Beyin krizi önlenebilir bir hastalıktır

İHA |  15 Eylül 2020 Salı - 17:22 | Son Güncelleme : 15 09 2020 - 17:22

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Gazi Özdemir beyin krizi hakkında bilgi verdi. Beyin krizinin özellikle 60 yaşın üstündeki kişileri etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Gazi Özdemir; ‘’Beyin Krizi bu yaş grubunda, sayısı gelişmiş ve Türkiye gibi kısmen gelişmiş olan ülkelerde gün geçtikçe artış gösterdiğinden, ayrıca ölüme yol açıcı bir hastalık olması ve iş gücünü olumsuz etkileyen hastalıklar arasında yer alması ile hem sosyal, hem de ekonomik bir problem konumundadır’’ dedi.


  Beyin krizini tanımlayan Prof Dr. Gazi Özdemir; “Beyinde temiz veya kirli kan taşıyan bir damarın, beyne gelen bir pıhtı (çoğunlukla kalpten) veya damar sertliği parçacığı ile tıkanması veya bir damarın ileri derecede büzüşmesi sonucu oluşan beynin kansız, dolayısıyla oksijensiz ve besleyici maddelerden mahrum kalması (Beyin infarktüsü), beyinde kanama olmasına ve beyin hücrelerinin damar dışına çıkmış olan kanın kitlesel etkisi sonucu fonksiyon yapamaz duruma gelmesine denir.
 
Beyin Krizinin özellikle 60 yaşın üstündeki kişileri etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Gazi Özdemir; ‘’Beyin Krizi bu yaş grubunda, sayısı gelişmiş ve Türkiye gibi kısmen gelişmiş olan ülkelerde gün geçtikçe artış gösterdiğinden, ayrıca ölüme yol açıcı bir hastalık olması ve iş gücünü olumsuz etkileyen  hastalıklar arasında yer alması ile hem sosyal, hem de ekonomik bir problem konumundadır’’ dedi. 
 
  “Beyin krizi kişiyi sakat bırakmakta ilk sırada yer alıyor”
 
  Beyin krizinin kişi üzerinde etkisinin büyüklüğüne dikkat çeken Özdemir, “Tüm Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de ölüm sıralamasında kalp krizi ilk, kanser ikinci,  Beyin Krizi ise üçüncü sırada yer almaktadır.Kişiyi sakat bırakmada ise beyin krizi ilk sırada bulunmaktadır.Beyin Krizi  olan hastaların 1/3’ü ilk krizleri sırasında ölmekte, 1/3’ü sakat olarak ve kısmen veya tam başkasına bağımlı olarak yaşamlarını sürdürmekte, 1/3’ü ise tam olmasa bile başkasına muhtaç kalmayacak şekilde normale yakın hale gelebilmektedir “ ifadelerini kullandı. 
 
  “Beyin krizi beyin infarktüsü veya beyin kanaması sonucu oluşur” 
 
  Beyin krizine sebep olan faktörlere değinen Prof. Dr. Gazi Özdemir; “Bunlardan beyin infarktüsü, aniden oluşabildiği gibi, bazen de birkaç saat veya birkaç gün içinde yavaş gelişir. Beyin kanaması ise çoğunlukla aniden gelişir.Türkiye genelinde Beyin krizi sıklığı 100 bin kişide 175 kadardır. Ülkemiz genel nüfusuna göre bir yılda ortalama 125 bin yeni Beyin krizi vakası olmaktadır. Beyin krizi her yaşta görülebilirse de yüzde 28 kadarı 65 yaşından önce, yüzde 72 kadarı ise 65 yaşından sonra oluşmaktadır “ dedi. 
 
  “Kansızlığa en duyarlı olan organ beyindir” 
 
  Beyne giden kanın, vücuttaki süreci hakkında bilgi veren Prof. Dr. Gazi Özdemir, “İki yarım küre, beyin sapı ve beyincikten oluşan tüm beyin, yoğun bir damar ağı ile kan almakta ve vücudun yüzde 2 kadarını oluşturduğu halde tüm vücut kanının yüzde 18 kadarı beyni beslemek üzere, boru şeklindeki temiz kan damarları ile beyine gitmektedir. Dolayısıyla kansızlığa en duyarlı olan ve en çok etkilenen organların başında gelen organ beyindir. Beyine dakikada 750 ml, saatte 45 litre, bir günde ise 1080 litre kadar kan gelir ve beyin kendisine gelen bu kanın taşıdığı oksijen ve glikoz başta olmak üzere beyin hücrelerinin yaşaması için gerekli olan maddeler sayesinde çalışmasını ve yaşantısını düzenler” şeklinde konuştu. 
 
  “Beyin krizinde, beyne gelen kan miktarı azaltılabilirse beyin krizi atlatılabiliyor” 
 
  “Beyine gelen kan miktarının yüzde 40 kadar ve kısa süreli (saniye veya en çok 3 dk) azalması beyindeki tamamlayıcı özellikler sayesinde zarar vermeden ve kişi fazla bir şey hissetmeden atlatılabilir” diyen Prof.  Dr. Gazi Özdemir; ”Kan miktarının azlığı %40-60 arasında olursa geçici özellikte ve kısa sürede düzelen belirtiler, yüzde 60 tan daha fazla ve bölgesel olarak azalacak olursa bu defa beyin hücreleri, gelişen oksijensizlik ve besleyici madde eksikliğine dayanamayıp ölecekler ve Beyin infarktüsü dediğimiz kalıcı belirtili Beyin krizi tablosu oluşacaktır.Beyin kanamasında ise sinir hücrelerinin fonksiyonlarının etkilenmesi, kanın kitlesel ve kimyasal etkisi sonucu oluşur.Gerek damar tıkanmasına bağlı olarak beynin ani ve şiddetli olan kansızlığı, gerekse beyin kanamasında kan kitlesinin etkisine bağlı olarak beyin hücreleri hızla etkilenir ve fonksiyonel yetmezliğe girer veya ölürler. Etkilenen bu sinir hücreleri grubunun böylece görmekte oldukları görevleri aksar ve nörolojik hastalık belirtileri ortaya çıkar“  diyerek sözlerini noktaladı.