Böbrekleri bozan 4 hastalık

05 Şubat 2019 Salı - 15:39 | Son Güncelleme : 05 02 2019 - 15:39

Türkiye, böbrek hastalığı sıklığında dünyadaki en yüksek ülkelerden biri...


Yaklaşık 9 milyon kişi böbrek hastası ancak hastalık çok sinsi seyrettiği için pek çok kişi hasta olduğunun farkında değil. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Serhan Tuğlular anlattı
 
1-ŞEKER HASTALIĞI
 
Tüm dünyada ve ülkemizde giderek sıklığı artıyor. Tedavi edilmeyen şeker hastalığında kan şekeri devamlı yüksek seyreder. Bu durum özellikle vücudun damar sistemini olumsuz etkiler. Örneğin göz dibindeki damarlarda kanamalarla birlikte körlük, bacaklardaki damarların etkilenmesiyle ayak ve bacaklarda yaralar ortaya çıkabilir. Şeker hastalığı böbrekleri de olumsuz etkiler. Böbreklerin yapısında kılcal damar yumaklarından oluşan küçük süzme üniteleri bulunur. Her bir böbrekte yaklaşık 1 milyon süzme ünitesi var. Bu ünitelerde kan süzülür, atık kısmı idrar olarak çıkar, vücut için yararlı olan kısım dolaşımda kalır. Bunu bir çay süzgeci gibi düşebilirsiniz.
 
İDRAR TAHLİLİNDE GÖRÜLMEZ
 
Devamlı yüksek seyreden kan şekeri, böbrekteki kılcal damar yumaklarının da yapısını bozar. İlk önce idrara kaçmaması gereken protein idrarla çıkmaya başlar. Başlangıçta bu durum normal idrar tahlilinde görülmez, özel olarak araştırılırsa saptanabilir. Bu aşamada böbrekteki bozukluk hâlâ düzeltilebilir seviyededir. Ancak bu aşamada müdahale edilmezse, kan şekeri de kontrol altına alınmazsa böbrek hasarı giderek artar, protein kaçağı normal idrar tahlilinde de görülür. Bunu kandaki üre ve kreatinindeki artış izler. Artık kronik böbrek hastalığı geri dönüşümsüz sürece girmiş olur.
 
DİYALİZİN EN ÖNEMLİ SEBEBİ
 
Tüm dünyada ve ülkemizde diyaliz tedavisi gerektiren son dönem böbrek hastalığının en sık nedeni şeker hastalığıdır. Şeker hastasıysanız diyetinize uyun. Şeker ilacınızı ya da insülini düzenli kullanın. Damar yapınızın daha çok bozulmaması için sigaradan uzak durun. Sigarayı bırakmak, şeker hastaları için herkesten daha önemli.
 
2-YÜKSEK TANSİYON
 
Kronik böbrek hastalığının ikinci en sık nedenidir. Yüksek tansiyon zaman içinde kılcal damar yapılarında değişikliklere neden olur; kalp, beyin ve böbrek gibi organları olumsuz etkiler. Kan basıncının kontrol altına alınamaması durumunda tıpkı şeker hastalığında olduğu gibi önce idrarda protein kaçağı, sonra da üre ve kreatinin değerlerinde yükselmeler başlar. Bu yine diyalize kadar giden uzun yolun başlangıcı olabilir.
 
TUZU KISITLAYIN
 
Tansiyon hastasıysanız gıdalarla tuz alımını kısıtlayın. Düzenli egzersiz ve yürüyüş yapın. Diyet ve egzersiz ile tansiyonunuz kontrol altına alınamıyorsa tansiyon ilacı kullanmanız gerekir. Tansiyonun 14-9’un üstünde olmasıyla hipertansiyon tanısı konulur. Hedefimiz tansiyonun bu değerin altına çekilmesidir.
 
3-NEFRİT
 
Nefrit, neden geliştiğini tam olarak bilmediğimiz, böbreklerde iltihaba yol açan bir grup hastalık. Bunlar doğrudan gelişebildikleri gibi bazı romatizmal hastalıklara (lupus, Akdeniz ateşi, diğer eklem romatizması hastalıkları) bağlı da ortaya çıkabilir. Bir nedenle vücudun bağışıklık sistemi, kendine karşı bir tepkimeye girer ve böbreklerde bozukluğa yol açar.
 
4-KALITSAL BÖBREK HASTALIKLARI
 
Nispeten nadir olmakla birlikte en sık görüleni ailesel polikistik böbrek hastalığıdır. Bu hastalıkta genetik bir bozukluk nedeniyle sıklıkla 20’li yaşlardan başlayarak böbreklerde kistler oluşmaya başlar. Kistlerin sayıları giderek artar. Öyle ki sonunda böbrekleri tümüyle kistler kaplar, buna bağlı olarak da böbrek boyutları çok artar. Böbreğin normal dokusu kalmadığından üre ve kreatinin de yükselir. Bunun dışında daha nadir görülen bazı kalıtsal hastalıklar da kronik böbrek yetmezliğine neden olur.
 
BELİRTİLER FARK EDİLMİYOR
 
Kronik böbrek hastalığı, böbreklerin çeşitli nedenlerle hasara uğraması, bu nedenle normalde yaptığı görevleri yapamamasıdır. Üre gibi vücuttan atılması gereken bazı maddeler, idrarla atılamaz ve kandaki miktarları giderek artar. Kişi kendisini hasta ve kötü hisseder. Bu sorunlar zaman içinde yavaş yavaş ve sinsice gelişir. Bu nedenle kronik olarak adlandırılır.
 
GEREKSİZ AĞRI KESİCİ KULLANMAYIN
 
Sürekli ve çok miktarda ağrı kesici kullanılması böbreklere zarar verebilir.
 
(Özgür Gökmen Çelenk / Posta)
 
 

ETİKETLER

sağlık cinsellik