Gazetevatan.com » Yazarlar » En iyi parfüm bu kitapta

En iyi parfüm bu kitapta


Patrik Süskind “Koku” romanında, eşi benzeri olmayan sosyopat bir katilin hikayesini anlatır. Ancak onu diğer insanlardan ayıransa sosyopat ve katil olması değildir. Zira dünya üzerinde milyonlarca sosyopat ve katil vardır. Ama Jean-Baptiste Grenouille’ün hiç kimsede görülmeyen, görülemeyecek bir koku alma yeteneğine ve hafızasına sahiptir.

Formülü sır gibi saklanan sofistike bir parfümün bileşenlerini ve oranlarını çözmek için şöyle bir koklaması yeterlidir. Ya da yıllar önce kokusunu aldığı bir insanın öteki mahalleden geçtiğini fark etmesi için de hafif bir rüzgarın esmesi... Ve ne tuhaf ki, dışarından bakıldığında neredeyse görünmez kadar silik olan bu adamın kendi kokusu yoktur ve o çok iyi bir parfüm uzmanıdır.


“Koku”yu ne zaman okudum, tam hatırlamıyorum. Çünkü birçok kez okudum. Daha da okuyacağım. Zira sadece romanın alegorik yapısının anlattığı değil aynı zamanda kokuların o gizemli, çekici, bazen hüzünlü, bazen fıkır fıkır dünyasının yaydığı o düşsel koku hala başımı döndürüyor.

Bu yüzden kokularla ilişkimizi ele alan Vedat Ozan’ın “Kokular Kitabı”nı merakla okumuştum. Kokular dünyasına bilimsel ve bir o kadar da keyifli bir üslupla yaklaşan bir kitaptı bu. Kokunun hayatımızdaki yerini anlatıyordu ve yer bir gül gibi çok katmanlıydı. Buna rağmen kitap, “koku” dendiği an modern dünyada yaşayan bir kadının aklına hemen gelen parfümleri kapsamıyordu.

“Kokular Kitabı II, Parfümler” tonlarca çiçeceğin, bitkinin, baharatın, esansının türlü türlü oranlarda bir araya gelmesiyle türeyen parfümlerin hikayesini mitolojiden kültürel tarihe, kimyadan ekonomi-politiğe, edebiyattan sinemaya kadar her alanda ele alıyor ve tatlı tatlı anlatıyor.

Mesela bugün bir klasik olan Chanel 5’in hikayesini okurken aynı zamanda Nazi İşgali altındaki Paris’i, Coco Chanel’in SS sevgilisiyle ilişkisini, dönemin istihbarat sistemini, parfüm üretiminin ve ticaretinin temel meselelerini de öğreniyorsunuz. Ya da günümüz parfümlerinin neredeyse bir yemek masası gibi koktuğunu! “Bugünün parfümlerinde sıkça şeker, baharat, tropik meyveler, vanilyalar, çikolatalar gibi soframızda yer alan pek çok koku noktası kullanılıyor. 90’ların başından beri parfümörler, bize kokusal tatlı tabakları sunuyor. Bu kulvarın en çarpıcı örneği, Theierry Mugler’in ilk kadın parfümü, hayallere dayalı pazarlama dünyası için bile oldukça sıradışı bir parfüm olan Angel!” Veya Yves Saint Laurent’in ünlü parfümünün nasıl Opium yani afyon adını alışını ve şişesine Samurayların ilaç ve afyon tabletlerini koydukları “inro”nun ilham verişini...

Ozan’ın kitabı hakkında, bıraksanız sabahlara kadar yazabilirim. İşin özü ise şu: Bu kitap parfümlerin adeta esansı olmuş. Yani Vedat Ozan parfümle ilgili tüm bilgileri toplayıp bir kazana koymuş, posasını atmış ve kalan o “damla”yı yani işin özünü en güzel, en çekici haliyle sunmuş. Bu yüzden “Kokular Kitabı II Parfümler”, hangi sayfasını açarsanız açın, ya da hangi cümleden başlarsanız başlayın baş döndüren bir çekiciliğe sahip, sizi hemen kendine çekiyor.