CHP Sözcüsü'nden af açıklaması

AA |  27 Ağustos 2018 Pazartesi - 14:26 | Son Güncelleme : 27 08 2018 - 17:51

CHP Sözcüsü Faik Öztrak MHP'nin af önerisine ilişkin, "Henüz ortada somut bir şey yok. Bunun olması için iktidarın görüşlerini açıklaması gerekiyor. Af konusu çok önemli ve son derece dikkatli izlenilmesi gerekiyor" dedi.


CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik  Öztrak, "Şu anda bizim gündemimizde devlette yaşanan yeniden yapılanmayı takip  etmek ve yerel yönetim seçimleri var. Biz yerel yönetim seçimlerinin, tek adam  parti devleti rejiminin durdurulabileceği önemli bir nokta olduğunu düşünüyoruz.  O nedenle de partimizin içindeki kurultay tartışmaları MYK gündeminde yok." dedi. 
 
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu  başkanlığında parti genel merkezinde toplandı.
 
Toplantı sürerken açıklamada bulunan Öztrak, konuşmasına, geçtiğimiz  günlerde şehit olan askerlerle vefat eden Gazeteci Baki Özilhan'a Allah'tan  rahmet dileyerek başladı.
 
Şehit haberlerinin yürekleri dağladığını belirten Öztrak, hain terör  örgütünü ve terörü lanetledi.
 
Bu haftanın "Zafer Haftası" olduğunu, Malazgirt Zaferi'nin 947'nci yıl  dönümünün kutlandığını, gelecek günlerde ise Büyük Taarruz'un ve 30 Ağustos  Zaferi'nin 96. yıl dönümünün kutlanacağını aktaran Öztrak, 30 Ağustos ile  Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Sevr'i yırtıp atan milletin,  emperyal güçleri yenerek, Anadolu'yu ve Trakya'yı yurt kıldığını, büyük Türkiye  Cumhuriyeti'ni kurduğunu bildirdi.
 
CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun bir bayramı daha "siyasi  tutsak" olarak geçirdiğini belirten Öztrak, Anayasa'nın 83. maddesine göre,  tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasının,  TBMM'nin yeniden dokunulmazlığı kaldırmasıyla olacağını öne sürdü.
 
Anayasa Mahkemesinin tutuklu olduğu dönemde Mustafa Balbay hakkında  verdiği kararı anımsatan Öztrak, seçilmiş bir milletvekilinin tutuklu kalmasının,  seçilme hakkına ve seçmen iradesine müdahale olacağını savundu.
 
Öztrak, Berberoğlu'nun tutukluluğunun, icranın ve yargının, yasa  yapıcı Meclisin kendi üyesinin dokunulmazlığıyla ilgili karar verme hakkına da  müdahale olduğunu iddia ederek, "Meclis Başkanı'nın ve AKP Grubunun da bu duruma  karşı çıkması, Meclisi ve partilerini sarayın bir destek birimi olarak  görmediklerini bu vesileyle göstermelerinin artık tam zamanıdır. Yargıtayın  uzunca bir süredir karar vermekte gecikmesi, bundan sonra da Yargıtayın vesayet  altında karar verme olasılığının giderek yükseldiğini göstermektedir." diye  konuştu.
 
Fatih Sultan Mehmet'in "Adaleti öldürdüğün gün, devlet de ölür."  dediğini aktaran Öztrak, Meclisin, adaletin öldürülmesine engel olma ve devlete  sahip çıkma zamanının geldiğini belirtti.
 
"Neden emeklilerin yüzünü güldürmediniz"
 
Pek çok emeklinin, bayram öncesinde maaşlarını almak için bankalara  gittiklerinde, maaşlarını erken alacak listesinde olmadıklarını gördüğünü ifade  eden Öztrak, krizin ilk faturasının emeklilere çıktığını, torunlarına bayram  harçlığı veremeyen emeklilerin, bayramda sevinme imkanı bulamadığını iddia etti.
 
AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, MHP Genel Başkanı  Devlet Bahçeli ile Malazgirt Savaşı'nın yıl dönümünde Ahlat'a cumhurbaşkanlığı  köşkü yapma kararı aldığını anımsatan Öztrak, "1071 metrekare mi olsun, 5 dönüm  mü, 10 dönüm mü olsun, bunları tartışıyorlar. Beyler, eğer bu kadar paranız varsa  neden bayramdan önce emeklilerin yüzünü güldürmediniz? Eğer tasarruf edecekseniz,  önce binlerce metrekarelik saraylardan, saray saltanatından vazgeçeceksiniz."  dedi.
 
"Bu lafları edeni bulsun"
 
Öztrak, "cumartesi anneleri"nin 700'üncü toplantısına polis  müdahalesini de eleştirerek, bunun bir müdahale olmadığını, hiçbir ayrım  gözetilmeden insanlara saldırıldığını savundu.
 
Bunun hakkın barışçıl şekilde aranması özgürlüğünün açıkça  engellenmesi olduğunu ileri süren Öztrak, "İktidar her türlü protestoyu 'terör  örgütü yandaşlığı yapmak' olarak görürse, çocuklarının akıbetini merak eden  anneleri terör örgütü yandaşlığıyla suçlarsa bu işin sonu olmaz. Ben, Sayın  Bakan'a bir tavsiyede bulunuyorum, terör örgütü yandaşı mı arıyor? 'Öcalan,  bölgenin durumunu daha sağlıklı yorumluyor', 'Öcalan, Orta Doğu'da Türkiye'nin  önünü açıyor', 'PKK terör örgütü değildir', 'Öcalan'a terörist demek, denize göl  demektir' laflarını kim etmiş? İçişleri Bakanı'na tavsiyem, bu lafları edenleri  bulsun." ifadesini kullandı.
 
"Asgari ücretli ancak 4 depo doldurabiliyor"
 
Vatandaşın mutfağındaki yangının, rekorlar kıran enflasyonun ateşiyle  her geçen gün büyüdüğüne dikkati çeken Öztrak, seçim öncesinde Türk lirasındaki  değer kaybının, akaryakıta yansımaması için ÖTV ayarlama yöntemi uygulayan  iktidarın, 2 milyar liralık vergiden vazgeçtiğini söyledi.
 
Bunun bütçe dengelerini bozacağının anlaşılmasıyla, fiyat artışlarının  pompaya ve tüketiciye yansımaya başladığını belirten Öztrak, "Yılbaşında 55  litrelik bir aracın deposunu 5 defa dolduran asgari ücretli, şimdi ancak 4 depo  doldurabiliyor." dedi.
 
Öztrak, bunun gıda fiyatlarına da yansıdığını vurgulayarak,  "Vatandaşın alım gücü günden güne eriyor. Vatandaşın lehine olacak hiçbir şeyin  yapıldığını görmüyoruz. Fındık taban fiyatı neden hala açıklanmıyor? Geçen sene  bu tarihlerde 3,60'lık kurla 9,5-10 lira olan fındık taban fiyatının bu yıl 18  lira olması gerekiyor. Fındık taban fiyatlarının bir an önce açıklanmasını  bekliyoruz." ifadesini kullandı.
 
"Borç alan, emir almak zorunda kalıyor"
 
Ekonomideki yavaşlamanın devam ettiğini savunan Öztrak, otomobil  satışlarının temmuz ayında geçen yıla göre yüzde 33 oranında düştüğünü,  ocak-temmuz döneminde ise otomobil ve kamyonet satışlarının bir önceki yılın aynı  dönemine göre yüzde 16 azaldığını belirtti.
 
Bu işin daha fazla sürmemesi gerektiğini, her geçen gün millete çıkan  faturanın arttığını ifade eden Öztrak, iktidarın sorumluluğu "Trump yönetimine"  atarak, hataları "ezan, din, bayrak, millet" gibi kutsal değerlerin, "ekonomik  savaş, kur saldırısı" gibi kavramların arkasına saklayarak bu işlerden sıyrılmak  istediğini ileri sürdü.
 
Öztrak, şöyle devam etti:
 
"Türkiye'yi borca batırırken, ezan, din, bayrak, millet düşündünüz mü?  Ondan sonra borç alan, emir almak zorunda kalıyor? Daha dün, milletimiz 4,5  lirayı geçince 'Ne yapacağız?' diye endişeleniyordu, şimdi dolar 6 lira oldu ama  ülkeyi yönetenler 'Doları tuttuk' diye seviniyor. Neresini tuttunuz? Sayın  Bahçeli'nin ucube tek adam rejimine yeşil ışık yaktığı 2016 yılının ekim ayından  bu yana Türk lirası, dolar karşısında tam yüzde 94 değer kaybetmiş. Bunun sadece  24 puanı son dönemdeki Brunson krizinden sonra gerçekleşmiş. Brunson krizi evet  tetikleyicidir ama ülkenin bugün içinde bulunduğu halin tek sorumlusu değildir.  Trump'un haksız, hukuksuz, kabul edilemez tek taraflı yaptırımları, Türk  lirasındaki serbest düşüşün üçte birini dahi açıklayamamaktadır."
 
"Tedbirler kalıcı değil"
 
Ekonomiyi sıcak parayla şişiren, "dolarkolik" eden yanlış  politikaların vebalinin büyük olduğunu belirten Öztrak, şu ana kadar alınan  tedbirlerin kalıcı olmadığını, bunların uzun sürmesinin bankacılık sistemini de  ciddi şekilde sıkıntıya sokacağını söyledi.
 
Kredilerin yeniden yapılandırılması konusundaki yaklaşımın da keyfilik  taşıdığını öne süren Öztrak, "Bu tip krizlerde yük bütün acımasızlığıyla halkın  sırtına binerken, birilerinin bundan menfaat sağladığı izlenimi yaratırsanız  güven olmaz. Güven olmadığı zaman da bu krizi yönetebilmeniz mümkün olmaz.  Önceliğimiz güveni sağlamak olmalıdır." ifadesini kullandı.
 
TBMM'nin toplantıya çağrılmasının, bu güvensizlik algısını kırmakta  önemli bir rol oynayacağına işaret eden Öztrak, şunları kaydetti:
 
"Bu yanlış gidişi durduracak, ekonomimizi yapısal olarak  güçlendirecek, Trump ve benzerlerinin kendi siyasi ikballeri için bizi itip  kalkmaya cüret etmelerini engelleyecek bir ekonomik programı hemen uygulamaya  başlayın."
 
"Aflar son derece hassas konular"
 
Öztrak, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını  yanıtladı. "MHP'nin af önerisinin" sorulduğu Öztrak, "Ortada somut bir şey yok.  Özellikle bunun olabilmesi için iktidar partisinin de buna ilişkin görüşlerini  açıklaması gerekiyor. Aflar son derece hassas konular. Hele hele şu dönemde af  meselesinin son derece dikkatli izlenmesi lazım. Gerçekten acaba kader mahkumları  mı affolunacak, yoksa 17/25 Aralık'a kadar uzanan, o dönemle suçlananlara belli  bir rahatlık, garanti sağlayacak bir paket mi gündeme gelecek? Bütün bunları  görmek istiyoruz. İktidarın da bu paket karşısındaki tavrını gördükten sonra bunu  konuşmanın doğru olacağına inanıyorum." yanıtını verdi.
 
"Yerel seçimlerle ilgili yol haritasına" yönelik soruya Öztrak,  "Türkiye'de bin 398 tane belediye var. Bin 398'in tamamını yakın izlemeye almış  vaziyetteyiz. Bir tek hedefimiz var, en iyiyi bulmak, en iyiyle en çok belediye  başkanını çıkarmak. Bunun için Genel Başkan Yardımcımız gerekli araştırmaları  yapıyor."  karşılığını verdi.
 
Öztrak, "Yerel seçimlerde HDP ile bir ittifak söz konusu mu?"  sorusuna, bu konuların gündemlerinde olmadığını bildirdi.
 
"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Birleşik Krallık Başbakanı  Theresa May ile görüşmesinde iki ülkenin maliye bakanlarının bir araya gelmesi"  kararına yönelik soruya Öztrak, "Trump, sadece Türkiye için değil tüm dünya için  bir sorundur. Maalesef Trump'ın bu kavgacı, tek taraflı, dayatmacı üslubu dünya  ticareti bakımından da ciddi tehlikelere neden olmaktadır. Bu çerçevede bu iş  birliklerinin önemli olduğunu düşünüyorum." dedi.
 
"Devletin görevi bulmak"
 
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun "cumartesi anneleri"ne ilişkin  değerlendirmesi hatırlatılan Öztrak, devletin görevinin bu insanların kimler  tarafından öldürüldüğünü bulmak olduğunu, herkesi terör örgütüne yardım etmekle  suçlamanın yanlış olacağını ifade etti.
 
"CHP'de kurultay tartışmaları kapsamında şimdi de 9 Eylül Hareketi  diye bir grup söz konusu. Bununla ilgili nasıl bir değerlendirmeniz olur?"  sorusuna Öztrak, "Şu anda bizim gündemimizde devlette yaşanan yeniden yapılanmayı  takip etmek ve yerel yönetim seçimleri var. Biz yerel yönetim seçimlerinin, tek  adam parti devleti rejiminin durdurulabileceği önemli bir nokta olduğunu  düşünüyoruz. O nedenle de partimizin içindeki kurultay tartışmaları MYK  gündeminde yok." yanıtını verdi.
 
Özkrak, Türkiye'nin yaşadığı ekonomik krizi takip için bir kriz masası  kurduklarını da anımsatarak, yarın kriz masasını toplayacaklarını, Parti  Meclisine bunla ilgili bir rapor sunacaklarını kaydetti.

ETİKETLER