CHP'den Muharrem İnce'ye çok sert tepki!

AA |  25 Kasım 2019 Pazartesi - 15:49 | Son Güncelleme : 25 11 2019 - 17:53

CH, Merkez Yürütme Kurulu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantı sırasında kameraların karşısına geçen CHP Sözcüsü Faik Öztrak, "Beştepe'ye çıkan CHP'li" iddialarına ilişkin açıklamalarda bulunarak Muharrem İnce'nin sözlerine tepki gösterdi.


CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu  başkanlığında parti genel merkezinde toplandı.
 
Toplantı sürerken açıklamada bulunan Öztrak, MYK'da ekonomik krizi,  sarayın bu gündemin üzerini örtmek için nefret diline ve kutuplaştırma siyasetine  hız vermesini ve Türkiye'nin gerçek gündemini karartmak amacıyla CHP'ye yapılan  operasyonu ele aldıklarını söyledi.
 
Öztrak, milletin dertlerine çare bulamayanların, şimdi sıkıntıların  üzerini örtmek için siyaset mühendisliğinden medet umduğunu savunarak,  "Hatırlayacaksınız, sarayın kibirlisi geçtiğimiz hafta kutuplaştırıcı söylemine  ve nefret siyasetine hız vermişti. Memlekette kimsenin başörtüsüyle, kılık,  kıyafetle bir derdi yok ama Erdoğan, İstanbul'daki vahim ancak münferit bir olay  üzerinden milleti kışkırtmak için elinden geleni ardına koymuyor." diye konuştu.
 
Kabataş'ta yalandan medet umanların şimdi de bu olaydan medet umduğunu  ileri süren Öztrak, şunları kaydetti:
 
"Aynı Erdoğan, TBMM'de grup başkanvekilleri arasındaki bir tartışmadan  28 Şubat çıkarmaya çalışıyor. Tank palet fabrikasının peşkeş çekilmesiyle ilgili  sorularımızı yanıtlayamayan, ABD Başkanı'nın yazdığı hakaret mektubuna hak ettiği  karşılığı veremeyen, 15 Temmuz şehit ve gazileri için toplanan milyonlarca  liranın nereye gittiğini bir türlü açıklayamayan saray, seviyesizliğin  sınırlarını zorlayan bir dille, milletimizin bu karanlık günlerden çıkış umudu  olan CHP'ye saldırıyor. Saraydaki kibirli kişinin derdinin ne olduğu, bizzat  kendisinin yaptığı açıklamalardan gayet güzel anlaşılıyor. Daha Mehmetçiğimiz,  Barış Pınarı Harekatı'na yeni başlamışken çıkıp 'Millet İttifakı'nın zayıflaması,  parçalanması önemli' diyerek fikrindekini zikretmişti. En sonunda sarayın  milletten kopuk lüks yaşamını sürdürmesinin önünde en büyük engel olarak gördüğü  Genel Başkanımıza 'çek git' diyecek kadar gözü döndü."
 
 
"Aynı yerden hazırlanmış metinler"
 
"Neden Genel Başkanımıza 'çek git' diyor? Çünkü Türkiye'de tek adam  saray rejiminin önündeki en büyük engellerden biri Sayın Genel Başkanımız ve  partimizdir. Şimdi bu engeli aşmak için kendince elinden geleni ardına koymuyor."  diyen Öztrak, şöyle devam etti:
 
"Son günlerde müellifinin saray olduğu her yerinden belli olan bir  kumpas senaryosu sahneye kondu. İstanbul'u kaybeden iktidarı kaybeder  psikozundaki saray, mızıkçılığa devam ediyor. Bu senaryonun sarayda yazıldığını  görmek için sadece saray medyasına bakmak yeter. Aynı yerden hazırlanmış metinler  üzerinden koparılan ve bir haftadır devam eden bu senkronize yayın çılgınlığını  Barış Pınarı Harekatı'nda dahi görmedik. Saray arkada, kalemşörleri, kurşun  askerleri önde, otuz iki kısım tekmili birden bir kumpas senaryosu milletin  gündemini unutturmak için sahneleniyor. Bu kumpas senaryosu medyada bazı aktörler  kullanılarak ortaya kondu."
 
Öztrak, bu konunun Türkiye'nin bir numaralı gündem maddesi haline  gelmesinin beklendiğini ancak bunun gerçekleşmediğini ifade ederek, "Sarayın  kibirli kişisi dayanamadı, İzmir'de kürsüye çıktı. Tıynetindeki yalanı doğru gibi  söyleyerek siyaset yapma stratejisinin yeniden düğmesine bastı. Kumar masasında  pey sürer gibi bu ülkenin Cumhurbaşkanlığı makamını ortaya koydu." dedi.
 
"Oyun içinden oyun çıkıyor"
 
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun da İzmir de konuşarak kumpasın  kime yaradığını, hangi amaçla yapıldığını anlatıp "hodri meydan" dediğini  anımsatan Öztark, "O gün bu gündür AK Parti Genel Başkanından tık yok." diye  konuştu.
 
"Matruşkalar teker teker açıldıkça, oyun içinden oyun çıkıyor."  ifadelerini kullanan Öztrak, şunları kaydetti:
 
"Senaryosunun sarayda yazıldığı belli olan bu kumpasın açık hedefi CHP  ve onun Genel Başkanıdır. Bu, CHP'ye düzenlenmiş bir kumpastır. Tekrar ediyorum,  bu kumpas ona, buna değil CHP'ye karşı tezgahlanmıştır. Sayın Genel Başkanımızın  uyarılarının haklılığı bir defa daha ortaya çıkmıştır. Esasen gören gözler için  bu olaydan ibret alınacak ciddi dersler vardır. Saray beslemesi medyanın Barış  Pınarı Operasyonu'na göstermediği ilgi, alakayı, bu olaya göstermesi tezgahın  müelliflerini, adresini de açıkça ortaya koymaktadır. Biz, CHP'ye karşı kurulan  bu kirli kumpası sükunetle, genel hukuk ve parti hukuku içinde bozmaya  kararlıyız. Bu süreçte gazeteciliğin tüm temel ilke ve değerlerinin çiğnendiğini  de özellikle not etmek isterim."
 
"Kimin değirmenine su taşımaktadır"
 
"Bu kumpas kimin değirmenine su taşımaktadır?" diye soran Öztrak,  "Adres bellidir. Kim, CHP'nin karışmasını istediyse, kim CHP Genel Başkanına 'çek  git' diyecek kadar gözünü karatmışsa, onun değirmenine su taşımıştır. Kim,  milletin sesi duyulmasın, ülkenin gündemi karartılsın istediyse bu kumpas onun  işine yaramıştır." görüşünü savundu.
 
Öztrak, bu kumpasın iki amacının olduğunu ifade ederek, şu  değerlendirmede bulundu:
 
"Birincisi milletin aş, iş sorununu gizlemek, ikincisi milletin umudu  haline gelen CHP'ye itibar suikastı yapmaktır. Artık bu dakikadan sonra, herkes  dikkatli olmalı, kimse kendine siyasi rant devşirme fırsatçılığına girmemelidir.  Hiç kimse unutmasın, CHP'nin ruhunda Kuvayımilliye vardır. Bir tek, CHP ruhunu  hiç anlamayanlar, bu ruhu hiçbir zaman içlerine sindiremeyenler, CHP içinde çete  arama gafletine düşebilir. CHP'de çete arayanlar, her zaman karşılarında Kuvayı  Milliye ruhunu bulmuşlardır. Bundan sonra da bulacaklardır. Çeteler tek adam  yönetimlerini sever. Çete arıyorsanız saraya ve etrafına bakacaksınız. Kumpas  CHP'ye kurulmuştur. Bunu bir olarak, beraber olarak püskürteceğiz.

Toplantı sürerken açıklamada bulunan Öztrak, dün Öğretmenler Günü'nün  kutlandığını hatırlatarak, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatının 34 üyesi  içinde öğretmenlere verilen maaşlarda Türkiye'nin sondan altıncı sırada yer  aldığını söyledi.

Öztrak, seçimlerde söz verilen 3600 ek göstergenin 1,5 yıl geçmesine  rağmen halen öğretmenlere verilmediğini ancak bu dönemde "Yandaşların milyarlarca  liralık banka borçlarınının ötelendiğini, devletten alacaklarını tahsil  etmelerine ilişkin düzenlemelerin yapıldığını" ileri sürdü.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın her fırsatta "ekonomi  dengelendi" dediğini aktaran Öztrak, "Madem dengelendik, öğretmenlerimizin 3600  ek göstergesi neden verilmiyor? Diğer taraftan, yüzbinlerce öğretmen de atanmayı  bekliyor. Bu konu ciddi bir sosyal mesele haline geldi. Atanan öğretmenler  perişan, atanamayan öğretmenler ise ayrı perişan. Öğretmenini mutlu etmeyen bir  toplum, geleceğe güvenle bakamaz." diye konuştu.

Öztrak, başta başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere emeği  olan ve ahirete intikal eden tüm öğretmenleri saygıyla andığını dile getirdi.

Bugünün, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü  olduğunu anımsatan Öztrak, kadına yönelik şiddetin Türkiye'nin önemli bir sorunu  olduğunu, 1 Ocak-20 Kasım arasında en az 302 kadının cinayete kurban gittiğini  söyledi.

Öztrak, kadına yönelik şiddetin her türlüsünü reddettiklerinin altını  çizerek, kadına karşı şiddetle mücadelenin bir eğitim ve zihniyet meselesi  olduğuna işaret etti.

"Gerçek işsiz 8,1 milyonu buldu"

Doğalgaz ve elektrik zamlarının etkisinin soğuyan havalarla iyice  hissedilmeye başlandığını belirten Öztrak, çarşı pazardaki fiyatlarların da cep  yakmaya devam ettiğini kaydetti.

Öztrak, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının ekim ayı itibarıyla 2  bin liranın üzerinde olduğunu, yoksulluk sınırının ise 7 bin liraya dayandığını  dile getirdi.

İşsizliğin de Türkiye'nin kanayan yarası olmayı sürdürdüğünü ifade  eden Öztrak, "Gerçek işsiz sayımız 8,1 milyon kişiyi buldu. Bu, dünya üzerinde 95  ülkenin nüfusundan fazla. Sarayın damadı 2019 başında 2,5 milyon yeni istihdam  sözü vermişti. Bıraktık 2,5 milyon ilave istihdamı, bir yıl önce işi olan 789 bin  yurttaşımız şimdi işsiz kaldı." diye konuştu.

Öztrak, ekonomideki derin krizin, borçlu vatandaşları da ezip  geçtiğini, bu yılın ilk 10 ayında protesto edilen senetlerin tutarının 18 milyar  liraya dayandığını, karşılıksız çıkan çeklerin 24 milyar lirayı aştığını söyledi.

Çekini ödeyemediği için hapse girme riskiyle karşılaşan vatandaşların  sayısının da her geçen gün arttığına dikkati çeken Öztrak, "Çek Kanunu'nda  değişiklik yapılması gerekiyor. Şu an yaşadığımız türden sistemik kriz  dönemlerinde ödenemeyen çeklere hapis cezasının verilmemesi, ödeme sürelerinin  uzatılması en doğru yoldur." dedi.

"Milletin ferasetine güveniyoruz"

Sadece vatandaşın değil, devletin borcunun da alıp başını gittiğini  kaydeden Öztrak, "Merkezi yönetimin yani Ankara'nın toplam borç stoku bu yılın  ilk 10 ayında 194 milyar lira artarak 1,3 trilyon liraya dayandı. Saray  iktidarının sonunda borcun sürdürülebilirliğini, bu borcun nasıl ödeneceğini  tartışmaya başladık." diye konuştu.

Faik Öztrak, Türkiye'nin gerçek gündeminde işsizlik, açlık, sefalet,  çaresizlikle yaşamına kıyan ailelerin, toprağını ekemeyen çiftçinin, siftah  edemeyen esnafın, kadına şiddetin, Katar ordusuna peşkeş çekilen Tank Palet  Fabrikası'nın, 15 Temmuz şehit ve gazileri için toplanan yardımların iç  edilmesinin, filtresiz termik santrallerin zehirlediği insanların olduğunu ileri  sürdü.

CHP'ye kurulan kumpasa en güzel cevabı yapılacak ilk seçimde milletin  sandıkta vereceğini ifade eden Öztrak, milletin ferasetine güvendiklerinin altını  çizdi.

Öztrak, vatandaşın saray iktidarına sarı kartı gösterdiğini savunarak,  şöyle konuştu:

"Türkiye'nin yarınında saray ve havuzcular olmayacaktır. Türkiye'nin  yarınında CHP, Millet İttifakı ve demokrasi isteyenlerin sandıkta  gerçekleştirdikleri ittifak vardır. Saray ne kadar operasyon yaparsa yapsın,  hangi kumpasları kurarsa kursun, artık Türkiye'nin önündeki yol bellidir. Milleti  unutan saray sosyetesinin devri kapanmış, dinlenme kulübesine gitme vakti  gelmiştir. Türkiye'nin geleceğinde, ülkemizin kurucu değerlerini savunan,  yepyeni, birinci sınıf bir demokratik parlamenter rejimi benimseyen, kendi  ikbalini değil, halkını düşünen vatansever kadrolar olacaktır."

"Talat Atilla kumpasın unsuru"

Öztrak, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını  yanıtladı.

"Muharrem İnce, CHP'ye yönelik eleştirilerde bulunarak 'Partim bana  sahip çıkmıyor.' dedi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Öztrak, "Sayın  Muharrem İnce ile ilgili iddiaların gündeme gelmesinin üzerinden 3 gün dahi  geçmedi. Biz, hiçbir arkadaşımızla ilgili bir açıklama yapmadık. Biz, hiçbir  arkadaşımızın böyle bir savunmaya ihtiyacı olduğunu düşünmüyoruz." yanıtını  verdi.

Öztrak, "Kurulan kumpası bozmak için bir soruşturma, disiplin süreci  başlatılacak mı? Konu yargıya taşınacak mı?" sorusunu, "Onlar henüz gündemimizde  yok. Bunları konuşmadık. Hepsini değerlendiriyoruz." diye cevapladı.

"Muharrem İnce 'aynı teknede tatil yapan bir takım isimlerden'  bahsetti. Bu konuda ne demek istersiniz?" sorusu üzerine Öztrak, "Bu konuyla  ilgili zan altında tutulan arkadaşlar gerekli cevabı verirler." dedi.

Öztrak, "Siz 'saray kumpası' olduğunu söylüyorsunuz. İnce 'CHP'deki  bir çete' diyor. İddiaların odağındaki Talat Atilla da 'haberi Kılıçdaroğlu'na  onaylattığını' söylüyor. Bunla ilgili bir değerlendirmeniz olacak mı?" sorusunu,  "Talat Atilla zaten bu kumpasın bir unsuru. Dolayısıyla o çerçevede konuşmalarını  sürdürüyor." ifadesini kullandı.

"Ne diye özür dileyecek mişiz"

"AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in iddialarla ilgili sizden bir özür  talebi var. Bu konuyla ilgili ne söylersiniz?" sorusuna Öztrak, "CHP olarak  sürece baktığımız zaman bunun dört başı mamur tezgahlanmış bir komplo olduğu  ortada. Ne diye özür dileyecek mişiz? Bu komployu yapanlar bizden özür dilesin."  yanıtını verdi.

Öztrak, "Bu haberi yayanla ilgili bir çalışma yapılacak mı? Muharrem  İnce ile ilgili bir disiplin süreci başlayacak mı?" sorusu üzerine, "Bu haberi  yayan sonuç itibarıyla bu kumpasın bir parçası. Dolayısıyla ne olacak, ne  bitecek, bu kumpas çerçevesinde neler oluyor dikkatle takip ediyoruz. Olan bitene  cevap veriyoruz. Bir disiplin süreci başlatılması konusu bugün topladığımız  MYK'nın gündeminde yok." karşılığını verdi.