comScore

Bu yiyeceklere neden karşı koyamıyoruz?

11 Mart 2017 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 11 03 2017 - 2:30

Karbonhidrat, yağ ve şeker açısından zengin olan besinler beynin yapısını değiştirebiliyor.


Araştırmalar ise bu tür gıdaların mutluluk duygusunu da artırdığını gösteriyor. İşte vazgeçemediğimiz o besinler...

Kafeinle kendimizi ödüllendiriyoruz!

Araştırmalar, kahve bitkilerinin çiçeklerine beslenmesinden kaynaklanan kafeinin, çiçeklerin kokusunu hatırlama yeteneğini artırdığını gösteriyor. Kafein, muhtemelen ödül duygusunu güçlendirerek insan hafızasını etkiliyor: yani ilgili besini tekrar tatmak istiyoruz. Kahve, şeker ve krema bu deneyimi daha da güçlendiriyor.

Tuz gıdayı lezzetli hale getiriyor ama...

Gıdayı daha lezzetli hale getirme kabiliyeti, tuza cazibe kazandırıyor. Sodyum iyonları da damak zevkimiz üzerinde çalışıyor. Ancak abartmamak da fayda var. Çünkü tuz kan basıncımız için ideal değil.

Çikolatayı reddetmek neden çok zor?

Bu durum kısmen çikolata ve kremanın kremsi viskozitesinin dil üzerinde eriyip pürüzsüz hissettirmesi ile ilgili. Dildeki dokunmatik alıcılar bunu tespit ediyor, doku böylece etkili bir şekilde bir zevk olup, beynimizin zevk merkezlerinde harika hislere neden oluyor.

Yoğurt ömrünüzü uzatacak

Yoğurttaki “lactobacillus bulgaricus” bakterileri bağırsaklardaki iltihaplanmayı azaltarak kalp hastalığı ve kanser gibi sorunların önüne geçebiliyor. Yoğurttaki canlı bakterilerin vücuda faydası bilimsel olarak kanıtlanmış durumda.

Küçük bir peynir neden çok güzel?

Peyniri tadınca aroma bileşikleri burnun arka kısmına girer ve koku algılanır. Bunun nedeni, aromaların harekete geçerek, koku alıcısını tetiklediği bir mekanizmaya sahip olmamızdır. Beyin dildeki kremsi tadı kokuyla birleştirir ve tecrübeyi zevkle değiştirir.

Balık ve omega 3 ikilisi...

Vücudumuzda üretemeyeceğimiz iki tür yağ var: Omega 3 ve omega 6.  Bu yağları gıdalardan almalıyız. Omega 3 özellikle beynimiz için hayati önem taşır. Somon ve uskumru ciddi bir omega 3  deposudur.

Umani deposu domates

1985’e kadar sadece tatlı, tuzlu, ekşi, acı olmak üzere 4 temel tat kabul ediliyordu. Umani yakın geçmişte keşfedildi. Bir cins aminoasitli, et, balık, sebze ve peynir gibi süt ürünlerinde bulunan tuzlu baharatlı ama asla kesin olarak tanımlanamaz hoş bir tat olarak kabul ediliyor. Domates glutamat bakımından özellikle zengin.  

ETİKETLER

Yorum Yazın
Gönder
Yorumlar
    Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...