Bu bilgiler ilk kez ortaya çıktı: Asker içerisinde uyuyan hücrelerimiz var!

AA |  23 Ekim 2016 Pazar - 11:51 | Son Güncelleme : 23 10 2016 - 16:49

Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik soruşturma kapsamında, 2015 yılının Kasım ayında ifadesi alınan gizli tanığın, örgütün düzenlediği gizli toplantıların içeriğinden darbe planına kadar FETÖ ile ilgili kamuoyuna yansımayan bilgiler verdiği ortaya çıktı.


 
AA muhabiri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar  Bürosu’nca, FETÖ'ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, bir gizli tanığın 25  Kasım 2015'te alınan ifadesinin detaylarına ulaştı.
 
 
Gizli tanık, üniversite yıllarında tanıştığı örgütün çeşitli  kademelerinde görev aldığını, mezun olduktan sonra da tamamen içlerine girdiğini  anlatarak, "Ben ve benim gibiler ilk yıllarda vatan, millet, din duyguları ile  cemaate hizmet etti." dedi.
 
Türkiye'de öğretmenlik yaptıktan sonra yurt dışında bu yapının açtığı  okulda görevlendirildiğini belirten gizli tanık, görevi sırasında, cemaatin  ismini kullanarak, Türkiye'den gelen cemaate ve başka yapıya ait insanları,  çalıştığı ülkedeki iş verenler, ticaretle uğraşanlar, devlet başkanları, bakanlar  ve üst düzey kamu görevlileriyle tanıştırdığını söyledi.
 
Gizli tanık, uzun yıllar bu yapının içerisinde kalması ve başarılı  çalışmaları dolayısıyla "mütevelli heyeti"ne dahil edildiğini dile getirdi.
 
Uzun süre görev yaptıktan sonra gerek Türkiye'de gerekse çalıştığı  ülkede bu yapıya ait üst düzey yöneticilerin vatan, bayrak, din değil, başka bir  amaç peşinde oldukları anladığını ve bazı hatalarını sorgulamaya başladığını  anlatan gizli tanık, bu yapıdan koptuğunu iddia etti.
 
Örgütün toplantıları
 
Mütevelli heyetine üst rütbedeki ''imamların'' alındığını, bu heyetle,  bazen Türkiye'de, bazen Amerika'da, bazen de başka ülkelerde toplantıların  yapıldığını anlatan gizli tanık, 2014 yılı Aralık ayında Fatih Üniversitesi  Kampüsünde mütevelli heyetinin toplandığını, başkanlığını da FETÖ soruşturmaları  kapsamında firari olarak aranan Mehmet Ali Şengül'ün yaptığını söyledi.
 
Gizli tanık, toplantıya, yapının üst düzey yöneticileri olan ve FETÖ  soruşturma ve davalarında firari olarak aranan Mustafa Özcan, Suat Yıldırım,  Mustafa Günay, Mehmet Ali Büyükçelebi, Yakup Kara, İrfan Durmaz (mali heyet  başkanı), Şerif Ali Tekalan ile Kimse Yok Mu Derneği Genel Müdürü'nün de  katıldığını, ayrıca 2015 yılı Haziran ayında da İstanbul Ümraniye'de mütevelli  heyetinin toplandığını ve başkanlığını yine Mehmet Ali Şengül yaptığını anlattı.
 
"Kürt iş adamlarını kullanın"
 
Gizli tanık, 30 Mart Yerel Seçimleri'nde AK Parti'nin birçok yerde  seçimi kazanması üzerine örgütün yaptığı planları anlattı. Gizli tanık, örgütün  daha önce diyaloğa geçmediği Kürt halkı üzerinden yeni yöntemlere başvurduğunu  dile getirerek, şunları aktardı:
 
"Haziran 2015 seçiminden önce, AK Parti'nin karşısında her bölgede  ikinci parti kimse onun desteklenmesi hususunda alt birimlere talimat verilmesi  kararlaştırıldı. HDP'yi, PKK yanlılığı nedeniyle halkın olumsuz karşılayacağı  dikkate alınarak, bu durumda da 'Oradaki has daireyi toparlayın, (AK Parti'nin  gitmesi için ne yapılabilir?) sorusunu onlara yöneltin, AK Parti'ye HDP dışında  başka kimse zarar veremez. AK Parti'nin de gitmesi gerekir. Bu nedenle AK  Parti'ye en yakın HDP'yi desteklemek gerekir. Bu da dini mübine yapılmış en büyük  hizmettir.' algısını yerleştirin, talep sanki onlardan gelmiş gibi olsun fikri  kararlaştırıldı.
 
'Kürt asıllı iş adamlarını yurt dışına çıkarın, onların bizim  sayemizde para kazandıklarını işleyin ve daha çok bu iş adamlarını kullanalım.'  dediler. 'Her ülke kendi lobisini kullanarak, Recep Tayyip Erdoğan'ın yolsuzluk  yaptığı hususunda algı oluşturup, ikna edilmesi asıl önceliğimiz olsun.' denildi.  TUSKON Başkanı Rızanur Meral ve Mustafa Günay'ın Arjantin, Uruguay, Paraguay ve  Brezilya dışişleri bakanlarını ziyaret ederek, bu konunun işlendiğini duydum.''
 
Örgütün yurt dışı yapısı
 
Örgütün yöneticilerinden İrfan Durmaz'ın yurt dışına görevlendirilecek  kişileri seçerek, içinde Mustafa Özcan ve Dr. Ali Ursavaş'ın yer aldığı yurt dışı  komisyonuna sunduğunu dile getiren gizli tanık, Gülen'e sunumları bizatihi "tüm  imamların sorumlu imamı" olduğunu belirttiği Ali Ursavaş'ın yaptığı kaydetti.
 
Gizli tanık, "Ben yurt dışında gördüğüm kadarıyla bazı ülke  büyükelçilerin, Paralel Yapı ile ilgili gerçek raporları Türkiye'ye vermediğini  biliyorum. Bu nedenle de cemaat yurt dışında daha da güçlendi."  değerlendirmesinde bulundu.
 
Örgüt yöneticilerinin yurt dışında karıştıkları yolsuzlukları da  anlatan gizli tanık, kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'nde bir dönem genel müdürlük  yapan Ünal Öztürk'ün derneğe gelen paraları eksik gösterdiği için görevinden  alındığını, yine Mustafa Eker'in de yurt dışından iş adamlarını gezdirerek,  örgütten habersiz komisyon aldığını ve bu bilginin de Mustafa Özcan tarafından  saklandığını söyledi.
 
"Yurt dışında cemaat, devletin önündeydi"
 
Gizli tanık, devletin yabancı ülkelere atadığı ekonomi ateşelerinin  doğru dürüst çalışmadığını iddia ederek, şunları kaydetti:
 
"Ama biz cemaat mensubu olarak çok çalışıyor ve kendi mensuplarımıza  iş bağlıyorduk. Bu halen de böyledir. Bu vesile ile oradaki devlet yöneticileri  ile irtibat sağlanarak, cemaatin daha da fazla reklamını yapıyorduk. Devletin çok  ilgi göstermediği ülkelerde bu nedenle cemaatin beyanlarına devletten daha çok  önem veriliyordu."
 
"FETÖ ile Ermeni, Yahudi, Mason liderleri hediyeleşti"
 
Gizli tanık, örgüt yöneticilerinden Mustafa Eker'in gittiği ülkelerde  Ermeni diasporasından Noray Nakış ve Mason Birliği liderleriyle "Türkiye’de şu  anda Ermenilerin bir numaralı destekçisi olarak cemaat, Ermenilere yapılan zulmün  yanlış olduğunu her zaman söyledi. Fakat Recep Tayyip Erdoğan radikal İslamcı  kafaya sahip olduğu için ve kendisini de halife ilan edeceği için bizi dinlemedi.  O yüzden bize 'paralelci' sıfatını yakıştırdı. Bizi toplum gözünde  itibarsızlandırmaya başladı" şeklinde Türkiye aleyhine konuşmalar yaptığını  belirtti.
 
Gizli tanık, şu ifadeleri kullandı:
 
"Ermeni diasporası, Yahudi lobi başkanları, Mason loca başkanları ile  Fetullah Gülen'in hediyeleşmelerine şahit oldum. Mustafa Eker'in, hem Ermeni  lobisi hem de Mason locası ile samimi olduğunu ve sürekli gizli görüşmeler  yaptığını biliyorum."
 
2015 Haziran seçimlerinden sonra
 
Gizli tanık, 2015 Haziran seçimlerinden sonra Almanya'da düzenlenen  bir toplantıda, Arjantin, Uruguay, Paraguay ve birkaç Afrika ülke saydıklarını ve  paraların buraya çıkarılmasını kararlaştırdıkalrını belirterek, ''Para  transferinde öğrencilerin hesapları kullanılıyordu. 'Devlet, Kaynak Holdinge el  koyarsa, para devlete kalmasın, kendi elimizde bulunsun.' diye parayı yurt dışına  çıkarmaya başladılar.'' dedi.
 
Gizli tanık, 2015 yılı Temmuz ayında kıta imamlarının toplandığını, bu  toplantıya yine örgüt yöneticilerinden Şerif Ali Tekalan, Mustafa Özcan, Ali  Ursavaş, İrfan Durmaz ile 15-16 kişinin daha katıldığını belirterek, "Toplantıda,  'Bundan sonra Türkiye'de imamlar toplantısı yapılmayacak, her kıta kendi  içerisinde toplanacak.' şeklinde kararlar alındı. Toplantıda yine Türkiye'de  bulunan ve deşifre olmuş imamların yurt dışına çıkarılmasına, deşifre olmamış  yeni yüzlerin Türkiye'de görevlendirilmesine karar verilmişti." dedi.
 
"Pensilvanya'da maskeli iki kişi"
 
İfadesinde Pensilvanya'da yaşadığı ilginç bir anısını da anlatan gizli  tanık, şunları söyledi:
 
"Bir defa Pensilvanya'dayken maskeli iki kişi Gülen'in yanına gelerek,  'Biz kıldığımız namazdan bir şey anlamıyoruz.' dedi. Gülen'in de 'Benim bugüne  kadar kıldığım tüm namazların sevabı ile sizin bir vakitte kıldığınız namazın  sevabını değiştirmeye var mısınız?' diye sorarak, onların yaptığının doğru  olduğunu, Allah katında daha sevap olduğunu anlatarak ikna ettiğine şahit oldum.  Gülen'in, Peygamber Efendimiz ile Yakaza aleminde görüştüğü yayılırdı. Asrın  müceddidi olduğu ve buna itaat etmeyen herkesin günahkar olduğu anlatılırdı."
 
17-25 Aralık'a hazırlık
 
Gizli tanık, 17-25 Aralık olaylarından önce yapı içerisinde bir  hareketlenmenin başlandığını, özellikle siyasi hükümete karşı kullanılan dilin  tamamen değiştiğini ve bunun da örgüte açıkça anlatılmaya başlandığını  belirterek, o dönem yaşadıklarını ifadesinde şöyle anlattı:
 
''17 Aralık olayları gerçekleşmeden önceki Ağustos ayında TUSKON'un  Şişli'deki merkezinde toplanıldı. TUSKON Genel Sekreteri Mustafa Günay, burada  Recep Tayyip Erdoğan'ın cemaate karşı cephe aldığını, bizi bitirmek için  üzerimize geleceğini, bizim kanalımızdan gelmeyen hiç kimseye yardım edilmemesi  gerektiğini anlattı. Bu toplantıda, bir sinevizyon ile Gülen'in kaseti TUSKON  temsilcilerine izletildi. Burada Gülen, 'Önümüzde sancılı günler olacak, siz de  bulunduğunuz ülkelerin kripto bilgileri mevcut. Ülke düzlüğe çıkıncaya kadar bu  bilgileri saklayıp, kimseyle paylaşmayın.' dedi.
 
Sinevizyondan sonra söz alan Kaynak Holding Yönetim Kurulu Başkanı  Naci Tosun, 'Fetullah Gülen ile bizzat görüştüm. Bizden başka kimseye güvenmeyin.  Geçiş döneminde çok dikkatli olun. Ülkemize ciddi bir yönetim boşluğu olacak. Bu  dönemde dikkatli olun. Bize yanaşmaya çalışan kimseleri kibarca reddedin.' dedi.  Buradan ayrılarak Fatih Üniversitesine gidildi. Orada yine Gülen'in sinevizyonu  izletildi.
 
Gülen buradakilere 'Din adına konuşup, dini bilmeyen insanlara  inanmayın. Türkiye'de önümüzdeki günlerde sıkıntılar olacak, camiamızdaki  insanları bulunduğunuz ülkelere götürün. Oralarda iş imkanları kurup, mağdur  olmasınlar. Mümkünse her ülke okul ve cemaat evleri açısından kendi yağında  kavrulsun. Türkiye'ye muhtaçlık minimuma indirilsin. Peygamber Efendimiz nasıl  Mekke'den çıkarılıp, tekrar Mekke'yi fethettiyse cemaat de Türkiye'den çıksa bile  tekrar Türkiye'yi fethedecek. Son karakolda bayrak düşmeyecektir.' şeklinde  konuştu."
 
Gülen'den Cumhurbaşkanı ve eşi ile ilgili asılsız iddia
 
Gizli tanık, örgüt elebaşısı Fetullah Gülen'in, yayınlanmayan özel bir  sohbetinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesiyle ilgili iddialarda  bulunduğu dile getirerek, şu ifadeleri verdi:
 
"Gülen, 'Cumhurbaşkanımızın eşinin İran asıllı olduğunu,  Cumhurbaşkanı’nın menşeinin Ermeni asıllı olduğundan bahsediyordu. İran'ı devlet  olarak 'İslam aleminin makatı' olduğunu ve Tayyip Bey'in de İran tarafından  Türkiye'ye musallat edildiğini' iddia ediyordu. Gülen'in asıl amacı  Cumhurbaşkanımızın ve eşinin itibarını zedelemekti."
 
Gizli tanık, örgütün, havayolu ile nasıl yurt dışına para çıkardığını  da şöyle anlattı:
 
"Cemaate birçok kez bedava biletler verildi, yer hizmetleri görevini  yürütenler vasıtası ile para giriş çıkışlarına yardım ediliyordu. Türkiye'de  toplanan himmet paraları görevli imam veya imamın görevlendirdiği bir kişi  tarafından alınarak havaalanına geldiğinde oradaki cemaatin elemanlarının  yardımıyla parayı uçağın önüne kadar ulaştırıyorlar. Ben bulunduğum ülkede bu  şekilde gelen paraları alıp, cemaate verdiğim oldu."
 
Gizli tanık, örgüt yöneticisi Mustafa Eker'in havayollarında samimi  olarak tanıştığı üst düzey yöneticiler olduğunu bildiğini anlattı.
 
1 Kasım seçimleri ve darbe iddiası
 
AK Parti'nin 1 Kasım 2015 seçimlerinde yeniden tek başına iktidar  olduktan sonra bulunduğu yerde hemen toplantı yapıldığını anlatan gizli tanık,  toplantıda geçen çarpıcı ifadeleri şöyle aktardı:
 
"Bize toplantıda 'Bizim mensuplarımıza birileri sövse de siz de  onlarla beraber sövün. (Kandırıldık) deyin. Devlette deşifre olmamış  arkadaşlarımız var. Onlarla irtibatı kesin. Zaten o arkadaşlarımız sürekli  cemaate sövüp, deşifre olmayarak devlet içerisinde kalıyorlar.' dediler. Şu anda  cemaatin izlediği yol budur. İkinci bir emre kadar cemaat düşmanı olarak  gözükmemiz gerekiyor. Yine cemaatin ülke imamları toplantısında 'Hiç ümitsizliğe  düşmeyin. Asker içerisinde uyuyan hücrelerimiz var. Zamanı ve yeri geldiğinde  onlar harekete geçecek. Yezid, kendisini en güçlü hissettiği anda bu  mensuplarımızca yıkılacaktır. Ancak bu, en son çare olarak kullanılacaktır.  Ümitsizliğe kapılmayın. Bunu askeriyedeki mensupları deşifre etmeden  mensuplarımıza yayın.' şeklinde söylüyorlardı."
 
Söz konusu seçimden sonra örgütün ileri gelen yöneticilerinin kademeli  olarak yurt dışına kaçmaya başladıklarını vurgulayan gizli tanık, kalanların da  kendilerine göre zayıf halkayı "satıp" konumunu sabitleyeceklerini söyledi.
 
PKK yöneticileri ile görüşme iddiası
 
Görev yaptığı ülkeye terör örgütü PKK'nın üst düzey yöneticilerinin  geleceğinden "cemaat imamlarının" haberinin olduğunu belirten gizli tanık,  "İmamlar, gelen üst düzey PKK'lılarla düzenli görüşüyorlardı. Görüşmeleri Mustafa  Özcan, Şerif Ali Tekalan ve kıta imamları yapıyor. Ben bu görüşmelerden birine  şahit oldum." dedi.
 
Hakan Fidan
 
Gizli tanık, Paralel Yapı'nın, Hakan Fidan'ı sevmediğini, onun "İran  ajanı" olduğunu öne sürdüğünü belirterek, "Gülen, yakınındakilerle konuşurken  'Hakan Fidan'a dikkat edin. Cemaat için tehlikelidir.' demiştir. Hakan Fidan  ifadeye çağrılmadan önceki bir toplantıda Şerif Tekalan bize 'Devlete ve millete  ihanet eden kim olursa olsun yargı önüne çıkarılacak.' dedi. Bunu da kendisine  Gülen'in söylediğini vurguladı." ifadesini kullandı.
 
Fetullah Gülen'in, Amerika'da sorgulanmaya başlandığı bir dönemde  yaptıklarını da anlatan gizli tanık, Gülen'in, okullarının radikal bir örgütün  okulu olarak şüphelenilmesi üzerine, Ermeni asıllı bir yazara kendisini  ''karanlık bir yapı'' şeklinde gösteren bir kitap yazdırdığını, daha sonra da  daha kabul görmüş bir Ermeni yazara kendisini övücü, saygın bir kişi olduğunu,  hatta Nobel ödülüne layık bir kişi olarak tanıtan bir kitap yazdırdığını ifade  ederek, böylelikle kendisinin iyi bir kişi olduğunu Amerikan halkına sunmaya  çalıştığını öne sürdü.
 
FETÖ yöneticileri
 
Gizli tanık örgütte yer alan, tanıdığı ve bildiği tüm isimleri de  ifadesinde şu şekilde açıkladı:
 
''İsmail Büyükçelebi, Naci Tosun ve Şerif Ali Tekalan cemaatin en  ileri gelenleridir. Cevdet Türkoğlu, Pensilvanya sorumlusu ve Gülen’in özel  yaveridir. Osman Şimşek ise Pensilvanya'daki evden sorumludur. Ankara'da Hüseyin  Gonca isimli kişi, MİT'çiler ile görüşmeler yapardı. Bu kişi şu anda iflas etti  ve ortadan kayboldu. Abdullah Öztürk, eski TSK imamıydı, şu an Amerika'da  yaşıyor. Mehmet Akif Saka, İstanbul Emniyeti imamıdır ve ilahiyat mezunudur.  Dışişleri Bakanlığında personel genel müdürü görevini yapan Mustafa, paralel  yapının elemanıdır. Büyükelçilerle ilgili bir sıkıntı olduğundan ona gidilerek  şikayet edilirdi. Bu kişi de cemaatin işlerinde kolaylık sağlardı.
 
Yakup Kara, Gülen'in Türkiye'deki santrali konumdadır. Emniyet ve  istihbari bilgiler, Gülen'den Yakup Kara'ya gelir, oradan da tüm Türkiye'ye  talimat olarak dağıtılır. Hamdullah Öztürk isimli kişi de aynı şekilde  askeriyenin santrali konumundaydı. Eşref Kullebi isimli kişi halen Ankara'da  emniyetin gizli gerçek imamıdır. Ankara'daki görünürdeki imam Haziran 2015  seçimlerinden sonra yurt dışına kaçtı. İsmini şu anda hatırlamıyorum. Eşref  Kullebi halen belli aralıklarla Amerika'ya giderek, talimatları getiriyor.  Kullebi, ilahiyat mezunudur ancak nerede çalıştığını bilmiyorum."