Erdoğan: Bu terörist sevicilerin...

AA |  26 Ocak 2018 Cuma - 11:17 | Son Güncelleme : 26 01 2018 - 13:13

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde "Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı"nda konuştu. Erdoğan "Türk Tabipler Birliği gibi bir kesim savaşa hayır diye kampanya yürütmek istiyor. Bu terörist sevicilerin bugüne kadar barışa evet dediklerini duymadık" dedi.


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip  Erdoğan, "Çok yakın bir zamanda terör örgütü adeta kıpırdayamaz hale Allah'ın  izniyle getirilecektir." dedi. 
 
Erdoğan, partisinin genel merkezinde düzenlenen "121. Genişletilmiş İl  Başkanları Toplantısı"nda yaptığı konuşmaya, "Zeytin Dalı Operasyonunu yürüten  kahraman askerlerimize yüce Allah'tan muvaffakiyetler diliyor, her birinin  gözlerinden öpüyorum." diyerek başladı.
 
Dün Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, başbakan yardımcıları  ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Güler ile Hatay'a gittiklerini,  operasyonun yürütüldüğü harekat merkezindeki askerleri ziyaret ettiklerini  hatırlatan Erdoğan, Hatay'daki harekat merkezinde, sahadaki birlikleri komuta  eden 2. Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel ve diğer askeri yetkililerden  son durumla ilgili bilgi aldıklarını aktardı.
 
Erdoğan, Hatay'dan canlı bağlantıyla Genelkurmay Başkanlığı, Kara,  Hava ve Deniz Kuvvetleri  komutanlıklarının yanı sıra Eskişehir Hava Muharip  Komutanlığındaki harekat merkezleriyle görüşme imkanı bulduklarını söyledi.
 
Komutanlardan özellikle operasyonun kendi sorumluluk alanlarıyla  ilgili hususları değerlendirmelerini istediğini vurgulayan Erdoğan, ayrıca Somali  ve Katar'daki askeri üslerin komutanlarıyla da canlı bağlantıda görüşerek  kendilerine başarı dilediklerini, oradaki sürecin nasıl devam ettiğini  dinlediklerini kaydetti.
 
"Ordumuzun elinde asla çocuk kanı yoktur"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, harekat merkezinde görev yapan askerlerin ve  sahadaki birliklerin morallerinin en üst düzeyde olduğunu görmenin kendilerini  mutlu ettiğini belirterek, "Zor bir coğrafyada ve çok kötü hava şartlarında icra  edilen operasyonumuzda en küçük bir aksaklık olmadığını, bir sıkıntı olmadığını  bizzat yerinde görmekten ayrıca memnuniyet duydum. Türkiye'nin terörle mücadele  konusundaki kararlılığını anlamak istemeyenler için Zeytin Dalı Operasyonu açık  bir ikaz, fiili bir örnek olmuştur." dedi.
 
Güya Türkiye'ye karşı yıllardır hazırlanmış 90 santimlik betonla kaplı  sığınakları, kazılmış tünelleri, kurulmuş tuzakları birer birer imha ederek  kararlı ve aynı zamanda güvenli bir şekilde ilerlenildiğine işaret eden Erdoğan,  sözlerine şöyle devam etti:
 
"Çok yakın bir zamanda terör örgütü adeta kıpırdayamaz hale Allah'ın  izniyle getirilecektir. Tabi terör örgütünün ve onlara akıl verenlerin  alçaklıkları sınır tanımıyor. Türk ordusunun karşısına kendileri çıkmaya  yürekleri el vermeyenler, çocukları ve kadınları öne atarak, yerleşim  yerlerindeki operasyonlarımızı yavaşlatmaya çalışıyorlar.
 
Bölücü terör örgütünün, 'çocuk, kadın, yaşlı' demeden kendisine karşı  çıkan, herkesi katleden bir cani güruhu olduğunu biliyoruz. Ama hamdolsun bizim  milletimizin ve ordumuzun elinde asla çocuk kanı yoktur, kadın kanı, masum kanı  yoktur, hiçbir zaman da olmayacaktır. Bunlar kadim dönemlerden beri, Türk  askerinin kati kurallarıdır. Ecdadımızdan ve inancımızdan tevarüs ettiğimiz bu  ahlakı gelecek, nesillere de aynı şekilde aktaracağız."
 
"Terörist sevicilerin, bugüne kadar 'barışa evet' dediklerini  duymadık"
 
Erdoğan, konuşmasının bu bölümünde bir gerçeği daha söyleyeceğini  ifade ederek, şunları kaydetti:
 
"Bazı kesimler bunu iyi duysunlar ve belki bilmiyorlardır, onu da  bilsinler. Bugün operasyonun yedinci günü. Hamd olsun 343 terörist etkisiz hale  getirilmiş vaziyette, bunlar tespit edilenler. Bundan rahatsız olanlar, sözde  Türk Tabipleri Birliği gibi bir kesim, 'savaşa hayır' diye kendine göre bir  kampanya yürütmek istiyor. Bu terörist sevicilerin, bugüne kadar biz, 'barışa  evet' dediklerini de pek duymadık. Zaten bunların barışla filan alakası yok.  Bunlar bugüne kadar, benim Güney Doğu'da, Doğu'da bu kadar vatandaşım şehit  edildi, bunlardan hiç şu anda içeride olan bu terör uygulayıcılarına yönelik en  ufak bir açıklama duyduk mu? Duymadık. Çünkü bunlar, bu işin içindeler, bu  senaryonun içindeler.
 
Kandil'e kadar gidip orada görüşmeler yapıp, ondan sonra yazdıkları  kitaplarla kendilerine kaynak temin etmeye çalışanların, bugüne kadar bu  teröristlerin karşısında dikildiğini hiç duyduk mu? Duymadık. Fakat şu anda PYD,  YPG, DEAŞ, PKK bütün bu terör örgütlerinin, sınırlarımızda yapmış olduğu taciz  harekatına veya hareketlerine karşı bizim uluslararası hukuktan doğan haklarımızı  hazmedemeyen, bu sözde dernek veya sözde kişiler, kusura bakmasınlar, attığımız  adım kararlı bir adımdır, milletin hakkı olan bir adımdır. Mazlumların,  mağdurların bu hakkını da sonuna kadar koruyacağız."
 
"İnandığımız bu yolda Mehmedimizle, Mehmetlerimizle yürüyoruz"
 
"Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarına, uluslararası terör örgütleri  tehditler sallayabilir ve bunlar da onların yanında yer alabilir." diyen Erdoğan,  bunun hiç önemli olmadığını, hak bilinen yolda sonuna kadar yürüneceğini ve  bundan taviz verilmeyeceğini vurguladı.
 
Erdoğan, "Bu beyfendiler bugüne kadar hiçbir zaman yerli ve milli  olmadılar. Bugüne kadar bu beyfendiler, bu ülkenin dertleriyle dertlenmediler. Bu  beyfendiler, bugüne kadar hiçbir zaman kalkıp da acaba bu ülkede mağdur, mazlum  olan insanlar, acaba et dağıtan Yasin'i öldürenler niçin öldürüldü? Yasin Börü ne  yaptı da öldürüldü? Bunun hesabını sormadılar. 53 kişi bir günde öldürülüyor,  'sokağa dökülün' diyenler olmuş. Niye bunlar öldürüldü? Bunun hesabını sordular  mı? Sormadılar. İşte biz bunların hesabını soruyoruz." diye konuştu.
 
Çok sabrettiklerini, çözüm için çok gayret ettiklerini ama bu  kişilerin ise hiç birinden anlamadığını belirten Erdoğan, artık bıçağın kemiğe  dayandığını söyledi. Erdoğan, "Onun için de işte ayın 20'sinde adımı attık, şu  anda inandığımız bu yolda Mehmedimizle, Mehmetlerimizle yürüyoruz." dedi.
 
"Afrin'deki operasyon, sadece terör örgütlerine, teröristlere  yöneliktir"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin şu anda bir bütün, birlik ve  beraberlik içinde olduğunun altını çizerek, anaların hepsinin dualarıyla yemekler  hazırladıklarını ve cepheye gönderdiklerini dile getirdi.
 
"Beklenen gündü bugün ve beklenen gün hamdolsun geldi, çattı."  ifadesini kullanan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
 
"Süreç kararlı bir şekilde devam ediyor. Buradan tüm dünyaya bir kez  daha ilan ediyorum. Türkiye'nin, Afrin'deki operasyonu sadece ve sadece terör  örgütlerine, teröristlere yöneliktir. Avrupa Parlamentosunda bu harekatı bir  'istila hareketi' olarak göstermek isteyenlere de söylüyorum, gidin önce  istilanın örneklerini geçmişte Libya'da arayın, Ruanda'da, Mali'de arayın. Hangi  istila hareketini kimler nasıl yapmış, oralarda arayın. Hiçbir zaman Türk  milleti, Türk ordusu müstevli olarak hareket etmemiştir. Burdan da Azeri  milletvekili Seyidov kardeşime özellikle teşekkür ediyorum. Oradaki dik  duruşundan dolayı kendisine teşekkür ediyorum."
 
"Sözde Tabipler Odası, sen neredeydin? Sesin çıktı mı?"
 
Erdoğan, sivillere ve çevreye zarar vermemek için her türlü  hassasiyeti gösterdiklerine vurgu yaparak, "Hatırlarsanız bölücü terör örgütü,  çukur eylemleri sırasında da kadınları, çocukları, sivil halkı kendine kalkan  yapmaya çalışmıştı. Sözde Tabipler Odası, sen neredeydin? Sesin çıktı mı? 'Ya bu  çukurlar niye açılıyor' diye en ufak bir şey söylediniz mi? Evler arasında  tüneller açılırken neredeydiniz? 'Bu tüneller niye açılıyor' diye bir şey  sordunuz mu? Güvenlik güçlerimizin, bu operasyonlarda verdikleri şehitlerin  önemli bir bölümü işte sivil halka zarar vermemek için sergiledikleri  titizlikten, yaptıkları fedakarlıktan kaynaklanmıştır. Bundan dolayı da asla bir  pişmanlığımız yoktur." ifadelerini kullandı.
 
Birilerinin ısrarla "Bu operasyon kısa sürsün, sınırlı olsun" diye  güya telkinde bulunduklarını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Ben de o birilerine telefon görüşmelerinde özellikle söyledim. Eğer  biz devlet olarak sahip olduğumuz askeri gücü hoyratça kullanmaya kalksak,  tanklarımızla, toplarımızla, uçaklarımızla, helikopterlerimizle önümüze gelen her  şeyi dümdüz edip geçsek, bu operasyon birkaç günlük iştir. Ama biz en az kendi  askerlerimizin emniyeti kadar, karşımızdaki güçlerin kalkan olarak kullanmaktan  çekinmediği masum sivillerin can ve mal güvenliğini de hesaba katıyoruz. Çünkü  biz Afrin'i işgale gitmiyoruz, tam tersine orayı terör örgütlerinden temizleyerek  asli sahipleri için yaşanabilir bir yer haline getirmeye çalışıyoruz.
 
Nasıl El Rai, Cerablus, El Bab, bu bölgedeki 2 bin kilometrekarelik  alanı, 100 bin insanın tekrar topraklarına, evlerine dönerek yerleşmelerine imkan  sağladıysak, işte Afrin'de de aynısını yapacağız. Ve bizim ülkemizde 3,5 milyon  şu anda mülteci var. Biz bu mülteci kardeşlerimizin kendi topraklarına dönmesini  sağlayacağız. Afrin'deki, İdlib'deki bu mücadele bunun içindir. Bunu bilmeyen  Batı, bunu da öğrensin. 3,5 milyon mülteci, Suriye'den bize geldi, acaba size ne  kadar mülteci geldi? Acaba ülkenizde ne kadar mülteci var?"

ETİKETLER