Gazetevatan.com » Yazarlar » Sokak partisi ve çocuk

Sokak partisi ve çocuk

27 Eylül 2015 Pazar


O bu ne kalabalık? Bir sokak barı partisine davetliyim. Davetli olunca, bir parça aileden sıyrılırsınız. Yaşadıklarınızı paylaşırken dikkatli, saygılı olmalısınız. Öyle pata küte yazıp çizerseniz, böyle özel bir ortama bir daha isteseniz de giremezsiniz. Artık ipuçları ile idare etmeye çalışın. DJ’imizin özel gecesi... Asıl işi bu değil tabii. Hem DJ’lik yapıp, hem de hafta içi bir gün işletmeciliğini aldığı bu küçücük barda, bütün parti gurusu isimleri son dönemde bir araya getirme başarısını yakalıyor. Gelenlerin birçoğunun da onun ismine ve yaptıklarına ihtiyacı var. Bu arkadaş ile yan yana durmak bağlantıları açısından önemli. Karşılıklı bir alışveriş gibi düşünün.
 
İsim isim saysam… Bu ufacık barda herkes bir unvan sahibi bu gece. Ve bu gece dedikodu sütunlarına şehir efsaneleri olarak taşınacak. Kimse cebinden telefonunu cesaret edip çıkaramıyor. Elbette çekilen bir karenin ardından, suratların nasıl düşeceğini ve nasıl bir tavırla karışılacağını bilen şahıslar, bunu yapamıyor. Karşılıklı bir saygı duruşu.
 
Yanlış çıkışlar...
 
Oynadığı dizi ile yıllardır beklediği çıkışı nihayet yakalayan genç, sevimli ve bazılarına göre de yakışıklı oyuncumuz, bir sarışın ile içeri giriyor. Öylesine yükselişte ki; bir sezonda iki filmde birden başrol oynamasına bence o da şaşırmış durumda. Sesi de güzel diye lanse ediliyor. Son bulan dizide seslendirdiği esprili şarkılardan olsa gerek. Oyuncumuz bıyıklarını düzelterek etrafta caka atarken, bir genç kadın yanına geliyor. Sonradan öğrendiğime göre, bir sahne sanatçımızın başarısında büyük hakkı olan bir genç kızımız bu. Onlarca araya soktuğu kişilerin hiçbiri kendisini jönümüz ile tanıştırmaya yanaşmıyor. Aynı dizide oynadığı kadın sanatçı bir şekilde ortam yaratıp, kıvranan bu sevimli kadını jönümüz ile tanıştırıyor. ‘Klasik başarı ve hayranınızım’ lafları ortama ters. Fakat ağzından bu cümleleri saydırıveriyor genç kız. Jön umursamaz bir tavırla başını sallayıp, gayet şımarık bir tavırla, “Nereden çıktı bu abla?” dercesine, zorla bir yamuk gülüş atıyor.
 
Kız tüm bu heyecanı ile bir selfie teklif ediyor. İşte film burada kopuyor. Jön müziği de bastıracak şekilde, “Yok yok!  Ben selfie’ye karşıyım! İstemem! Kapat telefonunu!” diye tersliyor. Kız kırgın ve stresli. Üzgün bir şekilde sokağa atıyor kendini. Yanındaki kızlar da gülme krizinde. Yakışıklıyı kınayan, biraz uzağındaki insanlar.
 
Bazı konuşmalar duyuluyor: “Bu yükselişin düşüşü de var. Bu kafayla gidersen, sevenlerini bugün böyle terslersen, yarın üzülebilirsin be çocuk! O filmlerin gişe satışı iyi olsun diye, çok beklersin.”