Gazetevatan.com » Yazarlar » Tatillerin en güzeli programsız yapılanı

Tatillerin en güzeli programsız yapılanı

12 Temmuz 2014 Cumartesi


 
 
Ani bir kararla bavulumu hazırladım. Şans bu ya! Uçak biletimi almaya hazırlanırken, telefona mesajlar gelmeye başladı. Uzun zamandır görmediğim arkadaşlarım, “Güney’de toparlanıyoruz. Hadi bize katıl” diye üsteliyordu. Oysa, bu yıl asosyalliğin dibine vurmak, kıyı köşede sadece deniz güneş faslı yapmak istiyordum. Program güzeldi: Fethiye Ölüdeniz. Ardında Patara, Kalkan, Kaş ve hayran olduğum Yunan adası Meis... Bilet alındı. Dalaman’da görüşmek üzere sözleşildi.
 
Uykusuz bir sabah yolculuğu ile Dalaman Havaalanı’na vardığımda, daha önce rahatsız olduğum bir şeyin aynen devam ettiğini, değişmediğini gördüm. 
 
Tüm çevre tatil merkezlerine 10 TL’ye ulaşım sağlanırken, neden hâlâ Kaş civarına bu servislerin konmadığını anlayabilmiş değilim. Taksiciler bu yola 260 lira fiyat biçiyor. Bu pek de yabana atılır bir para değil.
 
Bir saat sonra Fethiye merkeze, ardından Ölüdeniz’e varışımız 20 dakika sürdü. Fethiye’de uzun zaman önce bulunmuştum. Ama gözle görülür bir şehirleşme söz konusuydu. Hatta birkaç alışveriş merkezi de gözümüzden kaçmadı. Otelimiz merkezde... Küçük, sevimli, daha çok yerli turistlerin kaldığı, özellikle ailelerin tercih ettiği bir yer.
 
Ölüdeniz, sanırım kıyı şeridinin,  plajlarının sığ olamasından, belki de deniz sıcaklığının yüksekliği yüzünden, çocuklu  aileler tarafından tercih ediliyor. Özellikle  İngiliz ve kuzey ülke turistlerinin 
yoğunluğu fark ediliyor. 
 
Fazla “action” seven arkadaşımız, “Buraya kadar gelmişken, Babadağ’da yamaç paraşütü yapmadan dönmeyelim” diye tutturdu. Organizasyon dışında kaldım ve izlerken bile ürktüm. Yükseklik korkum var. 200 lira verip, 2000 metre yüksekten, profesyonel ekiple, dağdan aşağı süzülüyorlar. Havada sabah akşam rengarenk onlarca paraşüt... Çektikleri fotoğrafları hemen sosyal medyada paylaşıp, havalarına da hava katıyorlar. 
 
Dolunayda beyaz partiler ünlü
 
Gece hayatının bize önerilen yeri Hisarönü’ydü. 15 dakika uzaklıkta olan, biraz Bodrum Gümbet’i andıran barlar sokağında kısa bir tur attık. Burada popüler ne olduğunu da böylece öğrendik. Barda dans eden garsonlar hatta aşçılar ve Latin Amerikan şarkılarla, oryantal kostümü giyip dans eden, yabancı kızlar... Dikkatimizi çeken bir başka şey ise, Ölüdeniz ve Hisarönün’deki India ve Chianas restauranların şaşırtıcı derecede fazlalığı oldu... Meşhur kebapçılarımızın yerini onlar almış gibi. Ölüdeniz’deki Help Clup’ın ise pizza ve hamburgerleri ise bir harika. Orijinal dekoru ile yaptıkları cazdan, rock’a canlı müzik geceleri de keyifli. Karaoke barlar ve enteresan hatta çözemediğimiz eğlence anlayışının içinde Buzz Beach Bar bir numaraya yerleşiyor. Harika mönüsü ve muhteşem tatlıları dışında Ölüdeniz’in kumsallarının manzarası eşliğinde üst bölümdeki kulüp kısmı ise güneydeki birçok yere taş çıkartırcasına alkışı hak ediyor. Her dolunay zamanı beyaz partisi ile de Fethiye ve Ölüdeniz civarından gelenlerle dolup taşıyor.
 
Bir gün sonra, saat 17.00 gibi, sahilde güneşlenirken, bir görevli yanımıza geldi ve “Saat 18.00’de kapatıyoruz” dedi. Güneş bizi neredeyse 20.00’den önce bırakmıyor. Nedenini sorduk. Sabah erken açtıkları için, akşam erken kapattıklarını söyledi. Hadi bize neyse de... Ya o turistler? 
 
Erken kapanan beachlere çözümü  halk plajları getirmiş. Orada size karışan yok... Sanki “erken kalkan yol alır“ lafı burası için söylenmiş gibi, hayat gece bir gibi burada bitiyor. Yarın; Fethiye ve civarında bizi neler bekliyor!