Büyükada toplantısında 6 şüpheli tutuklandı

AA |  17 Temmuz 2017 Pazartesi - 23:11 | Son Güncelleme : 18 07 2017 - 7:21

Adalar Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Büyükada'da gözaltına alınan 2'si yabancı uyruklu 10 şüpheli, "silahlı terör örgütüne yardım etmek" suçundan tutuklanması talebiyle hakimliğe sevk edildi. Şüphelilerden 6'sı için tutuklama kararı verilirken, 4'ü serbest bırakıldı.


Adalar Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 5 Temmuz'da Adalar İlçe  Emniyet Müdürlüğü ekiplerince Büyükada'da gözaltına alınan ve daha sonra Terörle  Mücadele Şube Müdürlüğüne götürülen, biri Alman ve biri İsveç uyruklu, 10  şüphelinin savcılık işlemleri sona erdi. Savcılık sorguları tamamlanan 10 şüpheli, "silahlı terör örgütüne  yardım etmek" suçundan tutuklanmaları istemiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine  sevk edildi.
 
10 ŞÜPHELİDEN 6'SI TUTUKLANDI
 
Büyükada Soruşturması kapsamında terör örgütüne yardım etmek suçlamasıyla mahkemeye çıkarılan 10 şüpheliden 6'sı hakkında tutuklama kararı verilirken, 4'ü serbest bırakıldı.
 
"ÇALIŞMA ATÖLYESİ" ADI ALTINDA...
 
Savcılık sevk yazısında, şüpheliler tarafından önceden herhangi bir  duyuru yapılmaksızın "çalışma atölyesi" adı altında bir toplantı  gerçekleştirildiği belirtilerek, alınan açık tanık beyanlarından toplantı  sırasında katılımcıların mensubu oldukları kuruluşların faaliyet alanlarıyla  ilgisi olmadığı anlatıldı.
 
Şüphelilerin vareste olan terör örgütlerinin gizlilik kurallarına  riayet ederek faaliyet yürüttükleri bildirilen sevk yazısında, "Yürütülen  faaliyetleri konu alacak şekilde içeride bulunan şahısların cep telefonlarını  polislerin alacağından, bu telefonların içerisinde bulunan bilgilenin nasıl  saklanacağından, bu bilgilerin telefonlar yakalansa bile nasıl gizli  tutulabileceğinden, bilgilerin polis veya başka şahıslar tarafından ele  geçirilmesinin nasıl engellenebileceğinden, şifrelemeden bahsettikleri" ifade  edildi.
 
Sevk yazısında, şüphelilerden birinin, "dernekte bulunan  bilgisayarının polisin ele geçirmesi durumunda, çoğu kişinin yanacağından"  bahsettiğine vurgu yapılarak, "İçerideki kişilerin elektronik cihazlarının  polisin eline geçmesinden çok endişe ettikleri, toplantıya katılan şüphelilerin  terör örgütlerine mensup şahıslarca ve ülkemiz anayasal düzeni aleyhine faaliyet  yürüten kurum ve kuruluşlara ilişkin ve irtibatlarının bulunduğu" kaydedildi.
 
Şüphelilerden İdil Eser'in oteldeki aramalarda elde edilen dijital  materyalleri arasında Semih Özakça ve Nuriye Gülmen ile ilgili belgeler olduğu  anlatılan sevk yazısında, Eser'le ilgili söz konusu materyaller arasında, terör  örgütü PKK üyesi olan bir kişinin "gerilla doktoru" olduğunu söyleyerek Af  Örgütüne üye olmak istediğini gösteren bir belge bulunduğu ifade edildi.
 
"BYLOCK KULLANICILARI İLE İRTİBATLI"
 
Sevk yazısında, Eser'in, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) şifreli  haberleşme programı "ByLock" kullanıcısı olduğu tespit edilen ve tutuklanan  Uluslararası Af Örgütünün Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç ile irtibatının  bulunduğu anlatıldı.
 
Şüpheli Muhammed Şehmuz Özbekli ve şüpheli Nejat Taştan'ın da "ByLock"  kullanıcısı oldukları tespit edilen kişilerle görüşme kayıtlarının bulunduğunun  altı çizilen yazıda, şüpheli Nalan Erkem'in de FETÖ terör örgütü soruşturmasında  tutuklanan Bedriye İştar Tarhanlı ile görüşme kayıtlarının bulunduğu, ayrıca  Erkem'de MİT'in TBMM Araştırma Komisyonu'na sunmuş olduğu "gizli" ibareli bir  belgenin ele geçirildiği kaydedildi.
 
Sevk yazısında, Günal Kurşun'un da "ByLock" kullanıcısı bir kişiyle  görüşme kayıtlarının bulunduğu belirtilerek, toplantıyı organize eden şüpheli  Özlem Dalkıran'ın, FETÖ'den tutuklanan bir kişi ile görüşme kayıtlarının olduğu  aktarıldı.
 
Yazıda, şüpheli Veli Acu'nun FETÖ/PDY soruşturmasında aranan ve  "ByLock" kullandığı belirlenen bir kişi ile terör örgütü PKK soruşturmasından  hakkında işlem yapılan başka bir kişiyle görüşme ve mesajlaşma kayıtlarının  bulunduğu bildirildi.
 
İsveç uyruklu şüpheli Ali Ghravi ile Almanya uyruklu Peter Frank  Steudtner'in ise toplantıda "dijital güvenlik" ve "stres" gibi konuları anlatan  eğitimci sıfatıyla yer aldıklarına dikkat çekilen sevk yazısında, Ghravi'den ele  geçirilen, Asya kıtasına ait olduğu ve detaylı bakıldığında Türkiye Cumhuriyeti  sınırlarında yer alan Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinin etimolojik olarak ve  ayrıca ayrı bir devlete ait topraklarmış gibi gösterildiği harita bulunduğu  kaydedildi.
 
"KAOSA DÖNÜŞEN HAREKETLENMELER YARATMAK AMACIYLA
 
Sevk yazısında, elde edilen dokümanların içeriği tanık beyanları,  ilişki, irtibat raporları bir arada değerlendirildiğinde, şüphelilerin çoğunun,  terör örgütleri ve mensupları ile olan irtibatları ve faaliyet alanları  itibarıyla sivil toplumu etki güçlerinin bulunduğuna vurgu yapılarak, şunlar  kaydedildi:
 
"Terör örgütlerince benimsenen ve örgütlerin yaşantılarını  sürdürmelerine yönelik faaliyet şekilleri vazgeçilmez bir unsuru olan yöntem ve  taktiklere ilişkin terör örgütlerinin amaçları doğrultusunda toplumsal kaosa  dönüşen hareketlenmeler yaratmak amacıyla toplantı düzenlemelerine göre yardım  kastıyla hareket ederek eylemde bulunarak atılı suçu işledikleri anlaşılmıştır."
 
Savcılık yazısında, şüphelilerle ilgili "terörizmin finansmanı" ve  "casusluk" eylemleri yönünden ayrıca soruşturma yürütüldüğüne işaret edildi.