İstanbul'da tarihi gün! Büyük Çamlıca Camisi açıldı

AA |  03 Mayıs 2019 Cuma - 14:32 | Son Güncelleme : 03 05 2019 - 17:18

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gönlünü bu şehre kaptıran aşıklar için bulundukları yerin önemli olmadığını belirterek, "İstanbul sevdalıları için koltukların, makamların hiçbir kıymeti yoktur. Biz de hangi görevde olursak olalım, eserimizle yatırımlarımızla birbirinden önemli projelerimizle İstanbul'u ilmek ilmek dokuyacağız." dedi.

Erdoğan konuşmasında, "Aynı anda camimizde 65 bin mümin ibadetini gerçekleştirebiliyor. Her ne kadar birileri nasıl dolduracaksınız deseler de elhamdülillah doluyor" ifadelerini kullandı.


Büyük Çamlıca Camisi'nin açılış törenindeki konuşmasına dua okuyarak  başlayan Erdoğan, yurt dışından katılarak sevinçli ana ortak olan misafirleri ve  konukları selamladı. Erdoğan, resmi açılışı yapılan caminin İstanbul, ülke ve  İslam alemi için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

Böylesine muhteşem bir eserin şehre kazandırılmasında emeği geçen  mimarından, mühendisinden, işçisine, sanatçısına, hayırseverinden tezhip ve  tezyin ustalarına kadar herkese şükranlarını sunan Erdoğan, kentin güzelliğine  güzellik katan caminin içinden cemaati, minarelerinden ezanı, kubbesinden Kur'an  nidalarını kıyamete kadar eksik etmesin diye Allah'a dua ettiğini söyledi.

Erdoğan, 566 yıl önce İstanbul'un kapılarını İslam'a açan Fatih Sultan  Mehmet'i, yüzlerce eseriyle bu coğrafyaya medeniyetin damgasını vuran büyük usta  Mimar Sinan'ı rahmet ve minnetle yad ettiğini belirterek, ilahi kerimetullah  uğruna asırlardan canlarını seve seve feda eden aziz şehitlere de Allah'tan  rahmet diledi.

Erdoğan, Müslümanların bayramı olan cuma gününü, 11 aylık hasretin  ardından pazar gecesi kavuşulacak ramazanı da tebrik ederek, Allah'ın hem bugün  hem de ramazan boyunca yapılacak duaları, eda edilecek ibadetleri kabul etmesi  temennisinde bulundu.

Haftaya cuma bir büyük eserin de Ankara'da açılacağını dile getiren  Erdoğan, havalimanı yolu üzerinde dev eserin halkın hizmetine sunulacağını  anlattı.

"Çeyrek asırdır İstanbul'a hizmet ediyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un, birbirinden güzel camileri,  türbeleriyle, gök kubbeyi süsleyen zarif minareleriyle görenleri kendine meftun  eden bir şehir olduğunu dile getirerek, 6 asra yakın bir zamandır  semalarından  allahuekber nidalarının, ezanların eksik olmadığı kutlu bir şehir olduğunu  söyledi.

İstanbul'un Timbuktu'tan Semerkand'a kadar tüm renkleriyle kadim  medeniyetin kalbinin attığı ulu bir şehir olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu aziz  şehre hizmet etmekten daha büyük şeref, eser kazandırmaktan daha büyük bir gurur  olmadığını kaydetti.

 

Rabb'in inayetiyle hem büyükşehir belediye başkanı hem de Başbakan ve  Cumhurbaşkanı olarak İstanbul'a hizmet etme şerefine kavuştuğunu belirten  Erdoğan, şöyle devam etti:

"Rabb'im bizlere Marmaray'ı, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim  Köprüsü, İstanbul Havalimanı gibi birbirinden büyük eserlerle bu şehre damgamızı  vurmayı, İstanbul'da silinmez izler bırakmayı nasip etti. Hamdolsun çeyrek  asırdır İstanbul'a hizmet yolunda geçirdiğimiz her anın, her günün özellikle  mutluluğunu yüreğimizde hissettik, hissediyoruz. Emir hak baki olana kadar da  inşallah hizmetlerimize devam edeceğiz. Gecemizi gündüzümüze katarak 'Aşkınan  çalışan yorulmaz' diyerek İstanbul için mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Gönlünü bu  şehre kaptıran aşıklar için bulundukları yer önemli değildir. İstanbul  sevdalıları için koltukların, makamların hiçbir kıymeti yoktur. Biz de hangi  görevde olursak olalım, eserimizle, yatırımlarımızla birbirinden önemli  projelerimizle İstanbul'u ilmek ilmek dokuyacağız. Tıpkı atamız Fatih gibi, Sinan  gibi bu şehre hizmet etmiş nice isimsiz kahramanlar gibi İstanbul'un güzelliğine  güzellik katmaya devam edeceğiz."

 

"Şehrin sembollerinden olacağına inanıyorum"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tövbe suresinde Allah'ın  mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı dost doğru kılan,  zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar buyurduğunu ifade  ederek, bu ilahi emri yerine getirdiklerini söyledi.

Türkiye'nin en büyük camisi olan Büyük Çamlıca Camisi'ni, bir camii  kebir olarak İstanbul'a kazandırmanın huzuru içerisinde olduklarını dile getiren  Erdoğan, "Burası aynı zamanda bir külliye. Sadece bir cami değil. Sergi  salonlarıyla konferans salonlarıyla Türk İslam Eserleri Müzesi ile burası aynı  zamanda büyük bir külliye. Büyük Çamlıca Camisi gerek mimarisi, gerek konumu,  gerekse müştemilatıyla gerçekten gurur verici bir eserdir. Bizim Sinan'ımız var.  Mimar Sinan adına da ilk işimiz Anadolu Yakası'nda bir Mimar Sinan Camisi'ni inşa  etmek oldu. Bunu da yaptık. Çünkü o bizim mimaride idolümüzdür. Onun yolunda  giden, yürüyen mimarlarımız var. Bu eser de onun en güzel bir örneği." diye  konuştu.

Erdoğan, Osmanlı, Selçuklu ve modern mimarisinin özelliklerini  bünyesinde başarıyla bulunduran eserin kendine has güzellikleri ve özellikleriyle  şehrin sembollerinden biri olacağına inandığını vurgulayarak, caminin öne çıkan  bazı vasıflarını paylaşmak istediğini dile getirdi.

Büyük Çamlıca Camisi'nin 57 bin 500 metrekarelik bir alana  kurulduğunu, toplam inşaat alanının da 350 bin metrekare olduğunu ifade eden  Erdoğan, ibadet bölümü yanında konferans salonu, kütüphane, sanat galerisi, müze,  atölyeler ve otopark gibi birimlere sahip bir külliye olduğunu anlattı.

Erdoğan, 6 minareye sahip olan caminin ana kubbesinin çapının 34,  yüksekliğinin de 72 metre olduğunu belirterek, "Cami ve iç avlu toplam ibadethane  alanı 18 bin metrekareyi buluyor. Bu kısımda 37 bin 500 kişi, dış avluda ise 37  bin 500 kişi ibadet edebiliyor. Böylece aynı anda camimizde 65 bin mümin  ibadetini gerçekleştirebiliyor. Her ne kadar birileri 'nasıl dolduracaksınız'  deseler de elhamdülillah doluyor." diye konuştu.

 

"Büyük Çamlıca Camisi yeni ustaların yetişmesine vesile olacaktır"
 
Türkiye'nin en büyük camisi vasfını taşıyan eserin İstanbul'un her  noktasından da rahatça görülebildiğini aktaran Erdoğan, caminin mimarisinin  tarihe, medeniyete ve inanca ait birçok sembolü de bünyesinde barındırdığını  kaydetti.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, caminin imanın şartını temsilen 6 minaresinin  bulunduğunu, bunlardan  üç şerefeli 4 minaresinin Malazgirt Zaferi'ne ithafen  107,1 metre yüksekliğinde yapıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:
 
"Caminin 72 metre yükseklikteki ana kubbesi, İstanbul'da yaşayan 72  milleti, 34 metre çapındaki kubbesiyse İstanbul'un plaka numarasını ifade ediyor.  Kubbenin iç yüzeyine 16 Türk devletini temsilen Allah'ın isimlerinden 16'sı, Haşr  Suresi'nin son iki ayetinden istifade edilerek yazılmıştır. Ana kubbenin üzerine  3 metre 12 santimetre genişliğinde ve 7 metre 77 santimetre yüksekliğinde  ağırlığı 4,5 tonu bulan bir alem yerleştirildi. Nanoteknolojiyle renklendirilen  ve 3 parçadan oluşan alem, kendi alanında dünyanın en büyüğüdür. Bunların yanında  camimizin kubbesine, kapısına, minberine, mihrabına işlenmiş daha pek çok  özelliği vardır. İnşallah tüm bu vasıflarıyla Büyük Çamlıca Camisi, medeniyet  mirasımızı daha ileriye taşıyacak mimarların, yeni ustaların yetişmesine de  vesile olacaktır."
 
"Nerede bir kubbe, bir minare varsa orası bir Müslüman yurdudur"
 
Camilerin Müslümanların cem olduğu, yani birleştiği, bütünleştiği,  aynı safta kalplerini birbirine kenetlediği mekanlar olduğunu aktaran Erdoğan,  şöyle devam etti:
 
"Adına ümmet dediğimiz sınıf, sınır, mesafe, renk, dil ve ırk  tanımayan evrensel kardeşliğimiz evvela camilerimizde vücut bulur. Müminler tüm  renkleriyle, bütün farklılıklarıyla ümmet olduklarının, kardeş olduklarının  bilincine öncelikle camilerde varır. Bundan dolayı camiler sadece bir ibadethane  değil, aynı zamanda günde 5 defa uhuvvetimizin, muhabbetimizin mayalandığı  yerlerdir. Camiler ebedi ve ezeli kardeşliğimizin remzi, birlik ve  beraberliğimizin çimentosudur. Aynı zamanda camiler İslam'ın tevhit çağrısının  tüm insanlığa verdiği barış mesajlarının yankılandığı mübarek mekanlardır. Bizim  ibadet mekanlarımız yükseldikleri beldelere kattıkları mana sebebiyle büyük ve  ihtişamlı olarak inşa edilmiştir. Nerede bir kubbe, bir minare varsa, nerede  ezanlarımız gökyüzüne karışıyorsa hiç şüphesiz orası bir Müslüman yurdudur."
 
"Bir mümine yakışan tavır da camilere bakınca hata görmek, kusur  aramak değildir, ona sahip çıkmaktır." diyen Erdoğan, milletin Büyük Çamlıca  Camisi'ne sahip çıktığını, İstanbulluların camiyi cemaatsiz bırakmadığını ifade  etti.
 
Erdoğan, caminin cumalar ve mübarek gecelerin yanı sıra sabah  namazlarında dahi dolup taşmasının vatandaşların Büyük Çamlıca Camisi'ni  sahiplenişinin göstergesi olduğunu ifade ederek, "İnşallah bundan sonra da  Çamlıca Camisi cemaatsiz kalmayacak, mahzun olmayacak. İstanbul'umuzun sembol  eserlerinden biri olarak dolup, taşmaya devam edecektir. Bilhassa Anadolu  Yakası'nın Cami-i Kebir'i olarak çok önemli bir ihtiyaca cevap verecektir." diye  konuştu.
 
"Hiç kimsenin terör karşısında fakatlı, amalı cümleler kurma lüksü  yok"
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın farklı köşelerinde terörün insanlık  dışı yüzüyle maalesef her geçen gün daha fazla muhatap oluyoruz. Yeni Zelanda'da  yaşanan katliam ile Sri Lanka'da meydana gelen terör saldırısı tehdidin  boyutlarını bir kez daha ortaya koymuştur. Artık hiç kimsenin terör karşısında  fakatlı, amalı cümleler kurma lüksü yoktur. Bundan sonra hangi saikle olursa  olsun hiçbir devlet teröristler arasında iyi, kötü ayrımına gidemez." şeklinde  konuştu.
 
Uluslararası toplumun terör meselesinde bir yol ayrımına geldiğini  belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Terör örgütlerine karşı artık daha ilkeli, daha tutarlı, daha net bir  tavır alınması gerekiyor. İbadethaneleri kan gölüne çeviren vahşi ve ilkel  zihniyete artık herkesin bir 'dur' demesi şarttır. Camilere saldıranlarla  kiliseleri hedef alanlar aynı karanlık zihniyete sahiptir. Bunların tamamı  insanlığın ortak düşmanıdır. Bizim inancımızda ibadet hakkı kutsaldır. Hangi dine  mensup olursa olsun herkesin ibadetlerini özgürce yerine getirme hakkı vardır.  Asırlar boyunca Müslümanların yönettiği Kahire, Kudüs, İstanbul, Şam, Bağdat gibi  kadim şehirlerin hiçbirinde diğer dinlere mensup insanların inancına ve ibadetine  karışılmamıştır."
 
Erdoğan, kimsenin, Kur'an'ın çizdiği sınırları keyfine göre  değiştiremeyeceğini, helali haram kılamayacağını vurgulayarak, şunları  söyledi:
 
"Allah Resulünün, fakihlerin ve ehli sünnet büyüklerinin cevaz  vermediği bir konuda hiç kimse kendi anlayışına göre kural koyamaz. Hele hele  'Cihat yapıyorum.' diyerek hiç kimse ibadethanelere saldıramaz. İnsanları  katletmenin, ibadet mekanlarını bombalamanın adı cihat değil, terördür,  vahşettir, cinayettir. Türkiye olarak bu cinayet şebekeleriyle hem ülkemiz içinde  hem de sınırlarımız dışında yoğun bir mücadele yürütüyoruz. Ülkemizi ve bölgemizi  DEAŞ, El Kaide, FETÖ ve PKK gibi örgütlerin etrafında toplanan sapkınlardan  temizlemekte kararlıyız. Aynı şekilde Avrupa'da camilerimize saldıran,  Müslümanları hedef alan Neonazi terörüyle de mücadelemizi sürdüreceğiz.
 
 
Her ne kadar kimi Batılı güçler çifte standart uygulasa da biz bu  konuda tutarlı ve kararlı olacağız. Geleceğimizin, bu insanlık düşmanları  tarafından esir alınmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bu noktada başta Müslümanlar  olmak üzere herkese önemli sorumluluklar düşüyor. İslam'ın barış mesajlarını daha  fazla dillendirmemiz, daha fazla gündeme getirmemiz gereken kritik bir dönemin  içindeyiz. Şayet biz tepkimizi ortaya koyarsak biz cesaretle hakikati savunursak  dinimize sahip çıkarsak Allah'ın izniyle teröristler hedeflerine  ulaşamayacaklardır. Buradaki her bir kardeşimin bu hassasiyetle meseleye  yaklaşacağına inanıyorum. Rabb'im bizi sırat-ı müstakimden ayırmasın."
 
Erdoğan, Büyük Çamlıca Camisi'nin hayırlara vesile olmasını dileyerek,  camiyi ihya ve imar edenlere şükranlarını sundu.
 
Caminin yapımında koordinatörlüğü yürüten Ergin Külünk'e teşekkür eden  Erdoğan, konuşmasını "Mimarından mühendisine kadar tüm kardeşlerimize, işçi  kardeşlerime, yüklenici firma Gürsoy'a teşekkür ediyorum. 5 yıl içerisinde bu  eserin bitirilmesi gerçekten önemliydi ve bu başarıldı. Burada yapılacak  duaların, edilecek ibadetlerin hak katında kabul ve karin olmasını niyaz  ediyorum. Arif Nihat Asya'nın dizelerinde ifade ettiği gibi 'Allah bizi sevgisiz,  susuz, havasız, vatansız, aynı zamanda mabetsiz, minaresiz, ezansız bırakmasın.'  diyorum. Mübarek Ramazan-ı Şerifinizi şimdiden tebrik ediyorum. Hayırlara vesile  olsun inşallah." sözleriyle tamamladı.
 
 
NOTLAR
 
Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, TBMM Başkanı Mustafa  Şentop, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Sanayi ve Teknoloji Bakanı  Mustafa Varank, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Çevre ve  Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Hazine ve Maliye  Bakanı Berat Albayrak, eski TBMM Başkanı ve AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye  Başkan Adayı Binali Yıldırım'ın yanı sıra Arnavutluk Cumhurbaşkanı Ilir Meta,  Filistin Başbakanı Muhammed İbrahim İştiyye, Afganistan İcra Heyeti Başkanı Dr.  Abdullah Abdullah, Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall, Bosna Hersek Başkanlık  Konseyi Üyesi Şefik Caferoviç ve Gine Cumhurbaşkanı Alpha Conde katıldı.
 
Törende konuk yabancı devlet yöneticileri ve misafirler de selamlama  ve tebrik konuşması yaptı.
 
Tören, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın yaptırdığı duanın ardından,  Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancı devlet yöneticisi ve misafirler, TBMM Başkanı  Mustafa Şentop, bakanlar, yüksek yargı başkanlarının kurdeleyi kesmesiyle  tamamlandı.
 
Açılış töreni boyunca Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı korolardan  oluşturulan topluluk, ilahiler ve salavatı şerife okudu.
 
YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI
 
Açılış töreni öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra resmi davetliler ve vatandaşlar cuma namazı için camiye geldi. Açılış nedeniyle camiye çıkan alanlarda yoğun güvenlik önlemleri alındı. Buraya gelen vatandaşlar, görevlilerin yönlendirmesi ve arama noktalarının ardından camiye girdi.
 
Yoğun katılımın olduğu açılış töreni dolayısıyla çok sayıda sağlık ekibi de camide hazır bekletiliyor.     
Türk bayraklarıyla donatılan caminin açılış töreni öncesi, sabah saatlerinden itibaren İstanbul Müftülüğü’nün görevlendirdiği hocalar ile Filistin ve Mısır'dan gelen hafızlar, Kur'an-ı Kerim ve ilahiler okudu. Diyanet İşleri Bakanı Prof. Dr. Ali Erbaş, camiler ve ramazan ayıyla ilgili okuduğu hutbenin ardından cuma namazını kıldırdı.
 
Törene çok sayıda yabancı devlet adamı katıldı
 
Törene, Arnavutluk Cumhurbaşkanı İlir Meta, Gine Cumhurbaşkanı Alpha  Conde, Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall, Filistin Başbakanı Muhammed İbrahim  İştiyye, Afganistan İcra Heyeti Başkanı Abdullah Abdullah, Azerbaycan Milli  Meclis Başkanı Oktay Esadov,  Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Üyesi Şefik  Caferoviç, Bosna Hersek Halklar Meclisi Başkanı Bakir İzetbegoviç, Libya Meclis  Başkanı Halid Elmeshri,  Tunus El Nahda Hareketi Lideri Raşid el Gannuşi  katıldı.Törende ayrıca, Kazakistan Müftüsü Serikbay Oraz, Özbekistan Müftüsü  Osman Alimov, Irak Fıkıh Alimleri Birliği Başkanı Adulvahab Ahmed Hasan,  Azerbaycan Şeyhülislam Yardımcısı Salman Musayev, İran Mezhepleri Yakınlaştırma  Kurumu Başkanı Mohammadi Araghi Mohsen, Yunanistan'dan müftüler Ahmet Mete ve  İbrahim Şerif,  Karadağ İslam Meşihatı Başkanı Rıfat Feyziç, Filistin Eski Kudüs  Müftüsü Sabri İkrime Said, Katar Din İşleri ve Vakıflar Başkanı Gayt Bin  Mübarek'in de aralarında bulunduğu birçok yabancı din adamı da yer aldı.
 
Kentin yeni sembollerinden biri haline geldi
 
Osmanlı-Selçuklu mimari tarzı ile bugünün çizgilerinin bütünleştiği  Büyük Çamlıca Camisi, kentin yeni sembollerinden biri oldu.
 
Görkemli mimarisiyle İstanbul'un her noktasından rahatlıkla  görülebilen cami, bu heybetli yapısına yakışır anlamda bazı rakamsal büyüklükleri  de ihtiva ediyor.
 
İçine girildiği andan itibaren İstanbul'un simgesi haline gelen  selatin camilerinin adeta devamı hissini uyandıran Büyük Çamlıca Camisi, her bir  bölümünde en ince ayrıntısına kadar düşünülen detaylarıyla ilgi çekiyor.
 
Caminin yanı sıra müze, sanat galerisi, kütüphane, konferans salonu,  sanat atölyesi ve otoparkın da yer aldığı Büyük Çamlıca Camisi'nin inşasında  birçok yenilik ve farklılık da hayata geçirildi.
 
34 metre çapındaki kubbesi İstanbul'u simgeliyor
 
İmanın şartını temsilen 6 minareli inşa edilen Büyük Çamlıca  Camisi'nin üç şerefeli 4 minaresi Malazgirt Zaferi'ne ithafen 107,1 metre, iki  şerefeli 2 minaresi ise 90 metre yüksekliğinde yapıldı.
 
Caminin 72 metre yükseklikteki ana kubbesi İstanbul'da yaşayan 72  milleti, 34 metre çapındaki kubbesi İstanbul'u simgeliyor.
 
 Kubbenin iç yüzeyine, 16 Türk devletine ithafen Allah'ın isimlerinden  16'sı, Haşr Suresi'nin son iki ayetinden istifade edilerek yazıldı.
 
Dünyanın en büyük alemine sahip
 
Ana kubbenin üzerine 3,12 metre genişliğinde, 7,77 metre  yüksekliğinde, 4,5 ton ağırlığında alem yerleştirildi. Nanoteknolojiyle  renklendirilen ve 3 parçadan oluşan alem, dünyanın en büyüğü olma özelliğini  taşıyor.
 
Caminin dışarıdan ana avluya girişinde yer alan ve mermerle kaplanan  taç kapı, büyüklüğüyle de göz dolduruyor. Taç kapının avlunun içine bakan  kısmında, Kasas Suresi'nin 77. ayeti yer alıyor. Caminin içine girilen kapının  üzerine ise Al-i İmran Suresi'nin 132-136. ayetleri işlendi.
 
Caminin kubbe altındaki dört ayrı bölümde yer alan aslan göğüslerine,  paslanmaz çelikten nanoteknolojiyle üretilen hatla Arapça "Ey ihtiyaçları  gideren", "Dualara icabet eden", "Sesleri duyan", "Dualarımızı kabul et" sözleri  yazıldı. Yine nanoteknoloji ürünü 220 metre boyunda ve yaklaşık 9 bin parçadan  oluşan Fetih Suresi'nin tamamı, kubbe altındaki kemerlere monte edildi.
 
Büyük Çamlıca Camisi, halı serili alanında 25 bin olmak üzere 63 bin  kişinin aynı anda ibadet edebileceği bir cami kompleksi olarak tasarlandı. Camide  aynı anda 8 cenazenin namazı kılınabilecek.
 
Cami, ibadet alanının yanı sıra 11 bin metrekarelik müze, 3 bin 500  metrekarelik sanat galerisi, 3 bin metrekarelik kütüphane, bin kişilik konferans  salonu, 8 sanat atölyesi, 3 bin 500 araçlık kapalı otoparkı bünyesinde  barındırıyor.
 
Cami teknik özellikleriyle de farklılık yaratıyor
 
Cami, ses, ışık, ısıtma, havalandırma, güvenlik ve zayıf akım  sistemleriyle de farkını ortaya koyuyor.
 
Büyük Çamlıca Camisi'ne yüzde 100 antibakteriyel özelliğe sahip, 17  bin metrekare büyüklüğünde özel dokuma halı serildi.
 
Cami, 5 metre genişliğinde, 6,5 metre yüksekliğinde ve 6 ton  ağırlığındaki ana kapısıyla dünyadaki en büyük ibadethane kapılarından birine  sahip. Kapı, Konya'da geleneksel Türk ahşap sanatının en güzel örneği olan  kündekari işçilik denilen çivisiz sistemle bir araya getirildi, sedef ve kaplama  işleri ise İstanbul'da gerçekleştirildi.
 
Büyük Çamlıca Camisi'nin büyüklüğüyle orantılı olarak minberi ile vaaz  kürsüsü de normallerine göre farklılıklarıyla dikkati çekiyor. Caminin minberi 21  metre yüksekliğinde ve gerek görüldüğünde asansörle çıkılabilecek. İstanbul'da  sedefkarların bir yıllık çalışmasıyla hazırlanan vaaz kürsüsü yaklaşık 4 metre  yüksekliğinde yapıldı.