Gazetevatan.com » Yazarlar » Doğru bit pazarına

Doğru bit pazarına

25 Ocak 2015 Pazar


Gene sevimsiz bir Pazar yaşıyorum. Bir sağa bir sola yatma, dönme hallerindeyim. İçimden pek de bir şey yapmak gelmiyor. Telefonum öyle çalıyor ki... Genelde Pazar günleri telefondan uzak yaşama kararımı, arkadaşım Ahmet bozuyor. Israrlı arayışlarından sonra, şöyle bir emirle karşılaşıyorum, “Bit Pazarı’na gidiyoruz. Hazırlan.” Uzun zamandır arkadaşız ve birbirimize her türlü nazımız geçer. Şöyle bir kendime gelip, hazırlanmaya başlıyorum. 

Ahmet, onu tanıdığım günden beri beni, “yaşayan” o eski eşyalar arasına sürükledi. Şimdilerde Hasanpaşa’ya kaldırılan Kadıköy’ün o ünlü Altıyol’daki pazarı Salpa’da az vakit geçirmedik. O dönemlerde bir bildiğim de, Eminönü’ndeki Pala’ydı. Amerikalı askerlerin sattığı botlar, montlar dışında, uzun yakalı gömlekleri orada bulurduk. Sonrasında Salpa favorimiz oldu. 

Burada aklınıza gelebilecek her şey vardı. Nasıl oluyorsa? Parfümlerden tutun,harika pantalonlar, teknolojik tonla şey, moda olan kürk yakalı deri paltolar ve montlara kadar her şey... Saatlerce dolaşıp, üstünde ufak tadilatlarla oynayabileceğimiz ne varsa, toparlardık. Sonra doğru, kuru temizlemeye...    

80-90’ların bulduğumuz tüm plakları arşiv yapardık. Ona katılamadığım günlerde nasıl olursa Ahmet, ünlü tasarımcıların kıyafetlerini yakalar, bir define bulmuşçasına bize haber verirdi. Üstüne uymasa da, birimizin elbet bir gün işine yarar diye, alıverirdi.Daha sonraları, Dolapdere’deki bit pazarına gitmeye başladık. 

Eskiye bağımlı insanlar

Bomanti’deki bit pazarı, Dolapdere’ye göre daha seçkin parçalardan oluşuyor. Dolapdere’de daha ucuz parçalara sahip olabilirsiniz. Ama Feriköy’de bu işe gönül vermiş, işin uzmanları tarafından toparlanan seçkin parçaların arasında geziyorsunuz. Daha profosyonel bir hava içersinde. Tezgah sahipleri ellerindeki ürünlerin kıymetini öyle iyi biliyor ki. Bazen soru sorarken çekiniyorsunuz adeta... Evini buralardan düzen birçok arkadaşım var.  

Tabii paraya kıyanlar, Çukurcuma esnafını da sıkı takip ediyor. Eskiye bağımlı bir sürü insan ile orada bir araya geliyorsunuz. Bazı ünlüler de gözünüze çarpıyor. Bir tezgah sahibi, “Burası çok popüler. En iyiler buraya geliyor dersem, yalan olmaz. Aslında işini bilenler desek daha mantıklı olur. Gelen ünlünün haddi hesabı yok. Fiyatlar da ondan fazla” diye anlatıyor. Çıkan haberler sayesinde daha da popüler hale geldi burası. Burada Cumartesileri organik Pazar da kuruluyor. Müşterilerin ilgisi haddinden fazla ve hak ediyor.  

Beyazıt Çınaraltı’nda, Eminönü Rüstempaşa Camisi arkasında, Sancaktepe’de, Samandıra Oto Satış Pazarı’nın içinde, Kartal Açık Oto Pazarı’nda da bitpazarı kuruluyor. Buralarda “nostalji çarpması” falan gibi bir şey yaşıyorsunuz. Gerekli, gereksiz eşyalar arasında kaybolup gidiyorsunuz. Kendinizi alışveriş yapmadan tutmanız zor. Eliniz ister istemez bir şeylere gidiyor. Tezgahlarda gördüğünüz hemen her şey sizi geçmişe götürüyor. Anılarınız ile yüzleşiyorsunuz. Eski günlere doğru yolculuğa çıkıyorsunuz.