Bir kar masalı Lapland

SÜHA DERBENT / İnfo@suhaderbent.com |  19 Aralık 2015 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 19 12 2015 - 2:30

Lapland’a ulaşmak için öncelikle kuzeye yolculuk yapıyoruz. Sanılandan daha da kuzeye... Konaklanan buz otellerinden kral yengeç safarisine kadar inanılmaz bir macera...


Bu hafta sizlerle geçen sene Laponya’ya “Lapland” yaptığım ve izleri silinmeyen seyahat deneyimimi paylaşmak istedim.

Öncelikle kuzeye yolculuk yapıyoruz, düşündüğünüzden daha kuzeye...

İlk gece Helsinki’den 2 saatlik uçuş ile kuzeydeyeralan Ivalo kasabasında konakladığım Saariselkä’ya zahmetsiz bir yolculuk sonrası ulaştım.

Ertesi gün, 2008 yılında National Geographic tarafından dünyanın en yeni 25 macera seyahatinden birisi olarak kabul edilen Arktik Kral Yengeç Safarisine katılmak için, buz tutmuş fiyordları ile ünlü Norveç, Kirkenes’e gittim. Gidiş dönüş hemen hemen tam gün süren bu yolculukta, herkes tarafından arzulanan ancak dünyanın en iyi restoranlarında nadiren  bulunan Arktik Kral Yengeç’i tattım. Bu mistik deniz canlısını yakalamak için yaşamlarını kral yengeç avcılığı ile kazanan yerli halk ile buzda bir delik açarak tuzağımızı hazırlayıp beklemeye başladık. Sabırlı bir bekleyiş ve denemelerin neticesinde yakalamayı başardık. Buradan kar motorsikletleri ve istihkakımız ile birlikte göl kenarında bulunan kulübeye geçtik ve yemeğimizin tadını doya doya çıkardık.

Kral yengeçlerin tadı tarif edilemeyecek kadar güzel. Yanında sunulan sos da ayrıca çok iyi.

Kaynar suya canlı atılan kral yengeçler, ayaklarındaki ve kıskaçlarındaki sulu ve doğal olarak tatlanmış beyaz etleri ile ayrı bir ligin kesinlikle en üst seviyesinde... Yanında sunulan pırasa, sarımsak ve mayonez karışımı yerel bir sos ile köy ekmeğinin üzerine koyarak yediğinizde ağzınızdaki tadı ikiye katlıyor.

Santa Claus Noel Baba Kasabası ise buradaki zorlu yaşamın gerçeklerine düşsel bir yön katarak herkesi çocukluğuna geri götürüyor. Burada Santa Klaus'la fotoğraf çektirip aldığınız kartpostalları Santa Claus Postanesi’nden dostlarınıza gönderebilirsiniz.

İstanbul’a dönmeden önce yol üstünde yer alan Buz Kalesini de gördüm, tavsiye ederim. Kale her kış yeniden yapılıyor.

Yıldızların altında sonsuza uzanmak

O gece konakladığım buz otelde tarif edilmesi zor duygular yaşadığımı itiraf etmeliyim. Öncelikle günün yorgunluğunu otelin saunasında atıp önümdeki yeni keşifler için kendimi tazeledim. Otelin değişik türde odaları mevcut. Tamamen buzdan yapılan ve her yıl yenilenen buzigloolar oldukça cesaret istediğinden,  ben tercihimi kuzey ışıklarını yattığım yerde izleyebilmek için üzeri camtavanlı igloo’dan yana kullandım. Çocukluğumuzun ve halen daha birçok filmin en önemli sahnelerinden biri yıldızlar altında sonsuzluğa uzanmak. Üstüne üstlük bunu Kuzey Işıkları “Aurora Borealis” eşliğinde bir gece cam tavan igloo’da kalarak yaşadım. Kuzey ışıkları her an gözükmüyorlar. Çıktığında ise bu anı haber vermek için bekleyen nöbetçiler sireni çalarak haber veriyorlar. Gözümle odak noktam arasında hep bir mercek olmasına rağmen,her zaman olduğu gibi, ilk olarak çıplak gözümle görebilmek için igloo’dan bir iki adım atarak dışarı çıkmayı da ihmal etmedim açıkcası... Tüm bölgede çok bulunan Ren Geyiği ve Husky yetiştirme çiftliklerine ise kar motorsikletleri ile gitmenizi tavsiye ediyorum. Husky'ler, bu bölgede insanın en yakın dostu. İki kişilik kızaklarda birimiz koşumuzu yönlendirmek için ayakta,diğerimiz ise oturarak belirli bir parkurun üzerinde yarımsaat turladıktan sonra iyi bir konyağı hakettiğimizi düşünüyor ve ahşap bir kulübede içkimizin tadını çıkarıyoruz. Ardından ren geyiklerinin çektiği masalımsı kızaklara sımsıcak kahvemiz elimizde oturuyor ve masalsı bir yolculukla kendimizi noel baba filmlerinin içinde hissediyoruz.

Laponya’ya Gitmek İçin
www.setur.com.tr
444 0 738

Buz Kalesi’ni mutlaka görün

Ertesi sabah kahvaltımı yanıma alarak erken saatlerde Kemi’ye geçtim. Buzullar içinde yol alan ve dünyada tek turistik sefere çıkan eski Buzkıran Gemisi Sampo'nun yol alışı gerçekten ilginç. Cesaret edebilenler için buzuldaki çatlaklar arasında oluşan buz gibi sular içinde özel kıyafetlerle yüzme deneyimide alternatifler arasında... İstanbul’a dönmeden önce yol üstünde yer alan Buz Kalesi’ni de gördüm, tavsiye ederim.

ETİKETLER