Cuma hutbesinde "15 Temmuz" vurgusu

AA |  12 Temmuz 2019 Cuma - 13:53 | Son Güncelleme : 12 07 2019 - 13:59

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan cuma hutbesinde, "15 Temmuz'da yaşadığımız acı tecrübeyi bir daha yaşamamak için dinimizi, dilimizi, ırkımızı, yaratılıştan gelen zenginliklerimizi istismar etmek isteyenlere karşı uyanık olalım. Ülkemizi fitne ve fesada sürüklemek isteyen nifak hareketlerine hep birlikte engel olalım." ifadelerine yer verildi.


"15 Temmuz’u Anmak, İhaneti Anlamak" konulu cuma hutbesi Türkiye  genelindeki camilerde okundu.
Hutbede, "Allah hakkında yalan uyduran veya O'nun ayetlerini  yalanlayandan daha zalim kimdir? Şüphe yok ki böyle suçlular asla kurtuluşa  ermezler." ayetine ve "Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız  sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar, Allah'ın Kitabı ve Peygamberinin  sünnetidir." hadisi şerifine işaret edildi.
 
Hutbede, 3 yıl önce ülkenin büyük bir badire atlattığı belirtilerek,  "Suretihaktan görünerek yıllarca insanımızın imkan ve değerlerini istismar eden  FETÖ, en sonunda vatanımıza, istiklal ve istikbalimize kastetti. Tarih boyunca  nice ihaneti feraset, cesaret ve fedakârlığı ile aşan milletimiz, Allah’ın  yardımıyla bu işgal girişimine de geçit vermedi. Bugün, bir kere daha millet  olarak Yüce Rabbimize sonsuz hamdimizi ve şükrümüzü arz ediyoruz." ifadelerine  yer verildi.
 
"FETÖ, asla İslami bir yapı değildir"
 
15 Temmuz gecesi milletin meclisini yıkmaya, gençleri ve geleceği  esarete sürüklemeye çalışanların, bunu din kisvesine bürünerek yaptıklarına  dikkat çekilen hutbede şunlar kaydedildi: "İslam'ı anlatıyor, dine davet ediyor, ümmete hizmet ediyor gibi  görünürken aslında fesada çalıştılar. Böylesi bozguncuların hali Kur'an-ı  Kerim'de şöyle anlatılmaktadır: 'Onlara, (Yeryüzünde fesat çıkarmayın)  denildiğinde, (Biz ancak ıslah edicileriz!) derler. Şunu bilin ki, onlar  bozguncuların ta kendileridir, lakin anlamazlar.'
 
Islah adı altında yapılan bozgunculuktan, fitne ve fesattan daha büyük  tehlike olabilir mi? Peygamber Efendimiz 'Bizi aldatan bizden değildir.'  buyurmuştur. Öyleyse din adına aldatmaktan, işgal ve istismardan daha büyük suç  olabilir mi? Unutmayalım ki kendini gizleme, olduğundan farklı görünme,  ikiyüzlülük, yalan, tehdit ve şantaj gibi yöntemlerle ayakta kalan FETÖ, asla  İslami bir yapı değildir. Rüyalarla, gizemlerle, sinsi planlarla sözde ılımlı bir  İslam kurgulamaya çalışan FETÖ, bir terör şebekesidir."
 
 "Peygamberimizden başka 'masum ve tartışılmaz' bir otorite yoktur"
 
Kur'an ve sünnete aykırı düşen hiçbir bilginin dini değeri olmadığı  aktarılan hutbede, "Sahabe neslinden günümüze kadar Müslümanların çoğunluğu  tarafından takip edilen mutedil ve müstakim yolun dışında kalan anlayışlar  sapmadır. İslam'a göre, Peygamberimizden başka 'masum ve tartışılmaz' bir otorite  yoktur. Dolayısıyla mümin, aklını, iradesini ve kişiliğini körü körüne bir  başkasına teslim edemez. Müminler ancak kardeştir. Kibirle, riyayla, fesatla,  iftirayla ümmetin birliğini zedelemek, tefrikaya kapı aralamak asla kabul  edilemez." vurgusu yapıldı.
 
Hutbede şu ifadeler yer aldı: "15 Temmuz'u anarken, ihaneti anlayalım ve üzerimize düşen  sorumlulukları bir daha hatırlayalım. Kur'an-ı Kerim'in rehberliğinde, Sevgili  Peygamberimizin sünnetini model alarak yaşayalım. Dini kendi menfaatleri için  kullanmaya çalışanlara fırsat vermeyelim. Yüzyıllardır topraklarımızda oluşan ve  dini hayatımızı ayakta tutan Anadolu irfanına sahip çıkalım. 15 Temmuz'da  yaşadığımız acı tecrübeyi bir daha yaşamamak için dinimizi, dilimizi, ırkımızı,  yaratılıştan gelen zenginliklerimizi istismar etmek isteyenlere karşı uyanık  olalım. Ülkemizi fitne ve fesada sürüklemek isteyen nifak hareketlerine hep  birlikte engel olalım. Birbirimizin varlığını kendi varlığımız, hukukunu kendi  hukukumuz, iffetini kendi iffet ve izzetimiz sayalım. Huzur, güven ve  kardeşliğimizi zedeleyebilecek davranışlardan uzak duralım. Birlik ve  beraberliğimizden ödün vermeyelim.
 
Devletimizin ve milletimizin bekası, ümmetiMuhammed'in selameti için  çocuklarımızın sahih dini bilgiyi, doğru yöntem ve metotlarla, ehil kişilerden  almasına özen gösterelim. Onları kime emanet ettiğimize, kimlerle arkadaşlık  ettiklerine, vakitlerini nerede harcadıklarına, din adına ne öğrendiklerine  dikkat edelim. 15 Temmuz'un yıl dönümünde vatan uğruna can veren aziz  şehitlerimizi rahmetle, yaralarını bir istiklal madalyası gibi şerefle taşıyan  gazilerimizi her daim minnet ve şükranla anıyoruz."
 

ETİKETLER