoruz' diye yola çıkanlar sonuçta insanlarımızı daha büyük tabulara  mahkum ederek ailelerinden koparıyorlar. Maalesef bu oyunun kısmen başarılı  olduğunu da kabul etmek durumundayız."

"Çocukları bir an önce aileden koparacak yollar yöntemler  peşindeler"

Erdoğan, özellikle şehirleşmenin artmasıyla büyükanne, büyükbaba,  anne, baba, çocuklar ve torunlardan oluşan geniş aile yapısının önemli oranda  ortadan kalktığına işaret etti.

Günümüzde çekirdek aileye dönüldüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı  Erdoğan, şunları ifade etti:

"Birileri buna bile tahammül göstermiyor. Çocukları bir an önce  aileden koparacak yollar yöntemler peşinde koşuyor. Böyle bir felakete asla izin  vermeyeceğiz. Bazıları benim en az 3 çocuk tavsiyemi özel hayata müdahale gibi  göstermek için çırpınıyor. Halbuki ben bu tavsiyemle hem en büyük gücümüz olan  nüfusumuza sahip çıkıyor hem de aile yapımızı ayakta tutmanın mücadelesini  veriyorum. Tabii Urfa'nın bu konuda karnesi maşallah çok parlak. Urfa ülkemizde  çocuk sayısının en çok olduğu illerimizin başında geliyor. Bu örnek tabloyu diğer  illerimize de yaymalıyız."

"Dağılmış aile yapısı geleceğimiz için en büyük tehdittir"

Erdoğan, Türkiye'nin imkanlarının daha çok nüfusu barındırmaya  yeteceğini vurgulayarak, "Tek çocuklu, iki çocuklu mikro düzeye indirilmiş ve  eğitim sürecinin bitmesiyle de tamamen dağılmış aile yapısı geleceğimiz için en  büyük tehdittir. Geleceğinden endişe duyduğu için daha çok çocuk yapmaktan  çekinmesin. Unutmayın, rızık Allah'tandır. " diye konuştu.

Devletin de her ailenin yanında olduğunun altını çizen Erdoğan, şöyle  devam etti:

"Aile sosyal destek programlarıyla, aile destek merkezleriyle, sosyal  hizmet ve dayanışma merkezlerimizle, evlilik öncesi eğitim programlarıyla, aile  eğitimi programlarıyla, aile danışmanlığıyla, çeyiz ve konut  hesabı  desteklerimizle vatandaşımızın yanındayız. Kadınlara, çocuklara, gençlere,  yaşlılara ve engellilere yönelik sayısız hizmetler... Milletimizin her bir  ferdinin iyi gününde de kötü gününde de yanındayız. İstihdam seferberliğimizle ve  desteklerimizle insanlarımızın gelecek ve geçim endişesi duymadan hayatlarını  sürdürebilmeleri için sürekli bir çaba içindeyiz."

"7 torumuz var ama az gerisini de bekliyoruz"

"İnancımıza göre her çocuk kendi kısmetiyle, bereketi ile dünyaya  gelir" ifadelerini kullanan Erdoğan,  şunları kaydetti:

"Bunu böyle bilelim. Bugün 4 çocuğa sahip olduğum için Rabb'ime  hamdediyorum. Ama az. Keşke daha fazla olsaydı. Şu anda 7 torunum var ama az.  İnşallah gerisini de bekliyoruz. Eller kalkıyor, 'Benim 10 tane var.' diyor.  Allah ziyade etsin. İnşallah önümüzdeki dönemde milletimizi bu konuda daha çok  teşvik edeceğiz, daha çok destekleyeceğiz. Bunun için 31 Mart seçimlerinde  demokrasiye, sandığa, milli iradeye, geleceğimize sıkı sahip çıkmamız şart. Hanım  kardeşlerim, 31 Mart'ta hep sizin yanınızda olan, sizin için çalışan AK Parti'ye  rekor kırdırıyor muyuz?

Kendinizin ve çocuklarınızın geleceği için gönül belediyeciliğini  zafere taşıyor muyuz? Büyük ve güçlü ve Türkiye'yi birlikte inşa etmek için yeni  dönem başlatıyor muyuz? Sandıkları kadın eli değdirerek patlatıyor muyuz? Düğün  gecesine dönüştürüyor muyuz?"

Sözlerinin sonunda, "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.  Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız hep birlikte Türkiye  olacağız." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi:

"Bir kez daha 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nüzü tebrik ediyorum.  Annelerimiz, kız kardeşlerimiz, eşlerimiz, kız çocuklarımız, kız torunlarımız  olan tüm hanımefendilere sevgilerimizi sunuyorum. İnsanlığın yarısını,  kalplerimizin, gönüllerimizin hayallerimizin tamamını oluşturan tüm  hanımefendilere saygılarımı sunuyorum.

Unutmayın bizim dinimizde kadın çok önemli. Ne buyuruyor sevgili  Peygamberimiz Aleyhisselam, 'Cennet annelerin ayakları altındadır.' diyor,  babaların değil. Gençler annelerinizin hayattaysa ayaklarının altını öpmekten  çekinmeyin. Öpün öpün. Orada cennetin kokusu var. Unutmayın.