Bu film burada bitmez

Herkes finali merak ediyor. Bahar öldü mü? Seymen'e ne oldu? İçiniz rahatlasın diye söylüyorum. Film sizi mutlu edecek ama asla kesmeyecek. Devamı gelsin isteyeceksiniz!

Haberin Devamı

Gazetedeki bütün kızlar beni uğurlarken haset içinde. Asmak Konak'ın basın gösterimi var. Filmi eleştirmenlerle birlikte izleyeceğim. Tek sıkıntım bu. Film sonrası onların sıkıcı geyiklerine nasıl katlanacağım diye düşünüyorum kara kara...

Ve perde! Film başlıyor: Dicle rüyaya yatmış... New York'ta olup bitenlerle ilgili... Malum ya Dicle'ye malum oluyor. O sırada sinema elitlerinin tarafından bir fısıltı. "Ya ne iş?" Ohh içim rahatlıyor... Bunlar ancak Fellini filmlerinden çakıyor. Çoğu 'Asmalı Konak" özürlü! Yanımdakinin elinde notlar... Bir nota bir filme bakıyor. Diğerlerine göre dersini çalışmış... Film bitince bir sıfır önde olacak. Derken diziye nazire bir flash-back... Fonda Müşfik Kenter'in o kendine özgü hüzünlü ama davudi sesi... Sanki sinema eleştirmenlerinin imdadına yetişmek istercesine...

Bahar çırılçıplak!
Film akıyor... Ben iki kareyi merakla bekliyorum. Birincisi yatakta Seymen Ağa ve Bahar... Merakımı çabuk gideriyor film. O da ne Seymen siyah bir boxer'la uzanmış, ortada bebek, yanında beyaz saten gecelikle Bahar... Kare biraz reklam filmi gibi... iç çamaşırı da olur, ev tekstiline de uyar, olmadı istikbal ya da Yataş! Niye bebek ortada derseniz, Seymen Ağa'ya şehvetli seks sahnesi yakışmaz da ondan... "Bahar ve Seymen'i de yarı çıplak gösterdik. Daha ne istiyorsunuz" der gibi yönetmen Abdullah Oğuz...

Kareler akıyor... Seymen ile Bahar'ın baştan sona aşk hikâyesini seyrediyoruz. Ve can alıcı sahne! Bahar New York'ta hastanede... Çırılçıplak MR'a giriyor. Abdullah Oğuz bu çıplaklık konusunda müthiş dikkatli... Bahar yarıçıplakken çocuk var, namus elden gitmiyor. Bu kez konu sağlık, Bahar çıplak... Ayıp değil tabii! ilk kez Nurgül Yeşilçay'ı çıplak görüyoruz. Üstelik her sahnede müthiş güzel, bir o kadar da şık. Sadece şık olan Bahar değil. Tüm aşk ve sevişme sahneleri de çok estetik. Ne çok hard, ne de çok utangaç. Tam Türk'e yakışır cinsten...

Ancak film boyunca bazı sahneler var ki, insana burası Atina mı, yoksa Palermo mu dedirten cinsten... Mesela Seymen'in kayboluşundan sonra bulunması ve bu haberin Asmalı Konak'a ulaşması gibi... Önce tam bize göre bir duygu seli ki gözlerim doluyor. Sonra bir toplu sevinme sahnesi var ki, bu kez gözlerim büyüyor... Dicle haberi duyup elindeki tabakları düşürünce konaktakiler birden Yunanlaşıyor. Her tarafta dizi dizi tabak. Sümbül Hanım çatır çatır kırıyor. Birileri sirtaki yapıyor, birileri kasap havası... Bir tek Fedon eksik!

New York'taki sahneler ise biraz "Hazır New York'a gelmişiz, klasik Amerikan filmlerinden bir iki sahneyi koysak ne olur" dedirten cinsten. Central Park'ta Seymen ile Bahar'ın sandal sefası, Richard Gere ile Winona Ryder'ın New York'ta Sonbahar'ının hık demiş burnundan düşmüşü gibi. Sonra, Bahar'ın sarı perukla Seymen'in karşısına çıkması, 'Aaa... Pretty Woman" dedirtiyor. Neyse ki, sahne farklı bir sürprizle son buluyor.

Filmin sonu mu?
Bence filmden zevk almak için mutlaka Asmalı Konak'ı baştan sona izlemek gerek... Yoksa filme kendinizi kaptırmanız pek mümkün değil. Final mi? "Sürpriz yok" deyip geçmek istiyorum. Yoksa gazetedeki kızlar beni öldürür!

Ama benim için asıl güzel final ışıklar yandıktan sonra... Sinema eleştirmenleri abuk abuk bakıyor. Çıt çıkmıyor hiçbirinden... içimden diyorum ki: Hadi bakalım biraz atıp tutun... Yeni gerçekçiymiş, alan derinliğiymiş falan... Yok hepsi sessiz film dönemine gitmiş. Durur muyum, pisliğine soruyorum birine, "Yarın ne yazacaksın" diye. Sessiz film kahramanı edasıyla ikiliyor. Bir diğeri cevaplıyor: "Diziye benziyor" diye... Çok eğleniyorum.

Son söz şunu söyleyeyim... Neredeyse hiçbir bölümünü kaçırmadan izleyen biri olarak... Bence bu film burada bitmez. Abdullah Oğuz sonunda hem İngilizce "The End" diye yazmış hem de iyice anlayalım diye Türkçe "son" diye eklemiş ama bu film Asmalı Konak müptelalarını kesmez. Vallahi beni kesmedi. Hala daha sonra neler olduğunu merak ediyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR