Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür: Fırtına öncesi sessizlik

DHA |  16 Ağustos 2019 Cuma - 17:20 | Son Güncelleme : 16 08 2019 - 17:20

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul'un deprem beklediğini belirterek, "Bulunduğumuz zamanı fırtına öncesi sessizlik diye algılayabiliriz. 99 depremleri Marmara'nın altındaki kabuğu tetikledi ve bu kabuk çatırdamaya başladı. Günün birinde kırılacak. Çok fazla dayanacağını da düşünmüyoruz." dedi.


TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odasınca 17 Ağustos 1999 depreminin 20.  yılı nedeniyle düzenlenen basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Görür, 1999'daki  depremin ardından bilim insanlarının İstanbul'un olası başka bir depreme karşı  hazırlanması gerektiği uyarısında bulunduğunu söyledi. Görür, bu noktada  başlangıçta niyetlerin, gayretlerin iyi olduğunu ve birtakım şeylerin hızla  yapıldığını ancak bu çalışmaların fazla sürmediğini öne sürdü.
 
Görür, "İstanbul, deprem bekliyor. Bulunduğumuz zamanı fırtına öncesi  sessizlik diye algılayabiliriz. 99 depremleri Marmara'nın altındaki kabuğu  tetikledi ve bu kabuk çatırdamaya başladı. Günün birinde kırılacak. Çok fazla da  dayanacağını da düşünmüyoruz. Nitekim yer bilimciler olarak biz 99 depremlerinden  sonra 30 yıl içerisinde en az 7,2 büyüklüğünde bir depremin olacağını ilan ettik  ve İstanbul'da da alarm verdik." diye konuştu.
 
İstanbul'u depreme hazırlama noktasında önemli şeylerin de yapıldığını  vurgulayan Görür, şöyle devam etti:
 
"Onları da söylemek lazım. Altyapı belli ölçüde elden geçti, bazı  viyadükler, köprüler, yollar, devlet daireleri güçlendirildi. Okullar, hastaneler  ya yıkılıp yeniden yapıldı ya da güçlendirildi. Bu tür çalışmalar yapıldı ama  yapılan şeyler gerçekten yapılması gerekenlerin yanında oldukça az. Henüz daha  çok büyük işler yapılamadı maalesef. Şimdi İstanbul'u depreme hazırlama 20 yılda  olabilirdi biz bu treni kaçırdık. Tabii neler yapılmalıydı veya bundan sonra ne  yapmalıyızı konuşmak gerekirse şunları söylemek gerekir. İstanbul'u ya da bir  kenti depreme hazırlamak için o kenti oluşturan parametreleri deprem için güvenli  hale getirmek lazım."
 
"Yönetimin yapacağı en önemli şey önce bir tehlike analizi yapmak"
 
Prof. Dr. Naci Görür, kentleri oluşturan parametrelerin başında kentin  yönetimi, halk, çevre, yapı stoğu, altyapı ve ekonomi geldiğini, bunların şehrin  bileşenleri olarak ön çıktığını dile getirdi.
 
Görür, İstanbul'u yönetenlerin organize olması, bir afeti nasıl  yöneteceğini iyi bilmesi ve ona göre planlamalarını, hazırlıklarını yapması  gerektiğini belirterek, "Yönetimin yapacağı en önemli şey önce bir tehlike  analizi yapmak, tehlikeyle ilgili tüm bilgileri ortaya koymaktır. Daha sonra bu  tehlike gerçekleştiği taktirde riskler neler olacaktır, onları belirlemeli ve  risk haritalarını İstanbul ölçeğinde veya her bir ilçe için yapmalıdır. Üçüncü  adım da bu risklerin en fazla olduğu yerlerde risk azaltma çalışmalarına  başlamasıdır." değerlendirmesinde bulundu.
 
Prof. Dr. Görür, deprem konusunda halkın eğitiminin,  bilinçlendirilmesinin çok önemli olduğunu, halkın fiiliyatta depreme hazır  olmadığını anlatarak, "Henüz halkımız deprem öncesinde ne yapacağını bilmiyor  veya umursamıyor. Oturdukları binaların depreme karşı güvenli olup olmadığını  henüz daha yaptırmış değil ve bunun gereğini yapmış değil. Halk henüz deprem  güvenli bir yaşam tarzını bilmiyor." dedi.
 
Diğer önemli bir parametrenin de yapı stoğu olduğuna dikkati çeken  Görür, bu noktada da yapılanların yetersiz olduğunu savundu.
 
"Gelen tehdit ve tehlike çok büyük"
 
Depremin en büyük çevre felaketi olduğunu, bu kapsamda çevreyi  koruyacak önlemlerin henüz alınmadığını, ortaya çıkabilecek milyonlarca ton  molozun nasıl bertaraf edeceği gibi hususların planlanması gerektiğini belirten  Görür, altyapının da depreme hazır hale getirilmesinin önemini vurguladı.
 
Olası bir depremin ekonomik kayıplara da yol açacağını anlatan Görür,  "İş gücü kaybı ve üretim organlarının deprem sırasında kaybedilmesi büyük ölçüde  ülkeyi ekonomik zaafiyet uğratabilir. Bu konuda ekonomik kuruluşların ne planları  var, olası bir deprem ekonomimize zarar verecek gibi hususları göz önünde  bulundurması gerekmektedir." dedi.
 
Basın açıklamasının ardından TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul  Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Örgün Tutay, Prof. Dr. Görür'e  plaket takdim etti.
 

ETİKETLER