Büyük Kedilerin babası

08 Şubat 2016 Pazartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 08 02 2016 - 2:30


 
Tüm dünyadaki kedi türleri, akıl almaz güçleri, çeviklikleri ve güzellikleriyle biliniyor. Nat Geo Wild onları bir kez daha evlerimize konuk ediyor. Büyük Kediler Haftası, vahşi doğanın en olağanüstü canlılarının soyunun tükenmesini engellemek için başlatılan bir proje. Bu haftanın fikir babası Boone Smith ile Büyük Kedileri konuştuk.
 
Büyük bir kedi ile ilk temasın nasıldı? Ne hissettin?
 
Çok gençtim, babam ve büyükbabam Fish And Game’e yardımcı olurken bölgede birçok dağ aslanı ile ilgileniyordu. Dolayısıyla küçük yaştan itibaren vahşi kedilerle içiçe yaşamaya başladım. Gençtim, çok heyecanlıydım, biraz korkuyordum ama kesinlikle büyülerine kapılmıştım.
 
Büyük kedilerle çok uzun bir geçmişiniz var. Kariyerin başladığından beri senin için değişmeyen bir şey var mı sence?
 
Bilim, kişisel felsefelerimin evrimleşmesine neden oldu. Eğitimi ve anlamayı hep destekledim ve kendi inanışımı bu yönde uyguladım. Dolayısıyla tüm bu süreç benim için inanılmaz bir öğrenme serüveni ve tecrübe oldu ve aslında hiçbir şey aynı kalmadı. 
 
 
Asıl tehlikeli olan lokasyonlar
 
Kariyerinde yeni ve güvenli yakalama teknikleri geliştirdin. Bu tarz inovasyonlarından bahseder misin?
 
Yakalama sırasındaki güvenlik hem hayvan hem de biyolog için en önemli kriter. Çok uzun bir yol geldik ve yeni protokoller konusunda dalında uzmanlarla çalışabildiğim için çok şanslıydım. Vahşi hayvanlarla çok zor koşullarda çalışıyoruz, çok fazla tehlike var, bizim amacımız bunları minimize etmek. Örneğin, yakaladığımız hayvanın sinyalini alabilmek için kafeslere ya da ayak kapanlarına verici koyuyoruz. Böylelikle hayvanın kafeste minimum süreyi geçirerek olası sakatlanmalarının önüne geçmiş oluyoruz. Ağaçtaki bir hayvanı yakalamak için mesela çok dikkatli olmamız gerekiyor. Bu durumdaki en büyük tehlike hayvanın düşmesi. Eğer ağaçtan atlamasını teşvik edersek bu sefer etraftaki su riskini, uçurumları, diğer avcı hayvanlara ya da boğulmalara karşı dikkat etmemiz gerekiyor. Gerçek şu ki yakalama sırasında hep bir risk vardır, dolayısıyla benim sorumluluğum bu riskleri en aza indirmek.
 
“Hayvanların güvenliği benim için öncelik” diyorsun, kendi can güvenliğinden de mi önce?
 
Tabii ki benim yaralanmam da mantıklı değil. Çılgınca gelecek biliyorum ama günün sonunda tüm olay sağ duyuda bitiyor. Bazı günler arkanı dönüp gitmen ve başka bir gün şansını denemen lazım.
 
Kariyerin boyunca karşılaştığın en tehlikeli olay neydi?
 
Hayvanlarla tehlikede olduğumu hissetmiyorum. Asıl tehlike lokasyon. Uçurumun kenarı, sıfırın altı hava durumları, zorlu patikalar ve bazen de insanlar. Ülkenin en ücra köşesinde bulabilirsiniz bir anda kendinizi. Kendi kendine yetebilmek ve güvenmek çok önemli. Eğer çuvallarsanız uzun bir süre sizi kimse kurtarmaya gelmeyecektir.
 
 
GEZEGENİN EN ANLAŞILMAZ TÜRÜ
 
Büyük kedilerle yaşadığınız en güzel deneyim neydi?
 
Afganistan’da kar leoparı yakalamak ve tasmalamak inanılmaz bir deneyimdi. Oranın yerel insanlarıyla takım halinde zorlu bir mücadeleye girmek tarifi güç bir duygu. Gezegenin en anlaşılmaz kedi türünü yakalamaya çalışmak da cabası, bu da o işi çok özel kıldı. 
 
Eğer büyük bir kedi olsaydın hangisi olurdun ve neden?
 
Her canlının farklı ve kendine has bir kişiliği olduğunu öğrendim. Bu nedenle büyük kedileri çok seviyoruz. Ama günlük olarak hayatta kalma çabası çok zorlayıcı hatta bazen ölümcül olabiliyor. Ama Büyük Kediler Haftası ile vermek istediğimiz en önemli mesaj ise: vahşi hayat bazen çok yabani ve acımasız olabilir, büyük kediler de hayatta kalmak için inanılmaz şeyler yapabiliyorlar. Gezegendeki en zorlu olay bu ve Büyük Kediler birçok alanda yardımımıza ihtiyaç duyuyor. Büyük Kediler Haftası bu mesajı yaymak için çok önemli bir fırsat.

ETİKETLER