Bir dahiyi kaybettik

15 Mart 2018 Perşembe - 2:30 | Son Güncelleme : 15 03 2018 - 2:30

Einstein’dan sonra gelmiş geçmiş en büyük dahi olarak kabul edilen fizik profesörü Stephen Hawking 76 yaşında hayatını kaybetti. Hawking, evrenin sırlarını çözmeye çalıştığı çalışmalarıyla tanınıyordu. Son çağrısı, ‘İnsanoğlu diğer gezegenlere taşınmanın yolunu bulmalı’ oldu


Dünya çapında tanınan İngiliz astrofizikçi Stephen Hawking 76 yaşında İngiltere’nin Cambridge kentindeki evinde hayata gözlerini yumdu. Üç çocuk babası Hawking’in ölümü aile sözcüsü tarafından duyuruldu. Hawking muzdarip olduğu ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz: kas erimesi ve omurilikte tahribat) hastalığı nedeniyle hareket yeteneğini tamamen kaybetmişti. Bilgisayar yardımıyla çevresiyle irtibat kurabilen ve tüm zamanların en büyük bilim insanlarından sayılan Hawking’in sağlık durumu son yıllarda kötüleşmişti. Evrenin başlangıcı ve kara delikler konusundaki bilimsel çalışmalarıyla fizik dünyasında ilerlemeler sağlayan Hawking, “evreni bütünüyle tanımak, evrenin neden şimdiki görünümüyle var olduğunu bilmek ve neden evren olduğunu bilmek istediğini” söylüyordu.

Kara delikleri buldu Dünyanın formülünü aradı

Stephen Hawking, 1988 yılında çıkan Zamanın Kısa Tarihi adlı kitabıyla da geniş kitleler tarafından tanınmıştı. İngiliz fizikçi, Büyük Patlama (Bing Bang) ve kara deliklerle ilgili yeni bulgulara ulaştı. Uzaydaki kara deliklerin son durak olmadığı tezini savunun Hawking, çekim gücü sayesinde ışık dâhil her şeyi yutan kara deliklerin kuvantum fiziğinin sonucu olarak buharlaştıklarını savunuyordu. Evreni yaratan Büyük Patlama’nın matematiksel özelliğinde fizik yasalarının geçersiz olmasının yaratıcı bir güç gerektirdiği tezini inceleyen Hawking, Albert Einstein’ın İzafiyet Teorisi’nin Büyük Patlama’nın habercisi olduğu sonucuna vardı. Stephen Hawking İzafiyet Teorisini kuantum fiziğiyle birleştirip Dünya’nın formülünü bulmak için on yıllarca çalıştı.

Hawking zamanda yolculuk ve uzaylıların varlığı gibi popüler konularda da yorum yapıyordu. Zeki robotlar, iklimin ısınması, nükleer savaşlar ve genetik yapısıyla oynanmış virüslerin insanlığın sonunu getirebileceğini savunuyordu. Yerkürenin barınmaz hale gelebileceğine dikkat çeken ünlü fizikçinin “Sonunda yıldızlara bakmak zorunda kalacağız. İnsanoğlu başka dünyalara taşınmak zorunda” sözleri büyük ilgi uyandırmıştı.

İlk o denemişti

İngiliz profesör, 2007 yılında özel geliştirilen bir uçağın içinde yer çekimi olmayan ortamı deneyim eden ilk felçli kişi oldu. Hawking bunu, uzay seyahatine ilgiyi artırmak için yaptığını söyledi.

Hemşire için 26 yıllık eşini terk etmişti

8 Ocak 1942’de dünyaya gelen Hawking fizik öğrenimi sırasında ALS hastalığına yakalanmıştı. 1968 yılında tekerlekli sandalye kullanmaya başlayan İngiliz fizikçi, ağır sağlık sorunlarına rağmen Cambridge Üniversitesi’nde matematik profesörü olmuş ve 30 yıl ders vermişti. İki kez evlenen Hawking’in ilk evliliği 30, kendisine bakan hemşire ile yaptığı ikinci evliliği ise 11 yıl sürdü. Bu evliliklerden üç çocuğu oldu. Hastalığı nedeniyle birilerinin bakımına muhtaçtı. Kendisine 20 yıldan uzun bir süre bakan eşine duyduğu saygıyı her fırsatta dile getiriyordu. Eşini, 1995’te evlendiği bir hemşire için terk etmesi yakınları ve arkadaşları için şaşırtıcı olmuştu. Hawking’in çocukları Lucy, Robert ve Tim babalarının ölümüyle ilgili yazılı açıklamalarında “Sevgili babamızı bugün kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Çok büyük bir bilim insanı, çalışmaları ve mirası yıllarca yaşayacak olağanüstü bir kişiydi” dedi.

22’sinde iki yıl ömür biçmişlerdi

Doktorlar, Hawking’in 22 yaşındayken yakalandığı hastalık nedeniyle yalnızca iki yıl ömrü kaldığını söylemişti, İngiliz bilim insanı ise 76 yaşına kadar çalışmalarına devam edip birçok teoriye, kitaba imza attı. Hawking, 2013 yılında yazdığı anı kitabında motor nöron hastalığına yakalanmasıyla ilgili duygularını şöyle dile getirmişti: ‘Çok büyük bir haksızlık olduğunu düşündüm. Neden benim başıma geldi? O zamanlar hayatımın sona erdiğini düşünmüştüm ama şimdi, 50 yıl sonra hayatımdan çok memnunum.’ Hawking, bir yazısında da tüm hayatı boyunca motor nöron rahatsızlığından mustarip olmasına rağmen, bu hastalığın kendisini çekici bir aileye sahip olmak ve başarıya ulaşmaktan alı koyamadığını dile getirdi ve umuda dair şunları söyledi: ‘Bu da, umudu kaybetmemeniz gerektiğini gösteriyor…’

‘Superman olmak isterdim’

Hawking’in tarihe geçen sözleri:

- Bence beyin bilgisayar gibi bir program. Dolayısıyla teoride beyni bilgisayara kopyalamak mümkün. Bu sayede bedenen öldükten sonra bile bir yaşam formu oluşturulabilir. Ancak şu anki imkanlarla bunu gerçekleştirmemiz mümkün değil.

- Bir süper kahraman olmayı seçecek olsam Superman olurdum. Superman’de bende olmayan her şey var.

- Eğer uzaylılar bizi ziyaret ederse, sonuç, pek muhtemel Kolomb’un Amerika’ya ayak bastığındaki gibi olur. Bu da yerli Amerikalılar için çok iyi olmamıştı. * Evrenin oluşumu bilimin gerçekliğine dayanır. Ama bu hiçbir şekilde, bilim kurallarını koyan ve onları da yaratan bir Tanrı olmadığı anlamına gelmez.

- Hayatım boyunca büyük sorularla yüzleşmekten büyük zevk aldım ve onlara bilimsel yanıtlar vermeye çabaladım. Belki de bu yüzden fizik üzerine yazdığım kitaplarla Madonna’nın seks üzerine yazdığı kitaplardan daha çok kitap sattım.

- 8 Ocak 1942’de, Galileo’nun tam 300’üncü ölüm yıl dönümünde doğdum. Ancak tahminimce 2000 diğer bebek de benimle aynı gün doğdu. Onlardan herhangi birinin astronomiye merak sarıp sarmadığını bilemiyorum... Ayaklarınıza değil, gökyüzüne bakın. Gördüğünüz şeylerin mantığını anlamaya çalışın. Evren’in neden var olduğunu düşünün. Meraklı olun.

- Sessiz insanlar en gürültülü zihinlere sahiptir.

- Uzaya yayılmadığımız sürece insan ırkının önümüzdeki binyıllarda hayatta kalabileceğini sanmıyorum. Bir tek gezegenin başına gelen çok sayıda kaza var. Ama ben bir iyimserim. Yıldızlara ulaşacağımıza inanıyorum.

- Yapay zeka, yeryüzünde insan ırkının sonunu getirebilir.

ETİKETLER

Stephen Hawking