Gazetevatan.com » Yazarlar » Rock ve modern şefkatin sezonu

Rock ve modern şefkatin sezonu


 İndirimler bitmek üzere ve sonbahar-kış sezonu vitrinlere çıkmaya başladı. Peki bu sezon bizi neler bekliyor. İşte Levi’s ® ve United Colors of Benetton’un koleksiyonları..

80’lerin sonu... Türkiye yeni yeni dışa açılan bir ülke. Giyim- kuşam bugünkü gibi kolay değil. Yerli markalar sınırlı. Her mahallede bir terzinin olduğu günler... Elinden dikiş gelen komşuların evlerinden sürekli dikiş makinesi sesinin duyulduğu... Hal böyle olunca da her gardırop sınırlı. Burda dergisinin verdiği örgü modelleri, kalıplar elden ele dolaşıyor.

Derken, dışa açılıyoruz ve bir anda 90’ların başında “Jean”ler moda oluyor. Hele hele Levi’s ® 501 kelimenin tam anlamıyla bir statü simgesi oluyor. 501’in mi var, üstüne giysen önemli değil.

O günden bu yana çok şey değişti. Artık bir zamanların pazar fiyatına ürün satan “demokratik markalar” var; her sınıftan, her kesimden insanı buluşturan. Yerli tekstil ise alıp başını gitmiş durumda. Artık şık olmak sadece biraz mesai ve yaratıcılık meselesi.

Ama bu süre içinde Levi’s ® 501 şöhretinden de değerinden de hiçbir şey yitirmedi. İndirimlerde etiket fiyatı çok az değişti, tek tük outlet’lerde görüldü. Öyle ki, hala ABD’ye gidenlerin sipariş listelerinin en üst sırasında yerini koruyor.

Vintage, modern ve kişisel Bu durum Levi’s ® ’in yeni sezonu için de geçerli. Bunun en önemli nedeni de “Good Life” temalı yeni koleksiyonun vintage bir tarzı olması. Zira, Levi’s ® güvenlik için özgürlüklerden taviz veren ve savaş seslerinin yayıldığı günümüz dünyasına inat tekrar 60’lar ve Rock diyor. Hatta Ramones ve Debbie Harry tarafından giyilen, Rolling Stones’un Sticky Fingers albüm kapağını da süsleyen efsanevi 505C Levi’s ®  tasarım ekibi tarafından tekrar yorumlanarak daha Modernize edildi. Tasarım ekibinin, Levi's ® 'ın vintage jean'lerinden esinlenerek tasarladığı bir diğer model ise, Wedgie. Kadınların Jean giymesini daha kolaylaştıran ve şıklaştıran modelin en önemli özelliği; 501 estetiğini yansıtırken bel ve kalçaların rahatlığına vurgu yapması.

 
Tüm bunların yanı sıra, Tailor Shop köşelerinde eskitme, onarma, yama yapma, inceltme gibi hizmetlere de yer veriliyor.

Yani isterseniz jean’inizi kişiselleştirebilirsiniz.

ANNE ŞEFKATİ VE GENÇ KIZ MODERNİZMİ

Bir diğer 60 ve 70’ler rüzgarı estiren marka da United Colors of Benetton. 2016 sonbahar – kış sezonuyla ilk kez mağazalarda yer alan “Clothes for Humans” koleksiyonu, her sabah gardırobun önünde kıyafet seçerken duygularımıza da hitap etmeyi amaçlıyor. Malum, kimi zaman bir kulaşın tende yarattığı şefkat duygusu şıklığın önüne geçebiliyor. Bu nedenle United Colors of Benetton, bu amaçla yani insanların kendilerini en iyi şekilde yansıtabilecekleri üç seri sunuyor. İş yaşantısı ve özel anlar için Dress Up, rahatlığı ön planda tutan rafine tarzıyla Dress Down ve sportif bir üslubu olan Dress to Move. Ama hepsinde bir anne şefkati ve genç modernizmi var. Trikoların, örgülerin, ponponların öne çıktığı kumaşlar hem vintage bir tarza sahipken hem de modern kesim ve renkleriyle yenilikçi bir anlayışı birleştiriyor. Böylece de karşımıza sanki annemizinden kalmış bir elbiseyi modern hayatın dokunuşları ile yeniden yorumlamışız gibi bir stil ortaya çıkmış. Açıkçası tam benim sevdiğim gibi. Geçmiş ve geleceğin şimdide de buluşması.


Dress Up serisinin en önemli özelliği 1963 yapımı The Prize filminin modern caz esintili Stockholm atmosferini yansıtıyor olması. Kaşmir ve ipek gibi doğal malzemelerin modern bir siluette buluştuğu seri son derece sofistike bir görünüm de sergiliyor. 1960’lar tarzın desenli gömlekler, damla dekolteleriyle resmi olduğu kadar kadınsı da. Desenli kazakların ve mikro baskılı gömleklerin üzerine giyilebilecek bol jileler, diz üstü mantolar ve süet deri karışımı “clutch”lar ise kombinlerin tamamlayıcısı niteliğinde. 70’lerin ince ve keskin hatları, parlak renkli işlemeli trikolar ve balıkçı yakalarla birleşmiş.


Günün her saatine uygun olan Dress Down ise United Colors of Benetton’un klasik İtalyan felsefesiyle hazırladığı pratik ve rafine bir seri. Yumuşak hatlar, camgöbeği, hardal, mürdüm, macenta renkleriyle örgüler balıkçı ve polo yakalarla, püsküllü pançolar ve kocaman atkılar ise kloş elbiselerle buluşuyor.

Geridönüşümlü jean’ler, degrade yün mantolar, çarpıcı renkli elbise ve mini eteklerde kullanılan çevreci deriler, 70’lerin moda anlayışına minimalist bir yorum katıyor. Yaka ve kolları farklı renkte bol kesimli kazak, bele oturan yumuşak keçe ceket ve bol paça pantolonlar, kadınların günlük hayatının kurtarıcaları olacak. Erkeklerde ise rahat ve şık ceketler, parlak renklerde yumuşacık sıfır veya balıkçı yaka kazak, denizci tarzı kısa bir palto ve dar kesimli pantolonlarıyla rahat ve klasik şıklığı yansıtıyor.

Kolesyinonun son serisi Dress to Move ise, sportif ve şık parçalardan oluşuyor. Scuba kumaşı, incecik neoprenler ve doğal denimlerle; dijital baskılı kareli gömlekler... Maksi spor elbise veya 70’lerin tarzı tenis eteğinin üzerine giyilecek neopren bir bomber ceket… Özetle; United Colors of Benetton yine çok renkli, çok kimlikli.