Bu bakkalda alışveriş kitapla yapılıyor

Burak Tapan / brktpn@gmail.com |  01 Ekim 2017 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 01 10 2017 - 2:30

Üsküdar’daki “Uysal Gıda Kanber Amca” isimli bakkalda çocuklar alışverişi kitap özetiyle yapıyor. 49 yaşındaki bakkal Kanber Bozan, “İmkansızlıklardan dolayı okuyamadım. Çocuklar benimle aynı kaderi paylaşmasın“ diyor...


Üsküdar’ın ara sokaklarında kendi halinde bir mahalle bakkalı... Dükkanın önünde top oynayan, bisiklete binen çocukların insanı gülümseten sesleri yükseliyor. Çocuklar Kanber amcalarının dükkanının önünden bir an olsun ayrılmıyorlar. Bakkalda bulunan kütüphaneden aldıkları kitapları okuyan çocuklar karşılığında diledikleri ürünleri bakkaldan alabiliyor. Bakkal Kanber Bozan’ın bir yıl önce başlattığı projeye birçok ilden kitap gönderiliyor.

18 yıldır bakkal dükkanı işleten Kanber Bozan ve oğlu Fırat Bozan, mahallenin çocuklarına kitap okuma alışkanlığı kazandırmak ve durumu olmayanların dilediğini alabilmelerini kolaylaştırmak için kitap karşılığında alışveriş imkanı sağlıyor. 49 yaşındaki Bakkal Kanber ise, projeyi büyütmek için destek bekliyor.

İnsanları sevmeyi bana battaniye veren öğretmenden öğrendim

Kanber Bozan, henüz 7 yaşındayken ırgat olarak pamuk toplamaya Adana’ya ve Mersin’e gitmiş. Annesiyle beraber çadırlarda yaşamış. 14 yaşındayken ailesini, yuvasını bırakıp Adıyaman’dan İstanbul’a gelmiş. Geceleri hanlarda kaçak olarak kalmış. Konfeksiyon dükkanlarında çalışmış. “Bir gün epey yağmur yağdıydı. Hastalanmıştım. Bir öğretmen vardı bana bir battaniye vermişti. Ondan öğrendim sevgi nedir, insanlık nedir, merhamet nedir” diye anlatıyor Bozan o yılları ve ekliyor: “Çocukluğumu yaşayamadım, çocuklar aynı kaderi paylaşmasın. Okumadığın zaman hiçbir yere giremiyorsun, yalnız kalıyorsun. Girişken olamıyorsun.”

Almanya’da restoranlarda çalıştı dönüp bakkal dükkanı açtı 

İstanbul’da zorluklarla geçen yılların ardından 1995’te tek başına Almanya’ya çalışmaya giden Bozan, orada dönercilik, pizzacılık yapıp restoranlarda garson olarak çalışmış. Yıllarca  para biriktirmiş ve İstanbul’a dönüp bu parayla daire satın almış.

18 yıl önce de aynı yerde, Üsküdar’daki bakkal dükkanını açmış. Evli ve iki çocuk babası olan  Bozan, “Şu an iki çocuğum da okuyor. Biri üniversitede tiyatro bölümünde diğeri de Anadolu Lisesi’nde. Umarım hayallerini gerçekleştirme fırsatı bulurlar. Ev içerisinde çocuklarıma örnek olmak için hiçbir zaman elimden kitabı düşürmezdim. Ne yazık ki hep dükkanda olduğum için  okumaya vakit bulamıyordum ama masal, roman, deneme hiç fark etmez her çeşit kitap elimden geçerdi. Hep söylediğim gibi ne kadar çocuğa ulaşabilirsem o kadar hayatı değiştiririm.” şeklinde konuşuyor.   

Pek çok ilden koli koli kitap geliyor 

18 yıldır bakkal dükkanı işleten Bozan, projenin başlangıç hikayesini şöyle anlatıyor: “Oğlum, yaz mevsiminde dükkanda duruyor. Öğrenci kendisi aynı zamanda. Çocukların kimisi bir şeyler alırken kimisi de alamıyor durumundan dolayı. Geçen yıl çocuğun birine bir kitap vermiş, oku gel bana anlat ne istersen onu alabilirsin dükkandan demiş. Artık çocukların arasında nasıl yayılmışsa bu durum bir gün bir çocuk geldi. Çocuğu da tanımıyorum. Kristof Kolomb’u anlatıyor bana. Sebebini sorunca bakkaldan bir şeyler veriyormuşsun dedi. Bu çocuklar arasında zamanla yayılmaya başladı. Sonrasında Gaziantep’ten, Hopa’dan kitaplar gelmeye başladı. Biz de kendimiz alıyoruz koyuyoruz .

Hayat demek insanlara yardım etmektir...

Kendisinin imkansızlıklardan ötürü okuyamadığını, çocukların da aynı kaderi paylaşmamasını istiyor Bozan. “Hem çocuklarımıza imkan sağlıyoruz hem de biz mutlu oluyoruz çocuklarımıza böyle güzel şeyler yaptırdığımız için. Bizim için de güzel birer anı bunlar. Hayat demek insanlara yardım etmektir. Aileler de mutlu oluyor bu durumdan. Kitap getirip bırakıyorlar. Mahalleli de elinden geldiğince destek veriyor. Bir çikolata ya da cips ile de çocukları mutlu etmek kolay. Çocuklar geliyor kitap alıyor daha sonra ben okudum bitirdim deyip kitabı anlatıyor. Ben bu işi biraz daha büyütmek istiyorum, bu yetmez. Okullarla ve öğretmenlerle diyalog kurmak istiyorum” diyor.

Aylık 300 TL zararın ne önemi var ki...

İlk başladığımda insanlar şaşırdı, tepki gösterenler, batacağımı söyleyenler oldu. Aylık zararım 300 TL. Ama ne önemi var? Çocukların gelişimlerine birazcık da olsa katkım oluyorsa ne mutlu bana...

Küçük Prens ve Jules Verne’ni seviyoruz

Yaklaşık 1500 kitabın yer aldığı bakkala günde ortalama 20-30 çocuk geliyor. Kendisi gibi arkadaşlarının da bakkaldan kitap alıp okuduklarını dile getiren 10 yaşındaki Arda, “Kanber Amca bana ilk kitabı verdiğinde okumamıştım. Özetini anlatamadım, istediğim şeyi alamadım. Sonra eve gittim okudum öyle geldim. Dondurma aldım... Mahalleden bütün arkadaşlarımı topladım getirdim. Okuldakilere de haber verdim. Küçük Prens kitabını okudum ilk önce. Kanber amca bizim hem kitap okumamızı sağlıyor hem de bir şeyler veriyor. Böyle olunca da herkes geliyor. İleride doktor olmak istiyorum” şeklinde konuşuyor.

Diğer çocuklar ise yazarlardan en çok Jules Verne ve Charles Dickens’i sevdiklerini ifade ediyor.kitap karşılığı en fazla cips, jelibon ve sürpriz yumurta alıyor.