Biyoteknolojide 30 yıllık fark Gebze’de kapanacak

EMRE ESER |  06 Mayıs 2018 Pazar - 2:30 | Son Güncelleme : 06 05 2018 - 2:30

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Harvardlı hocalarla hayvan küspesinden endüstriyel enzim üretmeyi başardı. Stratejik öneme sahip enzim Gebze’de kurulacak fabrikadan dünyaya ihraç edilecek ve yıllık 300 milyon dolarlık ithalat bitecek. Batı ile 30 yıllık fark kapatılmış olacak.


Dünyanın en büyük teknoloji şirketi Google dev organizasyon yapısına ulaşmadan önce Stanford Üniversitesi öğrencileri Sergey Brin ve Larry Page tarafından California’daki bir garajda doğmuştu. Daha sonra yatırımcı turları ile kendine finansman bulmuş ve bugünkü yapısına kavuşmuştu.  
Bundan tam 4 yıl önce Harvard’da elde ettiği bilgi ve birikimle Türkiye’ye gelen girişimci akademisyen Dr. Serdar Uysal da tıpkı Google mühendislerinin ilk günlerindeki gibi Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi’nin bodrum katında endüstriyel sektörler için çok büyük öneme sahip olan enzimi üretmeyi başardı. Endistryel enzimler biyoteknolojik ara ürünler olarak tanımlanabilir. Kağıdı yumuşatmak, kot taşlamak ya da ekmeğin mayalanması için gerekli kimyasalların üretilmesinde kullanılıyor ve yüksek maliyetleri var. Enzimler ile bu maliyetler düşerken çevre de kirlenmiyor.
 
Yatırım turuna çıktı
 
Serdar Uysal ve ekibi de bugüne kadar yaptığı çalışmalarla bu enzimin prototiplerini bitirdiler ve artık endistriyel üretim için gün sayıyorlar. Kendisini girişimci akademisyen olarak tanımlayan Uysal, bu proje için iki kez yatırım turuna çıkmış ve özel yatırımcılardan 1 milyon dolar yatırım toplamayı başarmış. 
 
Kilogramda 100 $
 
Uysal, üniversite ve sanayi iş birliği programı kapsamında üniversitesi ile birlikte Gebze’de kurulacak fabrikada enzim üretip dünyaya ihracat yapacak. Fabrikanın kilogram başına ithalatı 100 doları bulacak. Projede hem TUBİTAK hem KOSGEB desteği var.
Şu anda Türkiye’ye bu enzimlerin 4 büyük yabancı sanayi devi tarafından getirildiğini söyleyen Uysal şunları kaydatti:  “Bu enzimler birçok sektör için büyük bir maliyet. Biz üniversite olarak kurduğumuz sistemle laboratuvarımızda mikroorganizmaları bir fabrika haline getirdik. Organizmaların içine DNA’dan devre dizayn ettik ve onlara emir verdik. Bu emir çerçevesinde onlar da istediğimiz kalitede enzim üretti. Bu enzimlerden hem değerli kimyasallar hem de farmösik ilaçlar üretilebiliyor. Bunlardan insülün, Hepatit B ve ekmekte kullanılan amilaz toplamda 100 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne sahip. Sonuç olarak hem 30 yıl geriden geldiğimiz ürünleri tersine mühendislik kullanarak üretmeyi başardık hem de 20 yıl sonrasının teknolojik araştırmalarını yapıyoruz.”
 
300 milyon $’lık ithalat
 
Bu projenin mimarlarından Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ahmet Akça da Tarihi Beykoz Kışlası’ndaki Yaşam Bilimleri Ve Biyoteknoloji Enstitüsü’nü Türk bilim insanlarının dünya çapında araştırmaları yapabileceği bir kurum olarak tanımlıyor. Enstitü ile birlikte daha önce Kolerahane olarak kullanılan kışlanın modern bir moleküler tıp araştırma merkezine dönüştüğünü söyleyen Akça, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Enstitü için yer ararken bu kışlayı bulduğumuzda çok sevindim. Hemen restorasyon çalışmalarına başladık. 200 yıllık binayı yenileyerek gelecek 200 yıla dayanacak şekilde ayağa kaldırdık. Yaşam Bilimleri Enstitüsü’nün kadrosuna kazandırdığımız ilk Öğretim Üyesi Dr. Serdar Uysal oldu. Gelir gelmez enzim üretmek istediğini söyledi. Restorasyon sürerken o bodrum katlarda laboratuvarda bügünkü projenin temellerini attı. Proje ile tersine beyin göçünü de başlatmış olduk. Kanada’dan ve ABD’den gelen hocalarımızla 300 milyon dolarlık ithalatın önüne geçmek için kullanacağız.”
 
Almanya’dan hastalar geliyor
 
Dünyada Paratiroid bezi nakli gerçekleştiren tek multidisipliner hastanenin Bezmialem olduğunu aktaran Rektör Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu da “Tiroid ameliyatı geçiren hastalar bu ameliyatın bir komplikasyonu olarak paratiroid bezleri de alındığı için sürekli ilaç kullanmak durumunda olurlar. Biz bu durumdan mustarip olan hastalara paratiroid nakli gerçekleştirerek sürekli ilaç kullanımına ihtiyaç bırakmayan operasyon uyguluyoruz. Bu operasyonu gerçekleştirebilen dünyadaki 2 sağlık kuruluşundan biriyiz, multdisipliner bir yapıda gerçekleştiren kuruluş olarak da tekiz. Ayrıca Beykoz Enstitümüzdeki laboratuvarlarımızda, paratirid bezlerinin salgıladığı parat hormonu üretmeye yönelik çalışmalar yapıyoruz ve üretme aşamasındayız. Dünyada bu üretim çok sınırlı bir şekilde yapılıyor ve çok yüksek maliyetlerle hastalara sunulabiliyor. Bakanlıkla da anlaşma yaptık, Almanya’dan da hastalar geliyor, bu nakli onlara da yapacağız. Dünyada 3 yer yapıyor bunu. Biz bunu toplumumuza çok daha erişilebilir bir maliyete sunmak üzere çalışmalarımızı yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.
 
Erdoğan çağırdı
 
2012’nin yazında Ankara’da bu projeyi ilk olarak o dönem Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan’a sunduklarını belirten Serdar Uysal, “Kendisi projeyi çok beğendi ve bu enzimleri Bezmiâlem Üniversitesi’nde üretmemizi istedi. Daha sonra da tüm süreçte bize yardımcı oldu. Yaptıklarımızı yakından takip etti” dedi.
 
100 kişilik ekip
 
Yaşam Bilimleri ve Biyoteknoloji Enstitüsünde 10 laboratuvar bulunuyor. Zamanla yaklaşık 100 kişilik akademik kadronun yer alacağı enstitüde ilk aşamada ABD’nin değişik üniversitelerinden 6 öğretim üyesi göreve başladı.

ETİKETLER