Corona virüsü fırsata çevirdi! Gökçeada Belediyesi sit alanına binalar dikti

06 Haziran 2020 Cumartesi - 9:43 | Son Güncelleme : 06 06 2020 - 9:43

Gökçeada Belediyesi corona virüs sürecini fırsata çevirerek kısa sürede iki katlı betonarme binaları sit alanına inşa etti. Olay karşısında Gökçeada çevre örgütleri ayağa kalktı. Arkeolojik sit alanı içinde izinsiz yapılan yapıların, kaçak olduğu ileri sürüldü. Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, yasaya aykırı inşa edilen yapılarla ilgili işlem başlattıklarını açıkladı.


Gökçeada Belediyesi, corona virüs yasakları sürecinde Kaleköy Balıkçı Barınağı içinde 2 katlı betonarme binaların yapımına başladı. Gökçeada Belediyesi tarafından kıyıya yakın inşa edilen iki beton yapı, Gökçeada Gönüllüleri ve Gökçeada Çevreyi Koruma derneklerini ayağa kaldırdı. Arkeolojik sit alanı içinde yapılan binalarla ilgili çevreciler, Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu ve Gökçeada Kaymakamlığı’na müracaat etti. Normalde böyle bir bina yapımı için başvurmaları gereken yerin Gökçeada Belediyesi olması gerektiğini belirten çevreciler, “Binaları yapan belediye olunca ne yapacağımızı şaşırdık. Kaymakamlığa, CİMER’e ve Koruma Kurulu’na yazdık. Belediye bunların ruhsatlı olduğunu savunuyor. Kendi kaçak yapılarına kendileri ruhsat vermiş. Ancak burası antik liman ve sit alanı. Koruma Kurulu’ndan izin alınmamış ve oldubitti yapılmak istenmektedir” şeklinde tepki gösterdi.
 
BELEDİYE YASALARI DELDİ
3830 sayılı Kıyı Kanunu’na göre, kıyı kenar çizgisinden en az 50 metre mesafe içinde betonarme bina inşa etmek yasak olmasına rağmen bu binalar kıyının neredeyse dibine yapılmış. Arkeolojik sit alanı içinde kalan inşaat sahası için Çanakkale Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’ndan izin alınmamış. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na göre 1. derece arkeolojik sit alanlarında yapılaşma kesinlikle yasak. Gökçeada Belediyesi kendi inşa ettiği yapılara ruhsat vererek bu iki yasayı da alenen ihlal etmiş.
 
Gökçeada Belediyesi mevcutta demirden iki yapı olduğunu ve bu yapıların görüntü kirliliği oluşturduğunu, gelen turistlere uygun olmadığını savunarak daha güzel bir görüntü ve hizmet için bu yapıların inşa edildiğini savunuyor.
 
Çevrecilerin şikâyeti üzerine Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri yerinde inceleme yaptıklarını, 3830, 2863 sayılı yasalara ve 3194 sayılı İmar Yasası’na aykırılıklar tespit ettiklerini, teknik incelemenin devam ettiğini, birkaç güne kadar gerekli düzenlemenin yapılacağını ve inşaatların durdurulacağını ileri sürdü.
 
ÇEVRECİLER YANIT İSTİYOR
Yapının derhal kaldırılmasını isteyen çevreciler, şu soruların yanıtlarını arıyor: Dolgu alan olduğundan ada, pafta parsel No’su bulunmayan bu yapılara inşaat ruhsatının nasıl verildiği ayrı bir tartışma konusu. Antik limanı tahrip ederken kuruldan izin almadan belediye nasıl kaçak bir yapı inşa edebilmektedir? Gökçeada 1. derece deprem bölgesidir, afet bölgelerinde yapılacak yapı yönetmelikleri uygulanmakta mıdır? Bu binaların yapımı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan, Afet İşleri Müdürlüğü’nden görüş ve izin alınmış mıdır? 2872 sayılı Çevre Kanunu’na istinaden; su ürünleri, su kirliliği, atık kontrolü konularında hangi ölçüm ve çalışmalar yapılmıştır? Balıkçı barınaklarının bağlı olduğu Orman ve Tarım Bakanlığı’ndan izin alınmış mıdır? Özellikle deniz kıyısına yapılan alt katı betonarme, üst katı demir konstrüksiyon teras olarak yapılacağı duyumunu aldığımız binanın adanın siluetini kötü yönde etkileyeceği düşünülmüş müdür? (Hürriyet)