Çalışmayınca yetenek köreliyor

Melis Güvenç / mguvenc@gazetevatan.com |  30 Nisan 2017 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 30 04 2017 - 2:30

Yeni dizisi Seni Kimler Aldı ile kamera karşısına geçen Fulya Zenginer hırslarından arındığı bir dönemde olduğunu söylüyor. Oyunculuğun bir ispatı olmayacağını anlatan Zenginer, "Oyunculuk bitmeyecek bir yolculuk ve bir ispatı yok" diyor.


Son konuştuğumuzda sağlam bir dram bekliyorum demiştin. O dram bu dram mı?  

Öyle olduğuna inanıyorum çünkü projenin arkasında çok deneyimli isimler var. Yönetmenimiz Sadullah Şentürk'e ve proje tasarımcımız Esin Gök'e çok güveniyorum. Ayrıca oyuncu kadrosunda da gerçekten usta isimler var.

Seni Kimler Aldı ile nasıl bir dizi izleyeceğiz?

Samimi bir dizi. Gerçek oyuncuların olduğu, izleyene gerçekten var olduğunu hissettirecek karakterlerin yer aldığı ve seyirciyi hafife almayan, her şeyin en iyisinin yapıldığı bir dizi izleyeceksiniz.

Bu seferki rolünü nasıl anlatırsın?

Zehra naif ama güçlü bir kız, babasız büyümüş bu onu daha güçlü yapmış biri. Annesi hayatının merkezinde onun için hayallerinden vazgeçmeyi bile göze alıyor.

Peki sen kariyerinde nasıl bir dönemde olduğunu hissediyorsun?

Tadını çıkarttığım bir dönemdeyim diyebilirim. Endişelerimden arındım çok büyük hırslarım yok. Sadece işimi çok seviyorum keyfini çıkartıyorum.

10 yılda bu mesleğe dair değişmez kuralların oluştu mu? Bu süreçte hayatın sana en büyük öğretisi ne oldu?

Aslında hayatta hiçbir şeye dair değişmez kurallarım yok. Çünkü her doğan gün yeni bir şey getiriyor insana ve düşünceler gelişip değişebiliyor. Yaşadığım olaylar karşısında daha geniş perspektiften bakmayı öğrendim bireysel bakmıyorum olaylara. Ayrıca artık daha sabırlıyım.

Oyunculukta kendini ispatladığını düşünüyor musun?

Hayır oyunculuk bitmeyecek bir yolculuk ve bir ispatı yok bence. Her karakter her hikaye ayrı bir yolculuk. Belli bir yeteneğim var evet ama devamlı çalışmaz üzerine kafa yormazsam bu körelir ve beni yarı yolda bırakabilir. Bu yüzdende her yeni karakterde yeni ve başka bir şey keşfetmeye çalışıyorum.

Dizilerden ve filmlerden izledikleri kadar seyirciler seni tanıyor. Ama mesela nelere takıntın vardır, zaafların neler?

Sanırım en büyük takıntım kendi düzenimle alakalı. Kedi gibiyim evden uzakta iki üç gün idare ediyorum fazlası psikolojimi bozuyor.

"Seçimlerimi kalbimin sesini dinleyerek yapıyorum. Beni doğruya yöneltiyor."

Uç rolleri oynamanın hayalini kuruyorum

Kimine göre seksi, kimine göre sevimlisin... Bu konuda sen ne düşünüyorsun bu durumu kendince nasıl tanımlıyorsun?

İkisi içinde özel bir çabam yok. Aslında olduğum gibiyim, ikisi de kabulüm diyelim.

Kendine uzak gördüğün oynamayı tercih etmeyeceğin roller var mı? Ya da tam tersi hayalini kurduğun bir rol?

Uç rollerin hayalini kuruyorum. Genelde dramda oynamı seviyorum. Ama mesela bir uyuşturucu bağımlısını oynamak ve bunun özendirici olmayan korkunç hallerini göstermek isterim. Ya da anoraksıya hastası bir kızın hayatını oynamak isterim. Yani izleyenlerin aklında ve hayatında yer edecek, empati kurabilecekleri bir durumu gözler önüne serecek bir şeyleri oynamak güzel olur.

Başarı grafiği gittikçe yükselen biri olarak nelere göre seçim yaparsın?

Kalbimin sesini dinliyorum. Beni doğru olacak, mutlu edecek şeye yöneltiyor. Kalbimin sesini dinlemek mutluluk ve başarı getiriyor bana. 

Genç yaşta şöhret sahibi olmak şişkin bir egoya neden oldu mu?

Egomu kontrol altına almayı öğrendiğimi düşünüyorum. Bir dönem tabi ki bunun bocalamasını yaşadım ama sonuçta neyiz ki? Bugün var, yarın yokuz mantığına geldi tüm düşüncelerim.

Hayalini kurduğun neler var? Yakın zaman için planların neler?

Bu yaz Amerika'ya gidip İngilizcemi geliştirme planım var. Bunun için görüşmelere başladım. Ama bilemiyorum bir yandan da yazın sinema filmi yapmak istiyorum. Biraz hayatın bana ne getireceğine bıraktım durumu.