Bir fırçanın yol açtığı yedi şey

11 Haziran 2019 Salı - 7:56 | Son Güncelleme : 11 06 2019 - 8:47

A Milli Futbol Takımı, 2020 Avrupa Şampiyonası Elemeleri H Grubu'nda İzlanda ile bugün yapacağı maç için önceki gün bu ülkeye gitti. Konya'dan özel uçakla Keflavik Havalimanı'na giden milli takım kafilesi, ülkeye girişleri sırasında İzlandalı yetkililer tarafından saatlerce pasaport kontrolünde bekletildi.

Bu sırada Emre Belözoğlu açıklama yaparken bir kişi mikrofon tutar gibi tuvalet fırçası uzattı. Yaşanan skandallara Türkiye'nin tepkisi çok sert oldu.


Hürriyet gazetesi Yazarı Ahmet Hakan İzlanda'da yaşanan fırça skandalını köşesine taşıdı. Hakan 'Bir fırçanın yol açtığı yedi şey' başlıklı yazısında şunları dile getirdi:
 
BİR: Acun’dan başka pek seveni olmayan Emre Belözoğlu’nun hepimiz tarafından sevilmesine yol açtı.
İKİ: Binali Bey ile Ekrem Bey’in günler sonra ilk kez bir konu hakkında aynı şeyi söylemesine yol açtı. 
ÜÇ: Birbirimize karşı cepheleşmekten helak olmuşken... Hepimizin İzlanda’ya karşı cepheleşmesine yol açtı. 
DÖRT: Yıllar sonra ilk kez Dışişleri Bakanlığımızın verdiği bir notaya hepimizin tartışmasız bir şekilde omuz vermesine yol açtı. 
BEŞ: Milletçe aşırı alıngan olduğumuz gerçeğinin bir kez daha altının kalınca bir biçimde çizilmesine yol açtı. 
 ALTI: Boykot edilecek ya da sokakta yakılacak bir tane bile İzlanda üretimi bir malın olmadığının anlaşılmasına yol açtı. 
YEDİ: Tuvalet fırçası ile bulaşık fırçası arasındaki farktan pek çakmadığımızın anlaşılmasına yol açtı.
 
Bizim de yapmamız gereken şeyler var
 
Mesala... Paris sokaklarında Fransızlara küfreden soydaşlarımıza “Bu yaptığınız ayıptır, kendinize gelin” diye milli bir uyarıda bulunmalıyız. Mesela... Bize yapılmasını istemediğimiz şeyleri başkalarına yapmamalıyız. Bakınız: Fransa milli marşının Konya’da yuhalanması.
 
Mesela... İzlanda’ya karşı rövanş peşinde koşmak yerine... Medeni bir tutum takınarak İzlanda’yı utandırmalıyız. Mesela... En büyük intikamın takımımızın İzlanda’yı sahada eze eze yenmesi olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız.
 
 
Yıldırım İmamoğlu tartışmasını kim kazanır
 
Kim sakin kalabilirse... Kim nezaketini korursa... Kim saldırganlık sergilemezse... Kim malzeme vermezse... Kim sinirlenmezse... Kim karşı tarafın hakkını teslim ederse... Kim lüzumsuz polemik peşinde koşmazsa... Kim çok konuşmaya çalışmazsa...Kim söz kesmezse... O KAZANIR
 
Herkes kendini kurtaracak olan İsmail’e olacak
 
Annemin meşhur sözüdür: “Aman dikkat et oğlum... Herkes kendini kurtarır, olan sana olur.” Binali Yıldırım/
Ekrem İmamoğlu tartışmasına moderatör olarak atanan İsmail Küçükkaya için söylenecek tek söz bu gibi: Herkes kendini kurtaracak, olan sana olacak İsmail...
 
Nokta atışlar 
 
Restorasyon yapmayı, gıcırlaştırmak olarak algılayanlar! Siz restorasyon yapmayın kardeşim! Bırakın eski kalsın. Fatih Erbakan, “Millet bu muhalefetten bıktı” demiş... İyi de Fatih Erbakan, muhalefetten bıkan millet, senin partine niye akın etmiyor ki? Sermiyan Midyat adlı kardeşimizin acilen bir öfke kursuna yazılmasında fayda var gibi geliyor bana..
 
Bir tavsiyem var çocuklar
 
AL Bowlly’den “Love is the Sweetest Thing” şarkısı ile Erkan Oğur’dan “Zülf-ü Kâküllerin Amber Misali” deyişini peşi peşine dinleyin.İkisinin emmioğlu olduğunu hemen fark edeceksiniz.
 

ETİKETLER