Bugün varolan mesleklerin yarısı 10 yıl içinde yokolacak

26 Temmuz 2018 Perşembe - 15:55 | Son Güncelleme : 26 07 2018 - 16:02

Çağımızda eğitim sistemlerinin sürekli güncellenmesi gerekliliğine dikkat çeken Oğuzkaan Koleji Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim Uzmanı Hatice Yılmaz, dünya'da yaşanan hızlı değişimlere ayak uydurabilmek için eğitim sistemlerinin çağın gerekliliklerine uygun değişim ve gelişime ihtiyacı olduğunu söyledi.


Bu nedenle ülkemizde de çocuklarımızı geleceğe hazırlamak için yapılacak yenilikleri sistem değişikliği olarak değil güncelleme olarak değerlendirmemiz gerekmektedir. Yaşamakta olduğumuz endüstri çağı günümüz mesleklerinde ve meslek anlayışında büyük değişimlere neden oldu. Bilim insanları önümüzdeki 10 yıl için de bugün var olan mesleklerin en az yarısının ya yok olacağı ya da tamamen değişeceğini düşünüyor.

Ülke olarak bizim de çocuklarımızı geleceğe bilinçli hazırlamamız gerekiyor. Okul türlerinden müfredat dağılımına kadar pek çok alanda yeniliğe ihtiyaç var. Örneğin; Meslek Liselerimizin hangilerinin gerçekten iş dünyasının değişmesi ihtiyacına cevap verdiğinin ve gerekli olduğunun sorgulanması gerekiyor. Ayrıca çok sayıda üniversite mezununun bulunduğu Turizm Meslek Lisesi, Ticaret Meslek Lisesi, İletişim Meslek Lisesi gibi liselerde verilen mesleki eğitimi ön lisans okullarına kaydırılması öğrencilerin mesleği daha bilerek seçmelerini sağlayabilir.

Değişim rüzgârından en çok etkilenecek alanların başında öğretmen öğrenci ilişkisi ve öğretmenlik mesleğinin kapsamı olacak. Anlatıp geçen değil, araştırmaya, öğrenmeye, uygulamaya yönelten, ulaşılmaz değil öğrencisini tanıyan, anlayan, onun dünyasına girebilen ve öğrencisine rehberlik edebilen öğretmen çağı yakalayabilecek. Çağımızda öğrenci istediği bilgiye istediği anda ulaşabilen ve bilgiyi kendi öğrenme stiline uygun olarak öğrenmesini programlayabilen öğrencinin öğretmene ihtiyacı kalmadı. Bu nedenle öğretmenlerimizin kendilerini çağın gereklerine göre yenilemeleri, bakanlığımızdan bu konuda belirli sertifika programları ile öğretmenlerini desteklemesi olmazsa olmaz gereklilik haline gelmiştir.

Okul müfredat programlarının da çağın gereklerine göre yeniden düzenlenmesi ayrı bir zorunluluk.İş dünyasının eğitim sisteminden beklentisi “bilen değil yapabilen” insan yetiştirilmesi. Çocuklarımızın yapabilen olarak yetişmesi için eğitim programına bütüncül bakıp, öğrenciye öğrendiği bilgiyi günlük hayatta nasıl kullanabileceğini sorgulatmaya ve uygulatmaya yöneltecek bir öğretim uygulaması değişikliğine ihtiyaç var.

Geleceğin dünyası teknoloji üzerine kurulu. Çocuk hangi mesleğe yönelirse yönelsin bilgisayarın kullanılmadığı bir dünya olmadığı gibi, kodlama-robotik yazılımının bilinmediği bir iş dünyası da olmayacak. Dolayısıyla zorunlu seçmeli derslerin dağılımının da çağın gereklerine göre değişmesi gerekmektedir.

Zorunlu derslerinin azaltılıp seçmeli derslerin çoğaltılması okul türlerinin de kendiliğinden azalması sonucunu doğuracağı gibi öğrenciye istediği alana yönelme şansı da verecektir. Dolayısıyla böyle bir sistemde öğrencinin hangi liseye devam ettiğinden çok okulda zorunlu derslerin dışında hangi seçmeli derslerin olduğu önemli olacaktır. Değişimden beklentimizin bu kadar yüksek olmasının nedeni de Sayın Milli Eğitim Bakanımızın direktör olarak içinde olduğu Tedmem tarafından yayınlanmış olan “Ulusal Eğitim Programı 2015-2022” kitabıdır. Kısaca çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için en az eğitim kadar değişim de şart.

ETİKETLER

Hatice Yılmaz eğitim