Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz şehit aileleri ile buluştu

AA |  15 Temmuz 2020 Çarşamba - 16:26 | Son Güncelleme : 15 07 2020 - 17:28

Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz hain darbe girişiminde şehit olan isimlerin aileleri ile buluştu. Erdoğan, "O gece milletimiz kadını erkeği, genci yaşlısıyla tarihe altın harflerle geçecek, asla unutulmayacak, üzerinde hep konuşulacak bir zafer kazanmıştır" ifadelerini kulladı. Erdoğan 15 Temmuz hain darbe girişimine 'kontrollü darbe' diyen muhalefeti sert bir şekilde eleştirdi. Erdoğan, "Sizlerden şehitlik nedir, şehadet nedir bilmeyen, emanete hürmet göstermeyen kimselere kulak asmamanızı bilhassa rica ediyorum" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "O gece  milletimiz kadını erkeği, genci yaşlısıyla 83 milyon yekvücut olarak tarihe altın  harflerle geçecek, asla unutulmayacak üzerinde hep konuşulacak bir zafer  kazanmıştır." dedi. 
 
Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile Külliyesi Sergi Salonu'nda şehit  aileleriyle yemekte bir araya geldi.
 
Buradaki konuşmasına tüm davetlileri selamlayarak başlayan  Cumhurbaşkanı Erdoğan, "15 Temmuz milli irade destanımızın dördüncü  seneidevriyesinde siz şehit yakınlarımız ve gazilerimizle beraber olmaktan büyük  bir memnuniyet duyuyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne, milletin evine, bu gazi  mekana hepiniz hoş geldiniz." diye konuştu.
 
Programa teşrifleri için katılımcılara teşekkür eden Erdoğan,  "Sözlerimin hemen başında vatanı için, milleti için, bayrağı için, hepsinden  önemlisi canından aziz bildiği mukaddes değerleri için toprağa düşmüş tüm  şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Bu yolda mücadele ederken gazilik  mertebesine erişmiş gazilerimizi de şükranla yad ediyor, Rabbim'den hepsine uzun  ve hayırlı ömürler diliyorum." ifadelerini kullandı.
 
Evlat acısı yaşamanın zor olduğunu ve bir anne babanın bu dünyadaki  belki de en zor, en ağır imtihanlarından birisinin evladını kaybetmek olduğunu  dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir baba olarak biliyorum ki ciğerparesini  toprağa vermiş bir anneyi, evladını yitirmiş bir babayı teselli edebilecek  mahiyette hiçbir söz yoktur. Bunun için Allah hiç kimseye, hiçbir anne babaya  evlat acısı yaşatmasın diyorum. Aynı şekilde eşini, annesini, babasını, kardeşini  kaybetmiş olmanın acısını da sadece yaşayanlar anlayabilir. Rabbim siz şehit  yakınlarımıza sabr-ı cemil ihsan eylesin, bu ağır imtihanı alnınızın akıyla  vermeyi nasip etsin diye dua ediyorum." diye konuştu.
 
 
 
"En büyük makam şehadettir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim inancımıza göre nübüvvetten sonra bir  kulun ulaşabileceği en büyük makam şehadettir. Ancak şahadet mertebesine ulaşmak  ne kadar ulvi bir dereceyse arkada kalanlar için de sabretmek, metanetli olmak,  rıza-i ilahiye ittiba etmek de o kadar büyük, o kadar ulvi bir derecedir.  Türkiye'deki her bir şehit yakınımızın bu hassasiyetle hareket ettiğini yakınen  biliyorum." şeklinde konuştu.
 
Her fırsatta şehit ailelerini ziyaret ettiğini, onlarla bir araya  geldiğini, kimi zaman da telefonda kendileriyle dertleşmeye çalıştığını anlatan  Erdoğan, "Gerek ev ziyaretlerinde gerek telefon görüşmelerimizde gerekse bu tür  toplantılarda hep şehit yakınlarımızın abideleşen metanetlerine şahit oluyoruz.  Sizlerin nezdinde tüm şehit ailelerimize Türkiye Cumhurbaşkanı sıfatıyla ülkem ve  milletim adına minnettarlığımızı ifade ediyorum." ifadesini kullandı.
 
"Şehitlerimiz sizlerin olduğu kadar artık bu milletin de canından  birer parçadır." diyen Erdoğan, şehitlerin geride bıraktığı diğer yakınları ile  birlikte özellikle yetimleri ve öksüzlerinin de millete emanet olduğunu söyledi.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah milletçe bu emanetlere sahip çıkacak,  şehitlerimizin ruhlarını asla muazzep etmeyecek, gazilerimizi asla yalnız  bırakmayacağız." dedi.
 
"Milletimiz, topyekün bir işgal tehdidini de bertaraf etmiştir"
"Milletlerin tarihlerinde merhum Cengiz Aytmatov'un o veciz ifadesiyle  bir günü bir asra bedel anlar olur." şeklinde konuşan Erdoğan, sözlerini şöyle  sürdürdü:
"15 Temmuz gecesi Türk milletinin tarihinde işte böyle bir andır. O  gece milletimiz kadını erkeği, genci yaşlısıyla 83 milyon yekvücut olarak tarihe  altın harflerle geçecek, asla unutulmayacak üzerinde hep konuşulacak bir zafer  kazanmıştır. FETÖ'cü hainlerin kurşunları, tankları, helikopterleri, uçakları,  namluları karşısında istiklaline sahip çıkan milletimiz devletimizi bir darbe  girişiminden kurtarmanın yanında topyekün bir işgal tehdidini de bertaraf  etmiştir. Bugün burada evlatlarıyla eşleriyle anne babalarıyla kardeşleri ile  birlikte olduğumuz şehitlerimizle bizzat gazilerimiz o gece nesilden nesile  aktarılacak büyük bir kahramanlık destanına imza atmışlardır. Atılan kurşunların  getirilen tekbirler karşısında adeta eridiği o karanlık gece Allah'ın yardımı,  mazlum ve mağdurların duası, aziz milletimizin cesareti, şehitlerimizin ve  gazilerimizin fedakarlığı sayesinde ülkemiz ve milletimiz için aydınlık bir  yarına dönüşmüştür."
 
 
Devlet ve millet bünyesini 40 yıl boyunca habis bir ur gibi saran  FETÖ'ye karşı 15 Temmuz'un ardından çok daha etkili ve kararlı tedbirler  aldıklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Ordumuz, emniyet teşkilatımız, mülkiye, hariciye ve adliye  teşkilatlarımız FETÖ'cü unsurlardan temizlendikçe adeta kendini yeniden buldu. 15  Temmuz sonrasında Türkiye'nin DEAŞ'tan PKK, YPG'ye kadar tüm terör örgütlerine  ağır darbeler indirmesinin gerisinde FETÖ virüsünün bünyeden temizlenmesi vardır.  FETÖ unsurlarından arındırdığımız yargımız yeniden milletimizin adalet arayışının  umudu haline dönüşmüştür. Evlatlarımızın zihinlerini örgütün sapkın emelleri için  iğdiş eden öğretmenler, dershaneler, özel okullar tasfiye edildikçe  çocuklarımızın ufku açılmaya başlamıştır. İçindeki hainlerden arındırılan Türk  Silahlı Kuvvetleri Türkiye'nin ve bekası söz konusu olduğunda hiçbir tereddüt  göstermeden her türlü operasyonu icra edebilecek imkanlara kavuşmuştur."
 
15 Temmuz'un demokrasiye güç katmanın yanı sıra Türkiye'nin terörle  mücadelesinde de bir milat olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,  konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Sadece sınırlarımız içinde değil Suriye ve Irak'ta yuvalanan terör  örgütlerine yönelik tarihimizin en büyük operasyonlarını düzenledik. Böylece  ülkemizi terör örgütleri aracılığıyla güneyinden kuşatma planlarını bozguna  uğrattık. Doğu Akdeniz'de attığımız adımlarla milletimizin ve Kıbrıs Türkleri'nin  hakkını savunma kararlılığımızı açıkça ortaya koyduk. Allah'a hamdolsun, Türkiye  bugün milli güvenliğine yönelik tehditleri kendi imkanlarıyla kaynağında yok  edecek güç ve kabiliyete ulaşmış bir ülkedir. Bir dönem terörle mücadele  operasyonları için bile kimi küresel güçlerin icazetini, yardımını arayan eski  Türkiye artık tamamen mazide kalmıştır."
 
Bugün Türkiye ile ilgili her meselede başkalarına değil, millete  baktıklarını, milletin hak ve hukukunu koruma noktasında hiçbir engel  tanımadıklarını vurgulayan Erdoğan, 15 Temmuz gecesi 251 vatandaşı katleden  FETÖ'cü alçaklardan işledikleri cinayetlerin hesabını hukuk önünde sorduklarını  ifade etti.
 
Eldeki tüm diplomatik, siyasi, adli ve istihbari kaynakları seferber  ederek FETÖ'cülere dünyayı dar ettiklerini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bugüne kadar 100'ün üzerinde firari FETÖ'cü teröristi yurt dışında  saklandıkları inlerinde bulduk ve yargıya teslim ettik. Dünyanın farklı  ülkelerinde okul, kurs, kültür merkezi adı altında işlettikleri fitne yuvalarının  kapatılması için çok yönlü bir mücadelenin içindeyiz. Örgüte ait 18 ülkedeki 214  okulun Türkiye Maarif Vakfına devredilmesini, 36 ülkede de bu fitne yuvalarının  kapatılmasını sağladık. Dost ve kardeş ülkeler, örgüte karşı aldıkları önlemleri  giderek artırıyor. FETÖ'nün eli kanlı bir terör örgütü olduğunu kabul eden  uluslararası kuruluşların ve devletlerin sayısı günden güne yükseliyor. Son  FETÖ'cü de hukuk önünde hesap verene kadar yurt içinde ve dışında bu mücadeleyi  kararlılıkla sürdüreceğiz."
 
Erdoğan, şehitlerin yakınlarının, özellikle de gazilerin gönül huzuru,  refah içinde, hiç kimseye muhtaç olmadan hayatlarını idame ettirmelerinin en  başta gelen görevlerinden olduğunun altını çizerek son 18 yılda şehit yakınlarına  ve gazilerine sahip çıkma noktasında çok samimi bir çaba gösterdiklerini söyledi.
 
"Şehitlik ve gazilik her türlü siyasi hesabın üstündedir"
Şehit yakınlarına ve gazilere seslenen Erdoğan, "15 Temmuz'a  'kontrollü darbe' iftirası atanlar, şehit yakınlarının acılarını istismar ederken  biz hep sizlerin yanında olmaya gayret ettik. Sizlerin ihtiyaçlarını gidermek,  sorunlarına, sıkıntılarına çözüm bulmak amacıyla pek çok kanuni düzenlemeyi  hayata geçirdik. İnşallah bundan sonra da aynı hassasiyetle faaliyetlerimizi  sürdüreceğiz." dedi.
 
 
Erdoğan, şehit yakınları ve gazilerin özellikle bir hususa dikkat  etmelerini isteyerek, şunları kaydetti:
"Şehitlik ve gazilik her türlü siyasi hesabın üstündedir, öyle  olmalıdır. Vatanımız için canını veren her şehit, canını vermeyi göze alan her  gazi bu milletin ortak değeridir. Hiç kimsenin bu değerlerimiz arasında  ayrımcılık yapmasına müsaade edemeyiz. 15 Temmuz gecesi darbecilerle anlaşıp  tankların arasından kaçarak kendi belediye başkanının evine sığınanların, kendi  ikballeri uğruna her mesele gibi bunu da istismar etmeye çalıştığını görüyoruz.  Ortaya attıkları safsatalarla şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin zihnini  bulandırmaya çabalıyorlar. Oysa devletimiz her türlü sıkıntısında, her türlü  ihtiyacında daima şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin yanındadır."
 
"Vakfımız destek için gayret gösteriyor"
Milletin 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında düzenlenen bağış ve  kampanyalarla şehit yakınlarına ve gazilere sahip çıktığını belirten Erdoğan, "15  Temmuz şehit yakınlarımız ile gazilerimizin ihtiyaçlarında kullanılmak üzere  burada 340 milyon lira civarında bir yardım toplanmıştır." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplanan yardımların amacına ve bağış  şartlarına uygun şekilde kullanılmasını temin için geçen sene Türkiye Şehit  Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfını kurduklarını hatırlatarak, şöyle devam  etti:
"Vakfımız, her ne kadar birileri yıpratmaya çalışsa da kurulduğu  günden beri şehit yakınlarımız ve gazilerimize destek olmak için gayret  gösteriyor. Salgın döneminde toplumun her kesimi gibi 15 Temmuz şehit  yakınlarımızı ve gazilerimizi de desteklemek amacıyla Vakfımız kaynaklarıyla  aylık 1000'er lira nakdi destek uygulaması başlatmıştır. Bu uygulamayı Vakfın  kaynakları elverdiği ölçüde devam ettirmeyi kararlaştırdık. Sizlerden, şehitlik  nedir, şehadet nedir bilmeyen, emanete hürmet göstermeyen kifayetsizlere kulak  asmamanızı bilhassa rica ediyorum. Cennetle müjdelenmiş şehitler ve gaziler için  onlara sağlanan maddi imkanlar sadece milletimizin ve devletimizin vefa  göstergesidir. Yoksa bu sıfatların herhangi bir değerle mukayesesi mümkün değil."
 
"Son nefesizime kadar birlikte yürüyeceğiz"
Şehit yakınlığı ve gazilik unvanlarının vakarına, onuruna, manevi  sorumluluğuna uygun şekilde hareket edenlerle son nefeslerine kadar birlikte  yürüyeceklerini vurgulayan Erdoğan, "Bu unvanların sorumluluğunu taşımakta  zorlananlar elbette olabilir. Onların da en kısa zamanda şehit yakınlığı ve  gazilik şerefinin manevi sırrına vakıf olmalarını diliyorum." dedi.
 
Bu yemek vesilesiyle şehit yakınları ve gazilerle konuşma, dertleşme  imkanı bulmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu belirten Erdoğan, 15 Temmuz  Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla aziz şehitlere Allah'tan rahmet,  gazilere Allah'tan sağlık ve afiyet diledi.
 
Erdoğan, şehit yakınlarına ve gazilere, Türkiye ve Türk milleti adına  şükranlarını ifade etti.