Gazetevatan.com » Yazarlar » Pınar Kür’den on yıl sonra yeni roman

Pınar Kür’den on yıl sonra yeni roman

17 Eylül 2016 Cumartesi

Tabu yıkan eserleriyle edebiyatımızda yer etmiş olan bir yazar Pınar Kür... 10 yıl aradan sonra kaleme aldığı “Sadık Bey” romanını okurken aklıma sık sık Türkiye geldi...


Asılacak Kadın, Yarın Yarın, Cinayet Fakültesi ve diğerleri... Pınar Kür, kaleme aldığı tabu yıkan romanlarıyla her daim edebiyatımızın dikkat çekici ve özel yazarlarından oldu. Onu bu denli özel kılan, ele aldığı konuların sadece toplumun sansür anlayışına yönelmiş olması değil aynı zamanda edebiyatın oto sansürlerini de ortaya çıkarmasıydı. Bu nedenle hep tartışıldı, hep konuşuldu.

Son romanı “Cinayet Fakültesi”nin üzerinden ise tam 10 yıl geçti. Onu bu kadar uzun süre edebiyattan uzak tutan ise, hepimizin üzerine bir toz bulutu gibi çöken halsizlik ve peşini bırakmayan sağlık sorunları, kazalardı. Neyse ki, Pınar Kür’ün sadece kalemi değil kendisi de mücadeleci biri olduğu için yaşadığı sakatlıkları bir bir atlattı ve “Sadık Bey” romanıyla okurlarına kavuştu. 

 

Sıradan bir kaybeden

“Kimdir bu Sadık Bey?”, diye sorarsanız, hemen söyleyeyim; herhangi biri. Her gün işyerinde, yolda, kafede gördüğümüz sıradan bir kaybeden.

En büyük özelliği, günümüze, ayak uyduramamış, değişimi gözlemlemeyi aklına bile getirmemiş, kazık yiyebileceğini aklının ucuna dahi getirmeyen biri. Her türlü acı ve yıkıcı olayın geçmişte kaldığını, bunların geleceğe hatta şimdiye etkisinin olmadığını sanan... Hep kendi acısını hissetmiş, karşısındakinde nasıl yıkıcı etkiler uyandırabileceğini hatta kuyruk acısı yaratabileceğini aklına bile getirmemiş. Getirmemiş ama hayat öyle değil. Bu yüzden de paspas altına süpürdüğü ne kadar çıkmaz sokak varsa hepsi bir gün karşısına dikiliyor. O kadar gerçeklikten kopuk ki, her şey tüm çıplaklığı ile gözlerinin önünde cereyan etmesine rağmen, yüzüne vurulana kadar da fark etmiyor.

“Sadık Bey”i okurken sık sık aklıma Türkiye geldi. Onun her türlü sorununu görmezden gelişi, kendine acıması ya da acılarından  kaçması...

İlk bakışta birey romanı gibi görünen “Sadık Bey”, bu yüzden satır aralarında bizlere toplumsal bir okuma sunuyor ve nasıl her şeyin “biz yaşarken olduğunu” bir kez daha anlatıyor.