Gazetevatan.com » Yazarlar » Murathan Mungan’ın evinin hikayesi...

Murathan Mungan’ın evinin hikayesi...

19 Temmuz 2014 Cumartesi


 

Tatil dönüşlerinde uzun yol, canınızı çok sıkar. O yollar, indiler, bindiler bitmez. Okursunuz, dinlersiniz, gözünüzü kapar hayaller bile kurarsınız, pencereden etrafı seyredersiniz. Ama yetmez, konuşmak istersiniz. Benimle aynı duyguları meğersem yanımdaki yolcu da hissedermiş. Ne güzel. Başladık konuşmaya. Konu konuyu açtı. Hatta konu nasıl buraya geldi, ben de şaşırdım. Bir arkadaşından duyduklarını bana anlatmaya başladı. Tesadüfün böylesi. Bakın, uzun yoldan dedikodunun dibine nasıl vurduk. Tabii bir iki Google araştırmasından sonra dedikodunun içi aşağıdaki gibi nasıl çıktı...
 
Ünlü yazarımız Murathan Mungan’ın Cihangir’deki evine günün birinde bir falcı gelir, adım attığı anda da ‘Siz gidiyorsunuz bir buçuk sene içinde bu evden. Anadolu yakasında, bahçe içinde tek katlı bir evin bahçesinde gezerken görüyorum sizi‘ der. Yazar, ‘Vallahi beş kuruş param yok, hayalimi okumuş olmalısınız’ diye cevap verir. Falcı ‘Ben gördüğümü söylüyorum, sizi orada bekleyen var’ der. Mungan, falcının söylediği gibi uzunca bir süre sonra Anadoluhisarı’ndaki evi satın alır.
 
Çıkmaz sokaktaki bu evi 2010 yılında satın aldıktan sonra, renovasyon yapmaya karar verir. 1960 tarihinde inşaa edilmiş bu müstakil ev, bahçesinde ağaçları olan ve ormandan gelen esinti ile sakın ve huzurludur. Evi alırken en çok bahçesinden etkilenir. Özellikle uzun ceviz ağacından. Bir de mahalleliden duyduğu hikayeden.
 
Vejetaryen olunca bahçesinde kendi sebzelerini yetiştirir
 
Mungan viran haldeki betonarme yığma binayı satın aldığında, eski sahibi merhume Hatice Hanım’ın edebiyat öğretmeni olduğunu, mahalledeki çocuklarla ve gençlerle kitaplarını paylaşarak onları okumaya teşvik ettiğini de öğrenir. Bu ilginç tesadüfle satın aldığı eve daha da bağlanan Mungan, yapının renovasyonu için ortak arkadaşları vasıtasıyla sağa sola haber verir. Uzatmayalım, ev için anlaşmalar yapılır.
 
Çıkmaz sokakta olan evin içine ve bahçeye girmek, inşaat için gerekli olan malzemeleri yığmak ve araç gereçleri sokmak o kadar zordur ki, bahçedeki ağaçları tek tek kesmeye başlarlar. Neredeyse hiçbir ağaç kalmayacak şekilde resmen talan edildiğini gören komşular Mungan’a ulaşır. “Bahçenizde tek bir ceviz ağacı kaldı” derler. Bunu duyan Mungan çılgına döner. Hemen inşaatı durdurur. Tabii ekibi de gönderir...
 
Ardından yeni anlaştığı profesyonel bir mimarlık ekibi ile bahçeye yeni ağaçlar dikilir. Portakal, mandelina, limon, ayva, erik, manolya, nar, kiraz, zeytin, çam, ıhlamur, hurma, elma, kamelya, açelya, defne ağaçları özenle güneş ışının yönü hesaplanarak yerleştirilir.
 
Ev nerdeyse özünü koruyarak baştan yaratılır. Yazarın tek başına yaşayacağı ev için, duvar bölüntüsüz açık plan sistemini uygulamak, bodrum katı işler hale getirmek ve minimum bakım maliyetine sahip bir kullanım alanı yaratmak, tasarım kararlarını yönlendiren temel unsurlar olarak belirlenir. Mungan, tam bir yıl süren inşaattan sonra, 2011’de yeni evine yerleşir.
 
Bahçesinde, vejetaryen olan Murathan Mungan’ın kendi sebzelerini yetiştirebileceği bir alan bile kurgulanır. Yazarın bahçesinde, ormandan gelen esintileri hissederek ve ceviz ağacının gölgesinde en güzel eserlerini yazıyor. İşte, dünya küçük derler ya, o misal... Biz de yol arkadaşımızın yalancısıyız...