Çocuklar dijital cihazlarla okul öncesi dönemde tanıştırılabilir

AA |  29 Ocak 2020 Çarşamba - 12:35 | Son Güncelleme : 29 01 2020 - 12:38

Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğr. Gör. Nursaç Yıldız, "Okul öncesi dönem (3-5 yaş) dijital cihazlarla tanıştırmak için uygun bir yaş aralığıdır. Bu yaş aralığındaki çocuklar ekran karşısında günde 30 dakika vakit geçirmelidir. İlkokulda bu süre günde 45 dakika, ortaokulda günde 1 saat ve lisede günde 2 saattir" dedi.


Çocuk Gelişimi Bölümü Öğr. Gör. Nursaç Yıldız, okul öncesi dönemde çocukların dijital cihazlarla tanıştırmanın uygun olduğunu belirterek, "Bu yaş aralığındaki çocuklar ekran karşısında günde 30 dakika vakit geçirmelidir. İlkokulda bu süre günde 45 dakika, ortaokulda günde 1 saat ve lisede günde 2 saattir." dedi. Nişantaşı Üniversitesi'nden yapılan açıklamada, Oxford Üniversitesi'nin Cardiff ve Cambridge Üniversitesi ile gerçekleştirdiği araştırmaya göre çocukların günde 1 veya 2 saat dijital cihaz kullanmalarının refahları ve ruh sağlıkları üzerinde olumlu bir etki oluşturduğu öne sürüldü.
Amerikalı 35 binden fazla çocuk ve ebeveynleri üzerinde yapılan araştırmanın bulguları American Academy of Child & Adolescent Psychiatry Dergisi'nde yayımlandı. Dijital cihazlara sınırlı süre erişimi olan çocukların hiç kullanmayanlara göre daha yüksek düzeyde "psikososyal" işleyiş gösterme eğiliminde olduğunu ifade edildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Nişantaşı Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü'nden Öğr. Gör. Nursaç Yıldız, Oxford Üniversitesi'nce yapılan araştırmada kullanıcıların cihazlarda ne tür içeriklere maruz bırakıldıklarına yer verilmediğini belirterek. kullanıcıların maruz kaldığı içeriğin, süre kadar psikolojik durumu etkileyen bir unsur olduğunu kaydetti.

Sosyal yaşamın en önemli olgusunun iletişim olduğunu hatırlatan Yıldız, şunları kaydetti: "Bizler iletişim kurarak çevremizle etkileşime gireriz. İletişimin en önemli unsuru ise dili kullanmaktır. Dolayısıyla vaktinin çoğunu dijital cihazlarla geçiren bir genç dili kullanma konusunda sıkıntılar yaşayacak bununla birlikte insanlarla kuracağı iletişimde başarısız olacaktır. Dijital cihazlar gerek içerik, gerek sağladığı kolaylıklar nedeniyle günümüzün vazgeçilmez bir yapı taşı haline gelseler de kendimizi ve çocuklarımızı bu cihazların bağımlısı haline dönüşmekten korumalıyız. Özellikle ergenlik çağındaki gençler sosyal medya aracılığı ile kendilerine yapay bir dünya ve o dünyaya ait sosyal bir çevre oluşturmakta. Oluşturdukları yapay dünyalarından çıkıp esas çevreleriyle etkileşime girmekte yaşadıkları güçlükler onları daha çok yalnızlığa ve iletişimsizliğe sürüklemektedir." - 3-5 yaş arası çocuklar için "30 dakika" uyarısı Nursaç Yıldız, beyin gelişimleri açısından çocukların hayatlarının ilk 2 yılında dijital cihaz ekranlarına maruz bırakılmamasının önemine dikkati çekerek, sonraki yıllarda çocukların bu cihazlarla planlı ve kademeli olarak tanıştırılmasının gerektiğini bildirdi.

Yıldız şunları kaydetti: Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu konu hakkında yapmış olduğu çalışmaya değinen Yıldız, "Okul öncesi dönem (3-5 yaş) dijital cihazlarla tanıştırmak için uygun bir yaş aralığıdır. Bu yaş aralığındaki çocuklar ekran karşısında günde 30 dakika vakit geçirmelidir. İlkokulda bu süre günde 45 dakika, ortaokulda günde 1 saat ve lisede günde 2 saattir." ifadelerini kullandı.

Yıldız, çocukların bu cihazlarla vakit geçirirken tamamen güvende olması gerektiğinin altını çizerek, "Ailelerin, çocukların dijital cihazlarla geçirdikleri süre içerisinde neler yaptığını, internet kullanıyorsa hangi içerikli sitelere girdiğini, sosyal medyalarında ne tür paylaşımlar yaptığını bilmeleri, sürekli kontrol etmeleri, çocukların yaşayabileceği siber zorbalıkların ve kişisel verilerinin kötü niyetli insanların eline geçmemesi açısından önemlidir." değerlendirmesinde bulundu.

Evde kullanılan bilgisayar ya da tablet gibi dijital cihazların kişiye ait değil evin ortak bir eşyası olması gerektiğini vurgulayan Yıldız, "Ebeveynler mutlaka bu cihazların nasıl kullanılacağı hakkında çocukları bilgilendirmelidir. Çocuklarla bu cihazlardan tamamen bağımsız, kaliteli zaman geçirmelidirler. Geçirilecek bu zaman çocuğu sohbet etmeye, kendisini ifade etmeye ve çevresiyle empati kurabilmeye teşvik etmelidir. Ayrıca zaman ve içerik kısıtlaması da getirmeliler. Tüm bunları yaparken aile her zaman çocuğa rol model olmalı, söyledikleri ve davranışları çelişmemelidir." ifadesini kullandı.