Bir garip kıdem tazminatı davası! Doktorlar için emsal karar

05 Aralık 2019 Perşembe - 13:36 | Son Güncelleme : 05 12 2019 - 13:50

Özel bir hastanede genel cerrah olarak görev yapan doktor, aylık kazancının 10 bin TL'nin altına düşmesi üzerine istifa ederek konuyu mahkemeye taşıdı. Hastane yönetimi gelirinin 10 bin TL olmasına rağmen 2 bin TL'lik bir sözleşmeye imza atılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu öne sürüp itiraz etti. Yerel mahkeme usulden reddine karar verdi. Yargıtay ise kararı hatalı bulup bozdu.


Özel hastanelerde çalışan doktorlar genelde, 'ücret artı prim' üzerinden çalışıyor. Olası işten ayrılmalarda ise, doktorların kıdem tazminatı ve izin alacakları davaya dönüşüyor. İşte bu çerçevede, Yargıtay özel hastanelerde çalışan doktarlar için emsal niteliğinde bir karara imza attı. Karar Resmi Gazete'de yayımlanandı. 2005 yılında özel bir hastanede muayene ve ameliyat ettiği hastalardan elde edilen gelirin yüzde 20'si karşılığında tam gün çalışmaya başlayan ve bu rakamın kademeli olarak 2 bin TL'den başlayıp son olarak 2010 yılında 10 bin TL'ye kadar çıkan aylık bir ücret ile sabitlendiğini kaydeden Op. Dr. A.S., ancak 2010 yılının Şubat ayı itibariyle verilen sabit ücret uygulamasından vazgeçilerek hastalardan elde edilen gelirin yüzde 20'sine tekabül eden ve her ay değişen ücretin hesabına yatırılmaya başlandığını bu oranın da aylıkta 10 bin TL'nin altına düştüğünü öne sürerek konuyu mahkemeye taşıdı.
 
İZİN, TAZMİNAT VE FARK ÜCRETLERİNİ TALEP ETTİ
 
Hastane yönetiminin tek taraflı iradesi ile böyle bir değişikliğe gitmesi sonrasında ekonomik olarak sıkıntıya girdiğini öne süren A.S., ödenmemiş aylık ücretlerinin yanı sıra, izin, kıdem tazminatı ve fark ücretlerinin söz konusu hastane yönetimi tarafından tarafına ödenmesini talep etti.Sabit maaşının 10 bin TL olmasına rağmen 2 bin TL'lik bir sözleşmeye imza atılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirten hastane yönetimi ise, doktora verilen sabit ücretin 2 bin TL olduğunu ve maaşların eksiksiz ödendiğini kaydederek bunun da maaş bordoları ile kayıt altında tutulduğunu ileri sürerek davacı doktorun ödenmemiş maaşı olmadığı, tatil ücretlerinin ödendiği ve kıdem tazminatına da hak kazanmadığı belirterek davanın reddini talep etti.Çalışan tüm doktorların serbest meslek makbuzu kesecek şekilde vergi mükellefi olduğunu kaydeden Op.Dr. A.S. ise bu uygulamanın amacının da ödenen ücretinin tamamının bordrolarda gösterilmesi halinde işverenin SGK ve vergi maliyetlerini yükselteceğinden dolayı bu maliyetleri düşürmeye yönelik olduğu kanaatinde olduğunu dile getirdi.
 
BİLİRKİŞİ BEDELİ GEÇ YATIRILDI DAVA REDDEDİLDİ
 
15. Bakırköy İş Mahkemesi ise; davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için tanıdığı iki haftalık süre içerisinde masrafın yatırılmaması ve bu kesin süre sonrasında ilgili bedelin yatırılması üzerine davanın usulden reddine karar verdi.Dava Yargıtay'a taşındı.Yargıtay kararı bozdu. Karar onbinlerce doktor için emsal olacak nitelikte.